Arsiv : Mart 2008

ERGENEKON–1

Ergenekon mes’elesini yazacağıma söz vermiştim. Tam klavyeye dokunacaktım ki, Hürriyet’te bir yazı okuyup kalakaldım. Yâhu, hiç de Ahmet Hakan’dan iktibasta bulunacağım aklıma gelmezdi.Aşağıdaki tamamen 31 Mart 2008 Pazartesi tarihli yazısıdır (ufak Türkçe tashihiyle)…

***

GAZA GELME

EY Tayyip Erdoğan

Senin için çok güzel şeyler yazıp çiziyorlar…

Diyorlar ki:

Tayyip aslandır, kaplandır… Öyle Başvekil Adnan Menderes gibi, boynunu vurmaya kararlı yargıcın karşısında, ‘Emrinizdeyim Reis Beyefendiciğim’ diyerek iki büklüm olmaz… Kükremiş sel gibidir, bendini çiğner aşar… Sıkıyı görünce şapkasını alıp gitmez… 8 saatlik MGK toplantılarında şıpır şıpır ter dökmez…” Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (4)

ENGİN ARDIÇ

Yazılarını ikircikli, hâttâ üçürcüklü (ambivalansın üç yönlü olanı karşılığında ben uydurdum) duygularla okuduğum bir yazardır EA.Takdir ederim entellektüel birikimini ama herkese tepeden bakan ve sürekli olarak söven tarafından sıkılır, rahatsız olurum; bir de zamanında kendi yaptıklarını öve öve anlatıp, aynını şimdilerde yapanlara sataşmasına kızarım. Hani Devletlû “öfke bir üslûptur” buyurmuştu ya, EA da “sövmek bir üslûptur” diye takılıyor herhâlde. Kendine benzeyen Hıncal Ağabeyi’ne de şöyle der: <<“kendini demokrat ve liberal ilan eden, üç kâğıtçı, dönek, yalaka, yağcı enteller”>> olduklarını söylüyor, “niyetim hiçbir zaman hakaret etmek olmadı” diyerek etmediği küfürü bırakmıyor ama… Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (3)

ENTELLEKTÜEL KIZLAR MUHABBETİ

Haydi Gel Bizimle Ol programında (aslında Haydi, Gel Bizimle Ol olması lâzım ama büyük medyadaki kalın ağabeyler en doğrusunu bilir), Müjde Ar ile Pınar Kür ve Aysun Kayacı arasında sert bir tartışma yaşanmış. Aysun Kayacı’nın tartışma sırasında söylediği sözler AK Parti’ye oy verenleri, bilhassa gecekonduda oturanları çok kızdıracakmış.

***

Aysun Kayacı “Ben vergi veriyorum niye vergisini vermeyen, çok özür dilerim herkes üstüme gelecek ama kalıp olarak söylüyorum, ‘dağdaki çoban’la benim oyum eşit meselâ. Niye? Hiç vergisini vermeyen biriyle niye benim oyum eşit. O benim kadar duyarlı benim kadar sorumluluk sâhibi bir şekilde yaklaşıyor mu acaba” diye konuşmuş. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (5)

KUŞ GRİBİ GEYİĞİ

Ortada olup bitenler o kadar sür’atle gelişiyor ki, bu yazımda sâdece geyik yapacağım. Israrla ve inatla Ergenekon’dan da bahsetmeyeceğim, tamam mı!

***

Geyik yapmak” yeni nesillerin bir tâbiri; menşeini bilmiyorum ama cinsellikle uzaktan akraba olduğunu, sûreten de şakalaşmak anlamında kullanıldığını biliyorum ve bütün bunları göze alarak, bir “lapsus Freudien” mâhiyetinde değil, bilinçli olarak “geyik yapacağım”.

Efendim, geçen gün gazetelerden öğrendik ki, kuş gribi sebebiyle karantina altında olan bir köyümüzdeki 17 yaşında yağız bir delikanlı komşusunun tavuğuna sevdâlanmış. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (19)

GÜLLÜK GÜLİSTANLIK TÜRKİYEM

Devletlû demin Partisi’nin Kadın Kolları’nda bir konuşma yapıyordu Gâziantep’te. “Ayrımcılık yapanlara kanmayın, bunlar kendi fildişi kulelerinde oturup ahkâm kesen zavallılar” filân diyor; sonra da soruyor: “Var mı ayrımcılık”! Güruh “yoook” diyor ama cılız, Devletlû öfkelenerek iki kere daha soruyor ve şûlebaşlı, türbanlı, haremlik selâmlık düzeniyle oturtulmuş güruh bağıra bağıra “yoook” diye haykırıyor. Ne yapsınlar, öyle bir öfkeli ki, Allah bilir inip hepsini döver! Bu arada öfkesinin çok güzel bir şey olduğunu ve millî gelirin nasıl arttığını anlatıyor. Memleketin nasıl satıldığından dem vurmuyor ama soruyor “millî gelirimiz ne kadar çok arttı, diiil miiii”… Güruh artık otomatik viteste ve “eveeeet” diye çılgıncasına bağırıyor. İyi de, onlara sâdece sadaka kömür ve öbür dünyada saadet vaat ediliyor. “Memlekette huzur yok diyeni vurun” diyecek de, diyemiyor âdeta… “Sayın Baykal” diye başladığı her cümle “sen niyet okuyuculuğu yaptın” filân diye devam edip hakaretamiz hâl alıyor. Peki, bu arada memlekette neler oluyor? Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (4)

3 sayfa : [1] 2 3 »