BÜTÜN TÜRK YAHUDİSİ KARDEŞLERİME

Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 215 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.

En büyük destek Amerikan Yahudi Lobisi’nden geldiği için Amerika Birleşik Kuvvetleri oy çokluğuyla dedelerimizi kaatil ilân etti. Türkiye’deki Yahudi işadamları itiraz ettiler ama işe yaramadı.Bal gibi onlar da biliyorlar ki benim dedelerim Ermeni soykırımı filân yapmadı; yapsaydı bu gün Türkiye’de Ermeni olmazdı. Ama tarih kitapları yeniden yazılıyor ve yeni nesiller Türkler’i soykırımcı kaatiller olarak tanıyacaklar ve bundan da ABK Yahudileri birinci derecede sorumlu olacak. Buna “yalan” diyebilir misiniz?

Soykırımdan en çok çektiğini sürekli dünyaya empoze eden bir milletin ABK şûbesi bize bu fenalığı neden yaptı” diye safça düşünmeye bile gerek görmedim; hesaplar ortada zâten. Sâdece “vicdanen bunu nasıl yapabildiler” diye içime kurt düştü ve mütevâzı web mekânıma internetten bulduğum ve Yahudi soykırımını sorgulayan üç yazıyı kopyalayıp yapıştırdım. Bunlardan birisi Almanlar’a, diğer ikisi ise bizzat Yahudiler’in yorumlarına dayanıyordu ( http://www.keremdoksat.com/2007/10/10/holocaust-a-fraud/ )…

Önce de ikaz ettim:

Sevgili Dostlar ve Kardeşler,
Soykırımlar icat edilen bir dünyadayız.
Amerikan Yahudi Kurumları da küt diye çark ettiler.
Tarihi sorgulamak “yasak” ediliyor.
Ben de Yahudi Soykırımı mes’elesini sorgulamaktayım senelerdir.
Garaudy’nin kitabı da indirilebiliyor internetten.
Mesleğimiz bize dâima hakikati araştırmayı emreder. …
Lûtfen fevrice ve saldırganca değil, bilimsel kuşkuculukla yaklaşalım mevzua.
Bilgilerinize kardeşçe sevgi ve saygılarımla arz ederim.

***

Üzerime önce bir ABK ajanı saldırıp iki kere alenen hakaret etti (hiç şaşırmadım), akabinde de Yahudi vatandaşlarımız ona “aferin” deyip beni kınadılar.

Hâlbuki Yahudi Soykırımı’nı reddetmemiştim, bir soru işareti koymuştum sâdece. Bu bile canınızı fena hâlde yaktı!

Şimdi beni anlayın sevgili Yahudi kardeşlerim… Ceddinizi ilgilendiren bir yalana ânında şiddetle tepki veriyorsunuz; çok tabiî bir millî tepki bu ve inanın sizi çok iyi anlıyorum.

Buna mukabil, ben de büyükbabalarımın kaatil ve kötü insanlar olarak anılmasından çok rahatsız oluyorum, canım acıyor!

Yakında aynı çevreler benim neslimi de Kürt, Süryani, Pontus soykırımcısı ilân edecekler, oyun alenî oynanıyor. Bakın bugün gene 12 şehit verdik, millet sokaklara dökülmüş vaziyette. Benim gibi entellektüel adam bu duyguyu yaşarken, avam kim bilir neler yapacak!

Şimdi, “ötekileştiren”, “öbürü düşmandır” diyen bir insan olup olmadığımı biraz düşünün (sırf web mekânımdaki yazılarımı okumanız yeter), tam aksi olduğumu göreceksiniz.

Bu mektubu cevap verin diye yollamıyorum size, hep beraber düşünmeye davet ediyorum.

Empati ve içgörü ile yaklaşın, siz de beni anlayın ve küresel terörizasyon için çâre düşünelim.

Senelerdir, muayenehânemde refere edilen Kürt ve Yahudi kökenli psikologlara ücretsiz eğitim verdiğimi de ilâve etmek isterim.

Sevgi ve Saygılarımla…

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 21 Ekim 2007 Pazar

Güncelleme (22.10.2007, 13:30): Bu yazıya bir ruh sağlığı çalışanından benim anti-semitik olduğum ve bunları Fransa’da yâhut Almanya’da yazsam yargılanacağım cevabı geldi!

Zâten ben de bunu diyorum: Tarihi TEMSİLCİLER MECLİSLERİ, SENATOLAR DEĞİL, BÎTARAF TARİHÇİLER SORGULAMALIDIR VE “DÜŞÜNMEYİ, KUŞKULANMAYI YASAKLAMAK” YASAKLANMALIDIR. 20 SENE SONRA KAATİL, GADDAR VE İNSANLIK DÜŞMANI SOYKIRICI TÜRKLER OLARAK BÜTÜN DERS KİTAPLARINDAN BİZİ ÖYLE ÖĞRENEN BÜTÜN DÜNYA BİZE İYİCE DÜŞMAN OLACAK.

BEN EMPATİ, İÇGÖRÜ VE YASAKSIZLIK İSTİYORUM, BANA “BUNLARI BAŞKA YERDE SÖYLERSEN SENİ HAPSEDERLER” DENİYOR.

KİMSE KİMSEYİ TARİHİ SORGULADIĞI İÇİN HAPSETMESİN ARKADAŞ! EMİNİM Kİ ERMENİLER’İ NASIL KATLETTİĞİMİZLE İLGİLİ HER TÜRLÜ DOKÜMAN, SERGİ VE SÖNMEYECEK ATEŞ ÇOKTAN HAZIRDIR.

TIPKI YAHUDİ SOYKIRIMINDA OLDUĞU GİBİ. KİMSE DE ŞÜPHELENEMİYOR. ÂNINDA ANTİ-SEMİTİK OLUYORSUNUZ. BEN DE BUNA İSYAN EDİYORUM.

TARİHİ SORGULAMAK HİÇ BİR DİN, MİLLET, IRK VEYA ETNİSİTE İÇİN AYRICALIKLI OLARAK YASAKLANMAMALI, MEVCUT YASAKLAR DA KALKMALIDIR.

Ha, fakir bunları yazıyor diye kalkacak mı, tabii ki hayır. Göle maya çala çala belki tutar.

MKD

Güncelleme (24.10.2007) Aşağıdaki mesaja bakın:

Sayın Kerem Doksat,
Birkaç hafta öncesine kadar size bir psikolog ve doktor olarak çok saygı duyardım; ancak bundan böyle aynı duyguları taşıyamıyacağımı ve hem benim hem de pek çok aydın Yahudi’nin gözünde pek de saygıdeğer bir insan olmadığınız imajının artık iyice yerleşmiş olduğunu bildirmek için bu iletiyi size gönderiyorum. Sitenizde ve daha pek çok ileti yolu ile yaymaya çalıştığınız ırkçı mesajlarınızdan tiksinti duyduk. 

Bilgilerinize, 

 

Rina Eskenazi

Öğretim Görevlisi

MKD: Benden tiksinti duymuşlar, vay ki vay. Ben psikolog değilim, hâlâ bana ırkçı diyen “öğretim üyesine” helâl olsun… Bana bu tavrı koyuyorsanız, gerçek Yahudi düşmanlarına acaba ne yaparsınız!
Burada artık sükût hâkim olur.

5 Yorum »

  1. Kurtdereli Kemal

    23 Ekim 2007

    Sayın Doksat,

    “Medeniyet” kavramı, bilirsiniz öteden beri “doğudaki” ve “batıdaki” olarak iki farklı şekilde algılanır! Genel bir kabulü tespit etmek gerekirse; “Batı medeniyeti” hep daha kabul görmesi gerekir…gibi de yerleşik bi anlayışın varlığını inkâr etmek gereksizdir! Başka bir medeniyet gurubu var mı ve biz bunların neresindeyiz takdirini siz buyrun ama bu vesile ile bir tespitimi paylaşmak istedim: Genel anlamıyla “BATI MEDENİYETİ”, -sosyal anlamda-”kimsenin kimseye zarar veremediği ve bütün vatandaşlarının hakkının korunabildiği” bir sistem kurmuş olmakla övünür! Bizim kültürümüzde ise “kimsenin kimseye zarar vermiyor olması” yetmez, aynı zamanda (ve bununla beraber) başkalarına da faydası dokunan, yardım etmesi gereken ve bununla “mükellef” sayılan bir insan olmanız gerekir! hangisi daha medeni? Takdiri siz buyrun!

    Asıl yazınızın konusuna gelirsek; Kendi çıkarlarına uygun olan ne varsa, o doğrultuda kendilerine bir “vicdan” geliştirmiş olanlar, “ilahi vicdanları olduğu gibi” içinde muhafaza edenlere karşı olmadık haksızlığı reva görmeye devam ediyorlar ve dolayısıyla bu işin sonu pek de hayırlı görünmüyor!

    Selam ve saygılarımla…

  2. a.banu hülür

    25 Ekim 2007

    Milliyetçi düşünceleri yoğun olan bir kişi olarak yazınızı okudum ve düşüncelerinizi takdir ettim. “Lûtfen fevrice ve saldırganca değil, bilimsel kuşkuculukla yaklaşalım mevzua” demişsiniz ve buna rağmen eleştirilmeniz açıkçası beni üzdü. Eğer bizim milletimizin düşmanlık duyguları yoğun olsaydı,aynı topraklarda yüzyıllardır birarada yaşayan insanlar -azınlıklar-çoktan çekip giderlerdi. Neden halen SOYKIRIM YOKTUR diye ayaklanmıyor bu ülkenin insanları ve neden bilimsel verilere dayanmadan sadece düşmanca duygularla bir yalanın peşinden sürükleniyor anlayamıyorum. Bu soykırım masalları sürdükçe Türk milletinin içindeki ayrımın derinleşeceği endişesini taşıyorum. Gün ola….

  3. A. Yildirim

    2 Kasım 2007

    Saygıdeğer Doksat Beyefendi,

    Yaşım 45.
    Alevi-Bektaşi felsefesi ve kültürü içerisinde yetiştim.
    Gençliğimde uzun bir süre faal solcu oldum.
    90 ların başında bu yörüngeden ayrılıp kendim olmaya ve kendimce düşünmeye ve yaşamaya başladım.
    27 yıldır yurtdışındayım.
    Tabiri caizse Batı Medeniyeti göbeğinde yaşamımı sürdürüyorum.
    Yakın zamana kadar ( 2006 yılı ortalarına kadar) AB sürecine TR katılımını hayırlı buluyor ve destekliyordum.
    Malum 2001 eylülü ikiz kulelere saldırı ve sonrası
    AB-TR müzakereler sürecinde yaşananlar beni tiksindirdi.
    Irakın işgali ve yıkımı ve sonrası ve de gelişmelerde ister istemez kendimi Türk milliyetciliği ( kastım etnik olmayan Türk Milleti-Ulusu milliyetciliği) saflarında buldum.
    Yok Ermeni soykırımı yok, Kürtlerin hakları yok azınlıklar meselesi yok insan hakları vb. sorunlara birde Alevi hakları sorunu eklendi. Anlayacağınız bütün dünya güllük gülistanlıkda sadece Türkiyede sorunlar varmış.
    Bugün kendini solcu, kürt ermeni yahudi vb. olarak tanımlayan arkadaşlarımla tartışırken, sıkca ırkcı ve savaş kışkırtıcı suçlamaların hedefi olmak durumunda kalıyorum.
    Bu suçlamalara gülüp geçiyorum. Çünkü Avrupalı bir bayandan bir oğlum var. Gelelim almış olduğum yetişme ve yaşam kültürü bana bırakalım ırkcı olmayı milliyetciliği fazla görür.
    Kendine solcu etiketi takan bu bay ve bayanların TC devleti ve ülkesi ile olan barışık olmayan ruh halleri ve kafa karışıklığı neticesi kolayca Türkiyeye karşı düşmanca davranışlara yöneltmekte ve kendi
    lerini farkında olmadan şeytanın avukatlığına itmektedir.

    Şimdi geleyim size yönelik saldırılara. Bu saldırılar her namuslu insana yapılan susturma amaçlı saldırılardır.
    Batı kendi kirli ve gayri insanı tarihini ve bugünkü çıkmazını başkasına yıkarak kurtarmak istemektedir.
    Onun içinde elinde bulundurduğu güç ve imkanlarla kendisini aklayan ve karşı çıkanı susturan, beceremedi mi, yoketmeye çalışan bir uygarlıga ( kendi deyimleri ile demokrasi ve özgürlüklere sahipler).
    Adalet, özgürlük, hakkaniyet bunlar sadece kendi çıkarları için agıza alınan değerlerdir.
    İçerden ve dışardan kuşatılmış bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Zorlu ve kanlı bir sürece sürekleniyoruz.
    Özellikle siyaset bilimcilerine ve Hukukculara çok iş düşmekte.
    Bunun içinde mali güce israrla ihtiyaç var. Gerçek milliyetcilerin ve sagduyulu namuslu aydınların eleleverip karşı lobi vb çalışmalara başlaması gerekirki saldırıları durdurabilelim.
    Parayı verenin düdüğünün öttüğü bir dönemdeyiz.
    Yalanı gerçekle altetmek için olağanüstü çaba gerekli.
    En son çare yalanı yalanla yenmekde fayda var!
    Nasıl olsa insanoğlu yalana daha fazla kanıyor!
    Ey insaoğlu, sana yapılmasını istemediğini sende bir başkasına layık görme!
    Saygılarımla,

  4. devrim okusal

    3 Kasım 2007

    hocam allahtan “yahudi soykırımı yoktur” demediniz…
    deseydiniz emin olun bütün akademik camiadan bir mermi hızıyla atılırdınız… yakıştırmalarını beğenmedim rina hanımın… unutmasın ki biz o kadar türklüğümüzü korumasaydık ve diğer milletlere hoşgörülü yaklaşmasaydık şimdi rina hanım yahudiliğini koruyabilecekmiydi… ama şunu bilmelidirler ki hocam asıl biz onların gizli emellerinden ve kucaklarken sırtımızdan vurmalarından tiksinti duyduk…
    rina hanıma= yahudi soykırımı yoktur..
    yaşadığın toprağa ve vatana ihanet edersen her şey sana mübah olur

  5. mehmet taşdemir

    11 Kasım 2007

    endülüs emevi devletini kuran müslüman araplar, yaklaşık olarak 700 sene boyunca ispanyaya hükmetti.. bu süre zarfında ispanya diğer avrupa devletlerine kıyasla bilimin ve mantığın ileride olduğu tek devlet olmuştu.. Ta ki, ispanyadaki en güçlü iki feodal yapı güçlerini birleştirene kadar ispanya da en güçlü siyasi güç idi..

    Bu birliktelikten sonra ispanya da yaşayan, müslümanlara ve yahudilere büyük bir soykırıma giriştiler.. Burada yaşayan insanlar devrin en büyük gücü olan osmanlıdan yardım istediler, osmanlının başında bulunan 2. bayezid oraya gönderdiği deniz kuvvetleri, müslümanlarla beraber yahudileri de istanbula getirdiler.. Geçen bir tane yahudi Atalarını bu milletin (Türk milleti) kurtardığını söyleyerek hıçkırıklara boğuldu.. Yahudilerdeki milliyetçiliğin ne kadar güçlü olduğunu elbete biliyorum.

    Bu ABD de yaşayan yahudiler bundan haberdar değil mi ? elbetteki biliyorlar oradaki yahudileri osmanlı imparatorluğunun (ottoman empire) kurtardığını.. Osmanlı kurtardı onları öyle bir yere yerleştirdiki, 500 sene sonra bakıyorum Ülkenin en değerli yerleri orası olmuş.. Ben köyümden geleyim cıbıldak.. Onlar da zamanında boğazın kıyısına ve istanbulun en güzel yerlerine yerleştirildikleri için ülkenin en zenginleri olsunlar..

    Ama Atatürkün onlara olan güzel bir cevabı var.. “halk isterse beni de kovar” diye tüm yahudilere yol vermesi yok mu, beni ziyadesiyle mutlu ediyor..

    saygılar..

  6. Yorumunuz mu var?