Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 3370 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

FAŞOMANİ

“Monomani” terimi Fransız Psikiyatrisi’nin dünyaya hediyesi.

Her şeye âdeta perseveratif bir şekilde, peşin ve değiştirilemez bir hükümle yaklaşmak, bakmak ve bunu hep yapmak demek. Yâni taşkınlık hastalığı olan Mani ile ilgisi yok.

Her ne kadar Amerikan Psikiyatrisi bu lâfı pek tutmamışsa da Piromani, Trikotillomani gibi terimler nozolojiye sızmayı başarmış… Monomaninin hezeyandan (sanrı: delusion) farkı, normâl addedilen kişiler arasında da çok yaygın olarak varlığını sürdüren bir “aşırı değer verilmiş fikir (over-valued idea) olmasıdır. Ben de ilim ve irfan dünyamıza birkaç yeni kavramı teklif etmek istiyorum: Fashomania (Faşomani), Communistomania (Komünistomani), Ziyonistomania (Siyonistomani).

Åžimdi bunları teker teker, lâfı da fazla uzatmadan arz edeyim…Bu yakınlarda internetten şöyle bir haber düştü bilgisayarıma: http://www.samanyoluhaber.com/index.php?khide=1&ghide=1&hid=24821&sec=18 web adresinde “darbeci profosör” (vallahi aynen böyle: profosör) baÅŸlığıyla bir de fotomontaj eklemiÅŸler. Tarih ve saat 2006–10–12 10:16:54. Sanırsınız ki bendeniz İstanbul Üniversitesi kapısında darbe yapmışım, “acaba dissosiye olup da yapmış mıyımdır” diye geçirmedim deÄŸil aklımdan!

Önce Türkçesi’ni düzelterek haberi yazayım:

Darbeyi öven profesör kürsüyü terk etmek zorunda kaldı.

İstanbul Üniversitesi CerrahpaÅŸa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Kerem Doksat, katıldığı konferansta darbecileri öven bir konuÅŸma yapınca sert tepki gördü. Panelistlerin ve dinleyicilerin protestolarıyla karşılaÅŸan Doksat, “Burada daha fazla durmam hoÅŸ olmayacak” diyerek toplantıyı terk etti. Panelistlerden Prof. Dr. Cemil Oktay, Doksat’ın söyleminin “üçüncü dünyacı” olduÄŸunu belirtirken, Radikal Gazetesi yazarı Murat Belge, “Bu üçüncü dünyacılık da deÄŸil. Düpedüz Neo-Nazizm” yorumunu yaptı. Söz konusu olay, Mülkiyeliler BirliÄŸi İstanbul Åžubesi’nin Bilgi Üniversitesi’nde düzenlediÄŸi “linç” konulu konferansta yaÅŸandı.

Prof Antitürkçü Cemil Oktay

Prof. Dr. Cemil Oktay: “Türkiye, Türk’lerin deÄŸildir” diyen adam!

Toplantıda, linçin psikolojik yönünü anlatması beklenen Doksat, konunun dışına çıkarak siyasî değerlendirmelerde bulundu.

İsmet İnönü’den sonra ülke idâresine seçimle gelmiÅŸ bütün siyasîleri “Amerika’nın adamı” olarak niteleyen psikiyatrist, ABD’nin onayı olmadan Türkiye’nin başına kimsenin geçemediÄŸini iddia etti. 1960 ve 1971 askerî darbelerini savunan Doksat, ihtilâller sonrası yapılan idamların BaÅŸbakan Adnan Menderes ile sol hareketin ünlü ismi Deniz Gezmiş’i kahraman yaptığını söyledi. Prof. Dr. Doksat, şöyle konuÅŸtu: “Asker iki defa hata yaptı. Menderes’i indirdi, doÄŸru yaptı ama astı. Asılmasaydı 30 sene sonra iâde-i îtibar olarak havaalanına onun ismi verilmezdi. KeÅŸke asılmasaydı da sürünseydi. İkinci hatası “Marksistim” diyen adamları astı. Onlar ÅŸimdi kahraman oldular. Belki yaÅŸasalardı, ÅŸimdi büyük bir holdingin başında, “Ben eskiden Marksisttim” diyenlerden olacaklardı.”

Türk-İslâm sentezi söylemiyle politika yapanların ülkeyi ABD’ye sattığını ileri süren Doksat, “Şimdi de Türklüğü de bırakmış bir partinin memleketi artık alenen peÅŸkeÅŸ çektiÄŸini görüyorsunuz” ÅŸeklinde konuÅŸtu. Sol kesime de oklarını yönelten Doksat, DSP lideri Bülent Ecevit döneminde solculuk olmadığını ileri sürdü. Bütün dünyaya karşı Türkiye’nin millî bir dayanışma içinde olmasını tavsiye eden Doksat, demokratik yöntemler ile bir sonuç alınamayacağını sözlerine ekledi. Toplantının moderatörlüğünü yapan Maltepe Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Uluslararası İliÅŸkiler ve Avrupa BirliÄŸi (AB) Bölüm BaÅŸkanı Prof. Dr. Cemil Oktay, Doksat’ın tahlillerinin kendisini rahatsız ettiÄŸini, bu söylemin üçüncü dünyacı olduÄŸunu dile getirdi. Radikal Gazetesi yazarı Murat Belge ise, “bu üçüncü dünyacılık da deÄŸil, düpedüz Neo-Nazizm” yorumunda bulundu.

Murat Belge

“Türk” dedin mi “FaÅŸist” diyen profesör!

Konferansı dinlemeye gelenlerin de eleÅŸtirilerine maruz kalan psikiyatrist Doksat, bir dinleyicinin “siz ÅŸaka mı yapıyorsunuz? Bunlar kahvelerde konuÅŸulan hezeyanlar” ÅŸeklindeki sözleri üzerine daha fazla kalmasının anlamı olmadığını söyleyerek toplantıdan ayrıldı. Prof. Dr. Doksat’ın alanının dışına çıktığını belirten Mülkiyeliler BirliÄŸi İstanbul Şûbesi Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Müfit ErkarakaÅŸ ise konuyla ilgili ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı: “Profesör, linçin insan psikolojisindeki öncüllerini anlatacaktı. KiÅŸiler kendi alanlarının dışına çıkıp ahkâm kestiÄŸinde dinleyicilerin tahammülü olmuyor. KeÅŸke bu gerginlik olmasaydı. O da saçmalama hakkını kullanıp dilediÄŸi kadar konuÅŸsaydı”.

Deprem profesörü de darbeyi övmüştü

İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celâl Åžengör de Milliyet Gazetesi’ne verdiÄŸi demeçte darbeyi övmüştü. Åžengör’ün “Ordu gâyet tabii ki darbe yapabilir. Ordunun görevi memleketi korumaktır” ÅŸeklindeki açıklaması kamuoyunun tepkisini çekmiÅŸti.

Celâl Şengör005

Celâl, darbe hazırlığında!

———

Akabinde meslekdaşım Dr. Nezih Varol bu muhteÅŸem haber üzerinde ÅŸu yorumu yaptı: “Ben konuÅŸmada darbenin övülmesini görmedim ama konuÅŸmanın da bir neo-liberalizm olduÄŸuna katılmıyorum. Birçok eski solcu arkadaÅŸlarımın günah çıkartmasındaki benzerlikleri gördüm. Siyasal geliÅŸmeleri M. Kerem DOKSAT yorumlamış; burada bence önemli olan dinleyicilerin -ki Bilgi Üniversitesi olduÄŸuna göre genç bir öğrenci popülasyonu olduÄŸunu anlıyorum- Türkiye ALMANAK’ını bilmediklerinden, okumadıklarından ve ilgilenmediklerinden ne söylendiÄŸini anlayamamışlar. DiÄŸer konuÅŸmacılarda bana göre popülist yaklaÅŸmışlar. Her ÅŸeyden öte keÅŸke asıl konu olan LİNÇ iÅŸlenmiÅŸ olsa idi”.

Gene belâgatine ve münevverliğine çok güvendiğim Dr. Atila Demirkasımoğlu da şunları yazdı: “Ben Murat Belge ve Bilgi Üniversitesi grubunun Liberal olduğunu ve faşizan eğilimler gösterdiğini düşünüyorum. Faşizan olmaları tek tip görüş dayatmaya olağanüstü eğilim göstermelerinden kaynaklanıyor. Her konuşmayı üçüncü dünyacı niteleme Batıcılığa teslimiyetin işareti. Ben de kerem Doksat’ın görüşlerinde darbe övücülüğü görmedim.

Kerem Doksat’a sen uzmanlık bilgini ver uzmanlık görüşünü sakın genişletme, biz onun gerisini de sonrasını da yorumlarız, sonra da her görüşten insanı karşıtlarımızı bile çağırdık deriz demek istiyorlar. Bu oyunu o kadar sık oynuyorlar ki, herkesi aptal kendilerini akıllı sanıyorlar. Öyle sanmaya devam etsinler.

Liberal Faşizm sert yüzünü giderek daha çok gösteriyor. Üzücü.

Tekel olmaktan çıktıkları her an hırçınlaşıyorlar”.

———

İŞİN ESASI

Bir kere haber eksik ve tarafgir; ayrıca da yalan kısmı var. Yâni hem misenformatif, hem de dezenformatif!

Önce yalanı söyleyeyim: Mülkiyeliler BirliÄŸi Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Müfit ErkarakaÅŸ yakinen tanıdığım ve aklı başında, fazilet sâhibi, görgülü bir insandır. Arkamdan “keÅŸke saçmalama hakkını kullanmaya devam etseydi” demiÅŸ olabileceÄŸine inanamayıp hemen kendisi cep telefonundan aradım, o da ÅŸaÅŸtı kaldı! İstersem tekzip edebileceÄŸini de söyledi ama gerek dahi olmadığı kanaatine vardık beraberce. İnanmayan sorabilir, elektronik posta adresi mufit@nursanlar.com.

Mufit ErkarakaÅŸ

Müfit Erkarakaş

Konuşmaya biraz gecikmeli olarak başlandı. Maltepe Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği (AB) Bölüm Başkanı Sayın Profesör Cemil Oktay Beyefendi’nin moderatörlüğünde bendeniz ve Bilgi Üniversitesi’nden Sayın Profesör Murat Belge Beyefendi konuşacaktık.

Cemil Oktay Yeni Ahit’teki meşhur Hz. İsa meselini anlatarak konuşmayı açtı: Recmedilmek üzere getirilen fâhişeye ilk taşı günahı en az olanın veya hiç olmayanın atması üzerine kalabalığın dağılması, bunu yaparken de hep yere bakması hikâyesi… Sonra sözü bana verdi.

Yaklaşık yarım saatlik Power Point sunumumda saldırganlığın evrimsel kökenlerini, tiplerini, hayvanlarda insandaki linç davranışı benzeri davranış tarzlarını ve beyinsel mekanizmalarını anlattım. Arada mülkiyet hissinin Marx’ın zannettiÄŸinin aksine, tâ çiçeklerden böceklere dayanan evrimsel kökenleri olduÄŸunu söylemem sanırım ilk rahatsızlığı yarattı. Akabinde “linç” kavramının çoÄŸu belâ gibi ABD mahreçli olduÄŸunu, bir dönem güçlünün garibanı tuttuÄŸu yerde öldürmesi için yasal bir kurum olarak kullanıldığını zencilerin linçlerinden örnekler vererek anlattım. Sonunda da Türk ve Türkiye tarihindeki linç olaylarını gene görüntülerle özetleyip, bunun kollektif bir agresif regresyon olduÄŸunu, Maslowiyen anlamda temel güven duygusunun sarsıldığı toplumlarda, ezcümle memleketimizde daha fazla görüldüğünü ifâde ettim. Akabinde de ekledim: Dünyada DoÄŸu’dan Batı’ya uzanan ve Homo sapiens sapiens’in en önemli göç yollarından biri olan Anadolu insanlarının binlerce yıldır biriken ve karışan genleri (genes) ve memleri (memes) sâyesinde barış içerisinde yaÅŸamayı dünyanın öteki pek çok kısmından daha fazla baÅŸardıklarını ekleyerek konuÅŸmamı bitirdim. Oldukça da iyi bir alkış geldi…

Akabinde Murat Belge mikrofonu aldı. Tamamen serbest çağrışımla, konudan konuya atlayarak, gerçekten de ne dediğini anlayamadığım bir konuşma yaptı. Sonra da dinleyicilerin fikri soruldu. Tek tük yorumlar ve katkılar epey cılız kaldı. Ben de bunun üzerine söz alarak yukarıdaki haberde yazılanları söyledim ama birkaç farkla: Ne darbeyi övdüm, ne de darbecileri. Bilâkis, askerin hatalarını anlattım. Konu da linç olduğu için, memleketteki Kürt-Türk, Alevî-Sünnî kutuplaşmalarının gittikçe tırmandığını, yeni olaylar hâttâ bir iç savaş çıkmaması için bir an evvel bir millî mutabakât hükûmeti kurularak, demokratik hakların da bir süreliğine kontrol altına alınmasının tek çâre olacağını söyledim.

Ön sırada solda oturan atmışlı yaşlarında gözüken bir profesör bağırarak kahvehâne lâflarını etti, ona diğerleri katıldı. Başlarda cevap vermeye çalıştım ama dinleyen yoktu. Murat Belge benim düpedüz faşist olduğumu söyledi ama Allah’ı var(!), bağırıp çağırmadı, hakaret de etmedi. Bir süre sükût edip beş altı kişiyi geçmeyen muârızların bağırıp çağırmalarına tahammül ettim; sonra da haberde bahsedildiği gibi ama gâyet nâzikçe toplantıyı terk ettim. Çünkü bağırıp çağırmaların dozu o derecede artmıştı ki, yeni bir linç hâdisesi orada yaşanabilirdi; bâri entellektüel linçte kalsınlar dedim…

FAŞOMANİ

Murat Belge’nin bâzı eserlerine ve yazılarının ekserîsine vâkıfım. Kendisi Türkler’in faşist bir millet, Türk Kültürü’nün faşizan bir kültür olduğunu, milliyetçiliğin de faşizm olduğunu sürekli yazıp söyler. Yâni bana faşist demesine hiç şaşmadım. Kendisinden farklı düşünen herkes, Atatürk, Türk Milleti filân hep faşist ona göre. Eh, bu monomaniye Faşomani adını teklif etmekte sanırım haksız sayılmam. Epey de taraftarı var!

KOMÜNİSTOMANİ

Bu monomani türü özellikle Ülkücü kesimde yaygındır. Hâlâ komünizm tehdidinden bahsederler. İşin ironik tarafı, hâlâ komünistlik yapan pek çok kiÅŸinin de aynı dertten müptelâ olup eylemler filân düzenlemesidir. Marx’ın hayatı boyunca beÅŸ kuruÅŸ kazanmamış, hep burjuva Engels’e yük olmuÅŸ, çoluk çocuÄŸu veremden ve sefâletten sürünürken Kapital’i yazmakla uÄŸraÅŸtığını anlattığımda “lûtfen onu hakkında böyle konuÅŸmayın” diyen bir öğrenciyi hatırlıyorum. Peygamberine küfredilmiÅŸ gibiydi!

Bunun dinî yobazlıktan ne farkı var ki!

SİYONİSTOMANİ

Bu monomani ise hem solda, hem saÄŸda, hem de dinci çevrelerde çok yaygındır. LIONS, Rotary ve hele Mason DerneÄŸi üyesiyseniz, mutlaka Siyonistsinizdir. Turancılık’la uÄŸraÅŸan Ziya Gökalp, yedi düvelle harp edip memleketi kurtaran Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk, eÄŸitim ve öğretim seferberliÄŸi için âilesini ihmâl edecek kadar kendisini memleketine adamış ve üstelik de Mevlevî ve Mason olan Hasan Âli Yücel… hep Siyonisttirler. Aklına fikrine çok da deÄŸer verdiÄŸim “eski Ülkücü” (bu da “eski Marksistlik” gibi övünülesi bir vasıftır) bir meslekdaşım bana bir öğretim üyesinin hakkında suâl ederken “hani ÅŸu Siyonist profesör” diye bahsettiÄŸinde basmıştım kahkahayı.

BahsettiÄŸi kiÅŸinin tek “kabahati” birkaç sene süren bir Rotaryenlik geçmiÅŸi olmasıydı.

SEKTERLİK ve SONUÇ

Lisan Sohbetleri yazımda tâ kaç sene önce belirttiğim sekterlik, fikir yobazlığı ve peşin hükümlülük ortadan kalkmadıkça, bizim uluslaşma ve demokratlaşma yolumuz daha çok uzar.

Allah aşkına medyada duyduklarınızın veya okuduklarınızın %50’sini doğrudan çöpe atın, kalanının da %50’sinde ciddiyetle şüphe edin.

Bana yapılan tam bir “entellektüel linç” idi! Maltepe Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Uluslararası İliÅŸkiler ve Avrupa BirliÄŸi (AB) Bölüm BaÅŸkanı Prof. Cemil Oktay’ın, Radikal Gazetesi yazarı Prof. Murat Belge’nin bu memleketin mes’eleleri üzerinde fikir yürütüp keskin hükümlere varma hakları sonsuzdur ama bir psikiyatri profesörünün böyle bir hakkı olduÄŸu dahi düşünülemez.

Hele hele bir de kendi özgün sentezini anlatıyor, hiçbir grubun fanatikliÄŸini yapmıyorsa, “Vurun Kahpeye”, recmedin, asın!

   Asın ki aklı başına gelsin…

      Ne için?

         Memleket kaosa gidiyor, daha fazla linçler olmasın, kan akmasın dediği için!

            Ah, ÅŸu Türkler bir kahrolsalar, bu zevât ne kadar memnun olur ve kolbastı oynarlar yâhu…

Mehmet Kerem Doksat – NiÅŸantaşı – 16 Ekim 2006 Pazartesi

25 Yorum

Güven HatayEkim 28th, 2006 21:01

Saygıdeğer Doksat hoca,
Demokratik hakların bir süreliğine kontrol altına alınmasını önererek kendinizi o kontrol düzeninde güvenceye almış oldunuz. Ya demokratik hakları gaspedilecek olan bizler…?!
Sayın Kerem hocam,
ben bir hekimim ve askerliÄŸimin ‘’acemilik dönemini’’ yaptığım Samsun sahra sıhhiye subay okulunda hekim olmayan bir üstteÄŸmen insanların nerelerinden nasıl vurularak etkisiz hale getirilebileceÄŸini anlattığı bir esnada; bir deÄŸil bir çok subay adayı hekim, hekim olmayan üstteÄŸmeni bile dumura uÄŸratacak ÅŸu soruyu sorabildiler : ‘’ Rakibi tam kalbinden vurmak için neresine ateÅŸ edelim ? ‘’…Burası Türkiye ve ben bu ülkeyi bu haliyle sevmiyorum, yarım-aksak demokratik haklarımın da gasp edilmesini istemiyorum…
Sizi başta evrimsel psikiyatri yahoo grubunda olmak üzere bir çok yerde ilgi ile takip etmekteyim ve doğrusunu söylemek gerekirse yazılarınızı beğenerek ve size gıpta ederek okuyorum ama bahsettiğiniz konferans konuşmanız hiç hoşuma gitmedi. Etik açıdan doğru bulmadığım gibi, yangına körükle gitmek olarak yorumluyorum önerinizi.
Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum
Saygılar Sevgiler
PS:Kendimi güvende hissetmediğim ve insan haklarımın çeşitli boyutlarda gasp edildiğini hissettiğim bir TC vatandaşı olduğum için de mazur görün gerçek adımı yazamıyorum

MKD: Ben “kabak” gibi ortaya çıkarken, esas ismini yazmaktan korkana da, tenkitlerine de saygı duyamıyorum.
Kusura bakmayın…

Murat Yamaç TarduKasım 29th, 2006 20:14

Atatürk’ün Mason olduÄŸunuzu iddia ettiÄŸiniz anda bitmiÅŸtir inandırıcılığınız.
Buna da masonomani diyebilirsiniz.

Murat yamacAralık 15th, 2006 01:20

Mustafa Kemal Atatürk ün Mason Localarini yasakladigini biliyoruz.
EEE ozaman nasil Mason diyebiliriz kendisine?? Atatürke herhangi bir konuda dill uzatan kisiler ya kendileri Mason. yada Mason nedir bilmeyen kendini bilmezler. ben avrupada yasiyorum. Bu Bana türkiyeye, disaridan
bir bakis sagliyor. Almanyadayim, yani bizim bugünki bildigimiz Masonlugun Adam Weishaupt tarafindan kuruldugu ülkedeyim. Amerikayida biliyorum yani Masonlugun arikovani. Bana kimse anlatmasin masonlugun ne oldugunu. Cok Tehlikeli bir Amac görüyorum bu gibi zararli dedikodularda. Atatürk Türkiyeni bir tutan Tutkal, rahmetli ölümünden sonra bile ülkemizi koruyor. O yanliz ülkemiz icin geldi dünyaya. Churchilin “Her Bin yilda bir dahi gelir dünyaya. Bizim talihsizligimizde, Atatürk gibi böyle bir dahinin, bize denkgelmesi.” Chürchil bir Masondu. Masonlar birbirleri ile savasmaz.
Sabaha kadar yazabilirim böyle. Gercekten!! bu gibi Iddalarin, yazdigim gibi türkiyenin birligine Tehlike oldugunu bilmesem, gülerdim bu gibi sacmaliklara.Atatürk vatan sevgisi ile dolu Hepimizin ders almasi gerektigi yüce bir ruh. Sözde dini taraflardan gelen hakaretlerede diyecegim su- SIZ ILK BASTA GÜNAH ISLIYORSUNUZ.

Murat Yamaç TarduAralık 31st, 2006 00:16

Atatürk’ün mason olduÄŸunu iddia eden Kerem doksattır makaleyi okuyunuz.Ben karşı çıkan bir Türkçüyüm.

Prof. Dr. Mehmet Kerem DoksatAralık 31st, 2006 20:42

Aman Dostlar,

Bu mesaji Lozan’dan âcilen klavyeye aliyorum.

Hasan Âli Yücel ve Ziya Gökalp masondular. Atatürk’ün mason oldugu çok iddia edilmiÅŸ ama asla ispatlanamamıştır.

Allah aşkına biraz daha dikkatli okuyun, böyle bir ifâde yok.

Döner dönmez, bu konuları ele alan yeni bir makale ile hizmetinizde olacağım. Bâzi yaygın hatalı bilgilere de ışık tutmaya çalışacağım.

Bu arada, beni liyakatim ve bilimsel yeterliligim sebebiyle üniversitemin senatosu onayıyla YÖK profesör yaptı :) .

Herkese gurbet ellerden sevgi ve saygılarımla…

MKD

Murat Yamaç TarduŞubat 2nd, 2007 21:26

Ey Türk Evlâdışsen bu sözlerden ne anlıyorsun?
“Bu monomani ise hem solda, hem saÄŸda, hem de dinci çevrelerde çok yaygındır. LIONS, Rotary ve hele Mason DerneÄŸi üyesiyseniz, mutlaka Siyonistsinizdir. Turancılık’la uÄŸraÅŸan Ziya Gökalp, yedi düvelle harp edip memleketi kurtaran Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk, eÄŸitim ve öğretim seferberliÄŸi için âilesini ihmâl edecek kadar kendisini memleketine adamış ve üstelik de Mevlevî ve Mason olan Hasan Âli Yücel… hep Siyonisttirler. Aklına fikrine çok da deÄŸer verdiÄŸim “eski Ülkücü” (bu da “eski Marksistlik” gibi övünülesi bir vasıftır) bir meslekdaşım bana bir öğretim üyesinin hakkında suâl ederken “hani ÅŸu Siyonist profesör” diye bahsettiÄŸinde basmıştım kahkahayı. BahsettiÄŸi kiÅŸinin tek “kabahati” birkaç sene süren bir Rotaryenlik geçmiÅŸi olmasıydı. ”

Åžimdi bu sözler Atatürk’ün mason olduÄŸunu iddia etmiyor mu?
Hasan Ali Yücel’i bilmem ama,masonluk gibi gayrimilli ve bana göre sosyalizm-komunizm arasındaki iliÅŸkiyi,masonluk-siyonizm olarak yaÅŸatan bir kurumda Ziya Gök Alp’in iÅŸi olmaz…
Bu sözlerinizden,sizin mason özentisi,mason kuklası veya buna benzer bir kiÅŸi olduÄŸunuzu tahmin etmekteyim.Evet ben masonomanikim…

Murat Yamaç TarduŞubat 2nd, 2007 21:35

mason olduÄŸunuz iddia ettiÄŸiniz iki ÅŸahsın isminin arasına çok bariz bir ÅŸekilde Atatürk’ü de yazdığınıza göre yaptığınız Ziya Gök ALP,Mustafa Kemal ATATÜRK ,Hasan Ali YÜCEL sıralamasındaki kiÅŸilerin mason olduÄŸunuz iddia ediyorsunuz demektir…
EÄŸer öyle düşünmüyorsanız bile cümlenin akışı öyle düşüdüğünüzü düşündürtüyor…
İyi bakın baÅŸtan okuyun…

M. Kerem DoksatÅžubat 12th, 2007 13:15

Sayın Murat Yamaç Tardu,

Üslûbunuza bakarak önce cevap yazmamayı düşündüm ama bilgi bilgidir diye kısaca yazıyorum.

Atatürk’ün mason olduÄŸuna dâir hiç bir kanıt veya kayıt yoktur. Buna mukâbil, Ziya Gökalp ve Hasan Âli (Ali deÄŸil) Yücel masondular.

Saygılarımla
Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat

Murat Yamaç TarduŞubat 18th, 2007 16:56

Öncelikle:
“Hasan Âli (Ali deÄŸil) Yücel ” demiÅŸsiniz..İmlaya bu derece dikkat edecek kadar deÄŸerli görmüyorum sizi,ve sitenizi.Sanırım küçük düşürücü olmaya çalışan ama bunu becerecek kadar büyük olmayan bu cümleniz,bu sözlerle deÄŸerini yitiriyor.

Sizden cevap beklediÄŸim tek konu ÅŸudur ki;Son zamanlarda türkçülüğe dadanan -sizin gibi- “masonların/yapmacık masonların/mason özentilerinin” ne yapmak istediÄŸi…
Kimi kandırıyorsunuz siz?
Elinizde olsa masonluğu milli bir değer olarak sunacaksınız topluma.
Bir gün gelir,tüm hesaplar sorulur,kuklalar,kuklaları oynatanlarla birlikte yıkılır,bir bir.
Ama ÅŸu an buna deÄŸecek kadar çizgiyi aÅŸamadınız,ha gayret…
Uslarda mimlendiÄŸiniz bir gerçek…Türk birliÄŸini görenlerin dimağında,
ve bu birliÄŸe atılacak adımların önünde çıkan bütün gayrimilli unsurların ezilmesi gerektiÄŸini görenlerin dimağında…
“Ne saçmalıyor bu bilmez adam?!” deÄŸil mi?
Tüm gâfillere:
Ey birbirine diş bileyen yığınlar
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde
Dünya o zaman görecek hakikat nerde,hakikat nerede?

ayşe çelebirŞubat 23rd, 2007 09:59

Murat Bey insanları kukla olmakla suçlarken ne kadar da saçma sapan konuÅŸuyor deÄŸil mi…

Kukla olan okuduğunu anlamayan ve anlayamayan, boş laftan ibâret biridir Murat Bey.

Vah vahhh…

Semiha KenterÅžubat 24th, 2007 15:53

Ayşe Çelebir Hanım,

Belli ki asıl okuduÄŸunu anlamayan sizsiniz…

Kerem Doksat Bey’in masonluÄŸa ilgi duyduÄŸunu veya mason olduÄŸunu yazdıklarından anlayabilirsiniz.

ayşe çelebirŞubat 28th, 2007 15:41

Semiha Hanım,

Sizi, okuduğumu anlıyorum hiç merak etmeyin, siz kendi işinizle uğraşın!

ayşe çelebirŞubat 28th, 2007 15:42

Benim yazıda ne demek istediğimi bile anlamayan da Semiha Hanım, sizsiniz.

Hay Allahım, yâni gülüyorum…

Semiha KenterÅžubat 28th, 2007 19:24

Bu adam açık bir ÅŸekilde masondur… Murat Bey’i neden iftiracılıkla suçladığınızı sordum size?

MKD: Sayın AÇ ne der bilmem ama eÄŸer Murat Belge’nin kitaplarını alıp da okursanız, alenen Türklüğe ve Türkler’e hakaret ettiÄŸini, iftira attığını görürsünüz.

O Adam :D

Prof. Dr. Mehmet Kerem DoksatMart 2nd, 2007 20:52

Sayın Web Ziyâretçilerim,

İşin özünü bırakıp benim ne olduÄŸumu tartışmaktan sizleri kurtarmak istiyorum. Ben Hür ve Kabûl EdilmiÅŸ Masonlar Büyük Locası’nın, yâni Türkiye’deki mason cemiyetinin faâl üyesiyim.

Bütün derecelerine vâkıf olduğum Türk masonluğunun hiç bir şekilde Türk ve Türkiye düşmanlığı yoktur, olamaz da. Zâten çocukluğundan beri milliyetperver, vatanperver, dinine bağlı ve saygılı olarak yetiştirilmiş bendenizin orada yeri olamazdı.

Ayrıntılı bir yazıyı da yakında mekânıma koyacağım.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Murat Yamaç TarduMart 6th, 2007 17:54

Nurculara sorarsanız,Fethullah Gülen de Türkiye’nin en milliyetperver insanıdır zâten.
Kimisine göre Süleyman Hilmi Tunahan,kimisine göre ise Necip Fâzıl Kısakürek…
Kimi gördünüz ki;içinde bulunduğu teşkilâtı kötülesin?
Kökü dışarıda olan hiç bir düşünce sistemi millî olamaz.

KÜRSAD MARŞI

Yufka yüreklilerle çetin yol aşılmaz,
Çünkü bu yol kuludur gider TANRI dağına
Halbuki yoldaşını bırakıp kaçanların
Değişilir topuda bir sokak kaltağına.

KürÅŸad’ın narasıyla indik TANRI dağından
Ruhumuzu kandırdık Orhun’un kaynağından,
Bu kaynaktan içenin yürekleri tunç olur.
TÜRK’e kefen biçenin ölümü korkunç olur.

Delinse yer,çökse gök,yansa kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yürürüz yine yayan.
Moskoflardan,yankeden,MASONLARDAN yılmıyan
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz.

Murat Yamaç TarduMart 6th, 2007 17:56

Hür ve Kabûl Edilmiş Masonlar Büyük Locası,belki de asıl masonluğa karşı refleks olarak Türk asıllılar tarafından kurulmuştur.
Ama takkiye,Türk’e yakışmaz…Takkiye de Yahudi icâdı deÄŸil mi?

Murat Yamaç TarduMart 6th, 2007 17:58

İmlâ hatâlarından dolayı özür dilerim.Acele ile yazmaktayım.

MKD: :D

Murat TarduMart 8th, 2007 17:19

Hür ve Kabûl EdilmiÅŸ Masonlar Büyük Locası’nın türkçü sitelerle ve derneklerle baÄŸlantıları olduÄŸunu düşünüyorum.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

BarisMart 10th, 2007 16:49

Kerem Bey, vakit ayırdım baştan sona kadar ayırdım..Şimdi yazacaktım bir sürü ey ama..Yahu profesör olmuşsun, ben akıllandıracağım seni. Yazıların baştan sona kadar tutarsız. Tutarsız bir mantığınız var.

MKD: :D

Murat Yamaç TarduMart 11th, 2007 17:47

Barış Beğ,ben de tutarsızlık olduğunu seziyorum.Yazdıklarımı okuduysanız küçük bir tartışma da yaşadık.
Sizin şikâyetiniz hangi kısma?

Hakan keskinMart 12th, 2007 03:41

ArkadaÅŸlar,

Çok site gezdim ama Hoca gibi dürüstüne rastlamadım; terbiye sınırlarını zorlamadıkça, hangi site karşıt fikirleri böyle yazıyor? Yapmayın, kalıplarınızı kırın bence…

Sabetaylar olsun, masonlar olsun, komünist olsun, ülkücü, İslamcı, o olsun bu olsun, hakikaten samimiyse ve vatan sevgisi varsa, gerçekleri anlamaya başlayan insanlar artıyor; görünen köy kılavuz istemez. Dünyadaki en zenginle bizim ülkede ve bebek ölüm hızında birinci, doğum kontrolde en başarısız, eğitimde fecaât; bu birilerinin işine yarıyor hep!

Saygılarımla.

MKD: Aklıselîme çağrınız için müteşekkirim Sayın HK.

Murat Yamaç TarduMart 12th, 2007 13:36

Sabataycıdan vatansever olmaz.Olsa olsa takkiyye yaparlar.
Kanlarından hainlik vardır vesselam.Yüzyıllarca soykırılmalarının sebebi de budur.Onlara bir tek biz kucak açmışız…Sonu da bu olmuÅŸ iÅŸte…
Gene hainlik içerisindeler…
Terbiyesiz bir topluluk…
Al sana, Cemil İpekçi denen gey.Bunlar Türk Irk’ının kültürünü yansıtmıyor..
Masonlar da bu vatanı ancak,kendi menfaatleri çerçevesinde sever.
Zaten kökü dışarıda olan hiç bir şeyden medet ummayız.

YUSUF KAGAN TAMTÜRKHaziran 23rd, 2007 20:53

İsmet inönü mü Atatürk’ün ikinci adamı yoksa Mahmut Esat Bozkurtmu? Atatürk mason localarını mahmut esat ın araÅŸtırmaları sonucu kapatmışmı kapatmamışmı? Kaldıki gizli olmaları uluslararası güç odakları ile iliÅŸkili olmaları ve dinsel rituelleri nedeniyle bu masonluk ve localar laikliÄŸe en az nakÅŸibendi tarikati ya da seyyar vaiz fettulahın moonumsu nurcu tarikatı kadar aykırımı deÄŸilmi siz bunun cevabını veriniz beyler

[...] bahsettiğim http://www.keremdoksat.com/2006/10/17/fasomani/ adresimdeki yazıma bir de MASONOMANİ eklemem gerekiyor [...]

Yorum Yapın

Mesajınız