AYTUNÇ ALTINDAL’IN İLGİNÇ YORUMLARI
Bu yazi toplam 5424 defa okundu.
Bu yazi bugun 3 defa okundu.
Kitaplarını son derecede ihtiyatla ama dikkatle okuduğum bir araştırmacı yazar var: Aytunç Altındal. Akşam Gazetesi’nde bir yazısı çıkmış. Önce onu iktibas edeyim (lisan tashihi var tabii)… Piyasada böyle acayip pek çok araştırmacı yazar ve onların garip kitapları var ama ben Aytunç Altındal’ı okurum. Sebebi yazının sonundaki yorumda!
***
Ab’nin şifreleri
Araştırmacı yazar Aytunç Altındal, Türkiye’nin AB üyeliği sürecindeki gizli kodları çözüyor. Altındal’a göre “masonik bir örgütlenme” olan AB’nin, Türkiye’yi üyeliğe kabûl etmesi mümkün değil.
Türkiye AB ilişkilerinin yeni bir dönemece gireceği 17 Aralık öncesinde, 40 yıllık geçmişi bulunan sürecin gizli şifreleri açığa çıkıyor. Araştırmacı yazar Aytunç Altındal, AB’ye şekil verenlerin, “Gül ve Haç Kardeşliği” adlı gizli bir masonik örgüt olduğunu, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile Türkiye’nin üyeliğine en sert tepkiyi gösteren AB Anayasası’nın mimarı Fransız politikacı Giscard d’Estaing’in de bu örgütle bağlantısı olduğunu söyledi. Altındal, AB’nin perde arkasında kalan kodlarını ve Türkiye’yi bekleyen tehlikeleri şöyle anlattı: ÖNCE KOMÜNİZM ÇÖKTÜ1- Son 12 yılda neler değişti ki, Avrupa’ya uzaktan bakan Türkiye birden üyeliği için mücadele edilen bir ülke hâline geldi?
12 yıl öncesini dikkate alırsak, özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’ndeki kendine özel “komünizmin” çöktüğünü görürüz. Bu öylesine âni oldu ki, çok değil 1990’da birisi çıkıp da bunu söyleseydi ona “Deli/Uçuk” gibi sıfatlar yakıştırılırdı. Üstelik koskoca komünizm, tek mermi atılmadan çöktü. Düşünebiliyor musunuz ki, Moskova’da Komünist Parti yasaklandı. Türkiye, 70 yıl süreyle Sovyet tehdidini öne sürerek varlığını güvencede tuttu. Sovyetler’den sonra Yugoslavya, Batılı güçler - ve Vatikan - tarafından parçalandı. Sırada Türkiye vardı. Türkiye biz bilmiyoruz ama Batı için “Yapay Devlet” statüsünde görülüyor. Örneğin Sevr Antlaşması’nı biz tek taraflı olarak kabûl etmiyoruz. Oysa Sevr taraftarları bu anlaşmadan imzalarını çekmiş değiller. Antlaşma onlar için geçerli. Nitekim 6 Ekim’de açıklanan Tavsiye Raporu’nda azınlık maddesi, kelimesi kelimesine Sevr’den alınmıştı. Türkiye şimdi bir ikilemle karşı karşıya: Ya AB’nin sömürgesi olacak ya da parçalanacak.
UYUTMA TAKTİĞİ
2 - İlerleme Raporu ışığında 17 Aralık’ta verilecek tarihin Türkiye açısından anlamı nedir?
6 Ekim’de yayınlanan Tavsiye Raporu’nda gerçekte şu tavsiye edildi 17 Aralık’ta toplanacak olan ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarına: “Biz Türkiye’ye kesin tarih vermedik. Sizler de AB’yi bağlayacak kesin angajmanlara girmeyin.” Ucu açık ve en az 20 yıl sürdürülmesi gereken bir süreç için 17 Aralık’ta soyut ve muğlâk birtakım cümleler aracılığıyla Türkiye uyutulacaktır.
3 - ABD ve Avrupa ülkelerinin Ortadoğu ve İslâm ülkelerini yeniden şekillendirme gayretlerinin, Türkiye’nin AB üyeliği ile bağlantısı var mı?
Var. ABD’nin ve AB’nin BOP’u var. Türkiye bu projede kullanılacak. Belirleyici olanlar Türkiye’nin değil, AB’nin ve ABD’nin istekleri ve çıkarları olacaktır. Şunu unutmayalım ki, ABD Lozan’ı kabûl etmemiştir, ona karşıdır.
MASONİK HRİSTİYAN BİRLİĞİ
4 - Kitabınızda da yer alan 12 yılın anlamını ve AB’nin şifrelerini özetler misiniz?
AB’nin 12 yıldızı konusunda “Gül ve Haç Kardeşliği” ile “Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri” adlı kitaplarımda bu sembollerin şifrelerini anlattım. Ben bir tez öne sürdüm. Buna göre, AB ve Hristiyan kulübü değildir. Ama bir “Gnostik-Masonik Hristiyan Birliği’dir”. Bu birliğin bu inanca uygun bir “din” ve “Tanrı” anlayışı vardır. Bu anlayış yerleşik dinlerin anlayışından esasta farklıdır. AB’nin dini anlayışı lâiklik ve/veya ateistlik değil, “Sekülerlik” ve “Deizm’dir”. (Deizm: Dinlere inanmadan sâdece yaratıcı bir güç bulunduğunu kabûl etmek). Bu tez 17. Yüzyıl’dan beri Gül ve Haç Kardeşliği adlı gizli örgütle masonlar tarafından işlenmektedir.
MİTTERAND’DAN CHİRAC’A
Bugünkü AB’nin mimarlarının tamamı bu iki örgütten yetişmiş kişilerdir. Robert Schumann’dan başlayarak, F. Mitterand’a ve Valerie Giscard d’Estaing’e kadar hepsi bu iki örgütle bağlantılıydılar. Örneğin Fransa’nın unutulmaz başkanı F. Mitterand, Sosyalist Parti’nin amblemini bile değiştirmiş ve sembol olarak ‘gül’ü kullandırmıştı. Mitterand (1916–1996) Tapınak Şövalyeleri’nin iki gizli merkezinden biri olan JARNAC’ta doğmuştu ve bu kentte günümüzde de varlığını sürdüren gizli öğreticilerle eğitilmişti. Kendisini politikaya sokan Alain Ponler de Gül ve Haç Şövalyesi ve üstad masondu. Mitterand, Fransa Cumhurbaşkanı olmadan önce ve sonrasında dört kez Tapınakçılar’ın merkezi Rennes Le Chateau’ya giderek bâzı gizli toplantılara katılmıştı. Hâttâ Deistler’in ve Tapınakçılar’ın sembolik tanrısı “Evrenin Yüce Mimarı Asmodeus’un” şatodaki heykelinin önünde ona saygısını sunarken çekilmiş fotoğrafları bile vardı. Mitterand, ayrıca AB’nin perde gerisindeki gizli mimarlarından olan Priory of Sion adlı Gül ve Haç bağlantılı gizli örgütün lideri Pierre Plantard de Saint Clair ile de çok yakın dosttu ve ilişki içindeydi.
ÜÇ ÖRGÜTTEN BİRİ
Bu örgüt tam bir Gnostik, masonik kuruluştur. Bunlar İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğuna inanmazlar. İsa’nın eski fâhişe Mecdelli Meryem ile evlendiğini ve Sarah adlı bir kızı olduğunu ve bu kızın Fransa’da Aytun diye bilinen bölgede büyütüldüğünü öne sürerler. Ayrıca AB’nin sembolik bir kralı olması gerektiğini, bu krallığın da kendi hakları olduğunu vaaz ederler. Hâlen Avrupa siyasetindeki en güçlü üç gizli örgütten biri budur. Benzer şekilde günümüzde AB Anayasası’nı hazırlayan konvansiyonun başı olan Giscard d’Estaing de Gül ve Haç Şövalyesi ve üstad masondur. Bugünkü Devlet Başkanı Jacques Chirac da masondur ve Fransa Büyük Doğu Mason Locası’nın 275. kuruluş yıldönümünde bu locanın üyelerine AB’nin gizli hedefleriyle ilgili çok önemli bir konuşma yapmıştır. Günümüzde Fransa’da basın ve yayın alanında en etkili olanlar masonlardır. Le Monde, Figaro, TV5 ve diğer yayın kuruluşları masonların denetimindedir. Sayalım: Albert Mothieu, Alain Bauer, Gerard Emery, Jean Pierre Dusseaux, Serge Moati, Roger Leray, Frank Soloveicik… Bu adamlar Fransız kamuoyunu kendi gizli emelleri yönünde eğitmekte ve beyin yıkamaktadırlar.
PAPA’YI BİLE ALMADILAR
Şimdi soruyorum: Masonlar, Gül ve Haççılar ve Sion Tapınakçıları, yeni hazırladıkları AB Anayasası’na Vatikan’ı, Papa’yı ve Hristiyanlığın tanrısını bile almamışken, Müslüman Türkiye’yi AB’ye tam üye alırlar mı? AB bir uygarlık projesidir. Bu projenin baş mimarları ise AB’deki bâzı gizli örgütler ve bunların üyeleridirler. Giscard d’Estaing’in dediği gibi: “Türkiye, AB müktesebatını hazmedemez.”
TAPINAKÇILAR
Tapınak Şövalyeleri, Hristiyanlık uğruna savaşmaya ant içmiş bir Haçlı tarikatı olarak kurulmuş, ancak zamanla Kilise ile ters düşmüştür. Haklarındaki söylentiler sonucunda, Fransa Kralı ve Papa’nın ortak kararıyla tarikat dağıtılmış ve şövalyeler tutuklanmıştır. Uzun sorgulamalar sonucunda tarikatın sapkın bir öğretiye inandığına, kara büyü âyinleri yaptığına kanaât getirilmiş ve örgüt tamamen yasaklanmıştır. Yaygın kabûle göre, tarikat varlığını yeraltında sürdürmüş ve zaman içerisinde masonluk adı altında yeni bir örgütsel yapıya kavuşmuştur.
GÜL HAÇ
Rosenkreutz, yâni Gül Haç ilk kez 1710 yılında Breslau’da Samuel Richter’in “Altın ve Güllü Haç Kardeşliğinin Felsefe Taşı Oluşturmasının Gerçek ve Tam Yöntemi” adlı kitabında rastlanan bir ifâdedir. Richter teoloji okumuş bir Luther râhibiydi. Bu önemli çalışma sâdece birkaç simya işlemini açıklamakla kalmayıp, kardeşliğin anayasasını ve kurallarını da ortaya koymaktadır.
(GNOSTİK: Ruhanî konulara ve/veya gizli ilimlere âit bilgiye ve bu bilginin maddî dünyaya hükmetmeyi mümkün kılacağına ilişkin inanç merkezinde gelişen disiplinlerin genel adı).
TÜRKİYE DEVLETTEN DE OLACAK
5 - Türkiye, AB yolculuğunda nereye gidiyor?
Türkiye, AB Anayasası’na - ne olduğunu bile okumadan - imza atmakla ulusal egemenlik haklarını AB’ye devretmeyi kabûl etmiş olmaktadır. Bu Anayasa 2009 yılında yürürlüğe girecektir. Bundan beş yıl sonra 2014 yılında AB, bu Anayasa’ya dayanarak Türkiye’nin mâliyesine el koyacaktır. Dikkat edilirse bu el koyma kararı da Türkiye tarafından zımnen kabûl edilmiş ve imzalanmıştır. Böylelikle Türkiye, “AB’ye tam üye olacağım” diye beklerken elindeki cumhuriyetten ve devletten de olacaktır. Çünkü egemenlik hakkının devri devletin de sonu demektir. Sonrası mı? Sonrasında eğer AB’nin masonları izin verirlerse Türkler 2014’te bir anıt mezar yaparak cumhuriyetin ruhuna Fâtiha okurlar. Bu tarihe bu notu düşmek istiyorum, o kadar…
***
MEHMET KEREM DOKSAT’IN YORUMU
Aytunç Altındal.’ı Nişantaşı’ndaki muayenehâneme giderken birkaç kere gördüm. Gözlerindeki ifâdeyi gülümseyerek, hüzünle ve ilgiyle müşahede ettim: “Etrafta öpecek mason var mı” gibi dolaşıyordu.
Birçok doğrudan hareketle, nev-i şahsına münhasır bir yorumlar silsilesi sonucunda, her şeyi masonluğa bağlıyor bu zat. Bâzı isabetli tesbitleri yok değil ama kendi şu ifâdesinden sonra kurgu başlıyor: <<AB’nin 12 yıldızı konusunda “Gül ve Haç Kardeşliği” ile “Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri” adlı kitaplarımda bu sembollerin şifrelerini anlattım. Ben bir tez öne sürdüm. Buna göre, AB ve Hristiyan kulübü değildir. Ama bir “Gnostik-Masonik Hristiyan Birliği’dir”. Bu birliğin bu inanca uygun bir “din” ve “Tanrı” anlayışı vardır. Bu anlayış yerleşik dinlerin anlayışından esasta farklıdır. AB’nin dinî anlayışı lâiklik ve/veya ateistlik değil, “Sekülerlik” ve “Deizm’dir”. (Deizm: Dinlere inanmadan sâdece yaratıcı bir güç bulunduğunu kabûl etmek). Bu tez 17. Yüzyıl’dan beri Gül ve Haç Kardeşliği adlı gizli örgütle masonlar tarafından işlenmektedir>>.
Vay be! Nereden çıkardı, kim fısıldadı, yoksa bir yerlerden(!) mesaj mı almakta?
Yâhu, başka şeye gerek yok, piyasada satılan doğru dürüst kitaplardan, muhtelif büyük locaların kendi web mekânlarından en sahih bilgiye ulaşırsınız. Masonluğun dini yoktur, masonluk da din değildir. Bir Ulu Yaratıcı’ya (biz Müslümanlar Allah deriz) inanan, iyi ahlâklı ve şerefli her erkeğe kapısı açık olan bir kurumdur; kadınlara kapalılığı tamamen geleneksel yapısından kaynaklanmaktadır. Kendine mason diyen ve birbirlerini tanımayan, gayrı muntazam âddeden pek çok cemiyet vardır. Meselâ araştırmacı yazarımızın fikirlerine delil olarak kullandığı Fransa Büyük Doğu Mason Locası’nın muntazam masonlukla alâkası yoktur. Fransa’da biri muntazam, ikisi ortada sallanan, biri gayrı muntazam dört Büyük Loca vardır. Grand Orient de France (Fransa Büyük Doğu Locası) Türkiye’de Özgür Masonlar Büyük Locası tarafından tanınır ve ilkeleri benimsenir; kadınları da, Ateistler’i de, Deistler’i de, Agnostikler’i de kabûl ederler.
Bu kadar müthiş bir araştırmacı yazar, herkesin kolayca ulaşabileceği bu malûmatı neden bilmez? Size hoş bir haber de vereyim: İsteyen ve yeterince taraftar toplayan herkes, meselâ bu araştırmacı yazarımız Aytunç Altındal Masonları Büyük Locası da kurabilir, tamamen yasaldır. İçişleri Bakanlığı’na müracaat kifayet eder.
Diyor ki araştırmacı yazarımız “Mitterand, Fransa Cumhurbaşkanı olmadan önce ve sonrasında dört kez Tapınakçılar’ın merkezi Rennes Le Chateau’ya giderek bâzı gizli toplantılara katılmıştı”. Nereden biliyor bu “gizli toplantıları” çok merak ettim (mâdem gizliler, komik yâhu); üstelik öyle olsa ne olur, olmasa ne çıkar? Bir Ateist olan Mitterand’ın mâhut konuşmasını United Grande Loge de France’da (Fransa Büyük Locası) yapması mümkün değildi, çünkü orada din ve politika tartışmasına müsaade edilmez, tıpkı Hür ve Kabûl Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nda olduğu gibi…
Deistler’in ve Tapınakçılar’ın sembolik tanrısı “Evrenin Yüce Mimarı Asmodeus” eski İbranilik’teki Kötülükler Tanrısı’nın adıdır ve Müslüman ve dolayısıyla da Teist bir kişi olarak yemin ederim ki muntazam masonlukla hiçbir alâkası yoktur. Kastedilen Baphomet ise, bu asla ispatlanmamıştır (bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/Baphomet), hâttâ şövalyelerin Hz. Muhammed’i kastetmekle, ona inanmakla suçlanmalarına yol açmıştır.
Ahlâksızlığıyla ünlenen Fransa Kralı 4. Philip (nâmı diğer Güzel Filip) önce Tapınakçılar’ın fahrî üyesi olmak için müracaat etmiş ama kabûl edilmeyince de, zâten “fakirlere yardım ediyorlar ve Müslümanlar’la da çok iyi ilişkileri var, kaynaklarımızı kurutuyorlar” diye onlardan fena hâlde nefret eden zamanın Papası ile anlaşarak Şövalyeler’i sözüm ona davet edip tuzağa düşürerek katlettirmiştir. Bu kadar basit bir alçaklık!
Monomanilerden bahsettiğim http://www.keremdoksat.com/2006/10/17/fasomani/ adresimdeki yazıma bir de MASONOMANİ eklemem gerekiyor anlaşılan…
Bu satırları hepsi de her yerde satılan kitaplardan derleyerek ve internet denen şu muazzam icâdı kullanarak yazdım. Asla HKMBL’yi bağlayacak veya onun adına yazılmış değildir; zâten asla hâddim de olamaz. Ama yeter yâhu! Dilini eşekarısı soksa masonlardan bilecek bir toplumsal histeri, hâttâ paranoya başlamış durumda.
Son birkaç lâkırdı: O çok gelişmiş sandığımız Avrupa’nın bütün ülkelerinde hâlâ çok net Katoliklik - Protestanlık ayrımı, hâttâ kavgası vardır, Evanjelizm de tırmanmaktadır. Gnostik-Masonik Hristiyan Birliği filân da yok ve onları şimdilik bir arada tutan tek güç ABG muhalifliği; o da Kosova’dan itibâren çözülecek. O zaman görürsünüz Kaotik Aytunç Altındal Büyük Vaziyetlerini…
***
Bu arada… Bu öğle namazında hayatımda tanıdığım pek az adam gibi adamdan birisini, Pek Muhterem Tanju Koray Ağabeyimi Ontogenetik Psişe’ye iâde ettik. Gidemedim cenazesine, yüreğim dayanmıyor. O da bizim Peder ve Bobby ile tavla atar nasıl olsa (Bobby’in işi bu sefer daha da zor)…
SÂDECE İNTERNET KAYNAKLARI (DİĞERLERİ İÇİN D&R, İNKILÂP, NEZİH ve BENZERİ BÜTÜN KİTABEVLERİNİ, İNGİLİZCE BİLENLER AMAZON MEKÂNINI KULLANABİLİRLER)
La Grande Loge de France için: http://www.gldf.org/
Grand Orient de France için: http://www.godf.org/
United Grand Lodge of England için: http://www.ugle.org.uk/
Hür ve Kabûl Edilmiş masonlar Büyük Locası için: http://www.mason.org.tr/
Özgür Masonlar Büyük Locası için: http://www.mason-mahfili.org.tr/main/ ve http://www.mason-mahfili.org.tr/main/index.asp
Din ve politika tartışmalarına hangi masonlukta izin verilip, hangisinde verilmediğini bir daha görebilmek için: http://en.wikipedia.org/wiki/Grand_Orient_de_France
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 09 Mart 2008 Pazar
Hüsamettin Küçük
9 Mart 2008
Altunç Altındal’ın söylediği şeylerden birini Metin Aydoğan’dan da okudum;Yetkililerimiz Avrupa’nın isteklerinin bulunduğu belgelere imza atarken,hangi şartları kabûl etmekte olduklarını tam olarak bilmiyorlarmış! Sarhoş adama senet imzalatılması gibi birşey!
Yalnız Kerem hocam,yukarıdaki yazıda bana göre iki hatâ yapıyorsunuz:1-Masonluğun birçok olayda gizli olarak rol oynadığını düşünenler,masonların aleniyette kendilerini nasıl tanıttığını,sitelerinde neler yazdıklarını falan bilmiyor değiller.Onların maske olduğunu düşünüyor ve örtünün altında daha farklı bir düzen ve amaçlar olduğunu iddiâ ediyorlar.2-”Yeter yâhu!” falan diye celâllenirseniz,insanları yanlış anlamaya sevketmiş olursunuz.Zîrâ şu sitede biri sizi “d.şşaklı bir mason” diye niteliyor:
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kerem+doksat
HÜSEYİN SUNGUR
10 Mart 2008
Şimdilik iki satır da olsa yazmak,vaciptir.
Demincek uzun bir yazı yazdım,ne olduysa oldu,garip bir teknik arıza sonucu gitti güme…
NEYSE….
Kerem Hoca’ma katılmıyorum. BİR…
Hiç birşey,göründüğü gibi değildir. İKİ…
Birileri,dünya egemenliğini kendi çizgilerinde görmek istemeleri kadar normal bir hal yoktur.
GİZEMCİ topluluklar daima vardır ve de varolacaktır.
sevgiler
Tahir Sümer
10 Mart 2008
Kerem Hocam,
Fıkra malum; Temel bir roman yazıp bastırmak için bir yayınevine gitmiş. Yayıncı romana bir göz gezdirdikten sonra “bu kitap satmaz Temel Bey.” demiş. “Bugünlerde bir romanın satması için 3 öge içermesi gerekiyor: Asalet, cinsellik ve sır.” Temel de gidip romanın adını “Kontesi kim becerdi” olarak değiştirip geri getirmiş.
İmdi, bu Masonluk toplumda “gizli cemiyet” olarak bilindiği, yani roman satmak için gereken 3 şarttan “sır” koşulunu her daim taşıdığı için böyle ekmek parası peşinde koşan gariplerin kitap konusu olmayı sürdürecek doğal olarak. “Avrupa’yı yönetenler Mason mu?” deyince bir ölçüde “asalet” koşulu da sağlanmış oluyor. Eh “Türkiye’yi nasıl becerecekler” sorusuna cevap arayınca, yani kitabın adı “Masonlar Türkiye’yi Nasıl Beceriyor” olunca satış garanti
Bu nedenle, kızsan da, anlatsan da engelleyemezsin… En iyisi takma kafana.
Hemen bir başka fıkra ile bitireyim: Zengin bir adam sinemada yanında oturan bir garibana dönmüş ve “şu önde oturan adamın ensesine okkalı bir şaplak atarsan sana 100 lira veririm” demiş. Gariban bakmış, öndeki adam Koca Yusuf gibi birşey, bıyıkların ucu arkadan görünüyor, ama adamcağız aç, ya Allah deyip şaplağı basmış ve bir yandan da bağırmış “N’aber Abdullah abi”. Adam bir hışımla dönmüş, bizimki “çok özür dilerim, bir arkadaşıma benzettim” filan deyip geçiştirmiş. Zengin adam bahsi arttırmış. “Bir şaplak daha at, 200 lira vereyim”, neyse bizimki yine vurmuş, bu iş birkaç kez tekrarlanmış. Uzatmayalım, sonunda öndeki iyice celallenip garibanın boğazına çökünce, bizim gariban “abi” demiş, “sende bu ense, bu yanımdaki deyyusta da bu para oldukça ben sana daha çok şaplak atarım”. Bilmem anlatabildim mi?
Sevgiler,
TS
Hüsamettin Küçük
10 Mart 2008
Şu soru cevap bekliyor:Masonlar aleyhinde yazıp,onların birçok olayda gizlice rol oynadığını iddiâ eden tek yazar AA değil.Bu yazarların masonlarla alıp veremediği ne? Dünya kadar topluluk varken,söyledikleri olaylardan niçin başka bir topluluğu değil de,-hem de kendilerince belgeler sunarak- masonları sorumlu îlân ediyorlar? Masonlar da niçin bu tür yayınlara kurumsal bazda doğru dürüst tepki vermiyor?
ali aydın
11 Mart 2008
Yok tapınakçılar, yok sion tarikatı, yok hür masonlar ve türevleri, yok gül ve haç kardeşliği, yok kafatası ve kemiklermiydi neydi ? Yok bilmem ne, bilumum saçmalıklar ve bu okült klanların dünya üzerinde etkin rol oynadıklarına dair derin inanç. Tamamıyla deli saçması olarak görüyorum bu iddia edilenleri. Sosyolojik ve tarihsel olarak bu grupların var olduğu gerçektir ama küresel çapta etkileri olduklarını söylemek akıldışılıktır.
Dünyayı yöneten küresel güçler zaten gizli değil ki ! Ülkelerin başlıca metropollerinde 30 katlı ve daha yüksek plazalarında varlıklarını sürdürüyorlar Enerjide, finansta, medyada, bilişimde, uzay teknolojilerinde, silah endüstrisinde, uyuşturucu pazarında her alanda ailelerde belli, isim isim bireylerde belli.
Bu şahışlar ve aileleri yönlendiriyor gezegeni, dünyanın bürokratik elitleriyle beraber.
Fransız şatolarında masonik toplantıya gerek yok, herşey gözümüzün önünde zaten bizlerde izliyoruz o kadar.
Hüsamettin Küçük
11 Mart 2008
Ali arkadaşım,ben masonluk ve başka gizli örgütler hakkında fazla bilgiye ve neleri yönlendirdikleri konusunda kesin bir kabûle sahip değilim ama,o iddialarda bulunanlar,senin dediğin tanınmış zenginlerin de çoğunun o tür topluluklara üye olduğunu iddia ediyorlar.Hatta kitapçıda bir kitaba rastladım;Büyük bilimadamı Stefan Hawking’in bile masonlukta yüksek rütbeye sahip olduğunu iddia ediyordu yazar.
Bir de şuna değinmek istiyorum:Türkiye’de yoğun faaliyetler gösteren bir topluluk var.Yüzbinlerce kitabı insanlara bedava dağıtabilecek yoğunlukta,belirsiz para kaynakları var.İnternette de adım başı onların farklı bir sitesi çıkıyor.Anlayan anlar kim olduklarını.Ben onların,Amerika destekli,daha doğrusu Amerika mâmûlü bir topluluk olduğu inancındayım.Ama onların da masonluk hakkında kitapları var.Amerika neden böyle bir topluluk aracılığıyla masonlara çamur attırıyor?
Bir de Atatürk’ün mason localarını kapattırması olayı var.Bunun da nedenleri ve Ata’nın ölümünden sonra yeniden Türkiye’de kök salmalarının açıklaması tartışılmalı.
HÜSEYİN SUNGUR
11 Mart 2008
DOSTLAR ; yukarda yazdığımı yineleyerek başlıyayım; HİÇBİRŞEY göründüğü gibi değildir.YA DA “”gerçek”" görünen midir, ALGILANAN MIDIR!!!
Ankarada,çok önemli bir karargahta,y.subayım.Y.A.Ş. yaklaşıyor,karargahım,heyecanlı.Generalliği,birüst rütbeyi bekleyenler falan filan.Bir kız arkadaşım var,BABASI,çok önemli bir “”askeri”" kurumda,ÜYE ve rütbesi “”TUĞ”"…1–emekli olacak 2—görevi,biryıl uzatılacak 3–”"TÜM”" olacak!!!Maaile heyecanlıyız.Hanım arkadaşım, DEDİKİ ;babam,en fazla,görevi biryıl uzatılır.Seneye mutlaka “”emekli”" edilir DEDİ..gÖREVİ BİRYIL UZATILDI VE ERTESİ YIL DA EMEKLİ EDİLDİ.
gerekçe . ancak yazılı olmayan,yani görülmeyen ve fakat ALGILANAN USÜL UYARINCA!!!
Albayken,tuğlayabilirsiniz ve hatta tümleyebilirsiniz de….ANCAAAK…
TÜM den sonra 1–satınalınabilirliğiniz yoksa 2—varolup da ortalama rayicin üstünde İSE tümden sonra,GÜM GENERALSİNİZ.adeta kadir-i mutlak yasası.. kUSURA BAKMAYIN,BİR “”TUĞ”" KIZI BANA SÖYLÜYOR. BUNLARI…
“”Biz”" dedi,”" anne tarafından çok zenginiz,ayrıca çok eski bir aileyiz SUSURLUKTA,babamı memlekette ipe çekerler,satılırsa”"…Bizim aileyi memleketten tardederler.
Ne demek istiyoruz…
Cumhuriyetin son ELLİ yılına bakınız…Birçok BÜROKRAT—MEBUS—BAKAN –büyük iş güç sahibi….NİYEYSE “”İLİM YAYMA CEMİYETİNDEN”" ÇIKIVERİYOR.İlim yayma cemiyetinin “belge” olarak kanıtlama imkanımız elbette yok ancak SEZGİ ve fısıltı yoluyla,ciddi bir “”masonik” örgütlenme ve mason cemiyetleri ile dirsek teması olduğunu sezinliyoruz.(hay masonlar kadar başınıza taş düşe) DE DENEBİLİR.cemiyette olmakta olanları,matematik kararlılıkla takip edebildiğimizde,MUTLAK NETİCELERE gidebiliyoruz.ÖRNEK: recep tayyip bey,İST bel.başkanı iken,zırt pırt abede konsolosu,abede bilmemnesi ziyaret edip duruyor.
mersin SOL guruplara,bir sohbette, “”HADİ GÖZÜNÜZ AYDIN,NURTOPU GİBİ BİR BAŞVEKİLİNİZ”" OLDU deyince,1994 de,HEPSİ BANA GÜLDÜ.
ŞİMDİ BEN ONLARA GÜLÜYORUM.
İKİ yıl kadar önce,hiç duymadığımız bir toplantı,amerikada :
sun valley meetings!!! O da ne ,davos mavos varken bu da ne dedik!
Oluşumdan itibaren İLKKEZ bir “”müslüman” doğulu “”"lider”" recep tayyip,bu toplantıya,ŞAHSEN DAVET EDİLDİ.Ulan, BURUNEİ SULTANI bile davet edilmedi.ADAM,SULTANI OLDUĞU TOPRAKLARIN,FİİLİ–TAPULU SAHİBİ BEE.dÜNYANIN EN ZENGİN ZİBİDİLERİNDEN BİRİ,TOPRAKLARI PETROL VE DOĞALGAZ MENBAI..Daha ne olsun bre.
SAĞIM SOLUM BOSTAN…YAN GEL OĞLUM OSMAN…
peki lütfedip,google da “”"exeter üniversitesi”" yazın.Bilenlere sözüm yok elbette…Bir okuyun bakalım,kimlerle tanışacaksınız!Exeter,İNGİLİZ HABERALMA MI5 ve MI6 in MEKTEBİDİR ve rektörü PAPAZ OLAN yegane avrupa üniversitesidir.Türkiye gibi bir ülkede,bir R.CUMHUR seçilince,yabancı temsilcilikler nezdinde süreç şu şekilde işler:HER ÜLKE,TEMSİL SEVİYESİ UYARINCA,RANDEVU ALARAK,KÖŞKE ÇIKAR VE “”EL ÖPER”"!!!Ülkesinin muhabbetini takdim eder yeni r.cumhura.A.GÜL bey seçilince,bir TUHAFLIK oldu,bu kez,İNGİLTERE,ne yaptı yaptı,bir “”"iş”"” icat ettiler,yeni kabinenin DIŞİŞLERİ BAKANINI,”"o iş”" için TÜRKİYE’ye gönderip,gelmişken de KÖŞKE ÇIKARTIP,majestelerinin muhabbetlerini iletti o 38yaşındaki incilüz bakan!NİYE…İNCİLÜZ büyükelçi ne işe yarar bu ülkede!!!
el cevap : ABDULLAH GÜL bey de,malumunuz,exeterlidir ve rahle-i tedristen geçmiştir.EKMELEDDİN İHSANOĞLU hocam(!!) mısır doğumlu olup,exeterlidir,kıral fahdın danışmanı,prf. nevzat yalçıntaş hocam da(!!) ne tuhaf exeterli olup,eski aydınlar ocağı başkanlığı yapmıştır.
Şimdi bir dolu örneği altalta topladığımızda,ortaya müthiş cetvel gibi doğrusal cümle çıkabiliyor.
YORUMLAYALIM,genel geçer –apriori tavırla :
aydınlar ocağı işin METAFİZİK masonluk da fizik planını sırtlıyorlar ve dumansı bir dayanışma var arada.YADIRGAMIYORUM,ELEŞTİRMİYORUM.”"topoğrafik vaziyet planı”" çizmeye gayret ediyorum.
İKTİDAR DENİLEN “”KEYFİYETİN “” ŞEHVETİNİ BİLENLERDENİM.
AMA DAHA DA İYİ BİLDİĞİMİ DÜŞÜNDÜĞÜM BİR KEYFİYET VAR : ÖZGÜRLÜK…
Azıcık katkım olduysa,bahtiyarım…
sevgi ve saygılar sunarım…
Tuncay Erciyes
11 Mart 2008
İlim yayma cemiyeti Soner Yalcın’ın yazı ve kitaplarında ayrıntılarıyla analatılan, Amerikan güdümünde bir kuruluş olup, !2 Eylül öncesi vazifesini yapmış sonra da emekli edilmiştir.
Hüseyin Sungur arkadaşımız, şunu da vurgulamalıydı, Tekzip edilmeyen bir gazete haberine göre AKP üst yönetimi ABDullah Gül için, “İlk mason olmayan Cumhurbaşkanı” demektedir.
Şimdi sorularımızı soralım;
1-Amerikan’nın BOP eşbaşkanı olmakla öğünen bir insanın aynı zamanda mason olmamakla öğünmesi ve bunu bir propaganda malzemesi yapması, nasıl bir amaç ve ince strateji eseridir?
2-Mustafa Kemal’in milli mücadeleye birlikte başladığı Rauf Orbay, Kazım Karabekir vb. insanlar Masondu. Atatürk onlardan çekinmedi ve işbirliği yaptı. 1930 larda da kapattı. O halde biz zamane Atatürkçüleri niçin mason fobiye yakalanalım?
Tuncay Erciyes
12 Mart 2008
Hüsamettin Küçük’ün,
“Zîrâ şu sitede biri sizi “d.şşaklı bir mason” diye niteliyor:
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kerem+doksat ”
diyerek verdiği linke tıkladım. Orada şöyle yazıyordu;
“bu adamın roportajlarına bakın, eğer konu hakında yeterli bilginiz varsa, kendisinin daşşaklı bir mason oldugunu rahatlıkla kavrayabilirsiniz. ayrica su dergide de yazilari vardir kendisinin:
“http://www.masonluk.net/res_global/19.jpg”
bu linke tıkladığımda ise üzerindeki yazılar okumayan ismi “MİMAR SİNAN” olan bir dergi kapağı çıktı karşıma.
Linki kısaltıp, “http://www.masonluk.net” haline getirdiğimde ise Masonları kötüleyen bir site çıktı karşıma.
Sayfanın altında da şöyle yazıyordu;
“Bu site Harun Yahya’nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır. ”
Yine aynı sayfada “yazar hakkında” yazısını tıkladığımda “Adnan (Hoca) Oktar’ın namı diğer Harun yahayanın sitesi ve resmiyle karşılaştım.
Şimdi soruyorum;
Adnan hoca ve müritlerinin ne menem insanlar olduğunu bilmeyen var mı?
Böyle bir şahsın sözüne inanıp, sırf o söyledi diye,
ülkemizin saygın ve cesur bir bilim adamını, “MASON” dur diye yaftalamak, yargısız infaz yapmak olmaz mı?
Arkadaşlar lütfen biraz zahmet edin. hiç değilse verdiğiniz linklere kandiniz tıklatyın ve duyurduğunu haberi tahkik edin.
Ve bırakın Masonofobiyi.
Mustafa Kemal’i hatırlayın biraz. Milli mücadeleye birlikte başladığı Rauf Orbay, Kazım Karabekir vb. insanlar da Masondu. Atatürk onlardan çekinmedi ve işbirliği yaptı. Rauf Orbay hem masondu hem hilafetin kaldırılmaması için sonuna kadar uğraştı.
Kazım Karabekir ha keza. Bunlar için müslüman değildir, Deist’tir vb. şeyler söylemek mümkün mü? Azıcık mantık kullanalım. Bunlar ne menem dinsilerdir ki hilafetin kaldırılmaması için mücadele ederler.
Oynayamayan gelin yerim dar der. Al sana yer dendiğinde de Yenim dar der. Terfi edemeyen subayın, generalin mazereti olamaz, “Ben mason değildim de onun terfi ettirilmedim” söylemi.
Bunlar Türk Ordusuna atılmış iftiralardır.
Bugün Tekzip edilmeyen bir gazete haberine göre AKP üst yönetimi ABDullah Gül için, “İlk mason olmayan Cumhurbaşkanı” diyebilmekte, Atatürk’ü dahi ima yollu Masonlukla suçlamaktadırlar. Ama her ne hikmetse, Mason dedikleri Atatürk 1930 larda Türkiyedeki Mason locasını kapatmıştır:-))
Bir iddiayı değerlendirirken, biraz da iddianın sahiplerine ve icraatlarına bakalım, derim.
Hüsamettin Küçük
12 Mart 2008
Hâşâ;Ben “Kerem hoca masondur” demek istemedim.Sadece “Biri şu linkte şöyle yazmış” diye tarafsız bir bilgi verdim.Oranın izini sürünce Harun Yahya’nın sitesinin çıkması da o kadar önemli değil.Öte yandan,Kerem hoca da “Ben mason değilim” demedi henüz.
Ayrıca Tuncay bey,hem “Saygın bir bilimadamını ‘masondur’ diye yaftalamak doğru değil” diyorsunuz(buradan,masonluğu kötü birşey olarak gördüğünüz anlamı çıkabiliyor),hem de masonluğu aklayıcı cümleler sarfediyorsunuz ardından.
Harun Yahya’nın ne menem bir adam olduğunu maalesef bilmeyen çok insan olduğunu zannediyorum.Ayrıca benim merak ettiğim şey şu:Harun Yahya,Aytunç Altındağ ve masonlar aleyhinde yazan başkalarının,masonlarla alıp veremediği ne? Niçin başka bir topluluk değil de masonlar? Bu kişilere îtimâd etmemiz gerektiğini söylemiyorum,yanlış anlamayın.Adnan Oktar’ın da,Aytunç’un da samîmî olmadığı,saman altından başka amaçlara hizmet ettiği inancındayım.Anlamak istediğim,niçin masonlara çamur atıldığı.Yoksa özlenen dünya cenneti masonik teşkilatlar sayesinde doğabileceği için mi onlar çökertilmeye çalışılıyor?
HÜSEYİN SUNGUR
12 Mart 2008
Sevgili Tuncay Erciyes,evvela hoş geldiniz mekana,umarın yukardaki denli sıhhatli,yol açıcı katkılarınız daim olur.Cevdet Sunay,5. r.cumhurdu,yaşınızın kaç olduğunu bilmiyorum,ortaokula başlamıştım.Tarih şu “”özlü”" sözünü kaydetmiştir rahmetlinin ; ulan ne diyorsunuz,gerifler( ABEDEYİ KASTEDEREK) k….çımızdaki dona kadar veriyorlar,hangi yüzle kafa tutalım.Efendim,1950li yıllarda,eratın kelle sayısına göre,destek harçlıklarını da ABEDE maliyesi veriyordu,HER NEDENSE!Ben,askerliğimi,artık yazayım,genelkurmay başkanlığında yaptım,kriptom gizli idi.Kimileyin güvenlik soruşturmam “pekiyi” olmasından dolayı sanırım,çok gizliye”" terfi ettirilmememe rağmen,NATO GİZLİ toplantılara dahi dahil edildim.”"VAKA KANITLAYAMAM “ama bilfiil CIA ajanı asker personelle AMERİKALI iş yapmak zorunda kaldım,KÜFREDEREKTEN…NE YAPAYIM,ÇARESİZLİK…
ANKARA’YI BİLENLERE…..
Sağınızda GENELKURMAY,ESKİŞEHİR yolundasınız,ilerleyiniz.KARA KUVVETLERİ göbeğine gelirisiniz,sağa dönerseniz KKKna ,sola dönüp dik olarak devam ederseniz ( muhtemel çevre değişmiştir şimdilerde) kenardaki çamağaçlarının önünde KOCAMAN BİR LEVHAYA DENK GELİRİSİNİZ : EN ÜSTTE BÜYÜK HARFLERLE “”SİLAHLI KUVVETLER SPOR OKULU”" YAZAR, doğrudur.Ben orada rahmetli NECDET CELASUN ile koşu yaptım,idman yaptım.Bu yazının altında ise,nispeten küçük karakterlerle şunlar yazılıdır…..
jussmat…”" JOINT UNITED STATES SPECIAL MISSION for AID to TURKEY”".AKROSTİŞ YAPIN , ANLARSINIZ…Altında da daha küçük harflerle şu YAZAR : AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ TÜRKİYE YARDIM TEŞKİLATI gibi bir ifade.HAYROLA !!!!! “O” karargaha,birkaç kez gönderildim,evet gönderildim.Etraf “”mebzul”" miktarda JONİ kaynamaktaydı,BENİ,ODALARINA DAHİ ALMADILAR,LOŞ BİR KORİDORDA,DAKİKALARCA,ODADAN ÇIKIP,BANA TUHAF TUHAF BAKAN İ…NELERLE MUHATTAP OLDUM.
Açınız,TÜRKEŞ’in ölmeden birkaç yıl önce,SABAH gazetesinden, HULUSİ TURGUT’a verdiği çok uzun mülakatını okuyunuz.İhtilal günü,MS BAKANLIĞINI, teslim almaya gittiğinde,bir büyük odada kimlerle karşılaşmış ve aralarında nasıl bir elektrikli konuşma geçmiş,şahit olunuz.
ŞİMDİ GELELİM 1. YAZINIZDAKİ SORULARINIZA :
1…Bu sorunuzun yanıtı, sanırım CHOMSKY’nin son kitabındadır.Adı,”"demokratik bir toplumda “”rıza”" üretmek” ŞEKLİNDE Türkçeleştirilmiştir. Bana göre bunu anlamak basittir.Piyade lisanıyla yanıtlayalım, HEDEF ŞAŞIRTMAK. Tamamen bir mantık oyunu,”"AKIL OYUNU”" filmine atıfda bulunuyorum.Yaaa,bakın ben BOP eş başkanıyım AMMA mason değilim haaa.
11.derler ki İNÖNÜ rahmetli FAHREDDİN KERİM GÖKAY’ı(namlı masonlarımızdan) hiç sevmezmiş.Malum tekerlemesi var :mini mini valimiz ne olacak halimiz….Ya da rakı yasaklandığında,o vakitki rakı şişelerine FAHREDDİN KERİM adı da verilmiş.Kerem hoca bilir sanırım.
İşte bu İNÖNÜ,kendisine,”"paşam,fahreddin kerim mebusluğa adaymış”" haberi uçurulunca,PAŞA,müthiş bir taktik dehayla,”"yahu fahreddin,duydum ki,adaylıktan çekilmişsin,ne yaptın sen kuzum,hiç olur mu”" diye diye,hiç niyeti yokken adamı caydırmış.
2..Bu sorunuz,KIZILDEREDE MAHİRLERLE birlikte vuruşan ve o cehennemden sağ çıkan ERTUĞRUL KÜRKÇÜ MİT ajanıydı “”efsanesini”" andırıyor,haklı olarak.
21..Ama unutmayalım ki, ABEDE,artık söz dinlemeyen pakistan diktatörü ZİYA ÜL HAKK’ı,ORTADAN KALDIRIRKEN HAVAYA UÇURDUĞU UÇAKTA,ZAMANIN pakistan abede b.elçisi ve ailesi de vardı!
Buyurduklarınızın hepsi TAKTİK PSİKOLOJİK HARP unsurlarıdır.
yazıldığı gibi okunup anlaşılmamalıdır.
devam edeceğiz inşallah…
sevgiyle
Hüsamettin Küçük
12 Mart 2008
Tuncay bey’in harika bir yazım şekli yeni dikkatimi çekti:ABDullah Gül!
AmerikaBirleşikDevletleriullah Gül!
HÜSEYİN SUNGUR
13 Mart 2008
Hüsamettin Bey ; Kerem Hoca,başka bir yazısında,sanırım HASAN CİHAT ÖRTER ile ilgili tartışmada,açıkca beyan etti mason locasının aktif bir üyesi olduğunu.Bunu,”"mahcup olmayayım sıkıntısıyla”" cümle içinde kullanmanız gereksiz kanımca.Hoca zaten ifade ediyor mason olduğunu,
saklamıyor.Ancak,burada sizn de yerinde belirttiğiniz gibi,masonlarla bu kadar çok “”uğraşılmakta”" olması ilginç,ben de bu tespite katılıyorum
Muhtemelen dünya üzerinde,geçmişi itibariyle, göreceli olarak, EN ESKİ sayabileceğimiz bir örgütsel varlık.Örneğin doğrudan örgüt sayamayacağımız ancak zaman içinde “”müslüman kardeşler”" şeklinde,tahminen 100yıl kadar önce mısırda örgütlü hale gelen ve çok MUHKEM OLAN “”ihvan-ı sefacılar”" da var.Fakat burada,gerçekten ciddi bir biçimde irdelenmesi gereken, ihvan-ı sefa da olsa,kurukafa-kemik de olsa,tamamına yakını,tuhaf bir biçimde bakıyorsunuz MASONLUKLA garip bir denklem mucibince eklemlenmiş.Yani,gariptir,her halükarda karşımıza MASONLUK çıkıyor sanki.Yakın çevremde,kimisi doğrudan beyan eden,kimisini de sezgi yoluyla algıladığım, masonlar var.Dolaylı ve doğrudan teklif de almışlığım var,kabul etmedim ve etmem de.
Salvatore ALLENDE,malumunuz,yeryüzünde ilk kez parlementer seçim yoluyla devlet başkanı seçilmiş (UNITAD POPULAR ) marksist ama aynı zamanda da mason devlet başkanıdır.Yine biliyoruz ki,1972 galiba,ALLENDE,sistemin çarkı içinde ITT SCHAUP LORENZ ve INT.FRUIT COMPANY amerikan şirketlerinin ortak eylemiyle , ŞİLİNİN BAKIR MADENLERİNİ MİLLİLEŞTİRDİ DİYE,özellikle kamyoncu sendikaları satın alınarak,kanlı bir darbe ile devrildi ve öldürüldü.
O halde yolumuz üzerindeki somutları, homojenleştiremeyiz yani sanki illa da masonluk beynelmilel kurallarına sıkısıkıya bağlı değildir yahu(!) denemez mi gibi bir tuhaf arapsaçı çıkıyor ,galiba, karşımıza.
İran’da ŞAHI deviren DR. MUSADDIK,milliciydi,İRAN petrolünü millileştirdi.iyi de doktorun da mason olduğu ciddi “”rivayettir”".
ANSİKLOPEDİA JUDAİKA (kasten TÜRKÇE okunuşuyla yazdım),içindeki bilgiler şayet sahihse, MARKS ve LENİN ‘in ait oldukları mason localarını,kod adlarını,sicil numaralarını falan verir.
Ben KEREM HOCA’nın yerinde olsam,şöyle bir güzellik yaparım SİTE ve bizler namına….
Hocam,lütfen biliminsanı kimliğinizin gücüyle,AYTUNÇ HOCA’dan,NEWTON ile ilgili yazdığı kitabın provalarını isteyiniz.Şahsen kendisinden aldığım bilgiye istinaden ve verdiğim sözden dolayı,kitabın önemini burada açıklayamam.İçinde ne olduğunu bilmiyorum ama nasıl ve ne için olduğunu bilmiyorum.İçeriği konusunda yalnızca sezgilerim var,ona da güveniyorum.
AYTUNÇ HOCA,burayı takip ediyordur,bunları da okuyacaktır muhtemelen,ancak siz “”çökerseniz”" NEWTONU açıklar muhtemelen.
Ben söylersem ayıp olur…
saygılar
Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat
13 Mart 2008
Sayın Hüseyin Bey,
Ben Aytunç Bey’in hoca (üniversitede) olduğunu bilmiyordum. Ayrıca neden “çökeceğimi” anlamadım. Eğer kitabı çıkarsa okurum; ne gerekçeyle kitap provası isteyeyim ki…
Eğer gene bu gibi şeylerle doluysa, münekkitliğimizi de gene yerine getiririz beraberce.
İhvân-üs Safâ (Safâ Kardeşleri) ise 10. Asır’da Bağdat’ta iki münevver Müslüman tarafından kurulan, iyi ahlâklı ve iman sâhibi erkekleri kabûl eden, din ayrımı gözetmeyen ve çırak, kalfa, üstad derecelerinde çalışan ezoterik bir kurum. Ahilik, lonca sistemleri, çeşitli tasavvuf ekolleri de benzeri hususiyetler taşır.
Hakikat’i arayan havass dâima avamdan mahrem tuttuğu böyle örgütleşmelere girmiş tarih boyunca…
Sevgiler, saygılar…
hüseyin sungur
14 Mart 2008
Hocam,merhabalar…Sevgiler,saygılar…
Konuyu kişisel adresinize yazacağım.
Site sakinlerinin hoşgörüsüyle…
hüseyin
tayfun gevrek
10 Temmuz 2008
ben aytunç hocanın söylemlerle değil bilimsel,açıdan yaptığı tüm araştırmalara sonunadek inanıyorum,söylediklerini bugüne kadar kıyaslayın,oluşumlarla bakalım sizler ne sonuç çıkaracaksınız,iyiki varsın (aytunç altındal)
Halid Özkul
20 Temmuz 2008
Sayın Üstad-ı Muhterem,
İtalya’daki P2 Locası mason locası değil miydi?
Ben “Gizli Ordular-CIA” ve “Gizli Ordular-Round Table-Council on Relation- Bilderberg-Trilateral Commission” kitabımda masonluk rasyonel bilgi verdim. Tabii Vatikan’ın 1789′dan sonra sistematik dezenformasyonlarını (Cizvitler kanalı ile atlamamak lazım). Mesela İlluminati böyle bir örgüttür. Kurucusu Cizvitlerin korumasında son nefesini vermiştir. İlginçtir ki 1789′da masonluğun Vatikan tarafından dejenere edildiğini açıklayan “Aydınlanmacı” dürüst masonlar da olmuştur. Keza Fransız nizami locası 1870 Paris Komünü’nde Paris emekçilerini boğazlarken nizami olmayan Fransız jacoben masonları onlarla omuz omuza Paris mezbahasının duvarları önünde onurlu bir ölüme göğüs germişlerdir. Keza Kuba mason biraderler Anglo-Sakson (Skoç) locayı takmayarak Havana’da Castro’ya destek verip ritüellerini sürdürmüşlerdir.
Sayın üstad-ı muhteremim siz hangi taraftansınız?
saygılarımla
Halid Özkul
Yorumunuz mu var?