EKONOMİ NE ÂLEMDE?
Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 447 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.
Bu yazi toplam 447 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.
Bir dostum ekonomimizin hâli- pür melâlini yollamış tablolar hâlinde. Yoruma ne hâcet!
İÇ BORÇLAR (milyar Dolar)
| 2002 | 99 |
| 2003 | 129 |
| 2004 | 155 |
| 2005 | 175 |
| 2006 | 179 |
| 2007 | 216 |
DIŞ BORÇLAR (milyar Dolar)
SENE |
KAMU | ÖZEL | TOPLAM BORÇ |
| 2002 | 106 | 44 | 130 |
| 2003 | 93 | 51 | 144 |
| 2004 | 95 | 67 | 162 |
| 2005 | 83 | 87 | 170 |
| 2006 | 83 | 111 | 194 |
| 2007 | 89 | 147 | 236 |
TOPLAM BORÇ (İÇ ve DIŞ BORÇLAR) (milyar Dolar)
| SENE | İÇ BORÇ | DIŞ BORÇ | TOPLAM BORÇ |
| 2002 | 99 | 130 | 229 |
| 2003 | 129 | 144 | 273 |
| 2004 | 155 | 162 | 317 |
| 2005 | 175 | 170 | 345 |
| 2006 | 179 | 194 | 373 |
| 2007 | 216 | 236 | 452 |
DIŞ TİCARET AÇIĞI (İTHALÂT – İHRACAT) (milyar Dolar)
SENE |
İTHALAT | İHRACAT | AÇIK |
| 2002 | 51 | 36 | 15 |
| 2003 | 69 | 47 | 22 |
| 2004 | 97 | 63 | 34 |
| 2005 | 116 | 73 | 43 |
| 2006 | 137 | 85 | 52 |
| 2007 | 166 | 104 | 62 |
CÂRİ AÇIK (milyar Dolar)
| 2002 | 1.8 |
| 2003 | 8 |
| 2004 | 15.5 |
| 2005 | 23 |
| 2006 | 32 |
| 2007 | 36 |
ENFLASYON (%)
| 2002 | 29.70 |
| 2003 | 18.40 |
| 2004 | 9.32 |
| 2005 | 7.72 |
| 2006 | 9.65 |
| 2007 | 8.39 |
MİLLÎ GELİR (Dolar) (kişi başı)
| 2002 | 2600 |
| 2003 | 3380 |
| 2004 | 4170 |
| 2005 | 5060 |
| 2006 | 5200 |
| 2007 | 5800 |
DÖVİZ REZERVİ (milyar Dolar)
| 2002 | 26 |
| 2003 | 33 |
| 2004 | 36 |
| 2005 | 50 |
| 2006 | 60 |
| 2007 | 69 |
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 25 Şubat 2008 Pazartesi
Hüsamettin Küçük
26 Şubat 2008
Yoruma hâcet olmaz mı Kerem hocam! Tayyip canlı yayında çıkıp milletin gözünün içine baka baka,”Bizim iktidârımızda Türkiye öyle bir ekonomik atılım yapmıştır ki,benzeri sâdece Atatürk döneminde olmuştur.Türkiye,bizim iktidârımız sâyesinde,dünyanın en medenî memleketleri arasında yerini almıştır” diyor.Aslında,”Biz Atatürk’ün başarısını da geçtik!” diyecek ama,toplumun henüz bunu hazmedecek kıvâma gelmediğini biliyor.Türkiye’nin borçlarının çoğaldığı söylendiğinde bazı kişiler,”Ne var? ABD’nin de dünya kadar borcu var.Ekonomik büyümede böyle olur” diyorlar.Bu sayıların yorumlanması lazım.
Kaan Özsayıner
26 Şubat 2008
Matematik belki de gelmiş geçmiş en sabit veriler veren bilim dalıdır bize. Ancak bu istatistiklerde ki gibi bazen taraflı kaleme alındığın da o bile yanıltabiliyor.
Örnek : Dış borçlar artmamıştır azalmıştır. Dı borç hesaplanırken kamu dış borcu dikkate alınır. Eğer özel sektörün de borcunu dikkate alacaksak o zaman piyasa için de ki borçlanmayıda hesaplamamız gerekir ki bu anlamsız ve imkansızdır.
2. Örnek. Dış ticaret açığıdır. Açık rakkamsal olarak büyümüş ama oransal olarak sabittir. Ekonomik göstergeler her daim oransal olarak izlenir.
Beni tek düşündüren nokra cari açık. Bu da şu an sıcak para akışı ile idare edilebiliyor. Tabi bu ne kadar sürer tam emin değilim.
Necmettin Çalışkan
26 Şubat 2008
Sayın Kaan Özsayıner.
Matematik hakkındaki düşünceniz yanlış.Pozitif bilimlerin şahı Geometri’dir.
Siz de değinmişsiniz, ihracatın ithalatı karşılama oranı(dış ticaret dengesi) % 62 olarak hesaplanmış. Burada asıl irdelenmesi gerekli konu ise ne ihraç ve buna mukabil ne ithal ettiğimizdir.
İhracatımız genel olarak ithal girdiye dayanan ve çok az katma değeri bulunan otomotiv ağırlıklıdır. Biraz beyaz eşya ve tekstil öteden beri vardı.
Bir de ne ithal ettiğimize bakalım, tabloların vehametini daha açık göreceğiz.
2007 yılında realize edilen 166 milyar dolar mertebesindeki ithalatımızın %95 oranındaki kısmı “tüketim malı” dır. %3-4 ara malı ithal edilmiştir. Yatırım mallarının oranı ise toplam ithalat içerisinde komik kalıyor.
Mevcut gerçekleşmeyi yorumladığımızda çarpıc gerçek ortaya çıkar:Türkiye artık bir tüketim toplumu durumuna getirilmiştir.
Mısırdan şekere, arpadan buğdaya (hatta hayvan gübresi) tüm tarım ürünleri ithalatı patlamıştır.
Kalitesiz, vasıfsız Çin malları yerli sanayiciyi “boğma” noktasına terfi etmiştir.
Cari açığın sıcak para ile sürdürüldüğünü yazmışsınız. O sıcak para, üzerinden tek kuruş vergi alınmadığı için Türkiye’de bulunuyor. Biz artık “kara para” nın yeni vergi cennetiyiz.
Nereye kadar? Benim düşünceme göre Sam Amca elindeki “köpek düdüğünü” üfleyene kadar. Bu çağ geldiğinde tıpkı İsrafil’in düdüğü ile başlayacak olan (!) kıyamet benzeri bir kıyamet kopmasına sebep olacaktır.
Sam Amca bizi bir ABG eyaletine dönüştürmeyi başarırsa (yarısı zaten başarılmıştır) o zaman korkulacak bir şey yok!..
Sağlıcakla kalınız…
Şaman TÜRKSOY
26 Şubat 2008
Ya ben ekonomi bilmiyorum, ya da bu verileri şirin göstermeye çalışanlar bizi aptal yerine koyuyorlar…
Milli Gelir kişi başına 5.800 $ olarak veriliyor. Bu hesap milli gelirin nasıl paylaşıldığı açıklanmadan hiçbir anlam ifade etmiyor. Bu para nerede? Kimlerin cebine girmiş? Eğer bu veri doğru ise ben de “şimendifer” im diyesim geliyor. Çünkü;bu veri gerçek ise pazar yerlerinde “döküntü” arayan insanları açıklayamayız.
70 milyonluk Türkiye’de milli gelirin yüzde kaçı %5′lik “mutlu azınlık” tarafından elde ediliyor? Gelir dağılımındaki bu adaletsizlik giderilmedikçe bu “göreceli” gelişmenin “kıymet-i harbiyesi” yoktur. Bunu gözler önüne sermek gerek!..
Esen kalın…
Kaan Özsayıner
27 Şubat 2008
Ben ekonomiye bundan 5 sene öncesinde ve daha öncesinde nasıldık şimdi nasılız noktasından sığ ama düz bir aristo mantığı ile yakaştığım için affedin. Bu noktadan bakıldığında asgari ücretin alım gücünün artığını görüyorum örneğin. Örneğin özel hastanelerde tadavi imkanı bulduğumu görüyorum örneğin ssk eczanelerinde ölen yada yaralanan olmuyor.
Bir husus daha var aslında. Ben asker bir dedenin ve sıkı kemalist bir babanın oğluyum. O yüzden ailece kollektif bilinç altımız ne muhafazakarlığa akııl erdirir ne liberalliğe ne de sosyalistliğe. O yüzden çok sıkı bir iktidar savunuculuğu beklemeyin. Başta belirtiğim hususu söylemek istiyorum. Ben 27 yaşındayım Türkiyenin istikrarsız siyasi arenasında 1992 den beri takip eidyorum. Ben ilk defa devlet tarafından adam yerine konulduğumu hissettim. İlk defa beni önemsediğini hissettim.
Şimdi çiftçiye ananı da al git diye çemkiren bi başbakan mı sana bunu hissettirdi diyebilirsiniz. Evet malesef evet. Halk partililer yıllarca halk halk diyip sonra halkı “göbeğini kaşıyan adam” olarak tanımlayınca bunu yapmak yarı muhafazakar yarı liberal bir partiye düştü. O yüzden de % 47 oy aldı.
Umuyorum kökleri Atatyürk devrimlerine dayanan, dünya vizyonu ve Türkiye idealleri olan güçlü bir lider çıkar da CHP yi toparlar diyorum ama şuan CHP bu kabiliyetten çok uzak görünüyor.
Yorumunuz mu var?