Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1224 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

Amerika, İsrail ve Eskişehir

Amerikan ekonomisinin ve DDD’yi (Dünya Derin Devleti) teÅŸkil eden büyük sermâye çevrelerinin malları kârsızlığa meyletmiÅŸken yapılan acâyip bir seçimle Mr. Bush dünyânın en büyük gücünün başına oturdu. Akabinde 11 Eylül saldırısı vukû buldu. Nedense baÅŸkanı deÄŸil de, onun yardımcısını koruma altına aldılar! Bir zekâ, belâgat ve hitâbet dehâsı baÅŸkan buyurdu: “Crusade: Haçlı Savaşı”; bu bir sürç-i lisan (lapsus, paraparexis) filân deÄŸil, ağızdan kaçırılan bir sır ifşâsıydı. Sonraki göstermelik dinler arası kardeÅŸlik ÅŸovlarını Mr. Salvation Autonomous bile beceremezdi vallahi.

Her biri milyon küsur Dolarlık bombalar bol keseden atılmaya baÅŸlandı ÅŸu kürre-i arzın en fakir, câhil, İslâm nâmı altında süründürülen kavimler topluluÄŸunun başına. Hâlbuki o acâyip rejimi kurduranlar kendileriydi! Irak’ı da vuracaklar. Gerekçe mi, somut kanıt mı? DDD kararını vermiÅŸ bir kere.

Üzmeyin tatlı cancağızlarınızı; bir video kasedi daha “bulurlar”…Bütün “uygar” dünyâ taraf oluverdi ve “teröristbaşını” imhâ etmek üzere Amerika’nın yanında saf tuttu (bizdekini ise desteklemeye devam ettiler) ve net bir Müslüman düşmanlığı baÅŸladı…

İsrailli diplomatların artan faâliyetlerini, Mr. Sharon’un sinsice tırmandırdığı Siyonist harekâtı pek az kiÅŸi fark edebildi. Filistinliler aç, sefil ve çâresiz bırakılmışlardı. Kime gam! Plânın ikinci perdesini baÅŸlattı ÅŸeytan: İşgâl, katliam ve gittikçe netleÅŸen bir soykırım! Hem zaman olarak da, bizim büyük medyamız da ilk Kürt stand-up’çısını kutlamaya baÅŸladı (Hürriyet’in 01 Nisan 2002 nüshasına bakın). Ne tesâdüf Yâ Rabbi!

Bu arada, Mr. Salvation Autonomous’un hile ile katılmamı saÄŸladığı rezâlet bir TV programında tanıştığım Emre Ayan isimli 23 yaşında bir pırlanta ve diÄŸer mücevherat beni EskiÅŸehir’e konferansa çağırdılar. Åžerden hayır nasıl da doÄŸuyor. ESKUT’u kurmuÅŸlardı, yöneticileri eskiden kuaför olan bir hanımefendiydi ve muhtemel doÄŸal felâketlere karşı korunmak üzere fîsebilillâh örgütlenmiÅŸlerdi. Pazar sabah gidip EskiÅŸehir halkıyla kucaklaşıp, gecesi döndüm arabamla; karımla kızımı Han’a bile götürmeye yetiÅŸtim.

   Bu hafta paranoid tavsifine uyan bir yazıyla kavuştuk, devamı bakalım nasıl olacak.

      Sevgiyle…

Mehmet Kerem DOKSAT

1 Yorum

su levÅžubat 2nd, 2007 03:04

Merhabalar…

Mr. Sharon’un sinsice tırmandırdığı Siyonist harekâtı” ifadenizdeki Siyonizm bir “izm” midir? Nedir? Her isteyen Siyonist olabilir mi? Bir akım mıdır? Tehlikesi veya faydası var mıdır?

Sakın Siyonistler birer ÅŸeytan deÄŸil de, sâdece var olmaya çalışan, barış içinde yaÅŸamak özleminde olan insanlar olmasın? Evet o çâresiz aç ve sefil Filistinliler’i maÅŸa gibi kullanan Suriye, İran gibi Arap devletleri olmasın. Bilmem ki madalyonun diÄŸer yüzü diye bir ÅŸey var mıdır, yoksa sizin madalyonlar hep tek yüzlü müdür?

Hiç sormadınız mı acaba kendinize, neden kardeÅŸ Müslümanlar Filistinliler’e hep silâh ve mühimmat yardımı yaparlar da, halkı eÄŸitmek ve refah içinde yaÅŸamalarını saÄŸlamak adına giriÅŸimlerde bulunmazlar?

Saygılarımla.
Su Lev.

MKD: İnternette, hem de kendi web mekânlarında bunların hepsinin cevabı var; hele İngilizce’niz varsa, sırtınız yere gelmez.

Uyduruk e-adresinize raÄŸmen cevap veriyorum.

Bir de İsrail’in kuruluÅŸunu tetkik edin. Bütün Arap ülkelerinin nasıl DDD’nin kucağında oturduÄŸunu bir keÅŸfedin…

Saygılar…

Yorum Yapın

Mesajınız