Arsiv : Eylül 2006

Davos’ta İskender Kebabı

İsviçre’nin Davos şehrinde yapılan “Şizofreni Kış Toplantıları”‘nın sonuncusuna katılıp, 6 günlük bir bol kar, temiz hava ve şizofreni muhabbeti çorbasını müteakip, aybaşında ülkeme döndüm. Bu mel’un hastalığın sırrına gittikçe daha fazla vâkıf olduğumuzu bir kez daha fark etmenin yanısıra, bu tür kongrelerin şöyle bir hoşluğu da oluyor: Yurt içinde bir türlü bir araya gelemeyen meslekdaşlar, hele bir de “diyâr-ı küffârda” olmanın verdiği dayanışma ruhu içerisinde, bir güzel hasret gideriyorlar. Ankara’dan, Eskişehir’den, Antalya’dan, Diyarbakır’dan… velhâsıl, Türkiye’nin dört bir yanından hocalar, meslekdaşlar kaynaştık, söyleştik. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar

Amerika, İsrail ve Eskişehir

Amerikan ekonomisinin ve DDD’yi (Dünyâ Derin Devleti) teşkil eden büyük sermâye çevrelerinin malları kârsızlığa meyletmişken yapılan acâyip bir seçimle Mr. Bush dünyânın en büyük gücünün başına oturdu. Akabinde 11 Eylül saldırısı vukû buldu. Nedense başkanı değil de, onun yardımcısını koruma altına aldılar! Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (1)

Filadelfiya’da bir Azeri, Malatya’da bir Kongre

Evrimle ilgili yazılara bir fasıla ve birkaç paylaşım.

Amerikan Psikiyatri Birliği kongresi için Filadelfiya’dayız. Akşam yemeğinden dönerken şoför sohbetimize katılıyor, Türkçesi de düzgün. İran Azerisi olduğunu, ilk çocuğundan sonra karısının ikinciye hamile olduğunu anlatıyor. Şiî olduğunu söylüyor. ‘Burada epey Türk var ama maalesef çalışmaktan mı ne, pek dayanışma yok‘ diyor. Gece yarısından sonra ekmek parası için direksiyon sallayan bu fakir insan bütün ısrarımıza rağmen bizden para almıyor. Ne bir daha karşılaşacağız, ne en ufak bir menfaati var!
Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar

YALAN

Yalanı bilimsel olarak ve adlî psikiyatri terimleriyle tanımlarsak şöyle denebilir: “Fârik ve mümeyyiz olan, şuûr ve harekât serbestîsi yerinde olan bir kimsenin, bilerek hilâf-ı hakikat beyanda bulunması“!

Daha basit bir dille yazarsak ise, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilen, bunu yapabilecek derecede bilinci yerinde ve aklı başında olan bir kimsenin, bilerek ve isteyerek doğru olmayan şeyler söylemesine, yalan söyleme denir. Bu tanım insan için geçerli. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar

KAVRAM VE MEFHUM FARKI

Geçen gün bir dostum bana kavramla mefhumu neden ayırt ettiğimi sorup, “matematikçiler bile ikisini aynı anlamda kullanıyorlar” dedi. Ona verdiğim cevap şöyle idi:Matematikçilerin iki kavramı müterâdif veya eş kullanmaları çok doğal çünkü işleri güçleri soyut şeyleri, yâni notion’ları (mefhumları) düşünmek. Felsefî düşüncede müşahhas (concrete: somut) veya oldukça sarih, basit şeylere concept, mücerret (abstract: soyut) şeylere notion denir.

Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar

10 sayfa : « ilk Sayfa ... « 1 2 3 [4] 5 6 7 » ... Son Sayfa »