Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 8988 defa okundu.
Bu yazi bugun 3 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

AH HASAN CİHAT ÖRTER AH!

Her san’atçı tenkit edilir, hakkında da eleştiri yazıları kaleme alınır. Bundan daha tabii hiçbir şey olamaz. “Ben san’atçıyım” diye çıkıyorsan, bunu göze alacaksın. Hele “ben dünya çapında üstâdım” diyorsan, haydi haydi alacaksın!

İlk makalede de belirttiğim gibi, Hasan Cihat Örter (HCÖ) bana ısrarla söylediği için yazdım. Kendisi nikâh yemeğime gelecek kadar samimiyet gösterdiği için ben de buna inanarak münekkitliğimi yaptım. Tamamen hüsnüniyetle eleştirdim, dostâne bir şekilde de tavsiyelerimi yazıya aktardım. Teknik eleştirilerimde bilhassa klâsik gitarla ilgili teferruata girdim. Flâmenko ve sâir dallarda ise sâdece musıkî kulağıma ve genel bilgime göre ahkâm kestim. Çünkü o dalların tekniğine (sedâsına değil, onu bilirim) vâkıf değildim.

Eğer benzer şeyler benim içn yazılsa idi zerre kadar kızmazdım. Gerçi benim için böyle bir yazı yayınlansa tamamen hayâl ürünü olacağı için muharriri de gülünç duruma düşerdi; çünkü mübalâğalı iddialarım da yok, sahnede gitar da kırmadım, kendimden “fakir profesör” filân diye de bahsetmedim hiç (memleketin bu hâli sürerse belli de olmaz hani)! Gene de “teşekkürler ama şuna buna katılmıyorum, falancaya filâncaya da dikkat ederim” diye bir şeyler yazıştırırdım; olur biterdi.

Fakat sevgili HCÖ kalktı “Kurtul bu komplekslerden doktoooorr..!!..” diye başlayan mesajı yazdı. Yazdı ve dahi dananın kuyruğu koptu. Millet birbirine girdi, Sultan Türkoğlu adını kullanan bir Amazon ne yapacağını şaşırdı, binlerce kez küfredeceğini bile ifâde etti; hâttâ bu Amazon “Kâbe Senfonisi” için “dünyanın en hümanist eseri” diye haykırdı. Belli ki hümanizmin ne olduğundan bîhaber çünkü eğer kendisi ve HCÖ hümanistseler Allah’a veya başka bir kutsiyete inanmıyorlar demektir. Vikipedia’dan olsun şu hümanizm nedir bir okuyun yâhu! Ne hâinliğim, ibişliğim, ne câhilliğim kaldı. Mesajlar iyice trajikomik bir hâl aldı…

Web mekânımdaki diğer makaleleri tetkik edenler görecektir ki, aleyhimde yazılan en garip şeyleri dahi (galiz küfür veya benzerleri hâriç) ellemiyorum; öyle duruyorlar. Birer ibret varakası olmaktalar. Yâni ben de dünya çapında olmasa da memleket çapında tanınmış bir ilim ve fikir adamıyım ama hakkımda yazılan en yıkıcı ve sıkıcı şeyleri dahi tahammülle karşılıyorum. Gerektiğinde de efendilikle cevap veriyorum. Hasan’ın ve “ekibinin” tahammülü ise nâkısta (bu arada, IP numaraları çok ilginç kaynaklar gösteriyor)!

Meselâ Fatih Erkoç’un son albümü beni sukut-u hayâle uğrattı çünkü o güzelim sâhiciliğinin yerini inceden inceye popülizm almış. Ama ben böyle dedim diye, eminim ki benim “oidipus” kompleksim olduğunu filân söylemez!

Öte yandan, “World Classical Guitar Pieces” albümünü almamız söylendi; alacaktık ve üstâdın ustalığını esas oradan dinleyip aklımızı başımıza devşirecektik.

Biz de derhâl aldık, iki kere baştan sona kadar pür dikkat dinledik, üçüncüde şiştik!

Şimdi gene ne düşünüyorsam onu, kırmak için de, -artık tenkide açık olmadığını maâlesef anladığımdan dolayı- onarmak için de değil, bîtaraf olarak yazacağım. Yazacaklarım ne onun kişiliği, ne sahnede ne yaptığı, ne de konuşmalarıyla ilgili; sâdece albümdeki icra konumuz olan. Bakalım bu sefer neler olacak ve daha ne acayiplikler idrak edeceğiz…

ALBÜM

Bir kere isim ve kapaktan şaşırıyorsunuz çünkü tamamen İngilizce! Yâni, bilmeyen yabancı bir ülkede yapılmış sanır. Şöyle yazıyor:

WORLD CLASSICAL GUITAR PIECES

Şehrazat (evet, Ş ile)

BY HASAN CİHAT ÖRTER (İ ve Ö aynı, yâni büyük harf noktalı, hâlbuki albüm İngilizce; by küçük yazılmalıydı. Milliyetçiliktense, o takdirde bâri iki lisanlı olsa idi, Türkiye’de de satıldığına göre).

Sağ altta “Guitar Virtuoso” denmiş.

Sol altta ise GENÇ diye bir ibâre dikkatimi çekiyor.

Arkada da içindekiler İngilizce ama solda GENÇ var, sağda bir Unkapanı adresi…

İçindeki broşürü açıp künyeyi de okuyunca ise CD’nin tamamen yerli malı olduğu anlaşılıyor.

Acaba bundaki amaç ne diye düşündüm.

Eğer bu CD Türk dinleyicisine hitap edecekse hiç gereği yok, hâttâ snopluk, niye Türkçe değil; eğer Batı’ya ihraç ediliyor ise, korkarım hiç şansı yok.

Neden mi?

Aşağıda gerekçelerini, her bir parça hakkındaki yorum ve tenkitlerimle birlikte, sırayla yazıyorum.

Bir kere, genel olarak hemen dikkati çeken şeyler:

  • Gitarın akordu bozuk! Hele Romance’da insanın kulağını zımparalıyor; dissonan seslerden içiniz geriliyor. İnsan bir dinlemez mi, fark edip tekrar kaydetmez mi?
  • İkincisi de çok fazla miktardaki cazırtı! Tamam, en büyük konsertistlerin, virtüözlerin bile albümlerinde parmak sürtünme sesi, solla iyi basamamaya bağlı falsolu tınılar, tırnak sürtünme parazitleri işitilir. Hâttâ Segovia’nın “temiz” albümü yoktur. Gitar “kirli” bir enstrümandır. Ama bunlar devede kulak kaldığı takdirde kabûl edilebilir. Hemen her parçada sürekli falsolu ses insanın zihnini çeliyor… Bilhassa tremolo yaparken akış çok düzensiz (sağ el sıkıntısı gene).
  • Hiçbir eserin orijinal partisyonuna sâdık kalmamış HCÖ. Belki de uzun zamandır notalarına dahi bakmamış; yoksa insan istese dahi, bilerek bu kadar deforme edemez eserleri. Eğer Dünya Klâsik Şâheserleri (tercümesi bu; isteyen Başyapıtları da diyebilir) diye albüm çıkarıyorsan, en fazla yorum yaparsın; hiç kimsenin bestekârın eserinin neredeyse tamamını kafasına göre değiştirip oynamaya hakkı yoktur.

Sırf bu üç genel sebepten hareketle yazıyorum ki, dünyanın hiçbir yerinde ciddi klâsik gitar mahbubu olan bir kişi bu albümü “test listening” akabinde almaz; alsa da “bu da ne acaba” diye paketletir, sonra da bir kere ya dinler, ya da üç parçadan fazla dinlemez (fakir –yâni ben– Yaradan’a sığınıp 2.5 kere yaptı bu işi)!

PARÇALAR

1. R. Korsakov / Şehrazat: Dinleyin ve görün…

2. F. Tarrega /Adelita: Gitar’ın Chopin’i olarak tavsif edilen ve tırnakla değil, etle çalan Tarrega’nın bu çok elemanter ve bir o kadar da nefis eserini böyle çalmaya ancak HCÖ’nün hakkı olur!

3. F. Tarrega / Lagrima: Kelimenin anlamı “gözyaşı” ve Tarrega bu eserde hüzünlü ağlayışı anlatır. Özellikle alttaki si’ler gözyaşı damlalarını remzeder ve pıtır pıtır, tâne tâne düşmeleri icap eder. Bu yorumda ise kaos var. Eserin içerisine sinmiş olması gereken hüzün yok, arada göbek havası formatına dahi büründürüyor gözyaşlarını HCÖ!

4. İ. Albeniz / Asturias: İ gene noktalı, ne oldu İngilizce’ye? Albeniz’in rûhu dünyaya inebilir. Eserin başı sonu, önü yanı birbirine karışmış. Hatalı akorlar ve pasajlar insanı hop oturtup hop kaldırtıyor. Yorumda iç tutarlılık da yok, tamamen kafasına göre takılmış HCÖ. Bütün dünyada aslında piyano için yazılıp da gitara bu kadar mâl olmuş ikinci bir eser yokken, bu kadar deforme ve dejenere etmeye de, affedin ama kimsenin hakkı olamaz! HCÖ’nün dahi!

5. Anonnimus / Em Romance: Bu dünya güzeli melodi de HCÖ’nün hışmına uğramış. Gereksiz bir yavaşlığı anlamsız bir crescendo takip ediyor, sonra garip hırçınlaşmalar ve diminuendolar… Bir de çok kötü tremolo denemesi var, baslarda armoni intihar ediyor. Majör bölüm gâliba zor gelmiş, onu hafiften gargaraya getirmiş HCÖ. Sonra da gereksiz süslemeler, oynamalar… Başta da belirttiğim gibi, gitarın akordu fena hâlde bozuk!

6. J. Pernambuco / Choro: Eh, “no comment”.

7. F. Tarrega / Alhambra: Hiçbir yerde görmediğim, işitmediğim bir intro var. Tremoloda hemen her tırnağın sürtünme sesi duyuluyor ve gene eserin başı, arası, sonu karmakarışık. Sueno’yu, La Catedral’i filân Allahtan çalmıyor HCÖ!

8. R. Arslanyan / Serenade Espagnole: Aziz dostum Rafi’nin bu transkripsiyonu (bestesi değil ama bilmeyen öyle sanacak) esasen talebe düzeyindedir. Onda bile yorum içinde gidiş gelişler pek fazla.

9. A. Lauro / Preludio: Ah HCÖ ah, Lauro böyle çalınmaz. O legadolar, arpegiolar, pasajlar… Hepsinin pırıl pırıl ve su damlaları kadar net işitilmesi gerekir.

10. A. Lauro / Vals Venezolano No: 2: Yukarıdakinin aynı!

11. V. Lobos / Prelude No: 3: Tek bir cümle: Lobos böyle çalınmaz ve bir besteyle bu kadar oynanmaz. Dünyadaki en ucuz klâsik gitar konkurunda bu yorumla jüri birinci dakikada “teşekkürler” der arkadaş!

12. H. V. Lobos / Prelude N: 1: Yukarıdakinden de üzüntü verici!

13. D. Aguado / Andante: Hayret bir şekilde oldukça iyi yorumlanmış…

14. J. De Azpiazu / El Vito: Nisbeten en az kötü yorumlanmış eserlerden biri…

15. J. S. Bach / Prelude For Lute: Zavallı Bach, ne diyeyim… Bach Barok müziğin şâhikasıdır ve Flâmenko çalar gibi icra edilmez…

16. M. Carcassi / Dm Caprice: Gene oldukça başarılı bir yorum.

17. Ernesto Lecuona / Malaguena: Vallahi, bu eserle nasıl oynasan gidiyor; HCÖ’inki de gitmiş işte…

18. F. Tarrega / Capricho Arabe: Bu muhteşem serenadın aynı ihtişamda bir girişi vardır. HCÖ onu yemiş bitirmiş, bir garip şeye çevirmiş. Yâhu, acaba başka bir parça mı diye baktım. Sonra o olduğunu anladım ama gene Tarrega’nın bestelediği eserle bu çalınan şeyin sâdece Âdem’le Havva’dan akrabalığı var. HCÖ uçuyor, daldan dala konuyor, arada cazırtılar…

19. M. Carcassi – Allegro Caprice: Ne diyeyim… Dinleyin!

20. J. C. Bach / Musette: HCÖ, ekipçe bir araştırın bakalım bu eser J. S. Bach’ın mıdır yoksa aynı soyadını taşıyan başka bir hanımefendinin beste albümünden midir? Yorum ise vasat.

21. D. Aguado / Agito: Ajitasyon müthiş!

22. Improvisations / Bularias: Yorumun kerameti HCÖ’in kendinden menkûl fakat, hep yazdığım gibi, Flâmenko tekniği zayıf olduğu için bâzı kısımlar sırıtıyor…

Bak sevgili dostum. Bu albümün hiçbir yerde şansı yok. Hiçbir ciddi müzik adamı da ciddiye almaz. Allah aşkına daha az çal, daha çok çalış, orijinal notaları tekrar tekrar çalış. Önüne partisyonları koy ve aylarca kampa gir; bestekârlara hürmet et.

İrticalen (doğaçlama olarak) çalmana hiç itirazım yok; beğenen dinlesin. Ama klâsik gitar böyle çalınmaz! Dünyanın en büyük klâsik gitaristlerinin hemen hepsinin CD’leri, DVD’leri var evimde; hâttâ bir kısmının eğitim DVD’lerini buldum http://www.amazon.com/ adresinden. Apuoyando, pizzicato, serbest vuruş, el duruşu… Öğretiyorlar. Hele yeni nesil gitaristler var ki, çoğu da 16–25 yaş arası, insanı vecitten ağlatacak kadar muhteşem çalıyorlar. Konkurlar müthiş geçiyor. Sen bu albümündeki icrânla bunların ön elemesinden dahi geçemezsin; bu bir hakaret değil bir tesbittir.

Yâni, bu “muhteşem” albüm dünyayı filân sarsmaz, sarsamaz. Bir de, senelerdir dünyanın her tarafında en büyük müzik mağazalarında saatlerimi geçiririm. Nedense HCÖ’in hiçbir kaydına rastlamadım. Belki ben bulamadım, göremedim; bundan sonra çok daha dikkatle arayacağım.

SONUÇ

Sevgili HCÖ, lûtfen rallentendo et diminuendo, allegro ma non troppo. Bu prestissisimo senin “gitarı” gerçekten parçalayabilir. Çok daha fazla etüt yap, çok daha fazla deşifrasyon yap, çok daha az konuş ve çok daha az CD yayınla. Bak, işte o zaman tarihe geçersin çünkü yeteneklisin, hem de çok.

Son bir husus da, seni arkadaş bilip düğününe çağırmış olan, ısrarla çağırdığın konserinde sahneye çıktığında “o da büyük bir gitarist” filân diyerek kendine pâye çıkardığın birisine ısrarla “yaz yaz” deme, dersen de başta kendin olmak üzere onun geçmişine filân sövecek kadar ilginç olan “mevhum milyonlarca hayranını” üzerine salma (benim vak’amda kadın ismi kullanan bir “bir milyon” sövdü).

   Aman dikkat HCÖ, aman dikkat!

      Çünkü herkes benim kadar mütehammil ve psikiyatr olduğundan dolayı da anlayışlı çıkmayabilir.

         Oldu mu “dostum”!

Mehmet Kerem Doksat – Nişantaşı – 07 Temmuz 2007 Cumartesi

9 Yorum

Hüsamettin KüçükTemmuz 10th, 2007 20:40

Sevgili Evrim kardeşim,
Saygılı üslûbundan ötürü seni takdir ediyorum.HCÖ’yü savunan diğerleri seni örnek alsın.Düşüncelerinle de zekî biri olduğunu gösteriyorsun.Fakat imlân ilginç.Türkçe’ye çok önem veren biri olarak,artık bu ülkede elektronik mühendisi bir kişinin bile Türkçe’yi bu düzeyde kullanıyor olmasına çok üzülüyorum(Hakaret amacıyla söylemiyorum.Üslûbundaki terbiye ve rahatlık,beni kızmayacağına inandırıyor).
Bana göre;çok iyi bir icracı olmak,iyi besteci olma şansını arttıran bir özelliktir.Ama zorunlu değildir.Bunu sormanın HCÖ’yle ilgisini tam anlayamadım.Sen diyorsun ki:1-Çok iyi bir icracı,çok iyi bir besteci olamayabilir.2-Çok iyi bir besteci,çok iyi bir icracı olamayabilir.Şimdi bu düşünceleri HCÖ’ye uygulayalım:
1-HCÖ’nün çok iyi bir icracı olduğunu,ama bestelerini beğenmeyenlerin,bunu o kadar büyütmemesi gerektiğini mi söylüyorsun?Böyleyse,Kerem bey’in yukarıdaki yazısını yeniden okumalısın.
2-HCÖ’nün çok iyi bir besteci olduğunu,ama çok iyi bir icracı değilse,bunun büyütülmemesi gerektiğini mi söylüyorsun?Böyleyse,öteki yazının yorumlar bölümünde defalarca söylediğim gibi,karşılaşacağın herhangi bir kompozisyon profesörüne(doçent de,hatta doktor da olabilir),HCÖ’nün besteleri hakkında ne düşündüğünü sormalısın.Ya hiç dinlemediğini söyleyecektir,ya da…Noktalı bölümü o söylesin.
Hatalar yeni keşiflere yol açabilir(Hatta son yüzyılın çoksesli müziğinde,rastlantısal müzik teknikleri uygulanmış ve cd’lerle de yayınlanmıştır).O yeni keşiflerden bazılarını,gelecek nesiller kural olarak bile benimseyebilir.Müzisyen bazen hata yapmaktan korkmadan müziğe paldır küldür dalabilir.AMA YALNIZKEN !:) Veya arkadaşlarıyla kendi aralarında eğlenirken falan.Klasik Müzik eserlerinin tek nota değiştirmeden çalınması gerektiği,bütün dünyada,ortalama müzik kültürüne sahip her kişinin ortak bilgi ve kanâatidir.HCÖ Batıda yapmaya kalksaydı bu albümü,Kerem bey’in de söylediği gibi,kimse yayınlamazdı.Dahası,benim yaptığım gibi,onu iyi bir psikoloğa yönlendirirlerdi.
Hasan bey’e not:Hasan bey,lütfen bana küfretmeyin.”Gitarınızın” parçalanmasını istemiyorum.Yıllar önce Sadi Işılay’ın Sultânîyegâh Sirto’su üzerine yaptığınız modernize,ilk dinlediğimde beni duygulandırmıştı.O müziğin yaratıcısı yeteneksiz ve bilgisiz biri sayılamaz! Madem “Kendi seçeceğiniz bir kompozisyon prof’una gidip bestelerinizi değerlendirtin” dememe aldırış etmiyorsunuz,öyleyse Türkiye’de(veya dünyada!) en çok sempati duyup düşüncelerine itibar ettiğiniz psikoloji veya psikiyatri profesörüne kimse,ona gidin,sizin kişiliğiniz ve kendinize dair düşünceleriniz hakkında ne düşündüğünü sorun.Söyledikleri Kerem bey’in sözleriyle örtüşmezse ve sizi aklarsa buraya yazın,”Yuh sana Kerem Doksat! Seni kim profesör yaptı?!” diye hep birlikte ona hücûm edelim.
Kerem bey’e not:Kerem bey,görüyorum ki çok fazla insanın,”dehâ” kavramı konusunda kafa karışıklığı ve yanlış kabûlleri var.Üstüne üstlük tv’de “Güzel ve Dâhî” isimli bir yarışma başladı ve ÖSS’de yüksek puan almış öğrencileri falan halka dâhî diye sundular.Bence,dehânın ne,dâhînin kim olduğu konusunda da iyi bir yazı yazmalısınız bu millete.
Hasan bey ve onu savunanlar dâhil,herkese sevgi ve saygılarımla.

Hüseyin Barış ÖRTMEZTemmuz 10th, 2007 21:16

Sayın Hasan Cihat Örter,1-”Dünyadaki milyonlarca hayranınız” tarafından hararetle beklenen son albümünüz neden EMI benzeri dünyaca ünlü bir firmadan değil de,arabeskçi çıkarmasıyla bilinen Unkapanı’nın bir firmasından çıktı?2-Albümünüzün standa konmasını geceden müzikmarket önünde kuyruğa geçerek bekleyen “dünyadaki milyonlarca hayranınız”,şu dakikaya kadar satış sayısını kaça ulaştırdı?3-Dünyanın önemli gazete ve müzik dergilerinden hangilerinde albümünüzün reklamı yayınlandı ve hangi tanınmış müzik eleştirmenleri,köşelerinde,son albümünüz hakkında övgülü yorumlar yazdı?Ayrıca Türkiye’deki klasik müzik dergi ve sitelerinden hangilerinde albümünüze övgü yazıldı? 4-Dünyanın en büyük Klasik tarz gitaristlerinden hangileriyle tanışıklığınız var ve hangisi,sizin son yıllardaki yorumlarınızı beğeniyle dinlediğini söyledi?5-Son albümünüzün canlı performansını gerçekleştirmek için,dünyanın nerelerinden,hangi salonlarda çalmak üzere davetler aldınız?
Cevabınız lütfen,”1-Ananı,avradını s…..keyim,2-Aç karnına b…..kumu ye,3-G…..tünü s…..keyim,4-Ormanda benimle düello yapmaya gel,5-Bu ülkenin sanatta niye geri kaldığı belli değil mi?” şeklinde olmasın.Her soruma doğru dürüst cevaplar bekliyorum.Saygılarımla.

Hüsamettin KüçükTemmuz 17th, 2007 13:57

Harun Kaya ismiyle yazan kişi diyor ki:”[Kerem Doksat,HCÖ'nün] (muhtemelen inançlı br insan olmasını ve inançlı insanların müziğini dinlemesini çekememektedir)”
1-KD bunu niye çekemesin?Açıkla.KD “Ben Allâh’a inanıyorum ve müslümanım” diyor.HCÖ’nün ise dinle ve tanrıyla ilgili neler söylediğini,üç yukarıdaki mesajımda kopyalayıp yapıştırdım.
2-KD’nin;inançlı insanların HCÖ’yü dinlemesini çekememesi için,inançlı insanlarla aynı düşünceleri paylaşması ve “Yahu benim gibi inançlı,benimle aynı dünyâ görüşünden insanlar neden şu şu kişileri değil de gidip HCÖ’yü dinliyor?!” diye rahatsız olması gerek.Bu düşüncen,bir öncekiyle çelişiyor.Kısacık bir cümle içinde çelişki.
3-[KD]“birçok farklı isim kullanmak suretiyle Hasan Bey’i hakaret etmeye zorlamıştır.” KD’nin farklı isimler kullandığını nasıl ispatlayacaksın?Ve “hakâret etmeye zorlamak” ne demek?Dünyâ çapında bir san’atçı ve hümanist bir kişi,zorlansa bile terbiyesini korumayı başarabilmeli.
4-”Hasan Cihat Örter aynı seviyede söz hakkına sahip değildir” HCÖ’nün hangi mesajını KD silmiş?Hangi düşüncesini ifâde etmesine imkân tanımamış?
5-”tek derdi HCO yu karalamak ve iftira atmaktır eminimki müzikten anladığıda yoktur.” KD’nin hangi cümlesi iftirâdır?KD’nin müzikten anlamadığını,hangi mûteber müzik adamından öğrendiniz?KD’nin teknik müzik eleştirilerini tek tek ele alan hangi mûteber müzik adamı,ona katılmadığını teknik olarak îzâh etti?
6-”Helal be hasan hocam Allah senden razı olsun kerem efendinin kendi kendine rezil olmasını sağladın!” Üç yukarıdaki mesajımda tanrıyla ilgili neler söylediğini okuduğunuz bir kişiden Allah râzı olur mu?KD’nin rezîl olduğunu neye,hangi olaya,KD’nin hangi tepkisine dayanarak söylüyorsun?
7-”eğer hasan hoca klasikleri sadece notalara bağlı kalıp yorumlasaydı bu seferde bu ne ya bunu bende yapardım diye eleştirecekti” Sen müzik hakkında teknik açıdan ne biliyorsun,dünyâdaki müzik türlerinin kültürüne ve geleneklerine ne kadar vâkıfsın?
8-”yani kerem bey siz sadece bir konuda haklısınız bir an önce en yakın psikoloğa görünüp hasan hocaya iftira atmayı bırakınız.” Benim KD olduğumu nasıl ispatlayacaksın? KD’nin psikoloğa ihtiyâcı olduğunu,hangi uzman psikolog söylüyor?Ve KD’nin hangi cümlesi iftirâ?
9-KD’den tazmînât alabileceğinizi hangi zekî ve bilgili avukat söylüyor?O avukat,HCÖ’nün ettiği bir sürü küfürden ve Hıncal Uluç,Gani Müjde gibi tanınmış kişilerin isimleriyle yazmasından ötürü HCÖ’den tazmînât alınamayacağını,bu konuda bir yaptırım olmadığını söylüyor mu?

Harun KaraTemmuz 17th, 2007 16:42

hüsamettin küçük bey (bu ismin uyduruk olduğuda belli levent kırcanın küçük hüsamettininden mülhem olduğu besbelli ortada) bi kere benim soyadım kaya değil kara okuyabiliyorsun sanırım dimi r ile y arasındaki farkı?

bir diğer nokta sen (yani KD) değilmisin hasan hocamın konserini yorumlarken orada bulunan insanların başörtüsünden şundan bundan bahisle başlayan ve benim hanım diz üstü miniyle gelmiş deyip kendinin
ne kadar modern (!!!!) oradaki diğer zevatın ne kadar gerici olduğunu
ispatlamaya çalışan! bumu senin inançlılığın KD? inançlı insanlarla dalga geçmek ve mini etekle övünmek mi!

her sözünün sonu nasıl ispatlayacaksınla bitmiş. demekki sen KD nin ta kendisisin ben bunu ispatlamıyacağım çünkü kimsenin IP sinin peşinde değilim. senin yaptığın büyük bir suçtur, net ortamında herkes istediği isimle yazma hakkına sahiptir kimse bunu suç kabul edemez. ikide bir HCO ile dostuz zırvalarını yazıyorsun o zaman dost isen HCO başka bir isimle mesaj attığında yapman gereken şey IP sini buraya yayınlamak değil kendisini arayıp hocam biz dostuz bu şekilde başka isimle yazmayın farkediliyro demek olurdu. ama sen HCO nun dostu falan değilsin KD or HKüçük!

ama bir insanın IP adresini alenen yazmak açık bir suçtur. bu şu demektir, bakın ben HCO nun IP sini biliyorum, sizde kullanmak isterseniz buyrun işte bu! bu özel hayata müdahaledir, bunu savunmak için avukata da ihtiyac yok ben elektronikçiyim ben bile kazanırım böyle bir davada HCO nun yerinde olsam. demogoji yapma KD!

Harun KaraTemmuz 17th, 2007 16:45

bu arada şunlarıda yazayımda belki okumazsın diğer başlığa eklemiştim bu yorumu:

Birde yukarda bi yerlerde birisi 11 yaşında gitara başlayan birisinin Hasan Hoca’nın son kasetini eleştirmesine bakıp demekki kaset o kadar iyi değilmiş gibi bişeyler sayıklamıştı. Öncelikle isterseniz Hasan Cihat Orter gitara ne zaman başlamış ona bi baksaydı keşke bu saçma yorumu yapan şahıs. Hasan hocamız 5 yaşında gitara başlamış ve 7 yaşında Prof. Antonio Doumesitch’den dersler alıp 12 yaşında bir orkestrada çalabilmiştir! aradaki farkı anlayacak kapasitede olan arkadaşlara duyrulur. yani burdaki hiçkimse hasan cihat orterin müzik kalitesine dil uzatacak kapasitede olamaz bu mümkün dahi değil, ama neden dil uzatıyorlar peki çünkü dedim ya cahillik okumakla zail olmuyor! “cehlin ol mertebesi ancak okumakla (veya ilm ile) mümkündür” diyor ya bir zat aynen öyle!!

Harun KaraTemmuz 17th, 2007 16:49

neyse zaten görünüşe göre hasan hocam bu bloga yazmayı bırakmış bende yazmayacağım yazdıkça blogunun popularitesini artırmaya çalışıyorsun kd farkındayım bu tuzağa bi daha düşmeyeceğim (söz hakkı düşerse cevapsızda bırakmam buda biline küçük hüsamettincim!)

Harun KaraTemmuz 17th, 2007 17:03

ya bunu yazmadan geçemicem kd nin psikoloğa ihtiyacı olduğunu bizzat kendi söylüyor küçük hüssamcım :D okusaydın blogu görürdün!

Hüsamettin KüçükTemmuz 17th, 2007 19:11

Harun’cuğum,kaya gibi sert anlayışsızlığın sebebiyle soyadını “kaya” görmüşüm.Kusura bakma.Sen “Kara”sın.

KEREM BEY,ben sıkıldım bu sayfadan.HCÖ’nün yandaşları bizim bütün yazdıklarımızı okumadan veyâ bir kısmını okusalar da doğru dürüst birşey anlamadan katılımda bulunuyorlar.Sorduklarımızın hiçbirine gereken mantıklı cevapları vermemekle kalmayıp,kaç defâ söylediğimiz şeyleri de onuncu kez tekrâr etmeye bizi yönlendiriyorlar.Tekrâr etsek de anlamayacaklar ve yeni biri çıkıp yine benzer komik îtirâzlarda bulunacak.Yeterince düşünce egzersizi yaptım bu konuda.Bu noktadan sonra,mantıklı düşünmeyi öğrenememiş ve okuduğunu anlayamayan kişilerle uğraşmak benim değil,Kerem bey’in alanı.
Kerem bey,siz olmadığıma da inandıramadım muhteremleri.Siz inandırmak istiyorsanız,buyrun.Ama e-posta adresimi ve IP numaramı kendilerine açıklamamanızı ricâ edeceğim.Zâten bu da sağlam bir ispât olmaz.Örneğin,IP numarasının izi sürüldü ve İstanbul dışında bir yer çıktı diyelim.Siz yorumunuzu İstanbul dışındaki bir arkadaşınıza yollarsınız,o da kendi adresinden buraya koyar.Böylece,başkasının IP’si çıkmış olur.Beni kötü durumda bırakmadan bu ispâtı yapmanızı ricâ ediyorum.
Aslında bizim HCÖ’ye ve yandaşlarına daha fazla birşey söylememize gerek yok.Söylediklerimizi anlamaya çalışmamanın sonucuna kendisi ve yakınları katlanacak.
Saygılar ve sevgiler.

pcmemoTemmuz 17th, 2007 19:35

Bu mesajı yorumlamak için aşağıdaki linki takip edin.

http://www.keremdoksat.com/forum/viewtopic.php?f=4&t=2

Yorum Yapın

Mesajınız