Filadelfiya’da bir Azeri, Malatya’da bir Kongre
Bu yazi toplam 119 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.
Evrimle ilgili yazılara bir fasıla ve birkaç paylaşım.
Amerikan Psikiyatri Birliği kongresi için Filadelfiya’dayız. Akşam yemeğinden dönerken şoför sohbetimize katılıyor, Türkçesi de düzgün. İran Azerisi olduğunu, ilk çocuğundan sonra karısının ikinciye hamile olduğunu anlatıyor. Şiî olduğunu söylüyor. ‘Burada epey Türk var ama maalesef çalışmaktan mı ne, pek dayanışma yok‘ diyor. Gece yarısından sonra ekmek parası için direksiyon sallayan bu fakir insan bütün ısrarımıza rağmen bizden para almıyor. Ne bir daha karşılaşacağız, ne en ufak bir menfaati var!
Malatya’da Sosyal Psikiyatri Kongresi’ndeyiz. Brezilya ile ilk maçın oynandığı saatlerde iki grubun panelleri var. Erken saate ve maç muhalefetine rağmen dinleyici sayısı fena değil. İlk panelde globalizasyonun götürdükleri tartışılıyor, millî mânevî değerlerin kaybedilmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci panelde bendeniz saldırganlığın evrimsel kökenlerini, bir arkadaşımız da silahlanmanın götürdüklerini anlatıyoruz. Ertesi gün rüzgâr farklı esiyor ve Ermeni, Kürt ve diğer etnik grupların hakları konuşuluyor. Psikiyatriyi Marksizm’le psikanalizin el ele verişinin kurtaracağı şâheserini, bir başka dostumuzun ‘tabii ki materyalizm bazında olan, tasavvufla psikanalizi kucaklayacak yeni bir paradigmanın psikiyatrinin geleceğini oluşturacağı’ müjdesi takip ediyor. Jung’dan, arketiplerden bahsediliyor. ‘Yâhu, dün ben evrimsel psikiyatri anlatırken bütün bu zevat nerelerdeydi?’ sualime aldığım cevap beni hâlâ gülümsetiyor: “Ulus devletin takımının maçını izliyorduk”.
Kupadaki her maçla insanlar sokaklarda, kırmızı beyaz bayrağımız bütün âlemde sallanıyor, salınıyor. Millî gururumuzun ne kadar acıkmış olduğunu görüyorum. Maslowien anlamda, temel güvenlik ihtiyacımız bile ekonomo-politik belirsizlikten dolayı sarsılmış olmasına rağmen, âidiyet ve mensubiyet duygumuzun ne kadar güçlü olduğunu müşahede ediyorum. Filadelfiya’daki Türk’ü hatırlıyorum, gözlerim doluyor.
Etnik kökenlerimdeki karmaşaya hiç aldırış etmeksizin Türklüğüm’le gurur duyuyorum. Biz, biziz, kültürel evrimimizi hızlandırmak da hepimizin vazifesi.
Sevgiyle, saygıyla, selâmla.
Prof. Dr. Mehmet Kerem DOKSAT