Arsiv : Eylül 2007

ÖZEL MUAYENEHÂNEDE PSİKİYATRİ TATBİKATI

85 yaşındaki yarı bunama hâli içerisinde olan anacığım Fatma Neclâ Doksat ikinci meme kanseri ameliyatı için yattığı İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nın Özel Servisi’nden salâh ile taburcu oldu biraz önce. Maâlesef şifa diyemiyorum çünkü metastazları var, Allah onu bize üzerine daha da gül gibi titrememiz için emanet etti. Çok başarılı bir operasyon geçirdi ve çok da iyi bakıldı.Hekimlerinden hemşirelerine, kapıdaki görevliden hastabakıcılarına kadar herkese müteşekkirim, hâttâ minnettarım. Vazifelerini en iyi şekilde yaptılar. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (2)

CİNSEL SAPMALAR

Bâzı Temel KavramlarSex, sexuality” kelimelerinin tam karşılığı “eşey: tenasüliyet”tir; “gender” ise “cinsel(lik), cinsiyet” anlamına gelir. Günlük jargonda ise cinsel ve cinsellik terimleri sıklıkla hem “sexual” hem de “gender” karşılığı olarak kullanılmaktadır (tıpkı araz teriminin -yanlış olarak- hem symptom hem de sign karşılığında kullanıldığı gibi). Bir insanın cinsel hayatını bilimsel perspektifle anlayabilmek için belli temel kavramların, doğru terimlerle de ifâde edilerek, iyi bilinmesi gerekmektedir. Cinsel işlevler ve onların ârızalarıyla (cinsel işlev bozuklukları), cinsel davranış ve yönelim bozukluklarını (cinsel sapmalar) birbirine karıştırmamak gerekir. Cinsel işlevler normâl, sağlıklı bir cinsel hayat için gerekli olan bedensel ve psişik faâliyettir: Dürtü (drive), uyarılma (tahrik olma: erkeklerde ereksiyon ve prostatik salgıların gelmesi, kadında da klitoral ereksiyon ve ıslanma), plato (ön sevişme, arzunun sürmesi), orgazm (erkekte ejakülasyonla karakterizedir) ve sönme (rezolüsyon, heyecanın dinginleşmesi) safhalarından oluşur. Bu faâliyetle ilgili bozukluk ve aksamalar ayrı bir konudur ve bu bölümde anlatılmayacaktır. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (2)

PROF. VAMIK VOLKAN VE ESKİ ABD BÜYÜKELÇİSİ ERIC STEVEN EDELMAN

İki mühim ve kritik kişiyi yakın takibe almak yakın geçmişimizin ve geleceğimizin ne olacağını yordamak (prediction) açısından zaruret: Prof. Vamık Volkan ve Eric Steven Edelman Neden mi? Çünkü bu iki kişi nereye gidip profesyonelce çalışsalar, o ülke mutlaka bölünüyor! Biri yapacağını yaptı, gitti; öbürü zâten zaman zaman gelirdi, bu aralar tam istim üstünde! Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (11)

AH MHP, VAH MHP!

Güler Kömürcü 18 Eylül 2007’de Akşam Gazetesi’ndeki köşesinde altına imzamı atacağım bir yazı klavyeye almış. Yasal açıdan iktibas etmemin suç olmayacağını düşünerek, aynen web mekânıma koyuyorum:

Kontrol Edilebilir Kulüp Milliyetçiliği

2. AKP Hükûmeti son derece kararlı, karşısında öteki olarak gördüğü kitleyi tek siyasî algıyla donatma-dönüştürme hedefinde adım adım ilerliyor ve en ürkütücü olan ise olmazsa olmaz “MUHALEFETİN” ortada olmaması… Muhalefetsiz bir Meclisimiz var, MHP neredeyse AKP ile “birleşmek” üzere, CHP malûmunuz kendi iç yönetim kargaşasında, o hâlde? Tabiat boşluklardan nefret eder bir biçimde doldurur, muhalefet görevi artık kitleye-halka düşmüştür, normâl güçlü bir toplumsal muhalefetin iktidar politikalarına etki etmesi sürecine geçilmiştir, tatlı su milliyetçisi sivil toplum örgütleri de misyonunu tamamlamıştır, yoksa… “Tek tip siyasî yapı” hâttâ ağır faşizm geliyor ey miskin lâikler, ey suskun milliyetçiler… Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (9)

İÇKİ NEDEN BİRDEN YASAKLANMADI?

Zafer dergisinin http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=2400 web mekânındaki malûmat çok derli toplu, iktibas edip yorumlayacağım:

Allah’ın bir ismi de Hakîm’dir. Yâni yaptığı her işi, hikmet ve faydalara göre yaratır. Nitekim insanın büyüyüp kemâle ermesi, çekirdeğin yeşerip ağaç olması, bir yumurtanın açılıp kuş olması belli bir süreçle gerçekleşmektedir. Allah’ın kâinatta geçerli olan bu kanununu, dinin bâzı emirlerinde de görmek mümkündür. İşte yüce Rabbimiz, Hakîm isminin gereği olarak, alkollü içki alışkanlığını toplumdan söküp atmak için, tedriç yani yavaş yavaş men etme metodunu irâde etmiştir. Diğer taraftan, içki birdenbire haram edilseydi, içkiye müptelâ olmuş o asrın insanları İslâmiyet’i kabûlde nazlanabilirlerdi. Alışkanlıklarını bırakmak istemeyebilirlerdi. Bu bakımdan Kur’ân-ı Kerîm’de içki ile ilgili âyetler, kademeli olarak şu sıraya göre nazil olmuştur: Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (3)

2 sayfa : [1] 2 »