Arsiv : Şubat 2008

BOBBY FISCHER VEFAT ETTİ…

Macar asıllı Yahudi bir fizikçi olan Paul Nemenyi ile Polonya asıllı bir Yahudi olan Regina Wender arasında 1942’de bir aşk-ı memnu yaşanır ve bunun meyvesi olarak 9 Mart 1943’te, Illionis’te Robert James Fischer dünyaya gelir. Doğum sertifikasında babası olarak annesinin yasal kocası olan Hans-Gerhardt Fischer’in adı geçer; Regina ile Moskova’da 1933’te evlenmişlerdir… Bu kadar karmaşa yetmiyormuş gibi, Robert James Fischer daha 2 yaşında iken, annesiyle babası boşanır! Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (21)

AKP, Kürtler’i kazanmak için Gülen’i kullanıyor!

Bu yazıda MKD’nin bir fikri yok; sâdece aktarıyorum.

Ferâsetinize bırakıyorum değerlendirmeyi de…

***

The Economist, AKP hükûmetinin Kürtler’in desteğini kazanmak için İslâm’ı kullandığını da dile getirerek, partinin Fethullah Gülen cemaâtinin de desteğini aldığını ileri sürdü.

AKP’ninNe Mutlu Türküm diyenin” yerine “Ne mutlu Müslümanım diyeni” tercih edebileceğini öne süren dergi, “Din, ılımlı İslâmî AKP’nin en güçlü silâhı hâline geldi. Din, Diyarbakır’ın kontrolünü elde etmeye çalışan ılımlı İslâmî AKP’nin en güçlü silâhı hâline geldi” yorumunu yaptı. Kentteki varoşlarda AKP’ye sempatinin büyüdüğünü dile getiren dergi, partinin bedava kömür ve okul kitapları dağıttığına da dikkat çekerek, “Bu ‘cömertçe harcamalar’ ve ‘mütevâzı reformlar’ sâyesinde AKP’nin son seçimlerde bölgede oyların yüzde 50’sinden fazlasını aldı” sözlerine yer verdi.

“Türkiye’nin en zengin İslâmî cemaâti” olarak adlandırdığı Fetullah Gülen cemaâtinin, AKP’ye daha fazla Kürt oyunu kazanmaya yardım ettiğini öne süren dergi, cemaat üyelerinin Kurban Bayramı sırasında 60 bin âileye et dağıttığına dikkat çekti.

Aynı cemaatten çok sayıda doktorun Kürt bölgelerinde hastalara ‘bedava check-up ve tedavi’ teklif ettiğini de dile getirdi.

***

Küçücük bir akıl yürütme: ABG ve AB’yi arkasına almış bu gücün aynı yardımları sâdece o bölgeye mi münhasırdır?

Siz onlar olsanız, sâdece bu kadarla mı yetinirdiniz?

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 02 Şubat 2008 Cumartesi

Yorumlar (3)

CELÂLLENMENİN ZAMANI MI?

Sevgili Prof. Dr. Celâl Şengör’ün yazdığı ve kendisini YÖK üyeliğine uygun gören Üniversiteler Arası Kurul’un 219 üyesine birden gönderdiği mektup gündeme bomba gibi düştü! Önce mektubu iktibas edeyim (ufak imlâ düzeltmeleriyle; çünkü Radikal’den aktardım ve Celâl’in bâzı vahim Türkçe hatalarına düşmediğinden eminim):

“Temsilciniz olmamı isteyerek bana verdiğiniz şerefin her türlü sevinç ve tatmin hissinin üzerinde olduğunu belirtmiş, bunun yaşamımda bana verilen en büyük mükâfat olduğunu arz etmiştim. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (8)

4 sayfa : « ilk Sayfa ... « 1 2 3 [4]