KÜRT ALEVİ VAR MI?

Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 627 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.

http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=89107,1&tarih=26.08.2007 26 Ağustos 2007 Pazar

Kürt Alevi Yoktur

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, bir hafta önce Kayseri’de bir konuştu pir konuştu. Prof. Halaçoğlu “Bugün Kürt olarak bilinen hâttâ hâttâ söyleyeyim; Alevi Kürt olarak bilinen insanlar maalesef Ermeni’den dönmedir” demişti. Onun sözleri; günümüzün önemli bir sorununun tartışılmasının da önünü açtı.
Şimdi soru şudur: Türkiye’de Kürt Alevi var mıdır? Ermeniler’in bâzıları 1915 sürgününden sonra Alevi olup Kürt Alevisi hâline mi gelmişlerdir?

RESMÎ TARİH GİZLİYOR

Bugün resmi tarihçi Yusuf Halaçoğlu’nun da PKK çizgisindeki Kürtçülerin de “Alevi Kürt” veya “Kürt Alevisi” gibi terimlerle anlattığı kesim; özbeöz Türk’tür.

1501 yılında, Anadolu’dan giden Türkmenler, İran’da Safevi Devleti’ni kurdular. Bu devleti daha 15 yaşında kuran Şah İsmail, Hatayi mahlasıyla şiirler yazıp deyişler söylüyordu. O, bugün bile Anadolu Alevileri için çok kutsal bir kişiliktir. Cem törenlerinde Hatayi’nin üç nefesi okunmazsa tören yürütülemez.

Şah İsmail, İran’daki devleti, Anadolu’da bulunan şu Türkmen boylarının yardımı ile kurmuştur: Ustaclu, Şamlu, Bayat, Afşar, Beğdili, Döğer, Yüreğir, Kınık, Bayındır, Salur, Eymir, Halep Türkmenleri, Rumlu, Çepni, Musullu, Tekelü, Bayburdlu, Karadağlu, Çapanlı, Turgutlu, Karamanlı, Dulkadırlı, İspirli, Hınıslı, Tokaçlı, Varsaklar… Bu aşiretlerin büyük bölümü Alevi idi. (Bu konudaki ayrıntılar için Bakın: Prof. Faruk Sümer; Safevi Devleti’nin Kuruluşunda Anadolu Türklerinin Rolü, TTK Yayını).

1514 yılında Çaldıran Ovası’nda Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim ile İran’daki Türk Safevi Devleti’nin sultanı Şah İsmail kapıştılar. Savaşı; Osmanlı kesimi kazandı.

Bu çatışmada Anadolu’daki göçebe Türkmenler (Alevi Türkmenler), Şah İsmail’in yanında yer almışlardı.
Kürt aşiretleri ise Osmanlı Devleti’nin tarafında kılıç sallamışlardı. Kürtlerin bu yardımı yüzünden Yavuz Sultan Selim Doğu Anadolu’yu aşiret reislerine taksim etti. Kürt beyleri artık bulundukları şehrin hâkimi olacaklar; bu mülkiyet hakkı babadan oğula kalacak ve dışarıdan kimse onlara karışamayacaktı.

Fakat Yavuz Sultan Selim’in bir isteği vardı: Kürt aşiretleri Şah İsmail adlı Kızılbaş’a yardım eden bu Türk aşiretlerin hakkından gelecekler; onlara aman vermeyeceklerdi.

ŞU AŞİRETLERE BAKIN

Bugün Alevi Kürt denilen aşiretlerin büyük bölümünü işte bu Osmanlı Devleti ile Kürt aşiretlerinin ezdiği Alevi Türk aşiretleri oluşturmaktadır. Örneğin, Afşarlar’ın Doğu’da kalan kolu zaman içinde Kürtleşmiştir. Afşarlar Türk, Fars ve Arap kaynaklarında geçen ve padişah çıkartan çok büyük bir Türk boyudur. Afşarların bu özelliğini öğrenmek isteyenler Prof. Faruk Sümer’in “OĞUZLAR (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilatı-Destanlar” isimli kitaba bakabilirler.

Hülya Avşar, eğer Âilesi Afşar boyundan ise, kesinlikle Türk’tür. âilesinde Kürtçe konuşuluyor olması, sözünü ettiğimiz bu tarihsel değişimin ürünüdür.

Diğer bir örnek de Beğdili (Beydili: Badıllı) aşiretidir. Alevi olan bu aşiret de Oğuz boylarından birisidir. Bu aşiretin Balaban Kolu tarihsel kayıtlarda 100 aile olarak yer almaktadır. İşte bu Balabanlı kolundan olan ve DTP’den milletvekili seçilen Sabahat Tuncel de bugün kendisini Kürt sanmaktadır. Kürt Alevisi denilen bu insanlar aslında Türk Alevisi’dir.

Bugün Doğu Anadolu’daki kolları Kürtleşmiş olan Iğdır, Bayat, Eyva (Yıva) gibi boylar da hakiki Türk topluluklarıdır.

Bugün Kürt sayılan Şikak aşireti, Kürt tarihi Şerefnâme’de, Türk aşireti gösterilmiştir. Bu aşiretin sol kolunu oluşturan ve Hakkâri yöresinde bulunan Ertuşîler de Türk’tür. Ertuşlu demek olan bu isim; İrtişli anlamına gelir. İrtiş, Türklerin anayurdundaki ırmaklardan birisidir.

Günümüzde Tunceli yöresinde yaşayan Aleviler ise Türkler’in Hun kolundandır. Tunceli halkı ile Kürt halkı arasında ne dil, ne kültür ne tarih bağı vardır.

Ünlü Türkmen boylarından Karakeçili aşiretinin Batı’daki kolu Türkçe konuşurken Urfa bölgesindekiler Kürtçe konuşmaktadırlar. Küresinliler Samsun bölgesinden Van civarına yerleştirilmiş Türkler olmalarına karşın zamanla dillerini yitirmişlerdir. Kürt kökenliler ile sonradan Kürtleşenler arasında bir statü farkı bile oluşmuş idi. Van çevresindeki Kürt aşiret reislerinden Kinyas Kartal. Kürtleşmiş Türkler ile ilişki kurmadıklarını, onlara kız vermediklerini dile getirmiştir. (Bakınız: Macit Gürbüz; Kürtleşen Türkler, s. 149).

Örneğin, Türkan adı Türkler anlamına gelen aşiret bile Kürtleşmiş bulunuyor. Kürdili oymağının da Barak Türkmenler’ine bağlı olduğu biliniyor. Öz Türk boyu olduğu adından bile anlaşılan Döğer aşireti de Urfa bölgesinde Kürtleşmiştir.

Ayrıca Gaziantep ve Kilis dolaylarında Musabeyli, İlbeyli, Okçu İzzeddin boyları; Şanlıurfa’da Torunlar; Sincar Dağı çevresindeki Saçlılar; Sekiz Büklüler, Amik Ovası’ndaki Kırıklar ve hatta Akkoyunlu, Karakoyunlu gibi büyük Türk boyları bugün Kürtleşmiş durumdadır.

Sivas yöresinde Koçgiri diye bilinen büyük aşiret de bâzılarınca Kürt sayılıyor. Gel gör ki dünya çapında bir otorite olan Türkiyatçı İrene Melikoff bu bölgede yaptığı araştırmada bunların Türk kimliğini net biçimde tespit etmiştir.

MİLLET-İ SÂDIKA: ERMENİLER

Ermeni halkı, milâttan öncesinden beri Kuzeydoğu Anadolu ile Kafkas hattında yaşamaktadır. En eski Hristiyanlar’dan birisi Ermeni halkıdır ve bunlar dinlerini asla terk etmemişlerdir. Türkler bölgeyi ele geçirdikten sonra Ermenilerle dost olarak yaşamaya başlamışlardır. Osmanlı Devleti, Türkmenleri topluca katlederken; Ermenileri “Millet-i Sâdıka (Sâdık Millet)” ilan etmiş, devletin yönetim katında bunlara her türlü olanağı tanımıştır. Meşhur 1915 sürgünü; Ermenilerin devlet içinde olay çıkarmaması için yapılmıştır.

Bu sürgünden kaçanlar, kendilerini gizleyenler, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Kalan Ermeniler, devletin ve halkın bilgisi dâhilinde kalan ailelerdir. Bunları Aleviler’in içine gizlenmiş olarak göstermek tarihi çarpıtmaktır.
Kürtler ise tarihte, adı çok az geçen bir kavimdir. Bunlar Doğu Anadolu’nun dağlık kesiminde yaşayan göçebelerdir. Bir devlet kuramamışlardır. Ancak 1514’ten sonra aşiret reisleri güç kazanmışlardır.
Kürtler inanç olarak İslâm’ın Şâfii kolundandır. Tarikat olarak da büyük ölçüde Nakşibendîliği seçmişlerdir. Bu yönüyle de Aleviler’le Kürtler arasında derin uçurum bulunmaktadır.

ANADOLU ALEVİLİĞİ

Anadolu’daki Alevilik özü itibarıyla Türk kimliklidir. Bu topraklardaki Aleviliğin kendisini anlatma aracı, “bağlama”dır. Bu saz Türk’e özgüdür. Aleviler, bağlamayı kutsamış; ona “Telli Kur’ân” denilmiştir. Kürtler’de bağlama olmadığı gibi onun kutsanması da yoktur.

Anadolu Alevileri’nin ibâdeti olan cem töreni de Türkçe ibâdet biçimidir. Bu topraklarda asla Kürtçe cem yapılmamıştır. Bugün Kürt Alevi diye bilinen veya kendilerini öyle sananlar bile cemlerini Türkçe yapmaktadırlar. Sâdece bu olgu bile Kürt Alevi’nin, Türk Alevi olduğunu göstermeye yeter.

Yine Anadolu Aleviliği’nin “Yedi Ulular” diye kutsadığı ozanların tümü Türk’tür. Seyyit Nesimi, Hatayi (Şah İsmail), Yemini, Virani, Pir Sultan Abdal, Fuzuli, Kul Himmet Türkçe yazan ozanlardır. Günümüzde bile Kürt kökenli bir Alevi ozanı yoktur. Anadolu Alevileri’nin kutsal kişileri arasında Kürt kökenli kimse bulunmamaktadır.
Kürtler’de kadının durumu ile Aleviler’de kadının durumu birbirine hiç benzememektedir. Ayrıca sivil yaşam modeli de birbirine taban tabana zıttır.

Bu yüzden Anadolu’da dikkat çekecek bir kitle olarak Kürt Alevisi veya Alevi Kürt olmamıştır. Bu terimler, son yirmi yılda ortaya çıkmıştır. Bir taraftan Osmanlı zihniyetindeki resmi tarihçiler; bir taraftan, Alevileri de Kürt göstermeye çabalayan PKK’lılar Alevi Kürt terimini icat etmişlerdir.

Bâzı Alevi’nin Ermeni olduğu iddiası da tamamen yanlıştır. Çünkü Ermeni milleti, Hristiyan olarak kalmıştır. Bunlardan İslâm’ı seçenler de çok azdır. Bu gibi Ermeniler’in Alevi nüfus içinde belirleyici olduğunu düşünmek, tarihi tersyüz etmekten başka şey değildir.

***

HAMİDİYE ALAYLARI DARBESİ

1826’da Osmanlı padişahı 2. Mahmut, Yeniçeri Ordusu’nu kaldırdıktan sonra bütün Alevi dergâhlarını yıktırıyor; Bektaşi babalarını astırıyor; dedeleri sürüyor; imparatorluk içinde Aleviler’i yeniden dağlara kaçırıyordu. Dağ başlarına sığınan çâresiz insanlar, meşe ağacının palamutlarını öğütüp yiyerek hayatta kalmaya çalışıyorlardı.
Aleviler’e yönelik yeni bir saldırı dalgası da Hamidiye Alayları ile geliyordu. Padişah 2. Abdülhamit, 1894 yılında Doğu Anadolu’da Kürt aşiret reislerine 26 kadar alay kurdurttu. Bu alaya girenler; uzun ve tehlikeli askerlik hizmetinden ve vergi vermekten kurtuluyorlardı. Ayrıca bölgede astığı astık, kestiği kestik hale geliyorlardı.
Ermeniler’e karşı kurulduğu iddia edilen Hamidiye Alayları, bulundukları yerde direnen son Alevi aşiretlerini de bastırıp yağmaladılar… Çünkü bu aşiretler Şafii Kürtler’den oluşturulmuştu. Bugün Kürt gösterilen Alevi aşiretlere bu hak verilmemişti. Hamidiye Alayları’na ilişkin ayrıntılı bilgiler, o günleri yaşayan M. Şerif Fırat’ın Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabında bulunmaktadır.

En az 500 sene süren bu ezme politikası sonucunda Alevi Türkmenler dillerini unutup Kürtçe konuşmaya başladılar. Özbeöz Türk olan bu Aleviler zamanla kendilerini Kürt sandılar.

***

“EŞEK TÜRK(!)”

Osmanlı Devleti’ni yönetenler zamanla bu devleti kuran Türk’ün düşmanı hâline gelmişti. İstanbul yönetimi, Türkmenleri, “Eşek Türk, Akılsız Türk, Kaba Türk” diye aşağılıyordu. Şehirden beslenen Osmanlı şâiri de şöyle söylüyordu Türkmen’e:

“Türk’ün dilberidir gayetle inat
Şehir dili bilmez lisanı kubat
Lisanından eyler Türklüğün isbat
Hayvan gibi gözün diker samana”

Türkmen ise Osmanlı zorbalarına şöyle cevap veriyordu:

“Şalvarı şaltag Osmanlı
Eyeri kaltag Osmanlı
Ekende yok biçende yok
Yiyende ortag Osmanlı”

Halk kendisini sömüren Osmanlı’ya karşı onun en güçlü olduğu dönemde isyan ediyor; bu isyana da Bozoklu (Yozgatlı) eşkıya Celâl’in adından dolayı “Celalî İsyanları” adı veriliyordu. Bu Celâl dahi Alevi idi. Osmanlı şeyhülislamları da Türkmenler için “Bu Kızılbaş tâifesi Müslüman olmadıklarından öldürülmeleri dine uygundur!” diye fetva veriyorlardı. Bunun belgelerini arşivlerden bulup “Osmanlıda Karşı Düşünce ve İdam Edilenler” isimli kitabımda vermiş bulunuyorum.

Rıza Zelyut

***

Bu sefer sâdece nakil yaptım.

Kürtleştiriliyor muyuz, değil mi?

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 26 Ağustos 2007 Pazar

17 Yorum »

  1. MUAMMER BILGILI

    27 Ağustos 2007

    Iyi gunler hocam
    Tesadufen internette gordum yazinizi.Kürtleştiriliyor muyuz, değil mi?Benim dusuncem.Turkiyede disaridan talimat alan basin yayin organlari ozellikle tv ler.Ozal dan sonra olusan Kurt zengin tabaka,egitim sistemindeki Amerikan baskisi ve yonlendirmesi tamamiyle Turklugu yok etmek uzerinde calismalar yaptigina inaniyorum.
    1983-84 yillarinda okulda arkadaslarla soylesilerimizde Kurt alevi olamaz cunku Alevilik Turklerin islami yorumlamasina verilen isimdir diyorduk.Ben okulu bitiremedim arkadaslarim tarih hocasi oldular.Sayin hocam ulkemiz dort koldan sarilmis vaziyette,toplumu uyandirmak,uyarmak sizlerin zorunlu gorevi.Bu guzel nakil yaziniz icin tesekkurler.Turkiyeyi Turkler yonetmelidir.Simdilik irki anlamda olmasada fikri anlamda Turklerin yonetmesi zorunludur.
    TUNA nehri kiyisinda saglik ,basari ve mutluluk diliyorum.

    sevgilerimle
    Muammer Bilgili

  2. Duran Dincer

    19 Eylül 2007

    slm hocam ben Almanya da yasiyorum naklinizi tesadüfen internette sörf yaparken gördüm. böyle nakillerle insanlari bilgilendirdiginiz icin size cok tesekkür ediyorum. selamlar

  3. murat ekinci

    20 Eylül 2007

    KEREM BEY TEHCİR OLAYINI ARAŞTIRIRSANIZ GİZLİ ERMENİLERİN VARLIĞININ BİR GERÇEK OLDUĞUNU GÖRÜRSÜNÜZ.

    Bir kitab; ERMENİ EVLATLIKLAR( SAKLI KALMIŞ HAYATLAR)-ERHAN BAŞYURT- karakutu yayınları

    ve birde internette SALİM CÖHCE adına arama yaparsanız ve onun eserlerini okursanız bu konuyu daha iyi anlayacağınızı umuyorum,

  4. ferhat taşcı

    22 Eylül 2007

    bırakın bunları yaaa hepiniz sistem adamı olmuşsunuz aleviliği de bunda kullanıyorsunuz alevilik bir inançtır ve bunu tek bir ırka aitmiş gibi gösteremezsiniz kürt alevisi de var türk alevisi de var..alevilik bir kültür birikiminin ortaya çıkardığı bir inançtır.bu inanç müslümanlıktan önce de vardı ve bu gün bunca aleviliği yok etme politikasına rağmen yine var olacaktır.. muammer bey de kendisini o kadar kaptırmış ki türklüğüne çok kültürlü bir ülkede her şeyi tekleştirme politikasına uyarak ülkenin türklerin yönetmesini söylüyor.80 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor sanıyorsunuz..ülke yerinde sayıp duruyor..
    farklılıktan korkan her şeyi tekleştiren düşünceyi kınıyorum..yaşasın farklılıklarımız..çünkü bular bizi oluşturan değerlerimizdir.

  5. Mehmet Kerem Doksat

    22 Eylül 2007

    Sayın Muammer Bilgili, Tuna Nehri kıyılarına selâm olsun.
    Sayın Turan Dinçer ve Sayın Murat Ekinci, teşekkür ediyorum.
    Sayın Ferhat Taşçı,
    Aleviliğin Müslümanlık’tan da önce var olması düşünceniz çok ilginç; belki gözden geçirebilirsiniz. İslâm’a geçen Türk boylarının bir kısmı Hz. Ali ve Kerbelâ mesellerini kendilerine mâl etmiş, bir nev’î “edinilmiş travma” yaşayarak İslâm’a pastalamışlardır. Farklılıklara lâf ettiğimi hatırlamıyorum; 80 yıldır da bu memleketi Türkler yâni hemen her etnik gruptan ve İslâmî tarikatten insanlar yönetti ve Türkiye de çok kalkındı. Hâricî ve dâhilî bedhahlara rağmen kalkındı. Batı da bunu engellemeğe ve Türklüğü berhava etmeye çalışmakta… Diğer yazılarımda da bunu bulabilirsiniz.
    Katkılarınız için teşekkürlerimle…
    MKD

  6. özgür barış temel

    26 Eylül 2007

    ister türk olsun ister kürt olsun ister hırt olsun ister pırt olsun ne olursa olsun insan dünyaya gelmeden önce ne idi yada gittikten sonra ne.kıçını yırtanlara duyurulur!

  7. Andaç Köse

    9 Ekim 2007

    Sayın hocam teşekkürler bilgileriniz için.Ancak bu bilgilere ulaşmak mümkünmü?Yani resmi tarihte aşiret aşiret ailelerin soyağacını çıkartmak mümkünmü?

  8. cengiz drejanlı

    11 Ekim 2007

    saçma ötesi tarih sayfalarının yanlış yorumlanmış veya baştan yanlış yazılmış bu atık dışı belgelere inanarak konuşup kürtlerin alevilerin soyuna büyük bir linç girişimidir bu halaçoğlunun bu isabetsiz konuşması görevinden alınmasına sebep olabilir herkese laf varda şu büyük(!) aziz (!) ana doluya gelip kürtlerden ve araplardan yardım alarak oba kurmuş bunların ekmeğini yemiş hatta tırk adınıda kürtlerin koyduğu türk milletinden neden hiç bahsetmemiş bilinmez. ırkçılık ve faşitlik taa nerelere kadar ulaşmış şaşırmamak lazım burası türkiye…

  9. cengiz drejanlı

    11 Ekim 2007

    ayrıca osmanlının arşivlerinde sakladığı ve şu anda devletin ucunu bile göstermekten korktuğu kürtlerin tarihinin yazıldığı kayıtlara bulursanız yayınlayında halaçoğlu kimmiş bide onun soyunun icabına bakalım

  10. mehmet pazarcıklı

    1 Kasım 2007

    usta uydurma yahu 1915 yılına kadar osmanlı tarihine bak hiç bir kürt adı geçmiyor. ne olduysa 1915 ten sonra bir anda ortaya kürt diye bir şey çıkıyor. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu beyler. halaçoğlu doğru söylüyor. bunlar kendini inkar eden ermeniler. ayrıca bulun bunu o zaman osmanlı tarihi arşivlerinde. ordan burdan alıntı yapmayın. kaynağı belli olmayan kitapları ortaya atmayın. ayrıca sen kimsin be kardeşim.önce bir onu yaz ne iş yaparsın . tarih profesörü müsün …

    HAKARET İÇEREN SON KISIM TARAFIMDAN SİLİNMİŞTİR. MKD

  11. Mehmet öztürk

    14 Ocak 2008

    Denilir ki geçmişte olanlar başka türlü olma ihtimali olmadığı için öyle olmuştur. Arapların tabiriyle “Diyarı rum” (Osmanlı )hanedanları
    Roma devlet gelenekleri doğrultusunda devleti merkezileştirince Devlet askere alamadığı vergilendiremediği cezalandıramadığı göçebe Türkmen aşiretlerine karşı tavır aldı. Birtürlü otoritesine alamadığı Karamanlı ve Saruhanlı(manisa) türkmenlerini balkanlara zoraki göç ettirdi (daha yıldırım zamanında) Bulgaristandaki deli orman yöresi ile İzmir Karaburun da eş zamanlı başlayan Şeyh Bedrettin ayaklanması aynı aşiret ve inanç mensuplarının eş zamanlı ayaklanmasıdır. Merkezi devlet aşiretinin ve reisinin buyruğundan çıkmayan hükümdar buyruğunu 2. sırada tanıyan Türkmen aşiretlerine karşı mücadele başlattı. Anadolunun türkleşmesinde büyük önemi olan başına buyruk aşiretler 1071 den 1078 ze kadar marmara bölgesine varmıştı bile. Bu merkezi devletin değil(Anadolu selçuklu) aşiretlerin başarısı idi. O gün yararlı olan göçebe ve kural tanımaz özellik devlet merkezileşince “zararlı” olmaya başladı. Bu nedenle Osmanlı ile Anadoluyu Türkleştiren Oğuzların(Türkmenlerin) yıldızı hiç barışmadı. “Osmanlıda herkese yer var Türklere bile” deyimi boşa söylenmemiştir. Osmanlıda en has kavim Ummeti muammed yani araplar 2. olarak Kürtler , Türkler bunlardan sonra gelmekteydi. Anadolunun doğusunda Türkmen devleti hükümdarları Uzun hasan ve şah ismail osmanlıya yenildiler zira Ateşli silahları (topu) iyi kullanan kazanacaktı ve kazandı.Anadolu Türkmenlerini osmanlı Kendi varlığına hep bir tehdit kabul ettiği için sürekli mücadele etmiştir. Yavuz zamanında iyice keskinleşen bu mücadele de bir çok türkmen aşireti doğuda kürt kimliğine bürünerek varlığını sürdürmüştür Batıda ise askerin ulaşamayacağı kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda köyler kışlaklar kurarak yaşamlarına devam etmişlerdir. Bugün Aydın Antalya Muğla Balıkesir VS illerde nerde bir dağbaşı köyü varsa Türkmen köyüdür.(Türkmenlerin Alevi kökenli olduklarını tartışmaya gerek yok) Orta Asya Şaman inancında olan (çok tanrılı din) Türklerin İslamlığı yorumlayış şekli olan alevilik elbette Arap müslümanlığından farklıdır. Büyük çoğunlukla şafi mezhebinden olan kürtlerin Türklere özgü bir inanç anlayışı olan aleviliği nasıl benimsedikleri izaha muhtaçtır. Cezayirde mısırda libyada neden Arap Bedevi alevi yokturda doğu anadoluda kürt alevi vardır. Çünkü alevilik türklere özgüdür. Ben bir sunni hanefi olarak alevi yaşam tarzının (kaç göç yoktur, taassup içinde değillerdir)kendi dedelerimde babamda bulunduğunu görüyorum.Evet dedem medresede molla eğitimi almıştı, camiye giderdi ama yobaz değildi. Hamile kadınların hastaların oruç tutmamasını söylerdi, örtünme diye bir gündemi yoktu. Çokça hacıya gittiğinden Araplardan tebessümle bahseder ve iyiki allah bizi türk yaratmış derdi.
    Son okuduğu kitap “ALİ Canın topu ” olan bir çok kardeşimiz kendilerine anlatılanlara göre bu söylenenlere karşı çıkacaklardır. hatta eğitimleri ve sosyal gelişmişliklerine uygun olarak küfürle karışık tır söyledikleri. Bunlardan internette çok var nede olsa necip milletimizin ortalama eğitimi 3.5 yıl yani 3. sınıftan terk. Küfürden başka ne biliyorki anlatsın .Beyinsel faaliyet pahalı vezor bir iştir. yenilen gıdaların % 70 şini tüketir. Geriye ne kalırki beyinsel faaliyet gösterse.Omirlik soğanı ile yaşamak daha kolay değilmi.Hem küfretmeyede engel değil. Ne gerek var şimdi şu kış gününde 4 bin yıllık ortadoğu tarihini orta asya tarihini araştır. 400 kelimelik dağarcıkla anlamaya çalış. Zor iştir zor. Böylesi daha rahat .Küfürbaz cahil cühela derler ama olsun Klavyem var internete bağlıyım küfürlüde olsa konuşup yazabiliyorum bu da bir şey değilmidir. Ne dersiniz.

  12. Mehmet öztürk

    14 Ocak 2008

    Çokça tartışılan her ırktan kaç kişi var ülkede sorusu bu günlerde çok gündemde. 1950 yılında nüfus satımında ırk anadil bağlamında sorulmuş. Türkçe ingilizce yayımlanan sayım sonuçlarını başbakanlık yayınlamıştır Bu Resmi belgeye göre
    Toplam Nüfus: 20.947.188
    MAHALLİ DİLLER
    Türkçe Nüfus; 18.254.851
    Kürt Nüfus:Kirmanca 1.676.665
    Kırdaşça 3.378
    zazaca 174.526
    Abazaca : 17.200
    Acemce : 635
    Arapça : 269.038
    Arnavutça: 16.079
    Boşnakça: 24.013
    Çerkezce: 75.837
    Ermenice : 52.776
    Gürcüce: 72.604
    Lazca: 70.423
    Pomakça: 36.612
    Rumca: 89.472
    Yahudice: 35.786
    Diğer: 46.988
    Batı dillerini konuşanlar:
    Almanca 2.110
    Fransızca: 3.551
    Flamanca: 57
    İtalyanca 3.140
    İsveçce: 119
    Romence: 547
    Diğer: 5.012
    ISLAV DİLLERİ:
    Bulgarca: 6.191
    çekeslovakça 94
    Hırvatça: 27
    Lehçe: 328
    Rusça 3.556
    Sırpça: 1.605
    Diğer 888
    DİĞER YABANCI DİLLER: 1.292
    Bilinmeyen: 1.448
    Kaynak: Başbakanlık İstatistik Genel Müdürlüğü_İçişleri Bakanlığı Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü 1950 GENEL NÜFUS SAYIMI
    İL İL de yer alan cetvelde 1955 -1960 sayımlarında da anadil sorulmuş. Köyden kentte göçün henüz başlamadığı bu yıllarda doğu illerinin nüfusunun her 5 yılda %25 arttığı görülmektedir. son yıllarda gelen Bulgaristan göçmenleri sayılmazsa toplam Nüfus 3.5 kart artmıştır fakat bu ortalamadır Doğu v kırsal kesimde o yıllarda artış genel artışı 2 ye katlamaktadır. 1955- 1960 sayım sonuçlarını başka bir zaman içinde siteniz okuyucuları ile paylaşacağım.

  13. Ensar CEVVAL

    2 Nisan 2008

    Saygıdeğer Beyefendi,
    Ben Van’lı ve Küresinliyim.Bizim yapımızda aşiret olgusu yoktur.Kimileri Samsun’dan,kimileri Giresun’dan geldiğimizi;kimileri Çepni,kimileri ise Avşar Türkmenlerinden olduğumuzu söylüyor.Küresinliler dillerini hiç kaybetmediler.Tebriz,Kerkük,Azerbaycan Türklerinin şivelerinin harmanlanmış halidir konuştuğumuz Türkçe.1914 den beri Van bölgesinde yaşadığımızı ve orada yaşayan,Kürt,Laz,Arap vatandaşlarımızla güzel bir mozaik oluşturduk.Kürtçe,Arapca da konuşmayı öğrenebilirdik.Fakat konuşulan dil Türkçe olunca öğrenmemiz imkansız oldu.Dillerini kaybetmiş Küresinli yoktur.Sadece Türkçe konuşmayı ertelemiş Küresinliler vardır.

  14. Ensar Cevval

    19 Nisan 2008

    Türkçe konuşmayı ertelemiş derken yanlış anlaşılmasın.Türkçe unutulmamış ama etnik kökenleri Kürt,Arap…olan vatandaşlarımızla yapılan evlilikler veya onların sayıca fazla olduğu yerlerde yaşamaları sonucu günlük konuşmalarında anlaşabilmek için dillerindeki saf Türkçe kelime sayısı azalmıştır.

  15. Mehmet Yildirim

    6 Temmuz 2008

    Slm….

    TAM TAMİNA DOGRU…Kürt Alevisi Yoktur…KÜRT Siisi vardir…Alevilik Müslümanlıktan önce varmıs…ınternette de bulunur….Alevi ismi Alev den gelme Alev ısık yaratır…Alevılıge eskıden ısık denırmısı…Bıde Alevi Alınınevı demektır…bunarda Türlce sözcüktür.kürtce degıl….Kürtler aslen arab olur…Aleviler Türkmendır ve Horasandan gelmeler….

    Malesef Cogu bılmeden konusup yazıorlar….

  16. Ali Ates

    22 Temmuz 2008

    Burda konusulan Propaganda,kürt alevide var türk alevide var zaza alevide var cünkü türkmenler geldigi yerlere beylik yaparak ordaki kürt halkida alevi oldu. Almanyada yasasaniz bunu bilirsiniz cünkü türkiyede serbest konusma biracik sor canlar.

    Ege denizi aleviler ve orta anadolu: Türkmen

    Dersim,Erzincan,Kocgiri,Hinis,Varto, bölgeliri: Zaza-Kürt Alevileri

    Elazig,Diyarbikar,Mazgirt ve diger Aleviler kürtdür

  17. gul ozdemir

    4 Ağustos 2008

    MKD: İbret olsun diye bu mesajı yayınlıyorum. Hz. İbrahim Kürtmüş… 

    turkler surekli kurtleri yok goruyor.gelin fransaya burasi turkiye degil burda kurtlerin dudugu caliyo.burdaki kurtlerde turk alevilerin aslen kurd (hem kurt degil kurd dur)oldugunu asimile etmek icin devletin surgun etme politikasi sonucu bunlarin olustugunu sonucta kurtceyi unuttuklari soyleniyor.kurt aleviler su son 20 yildir turkce ogrenmis.cunku aleviler egitime safii kurtlerinden daha cok onem verir.20 yildir fransada olupta turkiyede dogup buyumus orta yasli kisiler cat pat turkce biliyo o da mecburiyetten.ustelik turk aleviler ya hic allah’a inanmiyor ya da sunniler gibi camiye giriyo oruc tutuyo.ama kurd aleviler ne namaz kilar ne de camiye ayak basar.ben bir safii yim yani alevi degilim.ama cok alevi arkadasim var.hem kurd aleviler hem turk aleviler.o salak profesor ne yazdigini bilmiyo bile.biji serok apo!!!kurdun ezidiside var safii si de var aleviside var hristiyanida az da olsa var he bi de unutmadan ben alevi dusmani degilim.

    bazi salak alevi kurtlerde yok degil!
    ornek:

    1)kurtlerin hepsinin alevi oldugunu soyler.

    yalnis cogunluk safii dir.4 parca kurdistani saymak lazim.
    seq mustafa barzani mesela.

    2)hulya avsar in amcasinin kizi pariste oturuyo.kurdtur ve safiidir.ben eltisini taniyorum.

    3)niye hala kurdleri yok sayiyosunuz hazreti ibrahim kurdtur.zerdusler daha dinler olmadan once allahi tanirdi.

  18. Yorumunuz mu var?