ÂRAFTAKİ BİR SAN’ATÇI: HASAN CİHAT ÖRTER

Su anda bu yaziyi 1 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 8348 defa okundu.
Bu yazi bugun 19 defa okundu.

Sevgili okuyucular, öncelikle bu satırları tamamen kendisinin talebi ve müsaadesiyle yazdığımı bilmenizi istiyorum. Kimin mi? Başlıktaki ismin, yâni Hasan Cihat Örter’in. Aşağıdaki e-mektubu (elektronik posta mesajını) bana yolladı; ben de ona kaç zaman önce yazmaya söz verdiğim yazımı klavyeye alıyorum. Kendisini görmemişseniz, aşağıdaki fotoğraflarından cemâli ve cevheri hakkında intibâlarınız oluşur sanırım:

Önce hiçbir noktasına dokunmadan e-mektubu sunuyorum (benim yorumlarımla karışmaması için onunkileri maviye boyuyorum ve ne imlâsıyla, ne de lisanıyla oynadım):

KÜLTÜREL VE MÜZİKAL AYDINLANMA ÇAĞRISI
‘KÜLTÜR’ ve ‘SANAT’ FESTİVALLERİNDE NE YAPILMAK İSTENİYOR….!

Siz değerli ‘GÖNÜL DOSTLARIMI’ ‘KÜLTÜR’ ve ‘SANAT’ festivallerinde bizlere sunulan popüler kültür ve popüler müziğe hayır demeye çağırıyorum…. Müziği sadece eğlenceden ibaret kabul eden, sanat etkinliği adı altında popüler kültür ikona’larını, gerçek sanat ve bu toprağın müziği yerine içi boşaltılmış sanat ve kültür festivallerini bize sunan dostlarımızı eleştirmeye çağırıyorum…… Ülkemizdeki medya ve müzik yozlaşmasının getirdiği yeni ve yabancı değerlerle halkımız “gerçek değerlerini, sanatını, kültürünü, sanatçılarını, kendi gerçeklerini? tanı(ya)mamaktadır. Kendisine her sunulanı “sanatçı? olarak algılamaktadır.Oysaki sanatçı sıfatının arkasında rezillikler, ahlaksızlıklar ve edepsizlikler teşvik edilmekte ve bizlere örnek olarak sunulmaktadır.Böyle bir ortamda estetik zevkimiz, kültürümüz , değerlerimiz bize yabancı ve uzak değer yargılarıyla değiştirilmektedir.Kendi tarihini kültürünü bilmeyen, değerlerinden kopuk, dilinin, kültürünün, değerlerinin farkında olmayan bir gençlik yetişmektedir. Küreselleşen günümüz dünyasında kültürler ve medeniyetler birbirlerinden etkilenmekte hakim kültür ve medeniyetler diğerlerini tahakkümü altına almaktadır. Avrupa Birliğine girme çabamız( ki bence bunun mücadelesi verilmelidir) kültürel bütünlüğümüzü kazanmadığımız kültürel aydınlanmamızı gerçekleştirmediğimiz sürece bizim için bir hüsranla sonuçlanacaktır. İstanbul’un ‘2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti’ seçildiği bu günlerde kendi kültürel değerlerinin daha iyi tanıtıldığı ve anlatıldığı bir Türkiye’mizde ‘Dünya Kültür Başkenti’ olmaya aday, yüzlerce ilin ve ilçemizin kendi değerlerine sahip çıkmasını ve bunları uygun platformlarda dile getirmesini önemsiyorum. Siz değerleri inisiyatif sahibi dostlarımdan bilimde, sanatta, kültürde, şiirde, edebiyatta, hatta, ebruda, resimde, mimaride, kendi değerlerimizin festival ve etkinliklerde öncüllenmesini, sadece eğlenceden ibaret popüler kültür ikona’larına prim verilmemesini canı gönülden istirham ediyorum. Ülkemizde yaşanan müzikal yozlaşmaya kültürel dejenerasyona karşı kültür ve sanata gönül verenlerin, bilim adamlarının, inisiyatif sahibi siyasilerimizin, eğitim ve öğretim görevlilerimizin, ve ülkemizin aydınlık yarınlarını emanet edeceğimiz ve bir dip dalga gibi gelen büyük bir umutla beklediğim üniversite gençliğimizin, hatta sorumluluk hissi duyan herkesin Türkiye’de yaşanan bu gerçeğe karşı ‘müzikal ve kültürel aydınlanma’ mücadelemde yanımda olmaya davet ediyorum. ‘Sanatçı toplumun dilidir’….. tüm sanatçı dostlarımı toplumun dili olmaya davet ediyorum. Yanlışlıklar karşısında üstümüze düşen sorumlulukların bilincinde olmamız gerektiğine ve doğrular için halkımız adına mücadele vermemiz gerektiğine inanıyorum. Bize ‘gerçek sanatçı’ payesini veren halkımıza karşı birikimlerimizin paylaşılmasının ‘Sırça köşklerde kabuğuna çekilmekle’ olmayacağını hatırlatmak istiyorum. Allahaısmarladık, Hoşça kal, dostça kal, Eyvallah, Güle Güle, yerine bye bye diyenler çav çav diyenler sizi rahatsız ediyorsa, Tarhananın yerini hamburgerin çizburgerin alması canınızı sıkıyorsa, tele volelerin, gelin kaynanaların, biri bizi gözetliyorların, pop starların bu ülkenin kültür değerleriyle örtüşmediğini düşünüyorsanız aynı mücadeleyi yapıyoruz demektir. Kendi kültürümüzden uzaklaştığımızda kendimiz olmaktan çıkıyoruz. Bir milleti millet yapan kültürüdür, medeniyetidir, sanatı ve dilidir. Konfüçyüs diyor ki ;?bir milletin dilini bana verin size ayrı bir medeniyet yaratayım?.Toplumdaki bozulma önce dilde başlıyor. Sokaklardaki yabancı isimler dolaşmaya başladığınızda sizde Londra’ymışsınız hissi uyandıracak. Benim genç kardeşim bir tişört gıymış- muhtemelen anlamını bilmiyor –çünkü bilse küfür içerikli yazılı tişörtüyle dolaşmayacak… güler misiniz ağlar mısınız? Dünyanın 100 e yakın ülkesinde konserler vermiş, sanatıyla ülkesini temsil etmiş, 2000 e yakın beste 200 e yakın belgesel ve film müziği, 21 albüm yapıp 9 kitap yazmış, 20 ye yakın enstrümanı virtüözite derecesinde çalan, Sony İnternational ve EMI gibi dünyanın saygın firmalarına yaptığı albümlerle ilk Türk sanatçısı olarak girmiş bir kardeşiniz olarak beraberce yapabileceğimiz çok şeyin olduğu inancındayım.

Hasan Cihat Örter
Besteci, Gitarist,Aranjör,Yazar
Uluslar arası Müzik Sanatçısı

www.hasancihatorter.net

hasancihat@hasancihatorter.net

hasancihatorter@hotmail.com

Şimdi de yukarıdaki web mekânındaki mesajı aynen kopyalayıp pastalıyorum (gene ne imlâsıyla, ne de lisanıyla oynadım):

HASAN CİHAT ÖRTER (Composer, Guitarist, Arranger)

ULUSLARARASI MÜZIK SANATCISI

24 Ekim 1958 yılında İstanbul’da doğdu. Çok küçük yaşlarda harika çocuk olarak piyano ve keman ile tanişarak müziğe basladi. Daha sonra 5 yaşında klasik gitar ile tanışti ve ilk ciddi derslerini 7 yaşında Prof. Antonio Doumesitch’den aldı ve bu derslere 5 yıl devam etti. Bu arada Jazz gitar ile de ilgilenmeye başladı ve 12 yaşında küçük orkestralarda çalarak profesyonel oldu.

Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde Emin Ongan’ın Türk Müziği Derslerine katıldı, makam ve nazariyat dersleri aldı (1970-1972). Bağlama üstadı Şemsi Yastıman ile Türk Halk Müziği araştırmasına yönelik çalismalar yaptı ve bağlama üzerine sentezler geliştirdi. Lise eğitiminden sonra Boston Üniversitesi Berklee Müzik Akademisi’nden burs kazanarak Amerika’ya gitti “New Talend Of Succes” (1976 - 1979) Buradaki Kompozisyon ve Armoni derslerini tamamladıktan sonra dört yıllık okulu iki yılda üstün derece ile bitirdi ve Okulun isteğiyle Prof. Gordon Delamont’un ögrencisi olarak Belçika Kraliyet akademisi Liege Konservatuarı’nda Yüksek kompozisyon dersleri aldı (1979-1980) burada Türk müziği üzerine master ve doktorasini yaptı. (Türk müziği çok sesli denemeler.) Tezleri kitap olarak sunuldu. Istanbul Teknik Üniversitesi Ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarları Rektörlüklerince; TÜRK MÜZIĞİNE HİZMET ETMIŞ ÖNCÜ BÜYÜKLERİMİZ ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLMÜŞTÜR.

Ülkesine vatani vazife dolayısıyla döndü ve daha sonra burada Büyük orkestra çalısmaları ve stüdyo çalısmalarında bulundu. (Festival, Eurovision Orkestralari). Bu arada reklam, belgesel film ve tiyatro müzikleri yapmaya başladi. 1989 yılında kurulan Kent Orkestrası’na kadrolu sanatçı olarak girdi ve 8 yıllık hizmetten sonra kendi isteği ile ayrıldı (1998).

1994 yılında Dr. Ahmet Kurtaran’ın ricası üzerine Modern Folk Üçlüsüne girdi, orada gitar çalıp vokal müziği yaptı ve bu grubun aranjörlüğünü üstlendi. 1995 yılında da Amerika da Uluslararası Houston Jazz Festivali’ne bu grup ile katıldı. Harbiye Açık Hava Konseri ve (MFÜ. 1996) Ayni Grup ile 7 Şehirde Konserlere katıldı. Aynı yıl Uluslararası Akbank Jazz Festivali’nde grubuyla çaldı (1995 Ak sanat Kültür Merkezi).

Kıbrıs 1. Girne Altın Zeytin yarışmasında Beste ve Şarkıcılık dalında 1. oldu. ve 1993 yılında ilk albümü olan ANADOLU EZGİLERİ KLASİK GİTARA ADAPTASYON’u çıkardı (Kent Plak -EMI). Bu albüm INSPIRATION serisinden bütün dünyada satılmaya başladı ve Sanatçı, dünyanın en büyük plak firmalarından E.M.I Klasik kataloguna girdi ve ALTIN PLAK aldı. Bu kompozisyonları daha sonra araştırmalar ve denemeler halinde kitap olarak çıkardı. (Hayatım Gitarım ve Müziğim 1995 Pan Yayıncılık). Bu kompozisyonların tamamı 2000′e yakındır. Daha sonra tüm dünya kadınlarına ve çalışan kadınlara adadığı KADIN’IN SENFONİLERİ albümünü yaptı. (Kent Plak 1995). 1996 yılında MODERN FOLK ÜÇLÜSÜ İSTANBUL ŞARKILARI albümünü yaptı. (Yapı Kredi Kültür Hizmetleri) . 1997 yılının sonunda RE-FORMATION (TÜRK MÜZIĞİ SAZ ESERLERİ NEW-AGE) albümünü yaptı. 1997′nin sonunda bu albümün Landon Southern Cross stüdyolarından re-mixi çıktı. 6.Albüm, (INSPIRATION RE-MIX). Sony Music European Catalogue’a girdi. USA Bill board dergisi Hasan Cihat Örter’ i albümleri 30 ülkede satılan ilk Türk Sanatçısı ilan etti. Türk Jazzında birinci sıraya koydu (1998). 1999′da, MEKTUP FİLMİ SAUND TRACK (1998 RAKS), RE-FORMATION 2 (ANADOLU ESİNTİLERİ NEW-AGE/Sony Music) albümleri bütün dünyada satışa sunuldu.

AŞK VE HÜZÜN (Ezgi Medya-2002). GİTARIN SESSİZ ÇIĞLIĞI (Genç Müzik 2003), (öğrencisi Yavuz ÇETİN’in anısına), İKİ DERVİŞİN AŞK YARASI (Seyhan Müzik 2004), İSTANBUL’DA MODERN OYUN HAVALARI (Seyhan Müzik 2004) albümlerini yaptı. Bütün dünyada sevgi barış ve hoşgörünün hakim olması temennisiyle yaptığı, DÜNYANIN GÖZYAŞLARI ‘EMI’ den ÜSTAD mahla’sıyla (2004) çıktı. En çok sevilen eserlerinden oluşan KLASİKLER 1-2-3 ve Şimdiye kadar yaptığım 18 albüm ve 2000 e yakın bestemin içinde en muhteşem olanı diye nitelediği the humanity: Symphony Of Kabe And Hicret’ albümü sanatçının kendi firmasından çıktı. 2005 yılı sonunda sözlerini Akın Ok’un yazdığı 13 eserden oluşan SENDEN YANAYIM (Artvizyon) albümünü ile dinleyicilerinin karşısına çıktı. 2006′da perdesiz gitar eserlerinin yer aldığı FRETLESS SONGS albümü ve HERKES GİTAR ÇALABİLİR adlı 2 vcd ve 1 kitapçıktan oluşan görsel eğitim seti sanatseverlerle buluştu.

“Bizim Sazımız - Bizim Cazımız, Ne Var ? Ne Yok ?” TRT programına orkestrasıyla canlı müzik yaparak katıldı. Sürgündeki Devlet, Menderes, Kızıl Güneş, Sultan Galiyev, DÜNDEN BUGÜNE (TGRT), KIBRIS BELGESELİ (SHOW TV), KIBRIS BELGESELİ SOUND-TRACK CLIP, CUMHURİYET BELGESELİ, OSMANLI’NIN DOĞUSU (TRT 2), FATİH VE FETİH (TRT 1), DOĞDUĞUM TOPRAKLAR (TRT), SON TANIKLAR (TRT), SUMMER UNIVERSITY 2003-ISTANBUL TANITIM MÜZIKLERİ (42 ÜLKE-72 ŞEHİR)… gibi 200′e yakın belgesele özgün ve jenerik müzikleri yaptı. Cemal Reşit Rey Gençlik Festivali, Uluslararası Gitar Festivali (C.R.R. Ocak 2001, 2002, 2003, 2004, 2005) İstanbul Müzik Şenliği, 1995 Akbank Jazz Festivali gibi birçok uluslararası festivalde çaldı.

TRT 2′de MÜZİK VE BİZ adlı programı hazırlayıp sundu. Program 4 yıl sürdü. Aynı zamanda STV’ de 3 yıl canlı olarak benzeri daha önce yapılmamış “GECEYİ ÖRTEN MÜZİK” programını yaptı. Amcası Rembetiko uzmanı Erol ÖRTER (Buzuki Erol) ile BUZUKI EROL-EROL ÖRTER adı altında piyasaya sunulan kitabın hazırlanmasına katkıda bulundu ve rebet şarkılarını aranje etti, notasyonladı. Sanatçı yapmış olduğu sanatsal çalışmalarla 3000 e yakın ödül almıştır.

İKİ SATIRLIK ŞİİRLER (Birun Yayinevi-2000), SANATÇI (Bemol Müzik 2002), SAZ ESERLERİ (Bemol Müzik 2003), MÜZİKLE TEDAVİ VE ARAŞTIRMALAR (Bemol Müzik 2003), ANADOLU’DAN KLASİK GİTAR ÇEŞİTLEMELERİ (VCD’li) (bemol muzik 2004), doktara tezi olan MÜZİK ve TERAPİ (CD’li) (Mephisto, 2005) Hasan Cihat Örter ‘ in önemli kitaplarıdır.

Ayrıca sanatçının TCDD DEVLET DEMIR YOLLARI BESTESİ, TRAFİK CANAVARI İLE MÜCADELE DERNEĞİ BESTESİ, POLİS KOLEJİ MARŞI, ELAZIĞ 8. KOLORDU MARŞI, BEŞIKTAŞ SPOR KLUBÜ MARŞI, ÜSKÜDAR BESTESİ, ÜMRANİYE BESTESİ, TC 80. YIL MARSI, ÖZTÜKLER MARŞI, ORDU GİTAR FESTİVALİ BERTESİ, ORDU İLİ BESTESİ, ŞİLE BESTESİ gibi marş besteleri de vardır.

Bandırma Belediye başkanlığınca “FAHRİ HEMŞEHRİLİK BERATI” verilmiştir. Yine Türkiye’de ilk defa “FAHRİ AVUKATLIK BELGESİ” alan sanatçıdır. Belge Ordu baro başkanı Sn. Av. Kenan Çebi ve Ordu Barosunca kendisine sunulmuş, Ordu valisi Sn. Kemal Yazıcıoğlu tarafından avukatlık cüppesi giydirilmiştir (2005).

Sanatçımızın adı yaşarken sokağa verilmiştir. Oturduğu Üsküdar Salacaktaki “ISKELE ARKASI SOKAK” adı değiştirilerek, “BESTEKAR HASAN CİHAT ÖRTER SOKAĞI” olmuştur. (Üsküdar Belediye Meclisinin 4. Seçim Dönemi 5. Seçim Yılı 1. Olağan Toplantılarının 25.06.2003 günü 7. Birleşimince okunarak komisyondan geldiği şekli ile kabülüne oybirliği ile karar verilmiştir.)(İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin, 4. Seçim Dönemi, 5. Toplantı Yılı, Temmuz Olağan Toplantılarının 01 Ağustos 2003 tarihli 9. birleşiminde okunarak; Raporun aynen ve Oybirliği ile kabulü kararlastırılmıştır. Ali Müfit GÜRTUNA, Büyükşehir Belediye Başkanı.)

Sanatçı A.B.D., Rusya, Hollanda, Belçika, İngiltere, Fransa, Yugoslavya, İspanya, İtalya, Almanya, Hindistan, Azerbaycan, Afganistan, Japonya, Çin, Hindistan ve Kıbrıs gibi pek çok ülkede konserler vermiştir.

Bestelerinin aranjörlüğünü de kendisinin yaptığı sanatcımız aynı zamanda eserlerindeki bütün enstrumanların icracısıdır. Ülkemizde daha çok gitarist olarak bilinen Üstad Hasan Cihat Örter bütün enstrumanları virtiözite derecesinde çalabilmektedir.

Halen çalışmalarını Üsküdar salacakta müzeye çevrilen ve aynı zamanda home studio olan evinde yürütmektedir. Üstad Hasan Cihat ÖRTER Yurtdışı ve yurtiçi konserlerinden vakit buldukça; ülkemizdeki müzikal yozlaşmaya, magazinel medyaya, tele-voleye, kültürel dejenerasyona karşı “Müzik ve Aydınlanama” seminerleri vermektedir..

Görüldüğü üzere, bu virtüözün ciddi bir lisan virtüözüne ihtiyacı var!

Hasan’ın konserine gittik bir ay kadar önce karım Neslim’le beraber… Altunizâde Belediyesi’nin Sanat Merkezi’nde protokolde yerimiz ayrılmıştı karımla bana. Giriş ücretsizdi. Kendisini hep televizyonda seyretmiştim, tanışıp ahbap da olmuştuk ama ilk defa sahnede, canlı kanlı seyredecektim ve Allah için, epey heyecanlıydım.

Önce mekân şaşırttı bizi. Havasız ve sıcaktı, arada çalıştırılan küçük klimalar salondaki kalabalığın hava kirliliğini bertaraf etmekte yetersizdi. Sonra da dinleyiciler şaşırttı. Kadınların hemen hepsinin tesettüre uygun giyinmiş olduklarını, erkeklerin de aynı tâifeden olduğunu fark ettik. Önlere doğru düşe kalka gittik ve yerimize otururken ilginç kıyafetli, diğerlerinden farklı bir hanımefendi “hoş geldiniz hocam” diye kollarını açarak bana doğru geldi ve yanaklarımdan bus eyledi; “ben artık Reiki üstâdıyım Allah’ın izniyle” dedi ve bizi yerimize oturttu. Vallahi patlıcan oturtması gibi de olduk. Neslim şık bir dizüstü etek giymişti, ben de “casual sport” takılmıştım; felâket sırıtıyorduk yâni! Önce, televizyonlarda dinlediğim müziğin dinleyicisi bu insanlar mıydı, sonra da bu kadar sıcak ve havasız bir ortamda nasıl gitar çalınır, nasıl teller akort tutardı (meselâ John Williams 21 C°’den soğuk, 24 C°’den sıcak ısıda konser vermez)! Neyse, bekleyip görecektik… Gâliba iman gücüyle bunları aşacaktı.

Programda belirtilenden epey sonra sahneye çıktı Hasan. Nev-i şahsına münhasır kıyafeti ve duruşuyla sahnede devleşti ve alkışlara “Eyvallah” diyerek ve derviş selâmıyla mukabele etti. Parmaklarında sanırım gümüş yüzükler vardı. Tecessüsüm her an daha da artıyordu; ne olmaktaydı, ne olacaktı!

Önce uzun bir “intro” yaptı. Kendisinden sürekli olarak “Fakir Üstâd” diye bahsediyordu. Yâni kastettiği (tabii ki şuûröncesi olarak) biraz paraya ihtiyacı olduğu mu diye düşünmedim değil. Hangi mantıkla bir insan kendisini mânevî mânâda hem “fakir” hem de “üstâd” olarak görür diye düşünmenin âlemi hiç yok bu arada. Hasan Cihat düşünüyor işte; herkes de kabûllenmiş ki çılgıncasına alkışlıyorlar.

Daha sonra aldı gitarı eline. Belli teknikleri çok iyi, özellikle kalından inceye çok hızla çıkıyor, akorlara çok hâkim. Tonaliteye de öyle, pek az hatalı akorunu işittim konser boyunca. Fakat Hasan’ın çaldığı gitarın adı yok! Flâmenko desen değil, klâsik desen hiç değil, caz desen değil, folk ise zâten değil de değil. Sağ eli sol eline göre oldukça zayıf ve sesin rengini çok zorluyor. Gereksiz pizzicatolar, bâzen de çok sert apuoyandolarla basıyor tellere. Gitarı tepesine çıkarıp bakmadan yaptığı legadolarda ise sol eli müthiş.

Bu arada, salona girmek çıkmak serbest; ayakta kalan ve muhtemelen çoğu üniversite talebesi olan gençleri sahnede yerlere çöktürüyor Hasan ve hem sürekli kendini överek, hem de bol konuşarak gitarına devam ediyor. Bu memlekette değerinin bilinmediğini ve bütün Batı âlemi kendisine hayranken, popülist medyanın kendisinin hakkını vermediğini söylüyor ve türbanlı, kotlu dinleyiciler çılgınca alkışlıyorlar; “peki bu ne? diye aklımdan geçmiyor değil.

Elektroniğin verdiği imkânları sonuna kadar kullanıyor. Klâsik müziğe alışkın kulaklarım zaman zaman uğulduyor ve sıkılıyorum. Aynı temalar elektronik oyunlarla sürekli olarak tekrarlanıyor. Zâten bestelerinin çoğu birbirine benziyor, sanki tema ve varyasyonlar gibi, belki de öyle bir tarzı kendisi uygun görüyor. Arada klâsik tarzdaki birkaç bestesi gerçekten çok güzel, büyük keyifle dinliyoruz.

Sonra bir Klâsik Türk Musıkîsi üstâdı salonu teşrif ediyor; programı müsait olmamasına rağmen Hasan’ı kırmamış ve gelmiş, hemen akabinde de şehirlerarası seyahate çıkacakmış. Hasan “ben Flâmenko’yla size refakat edeyim, siz de güzelim sesinizle bir gazel okuyun üstâdım” diyor. O da kırmıyor. Üstâdın (Türk Musıkîsininki olanı) sesi de, üslûbu da, yorumu da muhteşem ve dakikalar geçtikçe coşuyor, şahlanıyor ve… Hasan gitarıyla eşlik etmeye başlıyor; son senelerde çok moda olan Flâmenkocu ile İlâhîci-Gazelhan atışmalarına özeniyor belli ki. Ama olmuyor, çünkü Hasan Flâmenko çalamıyor. Çaldığı Flâmenko’dan mülhem ama asla o olmayan bir şey. Zâten, Doğan Canku ve Pepe Romero da dâhil, İspanyol Çingenesi olmadan lâyıkıyla Flâmenko çalınabileceğini düşünmüyorum. Meselâ Doğan Canku’nun tekniği çok iyi, enstrümanına son derecede hâkim ve sâdece gitarı virtüözite seviyesinde çalıyor (bunda bile şahsî bir iddiası yok) ama asla bir Montoya, Sabicas veya Paco de Lucia değil; olamaz da! Bağrı yanık ozan olmadan saz öyle sâhici çalınabilir mi? Bu da onun gibi bir şey.

Bu arada, Paco’nun yorumundan Rodrigo’nun ünlü Aranjuez konçertosunu dinlediğinizde, eğer klâsikçi olarak kulak kabarttıysanız isyan edersiniz ama özgün bir yorum meraklısı yâhut Flâmenkocuysanız “helâl olsun” dersiniz. Aklıma takılıyor, medyanın her plânda mahvetmekte olduğu müzik dünyamızın kurbanı olmamakta sebatkâr bir şekilde kararlı iki üstâdın daha web mekânlarını ziyaret ediyorum: Doğan Canku ve Fatih Erkoç.

Doğan Canku’nun web mekânı oldukça mütevâzı: http://www.dogancanku.com ile girince gene hiç dokunmadan kopyalayıp pastaladığım şu yazı çıkıyor:

Doğan Canku’nun cemâli ve cevheri hakkında intıbâlarınız oluşur diye gene onun web mekânından bâzı resimlerini pastalıyorum (bu arada, Hasan Cihat ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını en azından ben göremedim):

Doğan Canku 1947 yılında Kütahya’nın Tavşanlı kazasında doğdu. Henüz konuşmayı dahi bilmediği 2,5 yaşında EY DÜN DAN adlı ilk bestesini yaptı. İlk müzik nosyonlarını amatör bir müzikolog olan babası Şeref Canku’dan aldı.

1958 de Ankara Devlet Konservatuarı’nı kazanarak 6 yıl viyolonsel ve piyano eğitimi gördü.

1964 yılında Klasik Gitar ile tanışan Canku, bu enstrümana büyük bir tutkuyla bağlandı.

O yıllarda gerek bu enstrümanın Konservatuarda eğitiminin olmaması, gerek yasakların getirdiği baskı, Doğan Canku’nun eğitimini yarım bırakmasına neden oldu.

Bundan sonra Canku’nun profesyonel hayatı başlamış oldu. Çok kısa sürede Flamenco Gitar çalmayı öğrenip ülkenin en iyi gitaristleri arasına adını yazdırdı. Bir çok profesyonel şarkıcıya eşlik ederek onların repertuarlarına önemli ölçüde katkıda bulundu.

1967 de Ankara Radyosu’nda açılan bir sınavı kazanarak Klasik Türk Müziği teorisi ve pratiği üzerinde eğitim gördü.

1969 yılında Selami Karaibrahimgil ve Ahmet Kurtaran ile birlikte Modern Folk Üçlüsü adındaki topluluğunu kurdu. Türk Halk Müziğini ve Klasik Türk Müziğini modernize ederek çok seslendirdi ve 15 yıl boyunca yurt içinde ve dışında yüzlerce konser, TV ve radyo programları yaptı. Yaklaşık 45 ülkede Türkiye’yi defalarca temsil etti.

1974 yılında Hacettepe Üniversitesi Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü’nde müzik direktörlüğü ve araştırma görevlisi olarak çalıştı.

1980 yılında İstanbul’a yerleşerek profesyonel müzik hayatına tek başına devam etti. M.F.Ü. ile yaptığı bir çok 45’lik ve 5 adet LP’nin yanı sıra, kendi adına bir adet LP ve üç adet CD çıkardı.

MFÜ ile çıkarttığı albümler: (MFÜ, Konser - MFÜ, 40 Yıl Sonra - Takalar - MFÜ, Çocuklarımız İçin - MFÜ, Pop - MFÜ, Bir Doğru Nota Öyküsü, Yapı Kredi Yayınları - Çocuk Şarkıları, İş Bank. Kül. Yay.)

Solo Albümleri: ( DOĞAN CANKU, “LP” 1 Numara Plakçılık - KÖÇEKÇELER, “CD” Kent Plakçılık - SONSUZA DEK, AYRILIK, “CD” ADA Müzik - DOĞA-N’IN UYANIŞI, “CD” ADA Müzik )


1990 yılından itibaren profesyonel müzik hayatına sadece konser, söyleşi ve kaset - CD çalışmalarıyla devam eden sanatçı, 1993 yılında kendi adını taşıyan bir müzik dershanesi açtı. Halen bu müzik dershanesinde geniş bir kadro ile eğitim veren Canku’nun en büyük arzusu ve hedefi özel bir konservatuar açarak, daha geniş kitlelere hitap edebilmektir.

Doğan Canku’nun hayatı boyunca ilgi duyduğu, araştırdığı ve bizzat deneyimlediği diğer bir konu da Metafiziktir. Henüz 4 - 5 yaşlarında deneyimlediği ve ne olduğunu anlayamadığı doğaüstü olaylar, 16 yaşından itibaren onun metafiziğe yönelmesine neden oldu. Uzun yıllar Hatha Yoga, Konsantrasyon ve Kontamplasyon Meditasyonu üzerinde çalışmalar yaptı. 1986 yılında Maharishi Mahesh Yogi’nin öğretisi olan Transandantal Meditasyon’nu ve 1990 yılında TM Sidhi tekniklerini öğrendi.

1975 yıllarında Uzak Doğu savaş sanatlarına da ilgi duyan ve bir süre Taek-won-do, Kung-Fu gibi dövüş teknikleri üzerinde çalışan Canku, ileriki yıllarda ülkenin en iyi Aikido ustalarından, İhsan Özgün’den ( 5. Dan ) bu sanatın inceliklerini öğrenmeye başladı. Siyah Kuşak 1. Dan sahibi olduktan sonra ustası İhsan Özgün’ün adına açılan aikido okulunun da kurucuları arasında yer aldı.

Vejeteryan usulü yemek pişirmekten, botanik ve el sanatlarına kadar bir çok hobisi de bulunan Canku’nun yayınlanmış üç de kitabı bulunmaktadır.

Bu kitaplardan bir tanesi, şiirleri ve metafizik deneyimlerini konu alan EY DÜN DAN, diğer iki tanesi de müzik eserlerinden oluşan nota kitaplarıdır.

Merak edip, gene pek çok enstrümanı çok iyi çalan ve hem Türk Musıkîsi’ne hem de Batı Müziği’ne gerçekten vâkıf olan diğer san’atçının, Fatih Erkoç’un web mekânına bakıyorum: http://www.fatiherkoconline.com adresinden aynen pastalıyorum:

FATİH ERKOÇ Biyografi

7 Nisan 1953′te İstanbul-Fatih’te dünyaya gelen Fatih Erkoç’un ilk defa enstrümanlarla tanışması babası değerli ud sanatçılarımızdan Hasan Erkoç’un üç yaşında kendisine bir keman hediye etmesiyle olur.

Fatih Erkoç, ilk öğrenimini tamamladıktan sonra müziğe olan ilgisi nedeniyle 1965 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı’na girer. Burada 7 yıl boyunca trombon, piyano ve kontrbas eğitimi alır ama mezun olmadan o dönemin en gözde orkestralarından İstanbul Gelişim Orkestrası ile çalışmaya başlar, 1971′de birlikte “Nihayet” adlı bir albüm çıkarırlar, kısa bir dönem trombon sanatçısı olarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nda çalışır. Ardından askerlik döneminde Ankara’ da artık aramızda olmayan değerli caz davulcusu Erol Pekcan’nın orkestrası ile konserler verir, bir çok radyo ve televizyon programına konuk olur. Daha sonraki 11 yılını Norveç’de geçiren Erkoç, İskandibluea’daki çeşitli orkestralarda; trombon, flüt, gitar, bas gitar, keman, saksofon, trompet ve ud gibi enstrümanlarıyla yer almıştır.

1986 yılında Türkiye’ye döndükten sonra Kuşadası’nda, 1. Altın Güvercin Şarkı Yarışması’nda söz, müzik, düzenleme ve yorumu kendisine ait olan “Yol Verin A Dostlar” şarkısıyla birinci olur. 1987 yılında ise aynı ismi verdiği albümünü çıkaran müzisyen, 1989′da yine söz, müzik, düzenleme ve yorumu kendine ait olan “Sen ve Ben” adlı şarkısıyla bir kez daha birincilik ödülünü alır.

6 yıl tromboncu ve solist olarak TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile bir çok caz konseri gerçekleştiren, radyo ve televizyon programlarına katılan müzisyen, ayrıca İtalya, Fransa, Finlandiya, Hollanda ve Amerika’da caz festivallerine de katılır. Tabii bu yoğun temposu içinde müzik yarışmalarını da ihmal etmez. Hem kendi, hem de başka bestecilerin eserleriyle bir çok kez Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finalleri’nde yarışır. Malezya’da 1989′da yapılan bir pop müziği şarkı yarışmasında yine sözü, müziği, düzenlemesi ve yorumu kendine ait olan; “Korku”; adlı şarkıyla Türkiye’yi temsil eder.

Stüdyo çalışmalarına uzun bir süre ara veren Fatih Erkoç, 1999 yılı sonunda sonunda kendi adını taşıyan ve şarkılardan prodüksiyonuna kadar kendi imzasını taşıyan albümüyle geri döndü. Arada geçen uzun dönemde birçok önemli konserler gerçekleştiren ve Türk TV’leri arasında nitelikli müzik performans programı anlamında belki de tek örneklerden biri sayılabilecek “Yankılar” programına imzasını atan Erkoç, uzun bir çalışma döneminin ardından 2005 tarihli yeni albümü “BEKLENEN” ile kendisini özleyen hayranlarıyla buluşuyor. Fatih Erkoç şu günlerde ayrıca geçmişte yarım bıraktığı eğitimini tamamlayarak yoğun günler geçiriyor ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarından mezun olmaya hazırlanıyor.

Fatih Erkoç’un da cemâli ve celâlini keşfedebilmeniz için birkaç fotoğrafı aşağıda:

NEDEN ÂRAFTA HASAN CİHAT ÖRTER

Hasan öncelikle çok sıra dışı bir şahsiyete sâhip. Mübalâğalı ve insanı rahatsız edercesine övünen tavrının altında derin bir öfke seziyorum. Olağanüstü bu dâhiye belli ki birileri sırt çevirmiş ve onlara hiddetle sayıp döküyor.

İyi de, Doğan Canku ve Fatih Erkoç da öyle! Yâni her gün bir yenisinin pırtıklandığı (bunu ben uydurdum) sözüm ona san’atçılar, insanın beynini sulandıran pop starlar filân sürekli lânse edilirken, bu insanlar sessiz sâkin bir şekilde işlerini yapıyorlar ve pekâlâ da şöhretlerini koruyorlar. Üstelik formasyonları da çok benziyor hayat hikâyelerine bakıldığında. Onlar da ilâhileri, folk şarkılarını, özgün bestelerini icra ediyorlar ve çok kaliteli, asla züppe değil ama elit dinleyicileri var. Kalite ve seviyelerinden asla tâviz vermiyorlar, efendiliklerini bozmuyorlar.

Hasan’ın sıra dışı şahsiyetinin de getirdiği başka sıra dışı falsoları var, esas sorun burada. Bir ilâh, bir yıldız olmak isteyip sürekli mübalâğa ediyor. Sahnede enstrüman parçalıyor, kendi kulvarındaki herkese tepeden bakıyor ve çok fazla, hem de çok çok fazla konuşuyor. Bu da onu itici yapıyor. Ben arkadaşlığını çok seviyorum ama sahnede başarısız Hasan, maâlesef! Meselâ, konserin ikinci yarısında anons ediyor: “Bana özellikle genç dostlarım, kardeşlerim sordular üstâd, neden hiç klâsik çalmadın diye, fakir üstâd onun da en âlâsını yapar, haydi bismillâh” gibilerinden bir şeyler söyleyip beni çok ümitlendiriyor. Ama daha üçüncü dakikada Lobos ve Albeniz’in kemikleri sızlamaya başlıyor. Ne eserleri doğru çalıyor, ne de tekniği, gitara basışı, dokunuşu doğru. Leyenda’ya (Asturias) aklınca Flâmenko doğaçlamalar katıyor ama akorlar bile hatalı çıkıyor.

Sözünü ettiği bütün albümleri konser çıkışında satın alıp sabrımın yettiği yere kadar dinledim. Hicret ve Kâbe Senfonisi elektronik oyunlar ve zikir efektleriyle dolu, o seyirci grubunu bu sebeple hayran bırakacak ama gerçek bir musıkîşinası rahatsız edip “bu da ne yâhu” dedirtecek bir zorlama. Müzikal bir değeri yok ama dinine fazlaca düşkün olup sayıları her gün artan kitlelere dayanmasını çok kolaylaştıracak bir popülizm!

Diyeceksiniz ki “bunun ne mahzuru var”; doğru, yok. Ama benim tanıdığım Hasan Cihat Örter bu soyunduğu rolün adamı değil, hem de hiç değil. Bana sen bunları nereden bilip bu kadar ahkâm kesiyorsun diyebilecekler için kısa bilgi: 11 yaşımdan beri klâsik gitar çalıyorum, dört kere resitâl verdim; Giriftzen Âsım Bey’in torunuyum ve 3 küsur sene Adana Musıkî Cemiyeti’ne devam ettim, korist olarak konserlere çıktım. Her iki kültüre de, paradigmaya da vukuf derecesinde âşinayım yâni…

Hasancığım, dost acıyı söyler. Bana yaz dedin yazdım. Bu hâlle cennete garanti biletin yok çünkü bu sen değilsin; cehenneme gidemeyecek kadar da kıymetli ve büyük bir adamsın. Ebediyen Âraf’ta kalmamanı Allah’tan niyaz ve senden de dostun olarak rica ediyorum.

Prof.Dr. M. Kerem Doksat
06 Ağustos 2006 Pazar

Bu yazıyı kendisine e-postayla yolladım. Maâlesef de beklediğim tepkiyi aldım. Önce müziği bırakacağını söyledi, sonra “CD’lerimi ve kitaplarımı at, konserlerime de gelme” dedi, akabinde beni kendisini kıskanmakla suçladı, nihâyetinde “gel de seni tedavi edeyim müzikle dost” diye mesaj yolladı ve aynı amaçla aradı!

Bu arada… Yaklaşık 5 senedir ne gitar çaldığım var ne de Türk Musıkîsi söylediğim. İnşallah bu gazla başlarım ama ben zâten asla dâhi san’atçı değildim ki…

528 Yorum »

  1. Hasan Cihat Örter

    6 Ekim 2006

    Kurtul bu komplekslerden doktoooorr..!!!..Hasan Cihat lar kolay yetişmiyor bu Ülkede..Ayrıca Dünya çapındaki bir Sanatçıya öyle Hasancim falan denmez..nereden geliyor bu samimiyet? “cım”lar “cim”ler oidipus kompleksidir…yani karşındaki adamı ezme politikası..Sümer Ezgünün Tv8 de bana Hasan ve ya Hasancım demesi gibi…Ben tarz sanatçılara Üstad ve Hocam denir!!!! Ben bunu sapına kadar hak eden bir adamım. Ezmek istediğiniz adamı iyi tanıyın..Sıkıyosa bu Ülkedeki her türlü yozlaşmaya kafa tutun..bana değil!!!…. Adam olmayı ÖĞRENİN YAHUUU’!!!

  2. volkan

    6 Kasım 2006

    BU KİŞİLER PARMAKLA GOSTERİLİCEK KİŞİLERDİR…SİZ BU DEĞERLİ VASIFLARI BU SAYFANIZDA TEŞKİL ETMİŞSİNİZ…BUDA BENI ÇOK SEVİNDİRDİ.TEŞEKKÜR EDER ŞUKRANLARIMI SUNARIM EMEĞİ GEÇEN ARKADAŞLARA…

  3. ayşe çelebir

    22 Şubat 2007

    HASAN CİHAT ÖRTER BEYFENDİ,
    KEREM BEY’İ SİZE HASANCIM DEMEYE LAYIK BULMUYORSUNUZ AMA ONA SİZİN HAKKINIZDA YAZI YAZMASI İÇİN RİCADA BULUNUP MAİL ATIYORSUNUZ.
    SİZ PSİKİYATR DEĞİLSİNİZ,ÖYLE BİLMEDİĞİNİZ TABİRLER KULLANMAK SİZİN BOYUNUZU ÇOK AŞAR.
    BENİM GİBİ SANATÇI AZ YETİŞİR DEMİŞSİNİZ AMA ÜSLUBUNUZ HİÇ SANATÇI ÖZELLİĞİ TAŞIMIYOR: SIKIOSA, SAPINA KADAR FİLAN…
    NEDİR BU LAFLAR!?!
    SİZİ BİRİLERİ KIZDIRMIŞ AMA BU LEREM BEY DEĞİL. SİZ MAALESEF ARKA PLANA ATILMIŞSINIZ SONRA DA YOLUNUZU ŞAŞIRMIŞSINIZ BESBELLİ.
    UNUTMAYIN Kİ KENDİNDEN SÜREKLİ ÖVÜNEREK BAHSEDEN İNSANLARA KİMSE GÜVENMEZ…
    VAHH VAHH ÜZÜLDÜM HALİNİZE ‘’FAKİR ÜSTAD'’

  4. Hasan Cihat Örter

    19 Mart 2007

    AHH ALLAHIM SEN İNSANLARA AKIL VER MANTIK VER!!!!! ,

    AYŞE YE DAHA ÇOK VEER..

  5. S.Süha Doğan

    27 Nisan 2007

    Hasan Cihat Örter çok sağlam bir müzikaliteye,fakat bir o kadar da zayıf bir kişiliğe sahiptir.Kendisi kendisini bizden daha iyi biliyor.Laf anlatmak mümkün değil!!

  6. Volkan güney

    27 Nisan 2007

    Hasan cıımın yada Hasan üstad diyelim bozulmasın..birkaçkez yüzüne karşı mertçe ve açıkça bazı kendisine yakışmayan şeyleri yapmasaymış daha ii olurmuş demiştim…ve bana etmediği küfür hakaret kalmadı..böyle seviyesiz ve laubali bir sanatçı düşünemiyorum..heleki müzisyenim kendi çapımda flamenco sanatıyla ilgileniyorum.İcraa ettiği sanatla paco gibi tomatito gibi adamları “ekmek arası yerim” tabirleriyle küçümsemesi nekadar sanatçı olduğunu gösteriyor..en son bana msn de ettiği küfürlerden sonra(hepsi bende kayıtlı duruyor) hasta ruhlu komplexli bir insan olduğunu düşünüyorum..tabii sonra özür diledi ama kalitesini gösterdikten sonraaa…

  7. S.Süha Doğan

    27 Nisan 2007

    Ah Volkan kardeşim.Demek aynı kaderi paylaşıyoruz malesef. Sanırım gerçek sanatçı böyle oluyor.”Ben hepsinden iyiyim” demişti bana Paco de lucia ve Vicente Amigo gibi 2 gitar üstadı hakkında.Çok yazık.Erkan Oğur için söylediği küfürleri hala unutmuyorum.Erkan Oğur üstad bu ülkenin altın değeridir ve sadece işini yapan bir GERÇEK SANATÇIDIR. Bu ülke Hasan Cihat Örterleri istemiyor…

  8. Hasan Cihat Örter

    30 Nisan 2007

    …………………………………….. ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ……………………………………… ………………………………………. …………………………………….. …………………………………..yazık sana volkan, yazık sana süha, yazık size önyargılı emek düşmanlarıııııı……İFTİRACILAR YAZIK SİZE…

  9. Alper Bozkurt

    30 Nisan 2007

    Bir Hasan Cihat Örter daha gelmez dünyaya.Böyle insanlar yüzyılda bir gelir.Fakir Üstad’ım Çok yaşa ! Daima İzindeyiz senin…

  10. mustafa yılmaz

    30 Nisan 2007

    selam www.mustafabursamusikisi.com

  11. mr_toksoy

    30 Nisan 2007

    ah doktorum ah.
    herkes padişah olmuş ortada ne kul kalmış ne köle. ha şunu da ekleyeyim. bizler lisanı bilmeyiz. kalbimizle anlaşırız. gönlümüz yeter bize. imlada hata yapsak da boştur. şunu bilmeniz gerekir ki HASAN CİHAT ÖRTER üstadtır. Üstad ne demektir bilirsiniz. artık daha fazla birşey söylemeye gerek yok herhalde. HASAN CİHAT ÖRTER ÜSTADIM müzik yapsın bize yetiyor. ister yanlış çalsın ister yanlış yazsın. onun bastığı do notası bile insanı alıp götürüyor bir yerlere. biz onun pervaneleri olarak bastığı her adımı takip ediyoruz ve edeceğiz. buradan kötülemekle, ilk önce tanışıp ondan sonra internet yazı yazarak onu kötülemekle elinize geçecek birşey olduğunu tahmin etmiyorum. Doğan Cankuyla kıyas yapıyorsunuz da ikisi aynı müziği yapmıyor. Biryerde doğru olabilir fakat HASAN CİHAT ÖRTER dünyanın müziğini yapıyor. Sadece Flamenco değil. o yüzden kıyasınız da buna göre olsun.

  12. Erdem ÖZDEMİR

    30 Nisan 2007

    Büyük sanatçılarımızın içindeki sanat aşklarını söndürücü yazılardan lütfen kaçınalım..
    Hasan Cihat ÖRTER ler kolay yetişmiyor bu ülkede…
    Onu çok yakından tanıyan biri olarak çoğu kişiden daha Atatürkçü Cumhuriyetçi ve çağdaş olduğunu söyleyebilirim. Konserinde dış güçlerinde etkisi ile birtakım çıkar çevrelerince türbana büründürülmüş ama gerçekte çok temiz kalpli insanımız olabilir. Onlara sırt çevirmemesi yine üstadın büyüklüğüdür… Bence laf değil birşeyler üretmek lazım ki HCÖ üstad 21 albümü ve sayısız başarıları ile bunları çoktan başarmış isim. Gül dikensiz olmaz.. kusur herkeste var..
    Saygılarımla….
    Erdem ÖZDEMİR
    Müzik Eğitimcisi-ANKARA

  13. müzisyen

    1 Mayıs 2007

    Hocamızı dünya kabul etti bir bizim milletimiz edemedi.Sanırım bundan ilerleyemiyoruz milletce…

  14. Tayfun Lüleci

    1 Mayıs 2007

    Yukarıda yazılanları kıskançlık krizine girmiş ufak bir cocuğun babasına anlattığı masallara benzettim.Hasan Cihat Örter ‘in nasıl bir sanatçı olduğunu müzikten anlayanlar gayet iyi biliyor.Burda gereksiz ve saçma sapan bir sürü şey yazılmış.Peki nedeni ne ?

    Neden böyle bir yazı yazılma gereği duyulmuş? Bence bunun nedeni söylediğiniz gibi Hasan Cihat Örter üstadımızın kendini beğenmesi değil aksine gelip burda size cevap vercek kadar mütevazi ve halktan bir sanatçı olması olabilir.Ben 21 yaşındayım ve bi kaç senedir Gitar ve müzikle ilgileniyorum saydığınız o yabancı virtüözlerden hiç bir eksiği yok Hasan Üstadımızın hatta fazlası var.Siz dinlediğinizde aldıgınız duyguya bakın.

    Gereksiz hakaret ve kıskançlıkları bırakın ve bu yazıyı burdan kaldırın.Hasan Cihat Örter gibi bir sanatçıya bu yakıştırmalar bence olmamış.El üstünde tutacağınıza yaptıgınız yorumlara bakın.

    Yazık…

  15. sultanTÜRKOĞLU

    1 Mayıs 2007

    önce eleştiri yapmak yerine eleştiri boyutlarını aşanları kınıyorum. Bu ülkede eleştirilecek olanlar bitti de sıra HASAN CİHAT ÖRTER’LERE mi geldi? Ustalığı tartışılmaz. Canlı performanslarına tanık olan biri olarak ; eleştirenlerin haksızlık ettiğini ve Bu, Mustafa Kemal Aşığı Atatürkçü düşüncenin en güzel örneği olarak tanıma fırsatı bulduğum; Cumhuriyetin 80. yıl marşını bestelemiş Vatan aşığı bu sanat dehasını haksız yere ve asılsız iddia ve yorumlarla yargılamaya çalışanların bu hatadan geri dönmelerini ve tekrar tekrar düşünmelerini, kendilerini sorgulamalarını temenni ediyoru.

  16. vollkan_52

    2 Mayıs 2007

    bir insanın kişiliği ayrı yaptığı sanat apayrıdır..hatasız dost arayan dost bulamaz..ülkemizde ne insanlar var eleştirilecek karalanacak..ne medya maymunları var bütün bunlar bitti kendini gitarına müziğine sanatına adamış bir insana HASAN CİHAT ÖRTER hocamamı laf söylüyorsunuz..eleştirin ama adam gibi..herkez eleştiriye açıktır ama eleştirinin YAPICI olanı makbuldür..çok ayıp bir profesör doktorun sitesinde böyle bir seviyesizlik olsun hiç yakıştıramadım..madem site yaptın görüşlerini yazdın altına niçin önüne gelenin aklına geldiği şeyi yazabileceği bir ortam oluşturuyorsun…TÜRKİYE YE BİR HASAN CİHAT DAHA GELMEZ DEĞERİNİ BİLELİM…ELERİNDEN ÖPERİM HASAN HOCAM SEN MUHATAP BİLE OLMA BÖYLE ŞEYLERLE…

  17. Hepimiz Hasan CİHAT'ız

    3 Mayıs 2007

    Hasan Cihat ÖRter Anlatılmaz,Sadece yaşanır.. HEPİMİZ HASAN CİHAT ÖRTER’iz !!

  18. sultanTÜRKOĞLU

    3 Mayıs 2007

    katılıyorum. HEPİMİZ HASAN CİHAT ÖRTER’iz!

  19. sultanTÜRKOĞLU

    3 Mayıs 2007

    Üstadın ordu mensuplarına verdiği bir konser sonrasında, Kor Gen. Hasan Memişoğlu Paşa’nın şu sözleri, Hasan Cihat Örter’in sanatının evrenselliğini, ve yeryüzündeki tüm insanları nasıl kucaklamayı başardığını, sanatının üstünlüğünü, dehalığını anlatmaya yeter de artar bile.
    Ne diyor Kor Gen. Hasan Memişoğlu Paşa bir bakalım: “DÜN GECE BİR RÜYADA GİBİYDİM. ÇOK ÜZGÜNÜM Kİ BÖYLE BİR SANAT ADAMINI NİÇİN DAHA ÖNCE TANIMA FIRSATI BULAMADIM?, BU NASIL BİR MEDYADIR Kİ BÖYLESİ VATAN AŞIĞI SANATÇIYI BİZDEN , HALKTAN ESİRGİYOR? EVET DÜN GECE ÜSTADIN VERDİĞİ KONSER HAYAL ÖTESİ BİR ŞEYDİ, BİR RÜYADI GİBİYDİK… SANATI KARŞISINDA ŞAŞKINLIĞIMI GİZLEYEMEDİM? üstad hakkında hazırlamakta olduğum kitabım’da Memişoğlu paşanın bu düşüncelerine yer vereceğim… saygılar…Sizi tanımış olmak ne güzel şey. Bu halkın her kesiminin size ihtiyacı var üstad.

  20. Hasan Cihat Örter

    8 Mayıs 2007

    BU ÜLKEDE, BEN AYDINIM, ÇAĞDAŞIM, MODERNİM DİYENLER….GERÇEK SANATÇILARINI UNUTMUŞ, İHMAL ETMİŞ, SÜRÜNDÜRMÜŞ,KÜSTÜRMÜŞ, İSYAN ETTİRMİŞTİR, SANATTAN VE VE SANATÇIDAN ANLAMAYANLAR DA ZATEN YAPTIĞI İŞİ “SANAT” ZANNEDENLERİ VE YOZLARI GÖKYÜZÜNE ÇIKARTMIŞ, ZENGİN ETMİŞ VE ONLARI BAŞ TACI ETMİŞSANATÇI PAYESİ VERMİŞTİR…….YANARIM SANATA, ACIRIM SANAT ADINA AHKAM KESENLERE…KEŞKE SANA BU KADAR HAK VERMESEYDİM AZİZ NESİN USTA, NE KADAR DA HAKLISIN CAN YÜCEL VE NECİP FAZIL, NEYZEN TEVFİK ÜSTAD, NE KADAR DA HAKLIYMIŞ SHAKSPEARE ……

    BEN DE HAKLIYIM AMA BU 50 YIL SONRA ANLAŞILACAK NE YAZIKKİ,

  21. özlem oğuz

    8 Mayıs 2007

    Neden bu kadar aşırı tepki veriyorsunuz..ben bu yorumları yazan kişinin Hasan Cihat Örter olduğuna inanmak istemiyorum..
    Şemsi Yadsıman ile aynı sofrada mekanda bulunmuş olan ve öğrencisi olan kişi olarak sizin gerçekten bu tepkili yorumları yazdığınıza inanmak istemiyorum…
    Sizi dinlemek keyif ama yazılanları okuyamadım içim acıdı doğrusu..Neyin kavgasını veriyorsunuz…Nedir bu kavga gürültü….

  22. sultanTÜRKOĞLU

    8 Mayıs 2007

    ELBETTEKİ HİÇ TARTIŞMASIZ HAKLISIN HASAN CİHAT ÖRTER ÜSTAD.. aydınlanma mücadelenin yıllardır yakın takipçisiyim. ve yaktığınız bu meşalenin aydınlık yolunda bayrak taşıyanlardanım en de..Ne yazık ki bu ülke insanları, AZİZ NESİNLİK… ve sizin de bahsettiğiniz bu ustalar icra ettikleri sanatlarında, yazdıkları yazılarında hep haklı çıktılar…
    MÜCADELEDEN VAZ GEÇELİM? sonsuz kere HAYIR!… Türkiye ‘de kaç sanatçı var? sorarım HASAN CİHAT’I eleştirenlere… VE HASAN CİHAT’IN İSYANININ ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKEN ZAYIF BEYİNLERE… size soruyorum ne bu gürültü diyen beyinsizler; İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ, YOZ BOKTAN SANATÇILARIN SİZE SANAT DİYE YUTTURDUKLARI BEŞ PARA ETMEZ KULAK TIRMALAYAN BEBAT MÜZİKLERİNDEN ÇOK MU HOŞNUTSUNUZ… herkes memnunsa hülya avşarın, ya da bir yığın manken yosmanın ucuz iğrenç sesinden, sanatı öldüren seslerinden, baldır bacak şovların pislik kokan sahnelerinden iğrenc manzaralardan,, ve kirli renkli yaşamlarının popülerlik adına sergilendiği magazinlerden memnunsa herkes, zevk alıyorsa bu durumdan, ve sanatı unuttuysa bu millet, ve sanattan yoksun yetişiyorsa çocuklarımız… YETERİN ULAN,, İSTER PROF. OLUN İSTER BİLMEM NE… hangi soytarıyı istiyorsanız gidin onu alkışlayın.. ŞUNU DA BİLESİNİZ Kİ,, HASAN CİHATLAR HAKETTİĞİ DEĞERİ VE HAKLI DAVASININ KARŞILIĞINI BİR GÜN GÖRECEK.. BUGÜN ELEŞTİRENLER , YARIN UTANMAYI GÖZE ALACAKLAR…

  23. özlem oğuz

    8 Mayıs 2007

    Tebrik ederim bu tartışmaların ortasında kalmak istemem…
    Çünkü hakaretle insanları aşağılayarak ve hor görerek biryerlere gelineceğine inanmıyorum.
    Üslup meselesi…
    Bence üslubunuza dikkat ediniz…
    Kelimelerinizi özenle seçerseniz eğer eleştiri değil sadece
    eğer tartışma ise daha özenli konuşmaya yöneltmek istemiştim ama
    kaba ve hakaret dolu hiçbir kelime olmadan…
    Selam ve saygılarımı sunuyorum….
    İnsanların fikirlerin tartışarak değişeceğini düşünmüyorum …

  24. sultanTÜRKOĞLU

    8 Mayıs 2007

    Bu ülkenin bütün aydın yazarları gibi şahsım da yıllarını bu işe adamış biri olarak kendini sürekli yenileyen, geliştiren biri olarak, fikirlerin tartışarak emek harcayarak, mücadele ederek;ANCAK DOĞRULAR ADINA MÜCADELE EDEREK, DOĞRULAR ADINA SAVAŞ VEREREK, İNSANOĞLUNA VADEDİLEN ÖMRÜN EN DOĞRU VE EN ONURLU AYDINLANMA MÜCADELESİNİ , ACI ÇEKMEK, BU ÜLKENİN DEĞİŞEBİLECEĞİNE İNANMAK, LAİK VE AYDINLIK BİR YARIN İÇİN SAVAŞMAK, YARININ BÜYÜĞÜ ÇOCUKLARA MUHTEŞEM AYDINLIK BİR KÜLTÜR-SANATLA YOĞRULMUŞ BİR TÜRKİYE BIRAKMAK İÇİN KANIMIN SON DAMLASINA KADAR VARIM! YAŞASIN HASAN CİHAT ÖRTERLER…

  25. sultanTÜRKOĞLU

    8 Mayıs 2007

    Caz sanatçısı NÜKHET RUACAN 56 yaşında, belki de sanatının doruklarında hayata veda etti geçtiğimiz gün… Söyler misiniz Nükhet Ruacan’ı kaç çocuk tanıyor Anadolu’da , Türkiye’nin herhangi bir şehrinde? Nükhet Ruacan’ı kaç kez gördünüz televizyon ekranlarında.. Ya da magazin programlarında? Çok yazık ki; Güzel insanlar ancak hayata veda ettiğinde tanınma fırsatı buluyor.. O zaman da artık çok geç.. geride bıraktığı sanatıyla belki bundan sonra her yıl anma günleri düzenlenecek… İşte Türkiye’nin sanata ve sanatçıya verdiği değer.. Ha, bizim gibi gerçek sanat adamlarını tanımak, hayatlarını irdelemek, sanatlarına tanık olmak güzel arayışında, kalite arayışında olanlar, ve yarınları düşünerek, kültürel ve müzikal aydınlanma diye bas bas bağıranlar, sesini duyurmaya çalışanlar bu ülkenin gerçek vatanseverleridir diyorum.. Gerçek sanatseverleridir diyorum.. YOLUMUZ AYDIN OLSUN…

  26. mustafa sınmaz

    9 Mayıs 2007

    tesadüf bu ya,bakarken okudum ve üzüldüm,kültür ,sanat müzik adına ,reklam adına ,kariyer vs,hasan cihat örter i ezmek,üstünlük sağlamak canım cicim veya sn hasan cihat ı eleştiri yapıp bak ben ne bilgiliyim,her şey benden sorulur sanat budur,diyenlere ,eline bir enstüman al ve hasanın yaptığı müziği yap ?….. beceremezsen bükemediğin eli öp,saygıda kusur etme,haddini aşma ,sanat tan anlıyorsanız ,istanbul kültür sanat vakfınca organize edilen 35 müzik festivaline hasan cihat örter neden davet edilmedi?sorun,öğrenin organizasyon yapanların müzik bilgisi nedir?sanatseverler soruyor?ab bağışıyla festival olursa gerisini siz düşünün.sanat tan anlayan ,televole magazin izlemez kültür yozlasmasına duyarsız kalmaz ,ekranlarda aşk kaçamagının neresi sanat?kültürümüz acımasızca yozlastırıldı merakla tv izliyoruz gerçek sanatçılarımıza sahip çıkmıyoruz ve sanattan kültürden edebiyat yapıyoruz?sanatçı irfan oral temsilcisi mustafa s.

  27. mustafa sınmaz

    10 Mayıs 2007

    yorumumu okuyan anlamıştır,lafı uzatmayı sevmem,kimseyide incitmem,sanatseverler üzgün,bir hasan cihat bi daha dünyaya gelmez,şimdi soruyorum,hangimiz hasan cihat a sahip çıkıyoruz,açın tlf sorun medya inadına hasan cihat ı görmezlikten geliyor,?ana haber bülteninde porno gibi görüntüler filan filanla ask kaçamağı yapmış,sanatçı roprtajları ,vs,kültürümüz acımasızca yozlastırıldı,sanattan anlamayan sanatçı geçinenler ekranları kapladı,sanatseverler bilinçli olun,sn.sultan türkoğlu ,sn özlem oguz görüşmek isterim,sn özlem hanım şemsiyastıman dan ne zaman ders aldınz?şemsiyastıman öğretmenlerinden müzisyen irfan oral ın menajeriyim ltf arayın görüşelim ,mustafa__3434@hotmail.com

  28. özlem oğuz

    10 Mayıs 2007

    Ben kendisinden ders almadım.Aileyi tanıyorum.Sinan ve Şemsi Yadsımanın annesi ve kızlarını,çok da sevdiğim ve saygı duyduğum kişilerdir.

  29. özlem oğuz

    10 Mayıs 2007

    Şemsi beyin eşini tanıyorum…

  30. sultanTÜRKOĞLU

    12 Mayıs 2007

    Sn mustafa sınmaz, sanıyorum yazdıklarımı dikkatle okumuşsunuzdur. Ben yıllardır hasan cihat’ın destekçisi oldum. verdiği mücadelenin yanında oldum. Onun eleştirilmesine tahammül edemiyorum ben. Ve bu mücadelem devam edecek.. YANINDAYIM SENDEN YANAYIM ÜSTAD.

    yazdıklarımı bir kez daha okuyun lütfen…

  31. sultanTÜRKOĞLU

    12 Mayıs 2007

    Dünyanın en güzel yüreğine sahip SANATI DA SANATÇILIĞI DA TARTIŞILMAZ HASAN CİHAT ÖRTER hiç haketmediği eleştirilere maruz kaldı bu sayfalarda, bu sitede… kerem doksat’tam ricam lütfen daha fazla haksız eleştirilere maruz kalmadan astüd hakkında yazılanları kaldırın .. bu üstada zarar veriyor.. hem de hiç haketmediği halde..

  32. mustafa sınmaz

    15 Mayıs 2007

    sn sultan türkoğlu, muhterem medyamız ilgisiz? ab desteği bağışı ile müzik festivalleri düzenliyorlar,sanat bitti,çıkarcılık var!!!!!hasan cihat neden davet edilmiyor?soruyoruz ciddiyetsiz cvp veriyorlar.dış medya ,girişimciler arıyorum tv yayıncılığı yapmaları için,neler yapabiliriz?hasan cihat ı destekliyoruz,dış medya ya yazıyorum yazacağım,ancak tek basımayım,.sizde yardımcı olun bu çalışmamda,,piyasayı fırsatçılar kapmış?sanattan kim anlar her şey madde ,para olmuş?

  33. sultanTÜRKOĞLU

    17 Mayıs 2007

    Sn. mustafa sınmaz ,ya abicim sen beni neden anlıyamıyorsun.İKİMİZ DE AYNI ŞEYLERİ SAVUNUYORUZ… SİZİN KARŞI OLDUKLARINIZA BEN ZATEN KARŞIYIM… MEDYAYA, YOZLAŞMAYA, ZATEN KARŞIYIM VE HASAN CİHAT ÖRÜTER’İN TÜRKİYEDE MÜZİK VE AYDINLANMA KONUSUNDA VERDİĞİ MÜCADELENİN MEŞALECİSİYİM. ANLA be abicim… beni burda olumsuz eleştiri yapanlarla karıştırma……

  34. sultanTÜRKOĞLU

    18 Mayıs 2007

    SN. KEREM DOKSAT, YANLIŞ YORUMLARINLA HAKSIZSINIZ.
    Üstadın “The Humanity : Symphony Of Kabe And Hicret” albümü, kendi tabiriyle “bugüne kadar yaptığım 2000 bestenin en muhteşem olanı… Bundan sonra beste yapmasam da olur” dediği bu muhteşem albümde HÜMANİZ HİÇ BUKADAR GÜZEL ANLATILMADI BUGÜNE DEĞİN..Aslında üstadın bestelerine koyduğu son noktadır bana göre de… Müziğin evrensel dilidir kabe senfonsi… Hümanizmin evrensel boyutudur kabe senfonisi… anlayabilene tabi… anlamak isteyene … doğru anlayıp, doğru yorumlar getirmek isteyene… Doğru anlayabilmek, müzik kulağıyla dinleyebilmek için profesör olmanız gerekmiyor, aslında bu müzik kulağı yeteneği doğuştan bir takım genlerle geliyor diye düşünüyorum.. özel ilgi. özel yetenek.. harika olmak boyutu…
    insan ruhunun evrensel anlamda da tanrı arayışına yükselişidir kabe senfonisi… Ne yazık ki Türkiye’de dini motifler kullanılan her müzik en basit tabiriyle dincilerin , tarikatçıların, bilmem ne cemiyetinin tekelindeymiş gibi algılanıyor.. kullanılan enstrümanlarda dini motifler varsa bile , bunu evrensel boyutta ele alıp hümaniz rüzgarı içinde göğe yükseltmek sanatçının işidir. Bu ustalıktır… Ben bu albümü tekrar tekrar dinliyorum… Ellerine yüreğine sağlık üstad.
    KEREM DOKSAT BAKIN NE SAÇMALAMIŞ: “Hicret ve Kâbe Senfonisi elektronik oyunlar ve zikir efektleriyle dolu, o seyirci grubunu bu sebeple hayran bırakacak ama gerçek bir musıkîşinası rahatsız edip “bu da ne yâhu‿ dedirtecek bir zorlama. Müzikal bir değeri yok ama dinine fazlaca düşkün olup sayıları her gün artan kitlelere dayanmasını çok kolaylaştıracak bir popülizm!”
    OYSA HÜMANİZM HİÇ BU KADAR GÜZEL ANLATILMAMIŞTI BU GÜNE KADAR.. beni mevlana’ya götürüyor bu albüm… beni yunus’a götürüyor… Ve ben bu albümü her dinleyişimde o ulaşılması zor tanrı arayışımın evrensel boyutlarını yaşarken uçsuz bucaksız bir sonsuzluk yaşıyorum.. Ve satırlarca yazı yazdırıyor bana bu albüm… TEKRAR ELLERİNE YÜREĞİNE SAĞLIK ÜSTAD..

  35. flamenko

    22 Mayıs 2007

    Öğrencilerine sarkan,millete küfür eden,ERKAN OĞURU çekemeyen insandan sanatçı olmaz.Bu adam bi bakıyosunuz milliyetçi,bi bakıyosunuz dinci, ne olduğu belli değil.İnsan çıkarları doğrultusunda bi tarafı kullanmaz.Bu üülkede birsürü sanatçı var tanınmayan ,hangi biri çıkıp bu …….likleri yapıyor..

  36. Hasan Cihat Örter

    22 Mayıs 2007

    flamenko lakaplı kardeşim, çok üzüldüm açıkca söylemeliyim, ama:

    …… SENSİN….(bir üstada bu lafı ancak bir cahil söyleyebilir!!!)

    sen ve senin gibiler, benim ve sanatımın yükselişini engelleyemeyeceksiniz….çünkü sizin bu karanlık ve iftiracı - riyakar yüzleriniz her asırda iğrenç taraflarınızı göestermiş fakat aydınlık ve çağdaşlık karşısında sinmişsinizdir. Sinmeye ve düşmanlığa devam edeceksiniz biliyorum. Allah size nizam, imtizam ve yürek versin.

    1- Evet Müslümanım
    2- Atatürk Milliyetcisiyim
    3- Aydın ve Çağdaşım
    4- İnsanları bölen politikayı sevmem, bitaraf olmayı tercih ederim.
    5- Ön yargıdan ve Cehaletten hiç mi hiç hoşlanmam.
    6- Edepsizliğe ve haksızlığa hiç tahammülüm yoktur..
    7- Erkan Oğur Üstadla ne yapsanız aramı bozamazsınız, eski dostumdur. Ayıptır!!! bu gibi lafları ancak çocuklar eder.
    8- Benimle mukayese ettiğin “Sanatçılar” kimler? Merak ettim doğrusu..

    Sağlıcakla kalın….

  37. flamenko

    23 Mayıs 2007

    Youtube deki erkan üstadın videosuna yaptığınız yorum sanırım yeterli bir kanıt.Sizi tanımam ama hiç sanatçıya yakışmayan hareketlerde bulunuyorsunuz.Diliniz durmuyor asla.Tabi ki dinine bağlı olmak,Atatürkçü olmak ,milliyetçi olmak çok güzel birşey ama bunları çıkarlar için kullanmamak lazım bence…
    Saygılar

  38. Hasan Cihat Örter

    23 Mayıs 2007

    flamenko sen çok terbiyesiz ve ukala bir beşersin..Köstebeksin…Saygısızsın…hemde çoook…Beni ve ben gibileri tanıyın bu Ülkede…

    Seni diğer kötü ruhlar gibi Allaha havale ediyorum (bıktım artık sizlerle uğraşmaktan, yahu sen kimsin? ne haddine bu kadar emek vermiş birine dil uzatmak çamur atmak edepsiz?)

    Çabuk bana kimliğini açıkla…ya da sonsuza dek yazma…!!!!!

    Kimsin???

    Şerefsiz, çıkar için bir takım şeyleri kullansaydım bunca sıkıntıyı çekermiydim ben bu Ülkede????

    o sivri dilini senin koparmam lazım……

    ……………………………………………………………..SABIR ALLAHIM…

  39. flamenko

    24 Mayıs 2007

    Bakın Hasan Bey,bu asıl terbiyesizliktir.Şu ana kadar müziğinize emeğinize birşey demedim,ama yaptığınız müziği de beğenmiyorum açıkcası.Çünkü yapmacık hareketlerle sanki duygulu çalıyomuş havası vermeye çalışıyorsunuz.Ya youtube de yatakta gitar videonuzu izledim ve gerçekten şoka uğradım.Bu mu sanatçı.Güya uyurken bile tek elle çalabiliyorum demeye getiriyorsunuz.Sizden başka bunu yapan olmaz inanın.Biraz kendinize çeki düzen verin de ben de sizi alkışlayayım.Kerem Doksat’ın dediği gibi “Bu hâlle cennete garanti biletin yok çünkü bu sen değilsin; cehenneme gidemeyecek kadar da kıymetli ve büyük bir adamsın.”

  40. ZİVER BATUHAN

    24 Mayıs 2007

    Hasan Cihat efendi sana bi örnek nasihat olarak algılamayacağını bildiğim için örnek diyorum.
    Mehmet Akif der ki: ” İlim meclisine ettim talep,ilim en gerideymiş illa edep illa edep” anlamışsındır umarım gerçi zor ama.

  41. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    Asıl edepsizliği Hasan Cihat Örter’i tanımayanlar, tanımak yolunda bir çaba sarfetmeyenler yapıyor.. Önce tanıyın, kim olduğunu, biyografisini bir okuyun, sanatına kaz kez yakından tanık oldunuz sorarım size sn. FLAMENCO, Sn. ZİVER BATUHAN? Ne kadar tanıyorsunuz. Size tavsiyem eleştiri boyutlarını aşmladan, HASAN CİHAT’ın isyanını, aydınlanma mücadelesini idrak etmeden konuşuyorsunuz.. Kendinize zaman ayırın ve evini bir ziyaret edin, size hayır demeyecektir, sevgiyle şevkatle karşılayacaktır.. Bütün mütevazılığını sizlerle paylaşacaktır.. Ve şu bir gerçek ki stüdyo home evinin görenler, yaptıkları eleştirilerden hep utandılar.. Ve şimdi dostlar.. ve şimdi onun mücadelesinin meşalecisi oldular.. Hasan Cihatlar yeryüzüne yüz yılda bir geliyor.. sahip çıkalım isyanlarını anlayalım..

  42. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    Hasan Cihat Örter bir dönem Atatürk’ün “HARİKA ÇOCUKLAR” ından biridir.. Çok eskiler hatırlayacaktır. Günümüz gençliği araştırmıyor ki , nereden bilecek.. boş teneke gibi tıngırdamasını biliyor ancak.. Hasan Cihat’ın dinleyicileri de çok farklıdır. Öyle sanıldığı gibi milliyetçiye milliyetçi, dinciye dinci , yaklaşımı yoktur. öyle nabza göre şerbet vermez. Neyse odur Hasan Cihat… Şunu da anlayabilmek gerek ki; Tür Ordusu, askeri erkan neden acaba bütün konserlerinde Özellikle Hasan Cihat’ı tercih ediyor… SAĞLAM BİR ATATÜRKÇÜ olduğundan, devrim ve ilkelerine bağlılığından ve ısrarla “ANADOLUM.. CANIM ÜLKEM” diye yürekten seslendiği için olabilir dimi.. Çünkü Hasan Cihat’ı yakından tanıyonlar bilirler ki: O bir vatan aşığıdır… Dünya ülkeleri onun sanatına hayran, fakat Türkiye’de anlaşılamamış olmasına rağmen, ülkesine altın plaklar, ve EMİ KATAOĞUNA GİREN İLK TÜRK SANATÇI ‘dır Hasan Cihat..
    türkiye deki sanatçı bozmalarıyla , halkı kandıran, çocukların yanlış eğitimlerine sebep olan, insanlığı yozlaşmaya sürükleyen ortalık şempanzesi sanatçılarla kıyaslamak mümkün bile değildir.. Ve kent kent dolaştığı Anadolu’da verdiği ücretsiz konserler de cabasıdır bu işin.. Ama ne yazıktır ki ülke çocukları Hasan Cihat’ı tanımak yerine , AJDAR’ın ÇİKİTA MUZ’unu tanımak zorunda bırakılıyor… Arkadaşlar yiğidi öldürseniz de hakkını yemeyin…

  43. Hasan Cihat Örter

    24 Mayıs 2007

    ZİVER BATUHAN da kim? kim bunlar değerli dostlarım….bu kadar mı sanat ve sanatçı düşmanı var bu ülkede yahu…herkes başarmış bir insana kafa tutuyor….Efendiler hepiniz ölüp gidersiniz, 50 yıl sonra kimse hatırlamaz sizi ama ben ölmüyeceğim kolayından….bunuda sizin su kafanız anlamıştır herhaldeeeeee…

    Ukalalar…!!!!

    Sanat düşmanları…!!!!!..

    Terbiyesiz, haddini bilmezleeerrrr….!!!!

    Sizin yüzüzden bu Ülkemziin medyasında Sanatçı diye ortalıklarda gezenler çoğaldı, yozlaşmanın mimarları sizsiniz bu cennet Ülkede. Çok bilmişliğinizle gerçek sanatçıları küstürdünüz, yıldırdınız, isyan ettirdiniz.

    7 haziranda sırf sizin gibilere Altunizade Kültür Merkezinde-Üsküdar “Sanatçıya Saygı Konseri” veriyorum….Saat:20.00 de Yoz ve fesat düşünceliler gelmesin sakın, gelsenizde zaten bişey anlamazsınız benim müziğimden, Kerem’in anlamadığı gibi!!!!..İyi yürekli insanlara kapım açık.

    Saygı ve Sevgilerimim ışığı ile….

  44. Hasan Cihat Örter

    24 Mayıs 2007

    ZİVER BATUHAN diye google girdim hiç bir link düşmedi onun adına ,birde sen Ziverciğim google hazretlerine, hasan cihat yazıp entre la bakalım kaç link düşecek benim adıma?….Yahu sen kimsin bana hemde Mehmet Akif Üstad dan örnek veriyorsun, be ey haddini bilmez beşer???

  45. flamenko

    24 Mayıs 2007

    Sultan Hanım bırakın bunları.Bunları siz yersiniz ama biz yemeyiz!! Edep edep edep!! Ziver kardeşim ne güzel bahsetmiş.(hiç tanımam kendisini).. Yaw Hasan Cihat efendi alemin maskarası olmuş ya,ne kadar acı..Benim onun hakkın duyduğum o kadar yüz kızartıcı şeyler var ki!! Bu olayların tanıklarından duyduğum şeyler.,ama ben bunları burda bahsetmem asla…Çünkü o kadar büyük işler başarmış ki! Ama bunları lütfen bahsetmesin! ben en iyiyim demesin,ben üstadım demesin,benim gibi çalamaz kimse demesin… Bıraksın da dinleyici buna karar versin.Hasan Cihat Örteri ilk defa izleyenler hayran oluyor (ben gibi) “aman nasıl bir müzikalitedir bu ” gibi şeyler diyolar ama onu tanıdıkça ve edepsizliklerini görünce herkeze itici gelmeye başlıyor.
    Biri diyor ki! Hava alanında Hasan Cihatı gördüm,gittim yanına “Hocam hoşgeldiniz nasılsınız?” dedim ve “Şu gördüğün gitar var ya;4000dolar ” cevabını aldım diyor.Bu ne dir ya!!
    Şu vereceğim linki bir inceleyin lütfen,sanatçı böyle mi olur karar verin!
    ERKAN OĞURA ETTİĞİ AÇIK KÜFÜR’ÜN RESMİ BELGESİDİR!!
    http://www.geyiq.com/forum/kyl-oluyorum/hasan-cihat-ortere-24932.html

    O kadar çok link var ki Hasan Cihat Örter’in ettiği küfürlerle dolu.Bir arkadaşım msn ine eklemiş Hasan Cihat Örteri ve gayet kibar bir şekilde “Hocam doğaçlamamızı geliştirmek için ne yapmamız lazım” diye sormuştu.Faka gelen cevap şok ediciydi. :” … çek elin açılır gibi ahlaksız bir cevap vermişti… Artık lütfen bunları savunmayın ya.. BİZ YEMEYİZ..BİZLER YEMEYİZ..
    Ha Müzikalitesine hiç bir sözüm olamaz..Ama kişiliği için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim malesef.Bu arada 15 senesini gitara ve müziğe vermiş biri olarak(Hala yolun başındayım) , Asla ve asla Hasan Cihat Örterin gitar tekniği beğenmiyorum.Temiz bir tonu yok asla ve doğaçlama dediği saçma soloları ve hiç de çaldığı parçaya uymayan saçma akorları yemem ben.Söze gelince Paco’yu Vicente Amigoyu ekmek arası yerim diyormuş ama biraz izlesin de ONLARI; DOĞAÇLAMA,TEKNİK,BESTE,SANATÇILIK,MÜTEVAZİLİK nedir görsün.Erkan Oğuru da çekemediğini Türkiye biliyor artık,yalan söylemesin.Sürekli kendini Övüp daha itici hale gelmesin Hasan hoca. “gurulanma padişahın senden büyük Allah var” lafını Erkan Oğur’un videosuna yazan birinden daha ne beklenir kii!!

  46. ZİVER BATUHAN

    24 Mayıs 2007

    Sadece şunu söylemeliyim.Hasan Cihat bu egonla sen asla gerçek anlamda sanatçı olamayacaksın.Çünkü sanat veya müzik insanı egolarından,benliğinden kurtarır.Hayhat sende tam aksi şekilde ortaya çıkıyor.Yazık.Biraz etrafına bir baksan, devamlı serzenişi,şikayeti,nazlanmayı kendine şiar edinmişsin.Bak bir örnek daha sana Fatih Sultan Mehmet derki” Alim olmak kolay,adam olmak zordur” biraz kendini sorgulasana ya hu.Biraz haşa küçük dağları ben yarattım edan ne oldun yaaa.nesin yani.Mahviyet diye bi kelime var.Araştırsana anlamı ne.

  47. Hüsamettin Küçük

    24 Mayıs 2007

    H.C.Örter birkaç yıl önce NTV’deki “Gündem Dışı” programında Gani Müjde’nin konuğu olduğunda,Müjde seyircilere onun hangi çalgıları çalabildiğini okuduktan sonra kendisine,”Sizin için hangisinde virtüoz diyebiliriz?” diye sormuştu.Hasan da “Piyano…” dedikten sonra hafif yüzünü ekşitip,”Eh” anlamında elinin baş ve serçe parmaklarını terazi gibi hareket ettirmiş ve “Piyano davul gibidir.Vurdun mu ses gelir.Asıl gitarı sevdim!” demişti.Demek ki o zamanlar sadece gitarda virtüoz olduğunu kabul ediyormuş(11 yaşından beri gitar çalan Kerem bey’in değerlendirmesiyle,onun da tam olmadığını öğrenmiş olduk).Sonradan sitesine “Bütün enstrümanlarda virtüozdur” diye yazdırdığını bilmiyordum.Demek ki megalomanlığı gittikçe artıyor.Yakında,”Allah beni,müziğimle dünyadaki bütün sorunlu insanları tedavi edip,dünyayı düzeltmem için gönderdi” diyebilir mi acaba?:)

  48. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    Derdiniz ne sizin dostlar? bu kadar soytarı varken bu memlekette , eli öpülesi sanatçılara mı sıra geldi? gidin ajdar’ı elğştirin, gidin ankaralı turgut’u eleştirin, popstar yarışmalarından bir gecede kendini bulanları eleştirin. Ben şuna inanıyorum. bu kadar ağır eleştirilere rağmen, Hasan Cihat’ı yakından tanısanız sizler, gerçek bir sanatçıyla tanışmış olacaksınız.. o zaman bu eleştirilerinizden belki utanacaksınız.. Canlı performansını dinleseydiniz en az bir kez, böyle konuşmazdınız..
    Erkan Oğur’a gelince, Hasan Cihat Örter’le Erkan Oğur’un arasını zaten isteseniz de bozamazsınız. durup duruken hiç bir sanatçı küfür etmez. Ama ne yazık ki bu ülke insanı, boş beyinliler, açıp bir kitap okumaktan aciz olanlar, bir sanat adamının yaşamını araştırmadan sanal alemde atıp tutanlar, önce gerçek sanat adamlarıyla alay etme saygısızlığını gösteriyorlar, ondan sonra da kötü sözlere küfürlere tahammül edemiyorlar.. BU YAPILANLARA VERİLECEK TEK CEVAP,; KARDEŞİM BİR YIĞIN SOYTARI BİTTİ DE BİKMADINIZ MI GERÇEK SANAT ADAMLARINI ELEŞTİRMEYE… evet hasan cihat gerçek bir sanat adamıdır. uluslararası boyuttadır. avrupada dünya ülekelerinde çok sevilir, çok tutulur.. ne yazık ki bizim ülke insanı soytarıları baştacı yapıyor.. artık midem bulanıyor… bu şarlatanlık, bu maymunluk, bu sahne soytarılığı da ne oluyor ya… defolun gidin televizyon ekranlarından,, hülya avşar gibiler,, ajdar gibiler.. defolun ya…
    EKRANLARDA HASAN CİHATLARI GÖRMEK İSTİYORUZ. FAZIL SAYLARI GÖRMEK İSTİYORUZ, ERKAN OĞURLARI GÖRMEK İSTİYORUZ.. KALİTELE BİR ÜLKE , KALİTELİ BİR KÜLTÜR ALTYAPISI İSTİYORUZ..
    aslında hasan cihat örter’in yıllardır verdiği mücadele kısaca bu diyebiliriz. KALİTE İSTİYORUZ… SANAT İSTİYORUZ.. SUSUN ARTIK YETER..

  49. ZİVER BATUHAN

    24 Mayıs 2007

    özür diliyorum

  50. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    sn. kerem doksat lütfen bu olumsuz tartışmalara bir son vererek kimseyi , yıllarını sanata adamış, gecesini gündüzüne katarak, günün en az 16 saatini çalışarak geçiren büyük bir emek sarfeden, sanat adamlarını karalatmayı bırakarak lütfen , bu eleştiri boyutlarını aşan tartışmaya bir son verin. teşekkürler.

  51. ZİVER BATUHAN

    24 Mayıs 2007

    Noldu Hasan Cihat kendi adamlarına benim ismimi yazarak yorum yazdırıyorsun.Yazık be bi eleştiriyi bile algılayamıyorsun.

  52. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    HASAN CİHAT ÖRTER’İN SON ALBÜMÜ ‘DÜNYA KLASİKLERİ ‘ YOLDA…

  53. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    sevgili dostum, bilip bilmeden konuşmayalım lütfen.. Hasan Cihat Örter şu saatlerde konser hazırlığı içersinde.. lütfen … böyle birşeye asla izin vermez.. ziver arkadaşım böyle önyargılı olma lütfen.. biraz insaf ya.. biraz sonra konseri var üstadın.. birilerine mesaj mı yazdıracak işini gücünü bırakıp.. böyle iftira olmaz ya…

  54. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    BU NASIL KORUMASIZ BİR SİTE YAHU… NASIL OLUYOR BAŞKASININ ADI KULLANILARAK MESAJ YAZILIYOR?
    HERKES ZARAR GÖRÜR BU SİTEDEN O ZAMAN..
    SİTE YÖNETİCİSİ LÜTFEN DÜZELTİN BU SAÇMALIĞI

  55. Şefik KOMAN (müzik eğitimcisi)

    24 Mayıs 2007

    Sevgili dostlar.. yazılanları okuyunca çok üzüldüm.. internette hasan cihat örter’in sitesinde dost sitelere bakıyordum. ve buraya girdim. inanın çok üzüldüm.. bu dünya güzeli insan hakkında , bu değerli müzisyen hakkında yazılanlar tabii ki beni de üzdü.. yapmayalım dostlar. sanat adına, sanatın gelişmesi adına lütfen bu kötü eleştirileri bırakalım.. uluslararası bir sanatçıya bunlar yapılıyorsa türkiye’de bu çok üzücü…

  56. flamenko

    24 Mayıs 2007

    bu sultan denen kişi beynini yemiş :D Yaw ben niye Ajdarı Hülya yı eleştireyim.Benim ilgi alanım değil ki onlar.Hasan Cihat da aynı şeyleri geveleyip duruyo saçma sapan şeyler.Ya o saydınız insanlar eleştirilecek kapasitede bile değil.Hasan Cihat Örter eleştiriliyosa demek ki birşeyler var.Adam yerine konuluyor ve düzelmesi bekleniyor ama nafile.Yaw http://www.geyiq.com/forum/kyl-oluyorum/hasan-cihat-ortere-24932.html bu linke tıkla Sultan hanım.Hasan Cihat erkan oğura ne demiş ” Erkanı da ,seni de s…m” demiş. Senin Hasan Cihatla bi yerden alakan var belli.Onun yalakalığını yapıyosun.linke tıkla ve gör.Hasan Cihatın ettiği küfürlerden blog açıldı kocaman belgeleriyle.Onları da buraya koydurtmayın bana.Hasan Cihat Örter alim olmuş ama ADAM olamamış.Erkan Oğur’la onu karşılaştırmak yanlış,kulvarları çok ayrı ve müzik de yarış değildir ama Hasan Cihat Örter asla Erkan oğuru çekemiyor.ÇÜNKÜ İNSANLAR ERKAN OĞUR ÜSTADA DEĞER VERİYORLAR.HASAN CİHAT’A İSE ASLA.ANCAK işte Sultan gibi,youtubedeki 3-4 tane komşusu gibi insanlar koruyor onu.O da Hasan ın lafıyla…YAZIK YAZIK.HASAN CİHAT ÖRTER in yaptığı hareketleri, AJDAR DA YAPIYOR.aYNI HASAN CİHAT ÖRTER GİBİ AJDAR’DA BEN EN İYİYİM,BEN SÜPERSTARIJM DİYOR AMA İKİSİ DE YANILIYORLAR… EN İYİ YOKTUR.SANATÇIYI HALK BELİRLER.BEN DE HALK’IM VE HASAN CİHAT İLE SANAT KELİMESİNİ YANYANA KOYAMIYORUM BİLE…SULTAN HANIM AT GÖZLÜKLERİNİ ÇIKARIN DA HASAN BEY İN YAPTIĞI KÜFÜRLERİ OKUYUN.HA BU ARADA SİZ BAYANSINIZ BELKİ HAYATINIZDA DUYMAMIŞSINIZDIR ÖYLE KÜFÜRLER.BU YÜZDEN NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLEMEYEBİLİRSİNİZ. 100 KİŞİ YE HASAN CİHATI SORSAN (tanıyanlarda) belki 5-6 tanesi iyi bahseder,gerisi ise BANA UZAK ALLAH’A YAKIN OLSUN DER AMA O DA ZOR GÖRÜNÜYOR. AYETLERİ DİKKATLE OKUYUN ;

    *nisa/36 : ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH KİBİRLENEN,ÖVÜNEN KİMSEYİ SEVMEZ!
    *isra/37 : YERYÜZÜNDE KİBİR VE AZAMETLE YÜRÜME!ÇÜNKÜ SEN ASLA YERİ YARAMAZSIN VE BOYCA DA DAĞLARA ERİŞEMEZSİN!

    ve bir de Hadis’i Şerif : Kalbinde zerre kadar kibir,büyüklenme bulunan asla Cennete giremez!

    Hasan efendi bunları iyi oku..Sultan Hanım sen de Hasan’ın küfürlerini iyi oku, sana biraz daha ÖRNEK OLSUN. SANATÇI YA.. HATTA YENİ MÜZİSYEN GENÇLERİME ÖĞRETELİM BU KÜFÜRLERİ , HASAN CİHAT SANATÇI YA ÖRNEK OLSUN ÇOCUKLARA.. BU ARADA BU YAZIYI BURDAN KALDIRTMAK İSTEMENİZ DE ÇOK AYIP… İNSANLAR TANISIN HASAN CİHAT ÖRTERİ.. HAKARET ETMİYORUZ BURDA..SAYGILIYIZDIR BİZ KÜFÜR ETMEYİZ…

  57. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    Burası internet.. bütün dünyaya açık bir kamuoyu… ve sn. kerem doksat dost bildiği bir sanatçıyı ipe germenin derdine düşmüş.. Hasan Cihat’ın hatası varsa niçin yüzyüze görüşmüyor da bu sitede uzun uzun eleştiri yapma gereği duyuyor.. bu fikir yaymaktır.. kerem doksatın yaptığı ise dostum dediği sanat adamını darağacına asmaktır..Hiç haketmediği halde.. o yüzden sn. kerem doksattan bu yazıyı kaldırmasını istemem hiç de ayıp değildir.

  58. flamenko

    24 Mayıs 2007

    Sen Kerem Doksatı bırak da benim yazdıklarıma cevap ver.Hasan Cihat kendisi yazı yazmasını istemiş ve o da bu isteği üzerine görüşlerini yazmış.Gayet saygılı bir şekilde…Yazdığı e mailin sonunda yine kendini övüyo Hasan Bey..Kerem Doksat’ı yorumlarından ve harika saptamalarından dolayı tebrik ediyorum..Sen bana Hasan’ın küfürlerinden bahset Sultan hanım,kibirinden bahset… Sakın bana “kimbilir nasıl sinirlendirdiler de öyel cevap vermek zorunda kaldı” gibi basit bir cevap verme.Hangi sanatçı kendisine yapılan en ufak eleştiriyi kaldıramayıp milletle ağız dalaşına giriyor.Hasan Cihat’ın sanatçı olarak görmediği kişiler,hatta küçümsediği insanlar bile bunları yapmıyorlar… Sanatçı insan örnek insandır.Kusura bakmayın da ben Hasan Cihat Örter’i örnek alınacak bir insan olarak göremiyorum.Tamam müzik adamıdır,üstün bir müzik zekası vardır , bunları kimse reddetmiyor zaten ( Ben sevmem gitar çalışını,bestelerini o ayrı).. Ama dediğimiz gibi, alim olmadan önce adam olmak lazım.Bu ülkede müziği bilen tek o değil.Ondan hem müzikalite olarak hem de insan olarak çok daha üstün insanlar var ama etrafa bulaşıyorlar mı? Hayır!! NEDEN? Çünkü işlerini yapmakla meşgul.Ama doğrudüzgün yapmakla meşguller.Hazır altyapıların üstüne iki dandik solo atarak albüm çıkarmıyorlar.. Bilmem kime protesto albümü adı altında millete dandik eserler sunmuyorlar ve en önemlisi ELEŞTİRİYE HERZAMAN AÇIKLAR… Ahirette Hasan Cihata “aferin perdeli gitardan koma ses çıkardın ” die ödül vermeyecekler!! Kibirli mi? küfürbaz mı? İnsanları üstten mi görüyor? Bunları soracaklar ona!!! Hasan Hocam lütfen bir kez olsun eleştiriye açık ol da,aklımızdaki bu fikirler değişsin!! Üzülüyorum haline …

  59. sultanTÜRKOĞLU

    24 Mayıs 2007

    flamenko dostum, insanlar birbirini gerçek anlamda tanıyamadan ne gariptir ki sanal alemde tartışıp duruyoruz.. Keşke dünya kamuoyu önünde değil de yüzyüze ve seviyelice tartışabilme fırsatı olsaydı… Umarım bir gün sizler Hasan Cihat Örter’le yüzyüze görüşebilme fırsatı bulursunuz da o zaman benim gibi dürüst bir insanın yalakalık yapmadığına da inanırsınız. Benim de bir oğlum var. ilköğretim öğrencisi ve yetenekli bir çocuk müzikle ilgileniyor.. küçük besteler yapmaya çalışıyor.. diğer çocuklardan farklı bir yanı mozart’ı dinlemekten zevk alıyor. hasan cihat’ın klasik gitar yorumlarını dinlemekten zevk alıyor.. zaman zaman fazıl say… istiyorum ki tüm çocuklar, gençler, insanlar daha doğrusu müzik zevkini geliştirsin.. ve sanatçılar toplum nezdinde hakettiği yere gelsin.. emeğinin karşılığını alsın. saygıyla kalın

  60. flamenko

    24 Mayıs 2007

    Söylediğim bazı yanlış sözlerden dolayı özür diliyorum.Ben de bir an yanlışa kapıldım bakın. Ama lütfen gerçekleri görün.Hasan Cihat örter kötüdür demedim ama dedim ki o bir sanatçı değil.Sanatçıya yakışmayan hareketler yapıyor.. Kötü demedim..

  61. flamenko

    24 Mayıs 2007

    Çocuğunuzun küfür eden biri olmasını istemezsiniz değil mi? Ben istemem siz de istemezsiniz… Bazı gerçekleri görün.Hasan Cihat Örteri sevebilirsiniz..Belki ben tanışsam ben de severim muhabbetini falan ama kendini çok öven biri olduğu ve eleştriye gelemediği de aşikar.Eleştiri güzel birşeydir.Büyüklük ise gelen eleştirileri olgunlukla karşılık verebilmek..

  62. flamenko

    24 Mayıs 2007

    özürüm Hasan Chat örtere değil!! Sultan hanıma.”yalaka” kelimesinden dolayı özür diliyorum sizden..

  63. Akın Ok - Yazar

    24 Mayıs 2007

    İNSAN ÇİĞ SÜT EMMESEYDİ!

    Sanal dünyanın gerçeğinde eline fırsat geçti diye sevinen
    Hatta evinde bir tabağı yıkamayan
    Ailesinin farkında bile olmayan güya aydın geçinip
    Angolo sakson kültürün bencillikleriyle kusmaya başlayan şahıslar
    Dehaların tarihini bilmeden gerçek sanat ustalarına dil uzatabiliyor
    Bizim bu kopuşumuzu değiştirmeye çalışan derin dehaların akan kanları
    Hem tarihin en zor döneminde büyük yaratıcılıklarıyla dik durmaya
    Dünya insanlığıyla selamlaşmaya varan savaşlarında bile verici olurken
    Yaşanılan tarihin nadasında olmayan narsime düşüp nihilist olanlarla
    Tabii ki sanal dünya gerçeğinde karşılaşmak şaşırtıcı olmadı
    Şimdi;aşkın insanlığında yıkanan Üstad Hasan Cihat Örter damlaları
    Hiç durmadan sonsuzluğa akarken elini dokunduğu davasında
    Onun kainatın içine akan acılar bahçesindeki lşığını anlayamayacaktır
    Hz:Muhammed Efendimiz “korkaklar hain olurlar” derki bu bir büyük dersdir!
    Ne olursa olsun bilgisayarın başına oturup mutsuzluklar yararatıp
    Onu kusmak ancak kendiyle barışık olmayan insanların işidir
    Peki zamanını ayırdığınız şey sizin kompleksinizi yaratmıyor mu?
    Yada yaşama katkısı olmayan bir bilgisiyar kullanıcısı olmak neye yarar?
    Eğer alnınızdaki ışığı paylaşacaksanız ki, o birikim gerçekten var mı?
    Buna bir oyuncakla oynayacağım diye sarılamazsınız
    Çünkü insan haklarını çiğneme suçu işleyerek insanlıktan çıkıyorsunuz
    Şunu hatırlamak en güzel mutluluktur;
    Ben kimim?
    Ne yapıyorum?
    Neden yaşıyorum?
    Ne yapmalıyım?
    Bunların cevaplarını her dakika ,her saat,her an sorgulayan
    Onu sırtında ve yüreğinde taşıyan yaratıcı şövalyeler sanatçılardır
    Ne ekmek nede su isteyerek nefes olan tarihsel trajedileri çözen
    Sadece ama sadece onların çocukluk insanlığıdır ki
    Sevgisizliği yaratan mahlukatlara bir onlar karşı durur ve çığlık olur
    Ülkemizin hayat notalarına mutluluk katma noktasında olanlarla
    Olmayanlar arasındaki farkı anlamak için emek veren yaratıcılar
    Şu saatte karanlığı yararken ,alınteri dökerken ahkam kesme acizliği
    Ancak kişiliksiz ,ruh hastası ,asalak ,ihaneti öğreten yaratıkların işidir
    Zaten biliyorum ki daha annesine , babasına sahip çıkmayan
    Bir çok insan akıl vermek için dükkan açmış oturuyor
    Güzellikleri yaratan bir eser ortaya koymak öyle kolay mı?
    Sanal dünyanın labirentlerinde tepineceğinize
    Öncelikle paylaşılan yaratıları bir selamlayıp ,helal olsun be ustam helal!
    İnceliğini öğrenip mutlu olmanın tokatını yiyip doymak gerektiğini
    Derinlikler insanın yürek haritasında aşılanarak kemale ererken
    Gülen gözleri gören dehaların mutluluğuna diyecek yoktur!
    Bir insanı yaşama döndürdüğüne inanan sanatçılar o gün rahat uyurlar
    Bir topluma hazine bıraktığına inanan dehalar o gün rahat yemek yerler
    Bir topluma ışık olduğuna inanan dehalar o gün geleceği alkışlarlar
    O günlerin tek ama tek hesabını yine bilen ve veren yaratıcılar kesinlikle
    Ama kesinlikle düşünerek evrenin sonsuzluğunu armağan bilirler
    Kimseye tepeden bakmadan kendi dünyalarında savaşsalarda
    Aynı tarihin çocukları olduğunu bilirler ve birbirlerini selamlarlar
    Oysa sıradan ve zavallı insanlar o kötü hırkayı sırtlarından atacaklarına
    Bir de o yoksunluklarını öğreterek yaşamaya çalışırlar
    Malesef ,tarihin aynasında sahte kişiliklere yer yoktur!
    Sanal tuşların beyaz sayfalarını ancak ve ancak karanlıklar kirletir..

    Son sözü her zaman yaratmış ve yaratacakların erdemleriyle buluşur ki
    Ondan ders almayanlar ne Hasan Cihat Örter’i nede Timur Selçuk’u
    Yada Mu kıtasının ayak izlerini bilmeden geçip giderler
    İşte insanın çiğ süt emmesi dersi devam ediyor aşk gibi..

    İlk söz ;kendinizden özür dilediğinizde ortaya çıkacaktır!

    Akın Ok - Yazar (Ulusal Kanal Tv Yapımcısı)
    Dünya Pen Üyesi
    www.birakinoksevdasi.net

    BU MESAJ HCÖ TARAFINDAN YAZILMIŞTIR. PROF. DR. MEHMET KEREM DOKSAT

  64. Engin Turgut - Yazar,Ressam

    24 Mayıs 2007

    Sevgili Akın Ok kardeşim ve Üstad için…
    Seni yıllardır tanırım, severim ve sayarım. Çünkü emeğini ve mücadeleni çok iyi biliyorum. Senin içinde hiç bitmeyen aşk dolu bir isyan duygusu var.Her şeyin hızla erozyona uğradığı, hızla kirlendiği bu çağımızda duruşunla, kaliten ve sahici ruhunla kötülüğü ve karanlığı topa tutuyorsun. Seviyesizliğe ve şarlatanlığa karşı, kendin olmanın tadını çıkarırken, insan ruhunda aşk ve umut yangınları bırakıyorsun ve iyi ki de yapıyorsun bunu. Sen nice doğru projelere imzasını atan, tastamam bir gönül adamısın. Aşk, müzik ve insanlık adına daha nice güzel ve önemli işler üreteceğini çok iyi biliyorum. Sen müziğimizde derin, kalıcı izler bırakan, unutulan ve unutturulmak istenen birçok değerli müzik insanımızı vefa duygusuyla hatırlayan ve hatırlatmaya çalışan, hayatın o incelikli akoruna sevgi ve saygıyla eğilen, uzun koşuyu, maratonu seven, gönül oktavı çok yüksek bir müzik adamısın. Derviş kokulu bir adamsın. Ruhunu dünya müziğiyle bezemiş kardeş bir adamsın. Bir şair ve yazar olarak şunu söylemeden geçemeyeceğim: Dünyanın canı acıyor sevgisizlikten, vefasızlıktan, kirlenmekten. Bu toplum cinnet geçiriyor ve acilen tedavi olması gerektiğini düşünüyorum. Sevgili Hasan Cihat Örter’in dediği gibi: “Bu toplumda insanları eğlendirmekten, düşünmeyi unutturdular.” Önemli bir saptamadır bu. Kıymetli sanatçılarımız unutuldukça, unutturulmak istenildikçe, işte belki de o zaman kıyamet kopacak. Gülün kanına kıyamazken, nasıl ölür çocukların o canım
    kırmızı yanakları. Bir emperyalist ülke düşün ki, hiç çocukluğu olmamış; o yüzden mi çocukların üzerine bombalar yağdırıyor? Düşlerimizin, geleceğimizin işine karışıyor. İşte sırf bu yüzden bile insanın bu dünyada devrimci, direnişçi olası gerekiyor. Bu dünyada sevgi ve barış iktidara gelmeli. Sevgili kardeşim Akın Ok. Artık oklarını fırlatmalısın. Birikiminle, sağlam dünya görüşünle ve sıcacık gönlünle şu okların kalbinin yayından fırlasın ve seviyesizliğin alnına saplansın. Daha ne kadar incitebilinir ki şu bizim kabak kemane
    yalnızlığımız. Ben bu dünyada barış, sevgi, kardeşlik ve aşk istiyorum. Uykusuz kalın, dünyanın umutları doğsun Anadoluda, Afrikada, her yer yerde diyorsun ya; işte bu yüzden seni her zaman alkışlıyorum. Kısacası bildiğin yoldan ilerle. Çünkü sen her zaman yokluğun ve yoksulluğun avlusunda Victor Jara’yla Yunus Emreyi birbiriyle ustaca buluşturan, Ruhi Su’yla, Charlie Parkerı aynı hasret ve aynı notlarda kardeş kılmaya çalışan yüksek gönüllü, yüzü sonsuzluk kokan, insan yüzlü bir kardeşimsin. Emekle dokunan ipek ve düş bahçesi olmuş ruhundan sevgiyle öpüyor seni güzel ve doğru şarkıların ve türkülerin kalbine sarıp sarmalıyor ve samimiyetine sarılıyorum.Üstad, Hasan Cihat Örter’e gelince; o tek başına bir müzik okuludur. Onu tanıyan o okuldan asla mezun olmak istemez çünkü o barış şarkıları yüzlü gerçek bir müzik insanıdır! Nasılsa hayat gün gelir anlaşılır, Hasan Cihat Örter gibi Üstadlar, bence sadece Türkiye’nin değil dünyanın yüzakıdır, görebilene! Ben bu güzel ustayı anlatamam ki; o kaliteli işlerini anlatmaya kalksam parmaklarımı çoğaltmam lazım! Nesini söyleyim canım efendim / Gayri düzen tutmaz telimiz bizim / Arzuhal eylesem deftere sığmaz / Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim/ Sözü fazla uzatmaya gerek yok sanırım. Son sözü Bence sadece Türkiyenin değil dünyanın yüzakıdır, görebilene! Sözü burda Jacques BREL’e bırakıp şimdilik usulca çekiliyorum. ” Serüvene koşmak için trenler bekliyorsan,
    güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan,
    yarına inanmak için günbatımına,
    iyi kalpli gözükmek için zayıflığa,
    ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa;
    demek ki,
    hiçbir şey anlamadın demiş. Her zaman sevgi ve saygımla merhaba sevgili Akın Ok kardeşim, Üstad Hasan Cihat Örter, Merhaba…

    BU MESAJ HCÖ TARAFINDAN YOLLANMIŞTIR. PROF. DR. MEHMET KEREM DOKSAT

  65. flamenko

    26 Mayıs 2007

    Ulusal kanalın bilmem nesine sesleniyorum ;

    KÖRLER SAĞIRLAR BİRBİRİNİ AĞIRLAR….

    Hasan Cihat Örteri çağıran tek tv Ulusal kanal.Torpille tv ye çıkan bir Sanatçı .. Sen insanları tanımadan nasıl yorum yapıyorsun Akın bey..İnternetin nimetlerini kullanıp,kendini insanlara tanıtmaya çalışırken rezil duruma düşen Hasan Cihat’ı koruyup durmayın bee. Hepiniz küfür savunucusunuz..Küfreden insanı koruyun,Kibirli insan’ın arkasında olun. Hz.Muhammet (s.a.v) in hadislerinden ve Yüce Allah!ın ayetlerinden örnekleri verdim ben.Önce Hasan Bey in tavırlarını incele,sonra küfürlerini oku;ondan sonra da ayet ve hadislere bak…Aydın Hasan Cihat mı.. hahaha güleyim bari..Memeleket meselelerini bile çocuk ağzıyla tartışan,sürekli ağzında aynı şeyleri geveleyen adam Aydın mı ..!! Hepiniz çıkarcısınız ve körsünüz!! Türk genci bunları yemez!! Müzisyen Türk genci kimit sanatçı olup olmadığını biliyor ve bunları forumlarda ortaya koyuyor.. Kimse Hasan Cihat Örteri sevmiyorr!! Aklınıza koyun bunu. Keşke biraz düzgün olsa da sevebilsekk…

  66. AKIN OK

    26 Mayıs 2007

    Adını bile yazma cesareti olmayan
    Saygısızlığı kişiliğiyle özdeşleştiren bir insanın yazması kadar
    Abestle işgali olamaz
    Flamenko kültürünü figür olarak kullanmanız bile utanç verici
    Üstad HASAN CİHAT ÖRTER’in bir yerde çıkması için torpile ihtiyacı yok!
    Siz kimsiniz ve gevezelik yapmayı ne zannediyorsunuz
    HASAN CİHAT ÖRTER’in sevgisyle bir gün boğulmanız dileğiyle
    Haddinizi bilin!

  67. AKIN OK

    26 Mayıs 2007

    Adını bile yazma cesareti olmayan
    Saygısızlığı kişiliğiyle özdeşleştiren bir insanın yazması kadar
    Abestle işgal olamaz..
    Flamenko kültürünü figür olarak kullanmanız bile utanç verici
    Üstad HASAN CİHAT ÖRTER’in bir yerde çıkması için torpile ihtiyacı yok!
    Siz kimsiniz ve gevezelik yapmayı ne zannediyorsunuz
    HASAN CİHAT ÖRTER’in sevgisyle bir gün boğulmanız dileğiyle
    Haddinizi bilin!

  68. flamenko

    26 Mayıs 2007

    Akın ok bey , siz millete küfür yağdıran bir insanı korumaya devam edin.Kendini beğenmişliğin yanında olun.İyi dinleyin!! Bir konser sonrası bir arkadaşım kendisine çiçek vermeye gitti.Çünkü hasan cihat hayranıydı ama Hasan Cihatın diğer yüzünü bilmiyordu.Hasan Cihat kendisinin cebine ,kendi telefon numarasını sokuşturuverdi. BU NE PEKİ AKIN BEY BANA AÇIKLA!! Bir erkek tabi ki çapkınlık da yapar,hakkıdır ama ,kendini sanatçı gören biri çocuğu yaşındaki hayranlarına mı sarkar..YAZIK! HALA KORUYORSUNUZ! O bayan arkadaşım olayı hemen sözlüsüne bildirdi ve sözlüsünden baya bir laf yedi telefonda Hasan Cihat! Kendisi yalanlar tabi ki! En iyi yaptığı şey.. Yukarda ben link verdim, ona bir tıkla da Erkan ÜStada nasıl bir küfür etmiş gör.!!! Bana yine sosyal mesaj içerikli bir konuşma YAPMA!! Bunlara Cevap Ver!!!

  69. sultanTÜRKOĞLU

    26 Mayıs 2007

    sevgili flamenko özürün için teşekkür ediyorum ama bir insanın benden özür dilemesi inanın beni çok incitir… insanların karşımda ezik duruma düşmesine zemin yaratmam.. asla… bu inceliğin seni yüceltti flamenko… umuyorum ki Hasan Cihat’ı da yakından tanıyınca ne kadar mütevazı olduğunu anlayacaksın… dostça kalın…

  70. Mustafa Yıldırım - Yazar

    26 Mayıs 2007

    ORDU’nun Avukatları ve Üstad Hasan Cihat Örter

    Kişi kendinden söz etmekten kaçınır. Bu kez, çaresiz dışına çıkmak gerekiyor.
    Son 4 ay içinde ikinci kez Ordu’daydım. Ordu Barosu Haziran 2005’te yaptığım gibi, Birinci Dünya Savaşı’nda Mustafa Kemal’in 58 günlük yürüyüşünü, direnişini, Osmanlı yönetiminin Ortadoğu’yu, Anadolu’yu ve hatta Baku’yü teslim edişini anlattıktan sonra Türkiye, Ortadoğu ve dünyanın yeniden işgaline zemin hazırlığı olan “project democracy” operasyonunu, ülkemizde örülen dışardan kumandalı Örümcek Ağı (WEB)’nı anlatmamı ve sonunda da niçin “Nihayetinde Ulus Dağı’na çıkmak ve yeniden ir ateş yakmak gerektiğini” anlatmamı istedi.
    28 Ekim 2005’de Ünye’de, Cumhuriyetin kuruluşunun 82. yıldönümü olan 29 Ekim 2005’de Ordu’da üç, üç buçuk saatlik konuşmalar yaptım. Ünyeli Avukatlar ve Ordulu avukatların düzenlediği bu konferanslarda neler anlattığımdan söz etmeye gerek yok. Çünkü Sivil Örümceğin Ağında ve Ulus Dağı’na Düşen Ateş kitaplarımı ya da gazete yazılarımı okuyan yurttaşlar neler söylemiş olabileceğimi aşağı yukarı kestirebilirler.
    Ancak özellikle Ordu’da yaşadıklarımdan söz etmeye değer.
    Ordu Barosu Başkanı Kenan Çebi ve arkadaşlarının girişimiyle Cumhuriyet günü bir müzik dinletisi izledim. Şaşkınlığım ve utancım daha geçmiş değil!
    Şakındım, çünkü Türk halk müziğini melodileri ve duygusuyla esas alarak, gerçek anlamda “çok sesli” beste yapıldığına ilk kez orada tanık oldum. Çok sesli dedimse, bildik türkülerin çok sazlı ya da çok araçlı orkestra ile seslendirilmesinden söz etmiyorum. Gerçekten yepyeni bestelerden söz ediyorum.
    Besteci gitarlarıyla seslendirdi. Arada sesini de ekledi. Dinleyenler şaşkınlık içindeydi. Liseli gençler, halk şaşkındı. Sanatçı (çalgıcı değil!) kendi yarattığı perdesiz gitarıyla, senfonileriyle, Ordu kentine adadığı “Ordu suiti” ile büyüledi… Bir çok kez ayakta alkışlandı.
    Bu satırları sanatçıyı övmek için yazmadım… Gözlerimi yaşartan besteler dinlemiş, bestecinin virtüözlüğü karşısında donup kalmıştım. Duygulanmıştım… Çünkü onlarca yıldır, bizim müziğimizi temel alarak gerçekten ama gerçekten “çok sesli” besteler yaratılmasını düşlemiştim. Senfonisini dinlerken romanlarımdaki sahneler beynimden kalbime iniyordu.
    Sanatçıyla görüşürken öğrendim ki, o Atatürk’ün Harika Çocuklarından biri olarak 5 yaşında keşfedilmiş, ABD’de, Avrupa’da eğitim görmüş sayısız beste yapmış, 17 albüm çıkarmış, Türk Müziğine 3 makam (beste değil) eklemiş… Hasan Cihat Örter’den söz ediyorum… Daha çok edeceğim…
    Utancıma gelince: böyle bir sanatçıyı daha önce tanıma basiretini göstermediğimdendir..
    *
    Ama bugün Ordu’nun avukatlarında sıra… Onlar her türlü hak-hukuk işini, halkın sorunlarını dert edindikleri gibi, sanat, bilimsel konferans etkinliklerini, eğitim sorunlarını da dert ediniyorlar. Avukat Kenan Çebi’nin boş bir anını görmedim. Her etkinliği yalnız kendi kentine değil başka kentlere de taşımak, tanıtmak için koşuyor, koşuyor, koşuyor!..
    O ve arkadaşlarını tanıyınca elli yıldır düşlediğim kişilerle tanışmış olduğumu anımsadım…
    Onlar avukat değil, başta Av. Kenan Çebi olmak üzere, birer halk adamıydılar… Onlara destek veren öğretmenler, mühendisler, esnaf, işadamları ve gençler de birer halk adamı oluyorlardı…
    Yalnız kendilerini değil, sade suya tirit siyasal toplantıları ve konferansları değil gerçek işleri dert edinmişler!
    Örnek olsunlar! Örnek alınsınlar!

    Mustafa Yıldırım -Yazar
    İletişim: yldrm@ttnet.net.tr
    Yayın: 08.05.2006

    BU MESAJ HCÖ TARAFINDAN YAZILMIŞTIR. PROF. DR. MEHMET KEREM DOKSAT

  71. AKIN OK

    26 Mayıs 2007

    Şu ana kadar magazin dedikoduları yapanlar gibi
    Şu sitenin sahibi dahil yaptığınız kötülüklerle
    İnsanları birbirine düşürmek için o lanet çabanızı kınıyorum
    Erkan Oğur gibi bir çok yaratıcıyı iyi tanırım onlarda bizi
    Sizin gibi paparazi asalaklığı yapmaya çalışanların başka yeteneği yok ki
    Bizim ne sizin gibilere nede başka karanlıklara ihtiyaçımız yok!
    Aşkın insanlığını yaşaman ve yeniden doğman dileğiyle
    Yeni bir hayat seçip nefes alman arzusuyla
    Yolun açık olsun flamenko isimli ruh yolun…

    MU Kıtası-Anadolu Uyğarlığı

  72. - Gazeteci,Yazar

    26 Mayıs 2007

    “flamneco” denen şahsın, koskaoca bir Üstada attığı iftiraları, Dostum Kerem Doksat’ın sitesi okumam, dünyaca ünlü, Ülkemizin medar-ı iftiharı bir sanatçıya yapılmış en büyük kötülüklerdendir. Üstad Hasan Cihat Örter’i Modern Folk Üçlüsü Zamnından tanırım, 1995-98 yılları arasında bu güzide grubumuza sevgili Doğan Cankudan sonra, sanatıyla ve engin müzik bilgisiyle hizmet vermiş, Albümler yapmış ve Ülkemizi Yurt dışında gururla temsil etmişlerdi.

    Şimdi en kısa zamanda, bu “flamenco” nick nameli terbiyesiz şahsın IP numaraları ve kimlik bilgileri tesbir edilip hakkında, uluslararası bir sanatçıyı kötüleme ve hakaratten T.C. mahkemelerine dava açılacaktır.

    Net ortamı öyle ucuz ve değerli bir sanatçıya karalama yapılacak bir ortam değildir, bunun böyle olmadığını ispat için ben elimden geleni yapacağım.

    Üstad Hasan Cihat Örter Kardeşime ve O’nu sevenlerine sevgilerimle.

    Hıncal Uluç
    Gazeteci-Yazar

    BU MESAJ BİZZAT HCÖ TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞTİR. PROF. DR. MEHMET KEREM DOKSAT

  73. Siyavuş Arkan

    26 Mayıs 2007

    İnternette uzun yazılar sıkar beni…

    Ama bu yazıları sonuna kadar okudum. Şaşırmadım.

    Zaten eleştiri sevmeyen bir toplum olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Bu tip yazıları beklemek normaldi. Ama eleştirmek bir ölçüde sahip çıkmak değilmidir? Bence hakkında hiçbirşey söylemediklerimiz dışladıklarımızdır. Bu sanatçı da olur, zanaatçı da, normal insan da.

    Sayın Hasan Cihat Örter’in sanatı hakkında söyleyebilecek herhangi bir şeyim yok. Küfür etmesi vs, haşa duymadım. Söylenen linklere tıkladım ama ulaşamadım. O konuda da söyleyeceğim bir şey yok

    Benim açımdan normal olmayan şey Sayın Örter’in verdiği cevaplardaki üslub ve tavır. Bir sanatçıya ne kadar yakışıyor bilemiyorum.

    Saygılar

  74. AKIN OK

    26 Mayıs 2007

    Cinayetleri işleyenler kadar
    O cinayetlere ortak olanlar daha da suçludur ki
    Ülkemizin aydınlanmasını isteyenler ,doğruyu arayanlar
    Öncelikle o cinayetlere her gün , her saat çanak tutmayıp yaşarlarsa
    Öküz altında buzağı aramaktan kurtulup kendilerini tedavi edebilirler
    Buyrun kendi aynanıza ve sofranıza yemek yiyebilecek misiniz?
    İşte kaşık işte bıçak işte çatal…

    Munzur Dağı Etekleri…Tunceli

  75. flamenko

    26 Mayıs 2007

    Ben kimseye hakaret etmedim.Ben de Hasan Cihat Örtere dava açıyorum,yaptığı küfürlerden dolayı…

  76. sultanTÜRKOĞLU

    26 Mayıs 2007

    Sn. AKIN OK (şarkı sözlerini çok beğendiğim.. yazılarındaki üslubu içtenlikle benimsediğim ve değer verdiğim), Sn. HINCAL ULUÇ, (gazeteci yazarlığıyla bir meslekdaşı olarak iftihar ettiğim, dobralığını çok beğendiğim), Sn. MUSTAFA YILDIRIM (tutkunu olduğum yazar.. vatan evladı, vatan toprağının sesi) SİZLERİ ELLERİNİZDEN, ÖPÜYORUM… TANRIM YALNIZ DEĞİLMİŞİM BU DOĞRU YOLDA.. BU AYDINLANMA SAVAŞINDA HASAN CİHAT’ın YAKTIĞI MEŞALEYİ KENDİME BAYRAK YAPTIĞIM BU YOLDA YALNIZ DEĞİLMİŞİM.. NE MUTLU DOĞRULARDAN VE İYİDEN YANA OLANA…

  77. flamenko

    26 Mayıs 2007

    BEN TEKRAR SÖYLÜYORUM.HASAN CİHAT ÖRTERE EN UFAK BİR HAKARETİM OLMADI VE OLAMAZ DA. AMA İŞ BAYA BÜYÜDÜ.AİLEMİ DE DÜŞÜNEREK BU YAZIYI YAZIYORUM. HASAN CİHAT HOCAM’DAN ÖZÜR DİLİYORUM BAZI YANLIŞ KELİMELERİMDEN DOLAYI. BEN ONUNLA EVİNE GİDİP YÜZYÜZE KONUŞUCAM HERŞEYİ. TEKRAR ÖZÜR DİLİYORUM!!

  78. flamenko

    26 Mayıs 2007

    ŞUNU DA SÖYLEMEK İSTİYORUM.EĞER BANA SANATÇIYA HAKARETTEN VE İFTİRADAN DAVA AÇILIRSA ;

    *BEN NE HAKARET ETTİM NE DE İFTİRA ,SADECE Bİ KAÇ SİVRİ LAF VE BUNUN İÇİN DE ÖZÜR DİLEDİM.

    *İFTİRA OLARAK NİTELENDİRDİKLERİNİZİN,İFTARA OLMADIĞINI İSPATLAYACAK TANIKLARIM VAR

    *EĞER BANA 3. BİR KİŞİ DAVA AÇACAKSA, BEN DE HASAN CİHAT ÖRTERİN,ERKAN OĞUR’A ETTİĞİ KÜFÜRLERDEN DOLAYI VE FORUMLARDA MÜZİSYENLERE ETTİĞİ KÜFÜRLERDEN DOLAYI DAVA AÇICAM…http://www.geyiq.com/forum/kyl-oluyorum/hasan-cihat-ortere-24932.html

    *BEN BURADAKİ HERKESTEN,SÖYLEDİĞİM BİR KAÇ SİVRİ SÖZ İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM AMA DAVAMIN ARKASINDAYIM VE KİMSEDEN KORKMUYORUM.

    *YAŞIM 22 ,ÖĞRENCİYİM BUNU DA BELİRTEYİMM..

  79. Av.N.B -İstanbul Barosu

    26 Mayıs 2007

    Sevgili Flamenko,
    *EĞER BANA 3. BİR KİŞİ DAVA AÇACAKSA, BEN DE HASAN CİHAT ÖRTERİN,ERKAN OĞUR’A ETTİĞİ KÜFÜRLERDEN DOLAYI VE FORUMLARDA MÜZİSYENLERE ETTİĞİ KÜFÜRLERDEN DOLAYI DAVA AÇICAM…http://www.geyiq.com/forum/kyl-oluyorum/hasan-cihat-ortere-24932.html

    Bunları Üstadın kendi ağzından söylediklerini kulağınla duydunmu, ses kaydı varmı? Belgelerle Hakime ve Savciliğa sunabilirmisin?

    Eğer ispat edemezsen, başın büyük dette demektir.

    Biliyorsun, Net otamında Sanatçımız Hasan Cihat Örter adına nick name alıp, onun adınada kötü şeyler yazabiliyolar.

    Av. N.B - İstanbul Barosu
    Sulh , Ceza Mah. Av.

    BU MESAJ BİZZAT HCÖ TARAFINDAN YOLLANMIŞTIR: PROF. DR. MEHMET KEREM DOKSAT

  80. flamenko

    26 Mayıs 2007

    Sayın avukat ben hakaret etmedim ve özür diledim bazı yanlış kelimelerimle alakalı.Ama benim üstüme geliyor herkes.Ben özür dilememe rağmen.ben bi iddia da bulunmuyorum şu an.Ben özürümü diledim ve sadece elimde msn kayıtları vaküfür içerikli ama ben ortalığa koymam asla. Eğer gerçekten üstad ise bu oalyın üstüne gitmez bu kadar.Çünkü ben diğer insanlar gibi küfür etmedim sadece eleştiride bulundum ve bazı sivri sözler için özür diledim. Hasan hoca kendisine küfür edenleri dava etsin bence.. Ben de Erkan Oğur üstadı arayacağım yanımda olması için,eğer bana haksız yere bir dava açılırsa.. Ben sadece eleştridim ve bazı yanlış sözler için özür diledim..

  81. Utku Türel

    26 Mayıs 2007

    Merhabalar…

    İsmim Utku Türel. Gitaristim ve 4 senedir çok sevdiğim flamenko ile ilgilenmekteyim. “flamenco” takma isimli şahsı iyi tanırım. Kardeşim biraz sert ve yanlış bir üslup kullanmış. Zaten bununla ilgili özür de dilemiş. Onun dışında Hasan Cihat Örter hakkındaki iddialarının birçoğunun doğru olduğuna (geri kalan hakkında fikrim yok) bizzat şahit olduğumu belirtmek isterim.

    Herkese saygı ve sevgilerimle
    Utku Türel
    e-mail: donjuan1905@hotmail.com

  82. Özgür YIlıdz

    26 Mayıs 2007

    Benim düşünceme göre sayın Örter mükemmel bir enstrümentalist. Yaptığı müziğe söyleyecek söz bulamıyorum. Fakat kendisinin davranışlarını onayladığımı söyleyemem. En küçük bir saygısızlık veya hakarette bulunmamama rağmen bana hakaret dolu mesajlar göndermiş, bu mesajlara tekrar tekrar saygı çerçevesinden çıkmadan cevaplar yazmıştım. Sanatçılık demek mükemmel gitar çalmak demek mi? Yoksa bunun yanında insanlarla ilişkilerinde de örnek bir insan olmak mıdır?
    Yinelemek isterim. Sayın Örter’in müzikal kişiliğini takdir ediyorum. Fakat aynı başarıyı insan ilişkilerinde de göstermesini diliyorum. Kendisine en içten saygılarımı gönderiyorum.

  83. flamenko ( Süleyman Süha)

    26 Mayıs 2007

    Kullandığım 1-2 kelime için özür diledim ama ben hiçbirşeyi uydurmadım.Eğer benim hakkımda böyle birşey için dava açılacaksa,önce Hasan Cihat Örtere açıkça küfür edenlere dava açılsın.Ben bazı şeylere tanık oldum ve şahitlerim de var ama Dava falan açma düşüncesinde değilim.Gerekirse Erkan Oğur Üstada ulaşıcam ve yardımlarını isteyeceğim.Benim kimseden korkum yok ve ne yaptığımın bilincindeyim.Ve tekrar söylediğim 1-2 yanlış kelime için özür diliyorum fakat düşüncelerimde hiç bir değişiklik yok… Saygılar

    Süleyman Süha (Ankara)
    bsus4@hotmail.com

  84. Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat

    26 Mayıs 2007

    Sayın Web Mekânı Ziyaretçilerim,

    Hasan Cihat’la tanışıklığımız seneler öncesine gider. Hâttâ ikinci evliliğimin akabinde Şamdan’da verdiğimiz yemeğe de karısıyla birlikte iştirak etmişlerdi. Hasan benim musıkî bilgimden haberdar olduğu için, özellikle konserine çağırdı ve düşüncelerimi açıkça yazmamı kendisi istedi.
    Eh, ben de yazdım; efendice ama neyse o olarak…
    Karşılığında bana yazdığı cevaplar yukarıda ve maâlesef müşahadelerimi teyit ediyor. Tenkide tahammülü yok ve ağzını -maâlesef- bozuyor. Allahı var, bana alenen hakaret etmedi ama buraya yazdıkları beni üzdü, gelgelelim şaşırtmadı.
    “Flamenko” rumuzlu gencimizin Sayın Hıncal Uluç’un da etkisiyle fena hâlde kendisini köşeye sıkışmış hissettiğini görüyorum. Keşke diline daha hâkim olabilse idi. Belki bu ona ibret teşkil eder ve bundan sonra dikkatli olur. Sayın Hıncal Bey’in müthiş münekkitliğini hatırlayınca, belki buna benzer yüzlerce yazısının yüzü suyu hürmetine, bu delikanlıyı hoş görebilir ümidindeyim.

    Narsisizm, yaratıcılık ve san’at konusunda bir yazı hazırlıyorum. Yakında okursanız sanırrım hoşunuza gidecektir.

    Hepinize sevgi ve saygılarımla…

  85. Hüsamettin Küçük

    26 Mayıs 2007

    Değer verdiğim yazarlardan biri olan,bu ülkenin bataktan kurtulması için mücadele veren Mustafa Yıldırım’ın yazdıklarını okuyunca,H.C.Örter’in müziğiyle duygulandığını öğrenince,şöyle bir itirafta bulunmak içimden geldi:Hasan Cihat yaptığı müzikleri hissederek yapıyor,içinden gelerek yapıyor.Yıllar önce armoni dersleri aldığım bir müzik profesörü,H.C.’ın kullandığı armoninin çok çocuksu,çok yüzeysel olduğunu söylemişti.Fakat benim şöyle bir görüşüm var:Müzikte aslolan içtenlik ve güzelliktir.Önemli olan,müziğin,dinleyene güzel,tatlı duygular yaşatmasıdır.Böyle olunca,yalın teknikler içerse de,içtenlikle yapılan ve dinleyeni duygulandıran müzikler,karmaşık teknikler içeren ama içtenliksiz yapılan ve dinleyene pek birşey hissettiremeyen müziklerden daha değerlidir.Gerçek sanatçılık da,sanatı saf içtenlikle icra edebilmek ve başkalarına değerli duygular hissettirebilmektir.Sanatçı kişilik olarak sütten çıkmış ak kaşık olmak zorunda değildir.Gerçek sanatı yaşayabilmek,biraz da,kolay kural tanımayıp düşüp kalkmakla,duygu dünyasını geniş bir yelpazede yaşamakla,açıkçası biraz dengesiz olmakla mümkündür.Tarihin en büyük sanatçılarından Wagner,lanet bir kişiliğe sahipti.Ölümü de,karısının evde olmadığı bir saatte,hizmetçisine sarkarken kalp krizi geçirmek suretiyle olmuştur.Ama eserleri olağanüstüdür ve bir kişinin Wagner’e “Sanatçı değildir” diyebilmesi için aklını kaybetmiş olması gerekir.Dev Fransız şair Rimbaud,dengesiz ve kişiliğinin bir yönüyle şeytani biriydi.H.C.’ın kişilik olarak cici çocuk olması gerekmiyor.Hayatını öğrendiğim olağanüstü sanatçılar arasında hiçbir cici çocuk hatırlamıyorum.H.C.’ın geçmişte çok fazla müzik çalışmış olduğunu da kimse inkar edemez.Müziklerini dinlerken de,müziği derinlemesine bilen birinin çok etkilenmesi mümkün değil ama,samimiyeti itibariyle insana güzel duygular yaşatabiliyor.Ayrıca H.,müzikte Doğu-Batı sentezini en güzel yapanlardan biri.Sonuç olarak diyorum ki:1-H.C.’ın hayatı boyunca müzik konusunda sergilediği büyük çalışkanlığa saygı duymalıyız.2-H.C.’a;kültür yozlaşmasına karşı verdiği mücadele cihetiyle saygı duymalıyız.3-H.C.’ın müziğini keyifle dinleyen,onun müziğiyle güzel duygular yaşayan insanların duygularına saygı duymalıyız.AMA;4-H.C.’da,kendini övmeği ve çok büyük görmeyi bırakıp sadece işleriyle gözükmeli.Sanatta da,bilimde de ilerleme,kendini yeterli görmemekle mümkündür.Bazı kişile