DOKSAT NEDİR?
Bu yazi toplam 566 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.
Büyükbabam Ahmet Bey’in Yunanistan’daki Türk soykırımı sırasında Türkiye’ye kaçabilen bir tütün eksperi olduğunu rahmetli pederimden öğrenmiştim; şimdi hemen hiç Türk’ün kalmadığı bu kasabanın adını da Yunanistan’da Doksato diye telâffuz ediyorlar. İnşallah bir gün gidip göreceğim ama yeşil pasaporta dahi vize vermek için Yunanistan’ın bizlere reva gördüğü muamele her türlü ayıbın da, terbiyenin de dışında olduğu için (iki kere başıma geldi), pek yakınlarda yapamam sanıyorum.
***
Allah râzı olsun, sevgili Erhan Mümeyyizoğlu dostum benim için araştırdı ve sonunda öğrenebildim.
Roksa Te: Tanrı’ya şükür, hamdolsun demekmiş. Rumca dualarda da geçiyor.
Roksa’daki R harfi Rumca’da rd gibi okunuyormuş ve İngilizce’deki “th” fonetiğine benzermiş (the derkenki gibi dilin dişlerin arasına sıkıştırılmasıyla telâffuz ediliyormuş yâni). Türkçe’de de bu harf olmadığı için, Doksat’a dönüşmüş.
Nasıl ama?
Tam koskoca Osmanlı’nın sembolik torunuyum:
Mehmet (Muhammed’in Türkçe versiyonu), Kerem (Arapça ama bize mâl olmuş; asâlet, cömertlik, lütuf, bağış, bahşiş anlamlarına geliyor), Doksat (Rumca).
Rahmetli anneannem Lütfiye Hanım yarım kan bir Çerkez güzeli, babaannem Havva Hanım da Etiler’e dayanan Bafralı bir hanımdı.
Rahmetli pederimin adı da Recep’ti, o da Arapça kökenli Receb’in Türkçe versiyonu. Heybetli, azametli, saygıdeğer anlamlarına geliyor ve Arabî aylardan yedincisinin de ismi…
***
Ve biz Türk’üz, “ne mutlu Türk’üm” deriz.
Saadetle…
Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 20 Şubat 2008 Çarşamba
Kamil Ertekin
20 Şubat 2008
Sayın Doksat kendi soyağacınızdan yola çıkarak yaptığınız yorumda bu topraklarda yaşıyan insanların çoğunluğunun kültürel bir mozaiğin parçaları olduğumuzu belirtmenize rağmen okuyucularınızın garip tepkilerini anlamak çok güç.Bu ülkeden kimi ,ne zaman attılar anlamıyorum.Bu yorumlarında ciddiler mi , yoksa espri mi yapıyorlar belli değil.
Esen kalın.
Ayşe Cânan Doksat
20 Şubat 2008
Kerem Doksat’ın kızı olmak, soyadımın Doksat olması ve Türk olmak.
Hayatta en çok gurur duyduğum şeylerdir bunlar.
Biz Türk’üz…
Ailemden de hep bunu öğrendim: ‘Ne mutlu Türk’üm’ derim.
Ellerinden öpüyorum babacığım.
Canan ÜLKER
22 Şubat 2008
Kamil arkadaşın yazdığı kişi benim:) Yorgundum.Yalnış yazdım.Pardon.Haklısınız. Biraz ironi de katayım dedim ama benim dışımda kimse gülmüyor espirilerime. Demek ki ben de bir sorun var.:) Sevgiyle.
ender belkiyobaz :)
25 Şubat 2008
Kerem beyefendi
Sıradan bir beyefendi değilsiniz o nedenle siz benim üzerimde bey ve efendi bir izlenim bıraktığınız için size beyefendi demek istiyorum. Lise mezunuyum,30 yaşındayım akademik kariyerinize şapka çıkarır, bilim adamlığınıza paspas olurum. Sağolun, varolun.
Sitenizi ziyaret etmeme vesile; HY partisi websayfasında aktarılan Türkiye’nin gidişatı üzerine yazdığınız makalenizdeki tespitler nedeniyle sizi tekrar tanıma isteğim.
Avrasya televizyon kanalında yayınlanan ve youtube sitesine aktarılmış yobazlık üzerine tespitlerinizi hayranlıkla izledim. Ve bu sayfada neticelendirdiğiniz “Ne mutlu Türk’üm” deme mecburiyetiniz ile yine aynı videoda beni yaralayan bir ifadeniz hakkında bağlantı kurarak ben aciz okuyucunuzu bu doğrultuda bilgilendirmeye davet ediyorum. Lütfen küstahlık olarak algılamayın
.
Hanımefendi ile konuşmanızda değindiğiniz “Ne mutlu Türk’üm DİYENE” vurgusunu sorgulamaya çalıştım. Ben sizi doğru anladığımı düşünüyorum. Bu sitede, yukarıdaki sayfada “Ne mutlu Türk’üm” diyerek şovenist bir tutumla üzerinize yüklenen herhangi bir (?) ağırlığı hafifletme çabasında olduğunuzu düşünüyorum. Müspet ve mecbur kalınan bir tutum gibi geliyor bana. Gayet doğal bir tutum. Asla sizi şovenist,ırkçı olarak etiketlemeyecek olgunluğa ömür denen fırsat yolu üzerinde ulaştığıma inanıyorum.
Neden bir aydın olarak Yaşar Nuri Öztürk hocamın “ben çıplak uyarıcıyım” ifadesini menfi algıladınız? Bu duruma hayret ediyorum. Acaba ne algıladınız, ne düşündünüz ve ne sonuç çıkardınız da ortaya menfi bir durum çıktı anlamadım.
Belirttiğim tv konuşmanızda yobazlığı öyle güzel tarif ettiniz ki anlam yükü bakımından bir kavram üzerinde hem fikir olduğum bir aydın ve onun aydınlatıcı fikirleriyle karşılaşmakla kendi varoluşuma zevk kattığınız bu kısa fırsat yüzünden size teşekkür etmek istiyorum.
“Çıplak uyarıcıyım” ifadesinden ne anladınız lütfen açıklayınız.
Ben şunu anlamadım “Gel bana benim muzumu öp cennete girersin” türünde algılamadım
. Bana göre orada anlatmak istediği özellikle din konusunda bilgi sahibi olan(ulema cinsinden) ama aynı zamanda sosyoloji birikimi olan insanlara ve hatta çoban olsa bile basireti açık olan insanlara (ki bunu onun hatası olarak ben de kabul edebilirim), yani bir hedef kitleye yüklü anlam göndermeleri yapmak. DüşünDÜRTMEK ben bunu anlıyorum ve size de diyor ki karanlığı parçalayacak ışıklar saçan siz aydınlara aydınlanmaya hizmet ediyorsanız siz de birer çıplak uyarıcısınız diyor. Çıplaklığın negatif fetişliği insanların kafasına takılıyor ve “aman sen de be adam ne diyorsun ne saçmalıyorsun” gibi bir algılama çıkıyor orataya.
Yaşar Nuri Öztürk hocanın bana göre hiç hataları yok mu? Var hem de bazen beni öyle sinir ediyor ki. Ya hocam bunu demene de hiç gerek yok ki diyorum. Ama öyle bir kaygısı var ki ne kadar kitleye ulaşırsam iyidir diyor herhalde kendince.
Kerem hocam sizi (siz ve hocamı) aynı evrensel ortak kavrayışlarla güçlü bir şekilde bir araya gelmesi gereken iki insan olarak görüyorum. Yanlışlar olabilir üsluptan kaynaklanan ama lütfen
. Milletimizin muhtaç olduğu sizin gibi aydınların böyle bir zamanda uzlaşamaması çok derinden üzüyor.
“Ne mutlu Türk’üm” ifadeniz ile
“Ne mutlu Türk’üm diyene” ifadesini farklı algılama olumsuzluklarına sadece benim gibi liyakatsiz ahmakların kapılma hakkı var. Sitemimi mazur görün
Beyefendiliğiniz ve kuşatıcı bilim adamlığınız önünde saygıyla eğiliyorum.
Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir. İmla hatalarından ve yazı dilinin cilvelerinden affınıza sığınıyorum.
Hayırlı günler
Ender,30,İST
post scritum: Yazdıklarımı sadece sizin okumanız yeterli; sitede yayınlanmasına şart değilyani
.
Kendisinin iznini alarak yayınlıyorum, MKD.
Osman Doksat
17 Mart 2008
Kerem bey çok teşekkür ederim ‘’doksat’ın'’ ne demek oldugunu ögrenmiş oldum. Saygılarımla…
Yorumunuz mu var?