SİGARA YASAĞI MI? HAYDİ CANIM SİZ DE…

Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 159 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.

Yeni bir kanunla sigara içmek hemen her yerde yasaklanacakmış, her yerde bunun tartışmaları yapılmakta.

Bu yazıyı klavyeye alıp almamak tereddüdünü sonunda aşıp, oturdum bilgisayarımın başına.

Devletimiz her plânda zayıflamış ve rejimimiz de doku değişimine uğrarken, bir bomba da ben atmayayım dedim.

Ama bunu yapmazsam, esas o zaman devlete ve onun temsil ettiği değerlere zarar vereceğimi nihayet idrak edince, muhbirliğe karar verdim. Biri profesör, diğeri uzman iki psikiyatrın ihbarıdır bu!

***

Muhbirlik eğer hayra hizmet için yapılıyorsa, makbûl ve muteberdir.

21 Kasım 2007 Çarşamba günü Türkiye’nin en lüks ve havalı semtlerinden birisi olan Nişantaşı’ndaki Harbiye Polis Karakolu’na gittik karım Neslim’le beraber. Bir konuda bilgime müracaat edilecekmiş, onun için çağırılmıştım.

İçeri girdiğimizde saat 15:30 civarıydı. Kapıda öyle kalakaldım!

İçerideki üçü erkek, biri kadın dört polis memurunun hepsi de püfür püfür sigara içiyorlardı. Oraya şu veya bu işi için gelmiş birkaç vatandaştan da biri onları yalnız bırakmamıştı.

İçerisi aşırı duman kirliliğine mâruz kalmış vaziyetteydi ve gerçekten de görüş mesâfesi düşmüştü küçücük mekânda.

Hayretle bakışımı garipseyerek ne istediğimizi sordular. Dilimin ucuna kadar uzanan “aşağıdaki filânca mağazada içeride sigara içiyorlar, rahatsızlık duyduğumuzdan dolayı şikâyete geldik” lâfını demeyip yutkundum ve esas amacı “arz ettim”. O arka taraftaki bir odada imiş. Gittik, Allah için işimizi hemencecik hâllettiler. O odada biz orada bulunduğumuz sürece kimse “cigara tüttürmedi” ama ortada içi pek de temiz olmayan iki kül tablası dikkatimden kaçmadı.

***

Yakınlarda neşredilen bir araştırmada tesbit edilmiş ki, Türkiye’deki her iki erkekten ve her üç kadından da biri sigara içiyormuş. Buna mâni olmak için TBMM yasa çıkarıyor. Yahu, bu memleketin Taşrası’nda hemen bütün erkekler sigara içer; polisleri de başta…

En lüks ve Avrupaî yerindeki, eminim ki oraya bir şekilde seçilerek tayin edilmiş polislerin hepsi dahi kadın erkek dumanlanıyorsa, hangi yasa veya yaptırımla bunu tatbik edeceksin?

Vatandaş olarak aklıma şu atasözü geldi: “İmam …..rsa cemaât …ar”;

Pasif içici durumuna düşürülmüş olarak da meşhur meseli tedâi ettirdi beynim: “Anamı …en Kadı, kimi kime şikâyet edeceğim!”

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 02 Aralık 2007 Pazar

4 Yorum »

  1. marla toros

    5 Aralık 2007

    selamlar..

    Kanada da yaşayan çok sayıda dostum var;

    Türk olan da var olmayan da..

    Türkiye’ye beni ziyarete geldiklerinde ülkemizdeki sigara çılgınlığına ne kadar hayret ettiklerini anlatabilmem mümkün değil…

    Sanki herkes yüzlerine tükürüyormuş gibi algılıyorlar…

    Kanada da bırakın kapalı mekanlardaki sigara yasağını,

    parklarda bile içen yok…evet yasak ama artık bir adab,kültürel bir sütün haline gelmiş sigara içmemek….

    darısı (ne zaman?) başımıza inşaallah..

    Hürmetlerimle

    Marla Toros

  2. Sigara içmiş bırakmış

    5 Aralık 2007

    Bildik bir yakınış, çözümsüz bağlama, sayın bilginim, oyun varsa oynayın, ne yapalım hakemlerde oynuyor, hakemler taraf demek! Evet böyle düşünmek her konuda yenilmek demek…

    Onlara koktuklarını, kokudan rahatsız olduğunuzu söyleyin, bunu yaparken de kokunun onları tiksindirici yaptığını, onlara hisseddirin. ….

    YAPACAKLARA TAVSİYE: ‘’Elbette oluşacak iticiliğinizi güçlü kişiliğinizle bastıracak kadar güvenli iseniz bunu yapın'’

  3. Canan ÜLKER

    6 Aralık 2007

    Başka türlü dayanılmaz bu ülkenin adliyesine,karakoluna,jandarmasına.Özür dileriz pasif içici yaptığımız için.Benciliz.Ama dayanalızmaz kardeş,dayanılmaz.

  4. Canan ÜLKER

    6 Aralık 2007

    çocukluğum henüz sıcak
    inananın sonrası yok
    sabah akşam çalışırım
    bakmayın tantanaya çok
    umutlar bir kasada
    sıkışmış bir masada
    dokuz altı yollarında oy
    bir ömür geçer buralarda
    sanki yarın dünden uzak
    bitmeyen bir ızdırap oy
    dokuz altı yollarında
    bir zincir boğazımda
    sıkar sıkar gevşetemem
    ağlayamam

    ayda yılda bir kaçamak
    kaçsak bile yaşama bak
    dokuz altı yollarında
    gülmek yasak

    savrulmuşuz odalara
    bahara ve dağlara hasret
    şu gördüğün dönerkoltuk
    sanki ömür törpüleyen rulet

  5. Yorumunuz mu var?