Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2755 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

Bir Cümlede 4 Hata: Nobelli Yazarımız!

Adana Seyhan’da düzenlenen bir konferansta konuşma yapan Prof. Dr. İlber Ortaylı, NOBEL ödüllü Orhan Pamuk için ilginç bir tesbitte bulundu. Ortaylı, bir dinleyicinin Pamuk’la ilgili sorusu üzerine şunları söyledi.

—Kaleme aldığı bir eserde şöyle bir ifâde geçiyor: “İmam ikindi namazı saatinde caminin balkonuna çıkarak ikindi ezanını okudu.” Bu toplumun gerçeklerini, inançlarını bilen her insan bilir ki, bir kere namazın saati olmaz, vakti olur. Saat ayrı, vakit ayrı bir kavramdır. Câmilerde balkon yoktur, minârenin ÅŸerefesi vardır. Ezanı da imam okumaz, müezzin okur, o da ÅŸerefeye çıkmaz, içeriden okur. Bu örnekle de sâbittir ki kiÅŸiler kendi içinden çıktıkları toplumu bilmeden bir ÅŸeyler yapmaya çalıştıklarında doÄŸru ÅŸeyler yapmazlar, yapamazlar.”

İlber Ortaylı’nın söyledikleri sâdece bir cümle için!

Bir de bu hayırlı vatan evlâdı numûnesinin “Türkler bir milyon Ermeni’yi, otuz bin Kürt’ü öldürmüşlerdir” vecizesini aÄŸzını burnunu yamultarak söyleyiÅŸini hatırlayın…

Helâl olsun benim PamukçuÄŸum’a, yakışır ona her güzellik. Yakında Eskimolar’ın buzdolaplarını nasıl kullandıklarından bahseden yeni bir romanı da çıkıyormuÅŸ. Bu sefer de, Con Ahmet’in devr-i dâim makinesini “Erke Dönengeç” diye yeniden icat eden mütekâit paÅŸalarımızla beraber OSCAR vereceklermiÅŸ.

Yâhu, ben bir Türk milliyetçisiyim ama hakikaten son 300 senedir neden doğru dürüst bir adam yetiştiremedik (kendim de dâhil) diye sürekli hayıflanıyorum. Sevgili dostum Prof. Dr. Celâl Şengör de bundan hep müştekîdir bu durumdan…

Celâl bir fenomen adam, bir dâhi! Bir niyet etse, psikiyatriyi de benden iyi öğrenecek… Dünya, Rus ve Amerikan Bilimler Akademisi ÅŸeref üyesi, en çok site edilmiÅŸ jeolog, bir bilim filozofu, hâttâ bir bilimperest! Bu adam gibi adam “99 Soruda İstanbul Depremi” diye demir leblebi kıvamında, çok iyi anlaşılır, çok net, sebil niyetine bir kitap yazıyor. Satışı neredeyse İstanbul’da bile nâkıs! “Da Vinçi Åžifresi“, “Marduk Ne Zaman Çarpacak” gibilerinde ucubelere pek düşkün İstanbullularımız bu kitabı alıp okumuyorlar. Ama özene bezene yetiÅŸtirilip milletine sövdürüldükten sonra Nobel’le fitillenen Pamuk aÄŸabeyimizin kitaplarını, zerre kadar anlamayarak, okuma yarışına girdiler!

Bütün kitaplarını aldım, ilk 30–40 sayfadan sonrasında kâlbim, dimağım ve ruhum daraldığı için pes edip bıraktım. Rahmetli Kışlalı sebat eyleyip okumuÅŸ, ta o zamandan “Oyun Maskesiz Olsun” diye yazmıştı. Durduk yerde Atatürk’e, Türklük’e sövülüyordu PamukçuÄŸun kitabında. Hürriyet gazetesinde yarın yayınlanacak röportajında “birkaç altınlı güreşçi gibiyim ama kıskanıyorlar, çekemiyorlar” filân diyecekmiÅŸ Pamukçuk.

Ata sporumuz güreÅŸe bulaÅŸmasa bâri yâhu! Bir ÅŸey deÄŸil, bir sonraki yapıtında “pehlivan rakibinin burnunu yere bastırıp tuÅŸ etti” filân der diye endiÅŸeleniyorum…

Esasen, biz millet olarak okumuyoruz; istisnâlar kâideyi bozmaz tabii ki.

O k u m u y o r u z!

Ne kadar saçma sapan televizyon ahmaklığı, danışıklı dövüşü, beyin uyuşturma dizisi varsa seyrediyoruz ama okunası şeyleri okumuyoruz.

Buna mukabil, milletine söven, olmamış soykırımı yeren, harsına ihânet eden herkes acayip makbûl.

Atatürk’e sövmek, Türkiyeli olmak, Kürtler’e yağ çekmek, Ermeniler’e acımak sizi derhâl şöhret yapıyor. Hele Süryani, Pontus ve bilmem ne soykırımı da yaptığımızı anlatır, bize söverseniz, sizden büyüğü yok. Üstelik bu tür kitapları da biz Türkler en çok okur, kendimizi ayıplarız. Kendimizi aşağılamak, kendimizi ikinci sınıf görmek mazokizmi damarlarımıza işlemiştir. Koyu milliyetçi ve Ülkücü kesimi ise zâten ta baştan kızarlar farklılıklara ve okumazlar. Komünistlerimiz sağcıları okumaz, solcularımız liberalleri okumaz, sağcılarımız hiçbir şey okumaz!

Okumaya okumaya canımıza okunacak ama farkında olan yok!

Tıbbiyedeyken pamukçuğun tedavisi öğretilmişti de, unuttum.

Şimdi ne yapmalı acaba?

Mehmet Kerem Doksat – 22 Kasım 2006 ÇarÅŸamba

21 Yorum

Alper KayaKasım 23rd, 2006 15:25

Sevgili Dostum,

Pamukcuk, metilen mavisi ile kolayca temizlenir gider. Lâkin bu tür pamukcuklarda 3 renk -mavi-kırmızı-beyaz- zâten mevcut olduÄŸundan temizlenmesi çok zordur. Ancak metilen mavisi yerine bayrak kırmızısı kullanılabilir…

Sevgilerimle.

MKD: Hârika ;-) , kocaman sevgilerle Sevgili AK.

Ali GönülKasım 23rd, 2006 18:58

Orhan Pamuk’un dil yanlışları ile alâkadar olacağınıza, kendi veb sitenizdeki dil yanlışlarıyla ilgilenmeniz daha faydalı olur kanaâtindeyim. EÅŸiniz hanımefendinin 1987-1993 yılları arasında tıbbiyeden mezun olduÄŸu yazıyor. Bu nasıl olur? Olmaz, zira bu seneler arasında okumuÅŸ ve 1993 senesinde ise mezun olmuÅŸtur. Bu kadar bâriz bir yanlışı yapmamak gerekir kanaâtindeyim.

Nâmütenahi saygılarımla.

MKD: Aman efendim, Allah (cc) Râzı olsun; ikisini de düzeltiriz, olur biter. Bu arada, Pamukçuğun diline hiç bakmadım ama lisanı berbat!

Bilmukabele efendim…

Tahir SümerKasım 23rd, 2006 19:44

Sevgili Dostum,

AÄŸzına, diline saÄŸlık. Gerçi ben de zaman zaman milletine sövenler kervanına katılmıyor deÄŸilim, ama farklı nedenlerle. İşte “okumama” hastalığımız güzel bir sövme nedeni olabilir. BaÅŸkalarının hakkına saygı göstermeme, ki biz buna terbiyesizlik diyoruz, din bezirgânlarının peÅŸine takılma gibi hasletlerimiz(!) de sövgüye deÄŸer.

Ancak, ÅŸu da bir gerçek ki, bugüne kadar Nobel, Oscar vb. bir uluslararası ödüle aday olmak, hâttâ bu konuda isminin zikredilmesi için dahi en azından “azınlık kökenli” olduÄŸunu beyan etme mecburiyeti var. Bu da “Batı riyakârlığı” herhalde.

Sevgiyle,
TS

MKD: Eyvallah, Sevgili TS ;-)

Murat KaraKasım 24th, 2006 00:03

Ben de Kerem Hoca’ya katılıyorum. Hakikaten okumuyoruz. Okumama nedeni ne olabilir ki diye düşünüyorum. Belki de yanlışlıkla Orhan Pamuk gibi yazarların kitaplarını okuyup narsisizmleri zedelenebilir diye mi acaba? Eee herkes yetenekli de deÄŸilki otursun bir kaç hakaret içeren yazı yazsın da rahatlasın. Sonra alimallah kendilerine zarar verebilirler.

İçiniz rahat olsun Kerem Hoca, okuyan okuyor ama sizin gibi anlamıyor. Sizin gibi düşünenler Şanlı Türk milletinin kahramanlıklarını okumaya da devam etsin.

Saygılarımla…

MKD: Bilmukabele Sayın MK.

koray gorucuKasım 24th, 2006 00:12

Saygıdeğer Kerem Hocam!

Size katılmamak mümkün deÄŸil. Sanırım ülkemizde kültürüyle, insanıyla ve bizzat kendiyle barışık olmayan, bundan dolayı da ülkemize âit olan çoÄŸu ÅŸeyden nefret eden bir grup var. GecmiÅŸte de vardı, ÅŸimdi de var… Ayrıca okumayı sevmiyoruz… Sevseydik Pamukcuk okumazdık (satıslara göre) zira okunmuyor!!

Cudi Tuncer GürsoyKasım 24th, 2006 00:53

Sevgili Kerem Hoca,

Orhan Pamuk’un tarihçi olmadığı hâlde Ermeni ve Kürt konularında ahkâm kesmesi hepimizi rahatsız etmiÅŸtir. Ama Nobel’i bu nedenle aldığını söylemek ne kadar doÄŸrudur bilemem. OP hakkında görüş beyan eden vatandaÅŸlarımızın çoÄŸu da edebiyatçı deÄŸil. Olaya milliyetçilik ve siyaset açısından bakıyorlar. İlber Ortaylı’nın bir cümlede saptadığı dört hata ise ilgisiz (irrelevant) ÅŸeyler. Adamın, ezanın ne zaman, nerede ve kim tarafından okunduÄŸunu bilmemesi (muhtemelen hiç câmiye gitmemiÅŸ ki!) ödül komitesini ırgalar mı?

Ben bu olaya başından beri ulusal deÄŸil, bireysel açıdan baktım. Bugüne kadar 106 edebiyatçı Nobel almış. Bunlardan biri de OP. 105′i nasıl kutlanmış ise OP de öyle kutlanmalıdır diye düşünüyorum.

MKD: Aziz Dostum CTG, bakış açınıza kat’iyetle iÅŸtirak etmiyorum ama sizi gene çok seviyorum.

Alenen milleti aleyhine yalan söyleyen, bilmediği kültürü tek cümlede berhava eden adama ise sevgi dahi duyamıyorum.

Nejat AkselKasım 24th, 2006 01:21

DeÄŸerli Kerem Hoca,

Orhan Pamuk, edebiyatçı geçiniyor. Yazdığı kitap bâriz şekilde politik bir değerlendirme sonucu ülkesine karşı fikirleri sebebi ile Nobel ödülüne lâyık görülüyor.

Adamın, ezanın okunduÄŸu saatin “vakit”, minâre ÅŸerefesinin, “balkon”, ezan okuyanın “müezzin” olmadığını bilmesi için câmiye gitmesi, hâttâ Müslüman olması gerekmiyor. Bu ülkenin Müslüman olmayan vatandaÅŸları bile minâre ÅŸerefesine “balkon” denilmediÄŸini bilir. Şâyet bu ülkede yaşıyor ise bunların hepsini bilmesi gerekir. Adam büyük(!) edebiyatçı geçiniyor. Kültürlü olması gerekir. Fakat yaÅŸadığı ülkenin genel kültüründen habersiz.

Orhan Pamuk bunları ya bunları bilmiyor, ya da işine öyle geldiği için bilmemezlikten geliyor.

Her ikisi de kendisi için zûldür.
Saygılarımla,

MKD: Bilmukabele Sevgili NA.

Kâmil SamirKasım 24th, 2006 09:13

Kerem KardeÅŸim,

Yazında Orhan Pamuk’un bütün kitaplarını aldığını 30-40 sayfadan sonra pes edip bıraktığını yazıyorsun.

Sen de benim gibi seneler evvel Beyaz Kale adlı kitabını alıp okumuş olsaydın bütün bunlar başına gelmezdi, bir daha eline Pamuğun kitaplarını almaz, bu kadar da masraf yapmazdın. İlkokul çocuklarına hitap eden ve o basitlikte bir kitap daha gerisini okumaya gerek var mı?

MKD: Eyvallah :D , Sevgili KS.

ekrem kuşkonmazKasım 24th, 2006 10:09

Bir meslektaşınız tarafından (içeriden) mâruz kaldığınız, teknolojik kaza diye kapatılmaya çalışılan saldırı karşısında sessiz kalabilen siz deÄŸerli hocam, toplulumuzda (içimizden) yetiÅŸmiÅŸ bir yazar için aynı ÅŸeyi yapamıyor olmanız çok üzücü…

MKD: Vallahi, içeriden olan şahsî bir hücum ve o kadar terbiyesizce ve şerefsizceydi ki, vereceğim cevap beni küçük düşürürdü. Nitekim herkes puanını verdi.

Bu ise millî mes’ele.

Bilmem izah edebildim mi?

inkilap akınKasım 24th, 2006 16:51

Sevgili Dostum ve Öğretmenim,

Yine bugünü değil de geleceği görerek yaptığınız değerlendirmeden bir kere daha ders alarak bilgilendim.

Sizin gibi yurtsever, hepimizin adına birşeyler yapmaya çalışan kişiler artık gün geçtikçe azalmakta ve bizler de bir uyuşukluk içinde bunları seyretmekteyiz.

Cumhuriyet’i kuran atalarımızın heyacanını hissedebilmek ve yaÅŸatabilmek için okuma özürümüzün hızla giderilmesi gerekmektedir. Bu konudaki fikirlerinize aynen katılıyor ve cân-ı gönülden destekliyorum.

Saygılarımla.
İA

MKD: Canımsın, sevgiyle İA.

ihsan delilbasiKasım 24th, 2006 23:17

Sn. Kerem Doksat,

Prof. Dr. Yıldız Ecevit’in -OP’u Okumak 1996- adlı kitabına bir göz attım. İzlenimim o ki, OP itilip kakılacak bir yazar degil, ancak bu yanı bana göre önem arz etmiyor.

Dünyada emperyalizm diye bir gerçek var -sosyal olayların matematiksel modellerle çözümü- ve bilgisayarların geniÅŸ kullanımı, emperyalistlerin dünyayi izlemelerine ve yönetmelerine büyük kolaylik saÄŸlıyor, yâni hemen hemen hiçbir ÅŸey tesadüfî deÄŸil…

Bir yazarın tamamiyle emperyalistlerin piyonu durumuna gelmesi, bilip bilmeden rakkam vererek ÅŸu kadar adam öldürdünüz demesi ülkeyi zora sokmak isteyenlere göz kırpmaktır…

Afrika’da yüzü sinek kaplı iskelet çocuklarin, Hindistan’da sokakta doÄŸup sokakta ölenlerin vb. büyük ölçüde nedeni olan emperyalistin piyonu olmak af edilir gibi deÄŸildir…

Efendim, bu kiÅŸi Türkmüş de, gurur duymamız gerekirmiÅŸ… Bu da çok ilkel bir yaklaşım bana göre, ben Sartre’la da, Madam Curi ile de, İbn-i Sîna ile de gurur duyarım, yeter ki bunlar adam gibi adam olsun.

FB ile de çok mutluyum ama yabancı oyuncular hâriç mi diyecegim… İlber Ortaylı’nın tesbiti yaninda ben AT KIÅžLALI’nın bu konudaki ifâdelerini bizzat dinledim -benim yaÅŸdaşımdır ve bir vakfın kuruluÅŸunda birlikte idik- son derece düzgün, bilgili, güvenilir bir kiÅŸi olan Kışlalı’nın da tesbitleri de çok olumsuz idi…

Sonuç olarak, OP’un emperyalizme karşı Ulusal KurtuluÅŸ Savaşı vermiÅŸ bir ülkenin insanı olarak emperyalizmle iÅŸbirlikçi duruma düşmesini unutmam mümkün deÄŸildir. Bana göre gerisi fasa fisodur…

Saygılarımla.

İD.

MKD: Bilmukabele Muhterem İD.

Erdem SelekKasım 28th, 2006 00:20

Orhan Pamuk acaba kendi kitaplarını okumuÅŸ mu? Sanki bana cümleler İngilizce’den Türkçe’ye tercüme edilmiÅŸ gibi geliyor.

MKD: Bunlar baÅŸta İngilizce olmak üzere, diÄŸer lisanlara tercüme edilmek üzere yazılıyor zâten…

Ahmet CihanKasım 28th, 2006 13:15

Orhan Pamuk bu ülkede Ermeniler ve Kürtler öldürüldü demişti, yanlış mı? Değil! Eskiden Kürt yoktur demiyormuydu devlet, şimdi ise Kürt varlığını kabul etmek zorunda kaldı. Bu gerçeği de yakında kabul edecektir. Güneş balçıkla sıvanmaz, nereye kadar inkar edilecek ki?
Orhan pamuk bu sözü söyledi diye ona ödül verdiler. Yalnızca bir gerçeği dillendirmişti. Nobel, oscar vs gibi ödüller elbette politik açıdan taraflıdırlar, bu da bir gerçek kanımca.

Ekrem DİNÇERKasım 28th, 2006 20:42

Sayın Doksat,

Bu ülkede Kürtler çöplükten gıda artığı toplar, çocukları yaz kış yalınayak dolaşır, askerlik zamanları gelene kadar kimlikleri olmaz. Düğünlerde havaya dolarları saçan, son model lüks arabalarla gezen, NiÅŸantaşı’nda lüks dairelerde pahalı metresleriyle oturanlar devletin de desteklediÄŸi aÅŸiret liderleri ve devletin baÅŸ edemediÄŸi Kürt mafyasıdır. Bu çeteler milliyetçi çevrelerle, kamu görevlileriyle iç içedir. Bunu ilkokul öğrencileri bile bilir. Kürtler’in liderliÄŸine soyunanlar da Ahmet Türk, Abdülmelik Fırat vs. gibi karanlık ve gerici derebeyleridir. Yâni çaresizlik ve cehâlet dizboyu. En azından sizin bir psikiyatri profesörü olarak olaya daha bilimsel, daha insanî, daha bilgili yaklaÅŸmanızı beklerdim ama siz de maâlesef milliyetçilik illetine kapılmışsınız. MilliyetçiliÄŸin doÄŸrusu yoktur. Atatürk bize milliyetçiliÄŸi deÄŸil ”çaÄŸdaÅŸ uygarlık düzeyi”ni hedef gösterdi, hayatta en gerçek yol gösterici olarak bilimi gösterdi, yurtta ve dünyada barışı gösterdi.

Saygılarımla.

MKD: Acaba “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” diyen George Washington muydu!

Bu mekânda bizim milliyetçiliÄŸimizle Batı’nınki farkını enlatan epey yazı var Sayın ED.

Milliyetçilik İlleti Memnunu’ndan bilmukabele saygılar…

Türkşad MidilliKasım 30th, 2006 01:35

Doksat Hocam’ın söyledikleri çok net ve açık.

Bu ülkede Ermeni ve Kürtler’e yaÄŸ çeken, vatanına milletine söven, ihânet için eline hançer almış bekleyen herkes adam yerine konuluyor. Buradaki olay çok basit ama biz nedense hümanist akım, kardeÅŸlik, barış söylemleri içinde kandırıldık, uyutulduk. Kötüsü, kendimiz de buna inandık. Türk Milleti tarihinde hiç bir zaman bu durumda olduÄŸu gibi egemen milletken azınlık statüsüne koyulmaya çalışılmamıştı. Kürt ve Ermeni aÅŸkıyla yanıp tutuÅŸan profesörlerimiz “Türkiye Aydını”, milletini koruyan, çok basit bir gerçeÄŸi- ve bir o kadar da söylenmesi zor olmayan ama zorlaÅŸtırılan- sâdece dile getiren Doksat Hocam ve bu mentalitedeki profesörlerimiz “FaÅŸo” olarak adlandırılıyor.

Merak ediyorum bu lâfları Doksat Hoca’ya diyenlerin düşünce sistemi üniversitede aldığı bilgilerden sonra hiç bir ÅŸeyi kabûl edemeyecek kadar yobaz ve tutucu mu?

Ulu Önder Atatürk’ün dediÄŸi gibi, “Muhtaç OlduÄŸun Kudret Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur”.

Orhan Pamuk Bey eğer kendisi Türk ise şunu bilmeli; damarlarındaki kan herhangi satılık bir kan değil, o kan satılıp kendi kanına zehir olup karışacağına, kurusun gitsin daha iyi.

Saygılarımla.

MKD: Bilmukabele Sayın TM.

ipek sözerAralık 1st, 2006 15:04

Bana göre Orhan Pamuk evet Ermeni ve Kürt soykırımını kabûl edip, bunu kitabında yazdığı için ve bâzı kesimlerce çıkarları doÄŸrultusunda olduÄŸu için Orhan Pamuk Nobel’i almaya hak kazanmıştır. Sayın Hocamın da yazısına yansıttığı gibi, yâni deÄŸerli Prof. Dr. İlber Ortaylı hocanın tespitinde görüldüğü gibi, Pamuk ne türk milletini tanımaktadır ne kültürünü…

Ama bir de ÅŸu açıdan yaklaşılmalı mı acaba: Evet, Pamuk mükemmel yazdığı için almadı belki ödülü ama Türkiye’nin ismini bir ÅŸekilde Nobel adı altında duyurdu mu? Duyurdu; bence bu bir yerde Türkiye için bir avantaj olarak görülebilir.

Düşünsenize, Türk yazar Nobel ödülünü almaya hak kazandı; bir de bu taraftan düşünün.

MKD: Özüne kara çalarak, milletine ihanet ederek alınan bu ödülün bize hangi faydası olabilir ki? Olsa olsa Batı insanının Türk düşmanlığına hizmet eder; buna olumsuz pekiÅŸtirme diyoruz psikolojide…

Mehmet ÖzçelikAralık 9th, 2006 12:55

Reklâmın iyisi kötüsü olmaz mantığı ile yola çıkılır mı İpek Hanım?

Bir millet tarihinde türlü türlü milletlerin iÅŸgâlinden destan yazdırarak topraklarını kurtarmış ve bu tarihle adını duyuramamışsa, Vatan’ını kariyeri için satan bir yazarın yazdığı taraflı yazılar yüzünden aldığı ödülle tanınacaksa, hiç tanınmasın. Nobel ödülüne ben, insanlığın yönünü deÄŸiÅŸtirecek buluÅŸlar yapan Madam Curi, Edison gibi mucidlere verildiÄŸinde ÖDÜL derim.

Çamur atmak kolay ama temzilenmesi zordur, bence böyle basit paparazzi mantığı ile düşünmeyin.

Saygılar.

Tayfun Serdar KALYONCUAralık 10th, 2006 11:48

Sayın Bener AYDIN’a,

Yorumunuzda linkini verdiÄŸiniz haberi 2 kez okudum. Referans verdiÄŸiniz haberde bahsi geçen BahçeÅŸehir Üniversitesi’ndeki seminerde Sayın DOKSAT’ın konuÅŸmasının tamamını dinlemediÄŸiniz ve sâdece linkini verdiÄŸiniz gazete haberine deÄŸer verdiÄŸiniz anlaşılıyor. Ancak size ÅŸunu belirtmeliyim ki bu haberi yazan kiÅŸide ya bu kanuÅŸmayı dinlememiÅŸ ya da yanlı olarak 90 dakikayı aÅŸkın süren bilimsel bir konuÅŸmanın içerisinden küçük bir cümleyi ön plâna çıkararak Sayın DOKSAT’ı hedef yapmaya çalışmış. Sayın DOKSAT’ın herhangi bir kimseye veya topluluÄŸa hakaret ettiÄŸini düşünmeme neden olacak bir konuÅŸma yapmadığını, onu dinleyen biri olarak ben biliyorum.

“BAKMAKLA, GÖRMEK ARASINDAKİ BÜYÜK FARK; DUYMAKLA, DİNLEYİP ANLAMAK ARASINDA DA VARDIR”.

MKD: Teşekkürler Sayın Tayfun Serdar Kalyoncu (kısaltma yapamıyorum, çünkü TSK oluyor ;-) ).

zeynep a.Ocak 12th, 2007 02:33

Saygıdeğer Doksat,

Yazmış oldugunuz yazı OP hakkında doğrudur kanaâtimce ama eklemek istediğim şey, sâdece biz halk olarak haberi bir dizi gibi seyretimizdendir.

Tabii ki medyanin rolü çoktur bu ve böyle konularda, insanların okuma zevkini bırakmıyorlar, okumak istemesem de insanları okumaya teşvik ediyorlar; zannedersem de konu bu. Okumamız gereken şeyleri bizlere tavsiye etmiyorlar ama Nobel ödülü almış birini bizlere çok farklı yönleriyle anlatıyorlar, bizler de haber izleyici (yurtdışında) yaşayanlar için haber çok önemli, umarım anlamışsınızdır.

Saygılarımla.

Zeynep A.

MKD: Sizi çok iyi anlıyorum Sayın ZA.

Hüsamettin KüçükHaziran 7th, 2007 13:53

Orhan Pamuk’u oturtup ona Türkçe’yi sil baÅŸtan öğretmek gerekiyor.

Her yazısı dünya kadar dil yanlışı veya ifâde bozukluÄŸuyla dolu. Ne Türkçe’si Türkçe, ne roman tekniÄŸi teknik. Böyle bir adama Nobel verilmesi, Nobel ödülünün de san’at ve bilim açısından beÅŸ para etmez, siyasî amaçlı bir olay olduÄŸunu kanıtladı.

MKD: Evet, yeniden hem de… Nobel’in tarihçesine bir bakınca, bunu çok iyi görüyorsunuz. Dinamit gibi bir ödül!