Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 15609 defa okundu.
Bu yazi bugun 7 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

AYTUNÇ ALTINDAL’IN İLGİNÇ YORUMLARI

Kitaplarını son derecede ihtiyatla ama dikkatle okuduğum bir araştırmacı yazar var: Aytunç Altındal.

Akşam Gazetesi’nde bir yazısı çıkmış. Önce onu iktibas edeyim (lisan tashihi var tabii)… Piyasada böyle acâyip pek çok araştırmacı yazar ve onların garip kitapları var ama ben Aytunç Altındal’ı okurum. Sebebi yazının sonundaki yorumda!

***

AB’nin Şifreleri

Araştırmacı yazar Aytunç Altındal, Türkiye’nin AB üyeliği sürecindeki gizli kodları çözüyor. Altındal’a göre “masonik bir örgütlenme” olan AB’nin, Türkiye’yi üyeliğe kabûl etmesi mümkün değil.

aytuç2

Aytunç Altındal

Türkiye AB ilişkilerinin yeni bir dönemece gireceği 17 Aralık öncesinde, 40 yıllık geçmişi bulunan sürecin gizli şifreleri açığa çıkıyor. Araştırmacı yazar Aytunç Altındal, AB’ye şekil verenlerin, “Gül ve Haç Kardeşliği” adlı gizli bir masonik örgüt olduğunu, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile Türkiye’nin üyeliğine en sert tepkiyi gösteren AB Anayasası’nın mimarı Fransız politikacı Giscard d’Estaing’in de bu örgütle bağlantısı olduğunu söyledi.

Altındal, AB’nin perde arkasında kalan kodlarını ve Türkiye’yi bekleyen tehlikeleri şöyle anlattı:

 ÖNCE KOMÜNİZM ÇÖKTÜ

1- Son 12 yılda neler değişti ki, Avrupa’ya uzaktan bakan Türkiye birden üyeliği için mücadele edilen bir ülke hâline geldi?

12 yıl öncesini dikkate alırsak, özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’ndeki kendine özel “komünizmin” çöktüğünü görürüz. Bu öylesine âni oldu ki, çok değil 1990’da birisi çıkıp da bunu söyleseydi ona “Deli/Uçuk” gibi sıfatlar yakıştırılırdı. Üstelik koskoca komünizm, tek mermi atılmadan çöktü. Düşünebiliyor musunuz ki, Moskova’da Komünist Parti yasaklandı. Türkiye, 70 yıl süreyle Sovyet tehdidini öne sürerek varlığını güvencede tuttu. Sovyetler’den sonra Yugoslavya, Batılı güçler – ve Vatikantarafından parçalandı. Sırada Türkiye vardı. Türkiye biz bilmiyoruz ama Batı için “Yapay Devlet” statüsünde görülüyor. Örneğin Sevr Antlaşması’nı biz tek taraflı olarak kabûl etmiyoruz. Oysa Sevr taraftarları bu anlaşmadan imzalarını çekmiş değiller. Antlaşma onlar için geçerli. Nitekim 6 Ekim’de açıklanan Tavsiye Raporu’nda azınlık maddesi, kelimesi kelimesine Sevr’den alınmıştı. Türkiye şimdi bir ikilemle karşı karşıya: Ya AB’nin sömürgesi olacak ya da parçalanacak.

UYUTMA TAKTİĞİ

2 – İlerleme Raporu ışığında 17 Aralık’ta verilecek tarihin Türkiye açısından anlamı nedir?

6 Ekim’de yayınlanan Tavsiye Raporu’nda gerçekte şu tavsiye edildi 17 Aralık’ta toplanacak olan ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarına: “Biz Türkiye’ye kesin tarih vermedik. Sizler de AB’yi bağlayacak kesin angajmanlara girmeyin”. Ucu açık ve en az 20 yıl sürdürülmesi gereken bir süreç için 17 Aralık’ta soyut ve muğlâk birtakım cümleler aracılığıyla Türkiye uyutulacaktır.

3 – ABD ve Avrupa ülkelerinin Ortadoğu ve İslâm ülkelerini yeniden şekillendirme gayretlerinin, Türkiye’nin AB üyeliği ile bağlantısı var mı?

Var. ABD’nin ve AB’nin BOP’u var. Türkiye bu projede kullanılacak. Belirleyici olanlar Türkiye’nin değil, AB’nin ve ABD’nin istekleri ve çıkarları olacaktır. Şunu unutmayalım ki, ABD Lozan’ı kabûl etmemiştir, ona karşıdır.

MASONİK HRİSTİYAN BİRLİĞİ

4 – Kitabınızda da yer alan 12 yılın anlamını ve AB’nin şifrelerini özetler misiniz?

AB’nin 12 yıldızı konusunda “Gül ve Haç Kardeşliği” ile “Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri” adlı kitaplarımda bu sembollerin şifrelerini anlattım. Ben bir tez öne sürdüm. Buna göre, AB ve Hristiyan kulübü değildir. Ama bir “Gnostik-Masonik Hristiyan Birliği’dir”. Bu birliğin bu inanca uygun bir “din” ve “Tanrı” anlayışı vardır. Bu anlayış yerleşik dinlerin anlayışından esasta farklıdır. AB’nin dini anlayışı lâiklik ve/veya Ateistlik değil, “Sekülerlik” ve “Deizm’dir”. (Deizm: Dinlere inanmadan sâdece yaratıcı bir güç bulunduğunu kabûl etmek). Bu tez 17. Yüzyıl’dan beri Gül ve Haç Kardeşliği adlı gizli örgütle masonlar tarafından işlenmektedir.

MİTTERAND’DAN CHİRAC’A

Bugünkü AB’nin mimarlarının tamamı bu iki örgütten yetişmiş kişilerdir. Robert Schumann’dan başlayarak, F. Mitterand’a ve Valerie Giscard d’Estaing’e kadar hepsi bu iki örgütle bağlantılıydılar. Örneğin Fransa’nın unutulmaz başkanı F. Mitterand, Sosyalist Parti’nin amblemini bile değiştirmiş ve sembol olarak ‘gül’ü kullandırmıştı. Mitterand (1916–1996) Tapınak Şövalyeleri’nin iki gizli merkezinden biri olan JARNAC’ta doğmuştu ve bu kentte günümüzde de varlığını sürdüren gizli öğreticilerle eğitilmişti. Kendisini politikaya sokan Alain Ponler de Gül ve Haç Şövalyesi ve üstâd masondu. Mitterand, Fransa Cumhurbaşkanı olmadan önce ve sonrasında dört kez Tapınakçılar’ın merkezi Rennes Le Chateau’ya giderek bâzı gizli toplantılara katılmıştı. Hâttâ Deistler’in ve Tapınakçılar’ın sembolik tanrısı “Evrenin Yüce Mimarı Asmodeus’un” şatodaki heykelinin önünde ona saygısını sunarken çekilmiş fotoğrafları bile vardı. Mitterand, ayrıca AB’nin perde gerisindeki gizli mimarlarından olan Priory of Sion adlı Gül ve Haç bağlantılı gizli örgütün lideri Pierre Plantard de Saint Clair ile de çok yakın dosttu ve ilişki içindeydi.

ÜÇ ÖRGÜTTEN BİRİ

Bu örgüt tam bir Gnostik, masonik kuruluştur. Bunlar İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğuna inanmazlar. İsa’nın eski fâhişe Mecdelli Meryem ile evlendiğini ve Sarah adlı bir kızı olduğunu ve bu kızın Fransa’da Aytun diye bilinen bölgede büyütüldüğünü öne sürerler. Ayrıca AB’nin sembolik bir kralı olması gerektiğini, bu krallığın da kendi hakları olduğunu vaaz ederler. Hâlen Avrupa siyasetindeki en güçlü üç gizli örgütten biri budur. Benzer şekilde günümüzde AB Anayasası’nı hazırlayan konvansiyonun başı olan Giscard d’Estaing de Gül ve Haç Şövalyesi ve üstad masondur. Bugünkü Devlet Başkanı Jacques Chirac da masondur ve Fransa Büyük Doğu Mason Locası’nın 275. kuruluş yıldönümünde bu locanın üyelerine AB’nin gizli hedefleriyle ilgili çok önemli bir konuşma yapmıştır. Günümüzde Fransa’da basın ve yayın alanında en etkili olanlar masonlardır. Le Monde, Figaro, TV5 ve diğer yayın kuruluşları masonların denetimindedir. Sayalım: Albert Mothieu, Alain Bauer, Gerard Emery, Jean Pierre Dusseaux, Serge Moati, Roger Leray, Frank Soloveicik… Bu adamlar Fransız kamuoyunu kendi gizli emelleri yönünde eğitmekte ve beyin yıkamaktadırlar.

PAPA’YI BİLE ALMADILAR

Şimdi soruyorum: Masonlar, Gül ve Haççılar ve Sion Tapınakçıları, yeni hazırladıkları AB Anayasası’na Vatikan’ı, Papa’yı ve Hristiyanlığın tanrısını bile almamışken, Müslüman Türkiye’yi AB’ye tam üye alırlar mı? AB bir uygarlık projesidir. Bu projenin baş mimarları ise AB’deki bâzı gizli örgütler ve bunların üyeleridirler. Giscard d’Estaing’in dediği gibi: “Türkiye, AB müktesebatını hazmedemez.”

TAPINAKÇILAR

Tapınak Şövalyeleri, Hristiyanlık uğruna savaşmaya ant içmiş bir Haçlı tarikatı olarak kurulmuş, ancak zamanla Kilise ile ters düşmüştür. Haklarındaki söylentiler sonucunda, Fransa Kralı ve Papa’nın ortak kararıyla tarikat dağıtılmış ve şövalyeler tutuklanmıştır. Uzun sorgulamalar sonucunda tarikatın sapkın bir öğretiye inandığına, kara büyü âyinleri yaptığına kanaât getirilmiş ve örgüt tamamen yasaklanmıştır. Yaygın kabûle göre, tarikat varlığını yeraltında sürdürmüş ve zaman içerisinde masonluk adı altında yeni bir örgütsel yapıya kavuşmuştur.

GÜL HAÇ

Rosenkreutz, yâni Gül Haç ilk kez 1710 yılında Breslau’da Samuel Richter’in “Altın ve Güllü Haç Kardeşliğinin Felsefe Taşı Oluşturmasının Gerçek ve Tam Yöntemi” adlı kitabında rastlanan bir ifâdedir. Richter teoloji okumuş bir Luther râhibiydi. Bu önemli çalışma sâdece birkaç simya işlemini açıklamakla kalmayıp, kardeşliğin anayasasını ve kurallarını da ortaya koymaktadır.

(GNOSTİK: Ruhanî konulara ve/veya gizli ilimlere âit bilgiye ve bu bilginin maddî dünyaya hükmetmeyi mümkün kılacağına ilişkin inanç merkezinde gelişen disiplinlerin genel adı).

TÜRKİYE DEVLETTEN DE OLACAK

5 – Türkiye, AB yolculuğunda nereye gidiyor?

Türkiye, AB Anayasası’na – ne olduğunu bile okumadan – imza atmakla ulusal egemenlik haklarını AB’ye devretmeyi kabûl etmiş olmaktadır. Bu Anayasa 2009 yılında yürürlüğe girecektir. Bundan beş yıl sonra 2014 yılında AB, bu Anayasa’ya dayanarak Türkiye’nin mâliyesine el koyacaktır. Dikkat edilirse bu el koyma kararı da Türkiye tarafından zımnen kabûl edilmiş ve imzalanmıştır. Böylelikle Türkiye, “AB’ye tam üye olacağım” diye beklerken elindeki cumhuriyetten ve devletten de olacaktır. Çünkü egemenlik hakkının devri devletin de sonu demektir. Sonrası mı? Sonrasında eğer AB’nin masonları izin verirlerse Türkler 2014’te bir anıt mezar yaparak cumhuriyetin ruhuna Fâtiha okurlar. Bu tarihe bu notu düşmek istiyorum, o kadar…

***

MEHMET KEREM DOKSAT’IN YORUMU

Aytunç Altındal’ı Nişantaşı’ndaki muayenehâneme giderken birkaç kere gördüm. Gözlerindeki ifâdeyi gülümseyerek, hüzünle ve ilgiyle müşahede ettim: “Etrafta öpecek mason var mı” gibi dolaşıyordu.

Birçok doğrudan hareketle, nev-i şahsına münhasır bir yorumlar silsilesi sonucunda, her şeyi masonluğa bağlıyor bu zat. Bâzı isâbetli tesbitleri yok değil ama kendi şu ifâdesinden sonra kurgu başlıyor: <<AB’nin 12 yıldızı konusunda “Gül ve Haç Kardeşliği” ile “Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri” adlı kitaplarımda bu sembollerin şifrelerini anlattım. Ben bir tez öne sürdüm. Buna göre, AB ve Hristiyan kulübü değildir. Ama bir “Gnostik-Masonik Hristiyan Birliği’dir”. Bu birliğin bu inanca uygun bir “din” ve “Tanrı” anlayışı vardır. Bu anlayış yerleşik dinlerin anlayışından esasta farklıdır. AB’nin dinî anlayışı lâiklik ve/veya Ateistlik değil, “Sekülerlik” ve “Deizm’dir”. (Deizm: Dinlere inanmadan sâdece yaratıcı bir güç bulunduğunu kabûl etmek). Bu tez 17. Yüzyıl’dan beri Gül ve Haç Kardeşliği adlı gizli örgütle masonlar tarafından işlenmektedir>>.

Vay be! Nereden çıkardı, kim fısıldadı, yoksa bir yerlerden(!) mesaj mı almakta?

Yâhu, başka şeye gerek yok, piyasada satılan doğru dürüst kitaplardan, muhtelif büyük locaların kendi web mekânlarından en sahih bilgiye ulaşırsınız. Masonluğun dini yoktur, masonluk da din değildir. Bir Ulu Yaratıcı’ya (biz Müslümanlar Allah deriz) inanan, iyi ahlâklı ve şerefli her erkeğe kapısı açık olan bir kurumdur; kadınlara kapalılığı tamamen geleneksel yapısından kaynaklanmaktadır. Kendine mason diyen ve birbirlerini tanımayan, gayrı muntazam âddeden pek çok cemiyet vardır. Meselâ araştırmacı yazarımızın fikirlerine delil olarak kullandığı Fransa Büyük Doğu Mason Locası’nın muntazam masonlukla alâkası yoktur. Fransa’da biri muntazam, ikisi ortada sallanan, biri gayrı muntazam dört Büyük Loca vardır. Grand Orient de France (Fransa Büyük Doğu Locası) Türkiye’de Özgür Masonlar Büyük Locası tarafından tanınır ve ilkeleri benimsenir; kadınları da, Ateistler’i de, Deistler’i de, Agnostikler’i de kabûl ederler.

Bu kadar müthiş bir araştırmacı yazar, herkesin kolayca ulaşabileceği bu malûmatı neden bilmez? Size hoş bir haber de vereyim: İsteyen ve yeterince taraftar toplayan herkes, meselâ bu araştırmacı yazarımız Aytunç Altındal Masonları Büyük Locası da kurabilir, tamamen yasaldır. İçişleri Bakanlığı’na müracaat kifayet eder.

Diyor ki araştırmacı yazarımız “Mitterand, Fransa Cumhurbaşkanı olmadan önce ve sonrasında dört kez Tapınakçılar’ın merkezi Rennes Le Chateau’ya giderek bâzı gizli toplantılara katılmıştı”. Nereden biliyor bu “gizli toplantıları” çok merak ettim (mâdem gizliler, komik yâhu); üstelik öyle olsa ne olur, olmasa ne çıkar? Bir Ateist olan Mitterand’ın mâhut konuşmasını United Grande Loge de France’da (Fransa Büyük Locası) yapması mümkün değildi, çünkü orada din ve politika tartışmasına müsaade edilmez, tıpkı Hür ve Kabûl Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nda olduğu gibi…

Deistler’in ve Tapınakçılar’ın sembolik tanrısı “Evrenin Yüce Mimarı Asmodeus” eski İbranîlik’teki Kötülükler Tanrısı’nın adıdır ve Müslüman ve dolayısıyla da Teist (aslında Panantesist) bir kişi olarak yemin ederim ki muntazam masonlukla hiçbir alâkası yoktur. Kastedilen Baphomet ise, bu asla ispatlanmamıştır (bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/Baphomet), hâttâ şövalyelerin Hz. Muhammed’i kastetmekle, ona inanmakla suçlanmalarına yol açmıştır.

Ahlâksızlığıyla ünlenen Fransa Kralı 4. Philip (nâmı diğer Güzel Filip) önce Tapınakçılar’ın fahrî üyesi olmak için müracaat etmiş ama kabûl edilmeyince de, zâten “fakirlere yardım ediyorlar ve Müslümanlar’la da çok iyi ilişkileri var, kaynaklarımızı kurutuyorlar” diye onlardan fena hâlde nefret eden zamanın Papası ile anlaşarak Şövalyeler’i sözüm ona dâvet edip tuzağa düşürerek katlettirmiştir. Bu kadar basit bir alçaklık!

Monomanilerden bahsettiğim http://www.keremdoksat.com/2006/10/17/fasomani/ adresimdeki yazıma bir de MASONOMANİ eklemem gerekiyor anlaşılan…

Bu satırları hepsi de her yerde satılan kitaplardan derleyerek ve internet denen şu muazzam icâdı kullanarak yazdım. Asla HKMBL’yi bağlayacak veya onun adına yazılmış değildir; zâten asla hâddim de olamaz. Ama yeter yâhu! Dilini eşekarısı soksa masonlardan bilecek bir toplumsal histeri, hâttâ paranoya başlamış durumda.

bizimmasonlar_clip_image002

Son birkaç lâkırdı: O çok gelişmiş sandığımız Avrupa’nın bütün ülkelerinde hâlâ çok net Katoliklik - Protestanlık ayrımı, hâttâ kavgası vardır, Evanjelizm de tırmanmaktadır. Gnostik-Masonik Hristiyan Birliği filân da yok ve onları şimdilik bir arada tutan tek güç ABG muhalifliği; o da Kosova’dan itibâren çözülecek.

O zaman görürsünüz Kaotik Aytunç Altındal Büyük Vaziyetlerini

aytuç

Uçuş serbest Sayın Aytunç Altındal

***

Bu arada… Bu öğle namazında hayatımda tanıdığım pek az adam gibi adamdan birisini, Pek Muhterem Tanju Koray Üstâdımı, Ağabeyimi Ontogenetik Psişe’ye iâde ettik. Gidemedim cenâzesine, yüreğim dayanmıyor. O da bizim Peder ve Bobby ile tavla atar nasıl olsa (Bobby’in işi bu sefer daha da zor)…

SÂDECE İNTERNET KAYNAKLARI (DİĞERLERİ İÇİN D&R, İNKILÂP, NEZİH ve BENZERİ BÜTÜN KİTABEVLERİNİ, İNGİLİZCE BİLENLER AMAZON MEKÂNINI KULLANABİLİRLER)

La Grande Loge de France için: http://www.gldf.org/

Grand Orient de France için: http://www.godf.org/

United Grand Lodge of England için: http://www.ugle.org.uk/

Hür ve Kabûl Edilmiş masonlar Büyük Locası için: http://www.mason.org.tr/

Özgür Masonlar Büyük Locası için: http://www.mason-mahfili.org.tr/main/ ve http://www.mason-mahfili.org.tr/main/index.asp

Din ve politika tartışmalarına hangi masonlukta izin verilip, hangisinde verilmediğini bir daha görebilmek için: http://en.wikipedia.org/wiki/Grand_Orient_de_France

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 09 Mart 2008 Pazar

14 Yorum

musa kocaEkim 11th, 2010 15:13

Yazı biraz internet müneverliği olmuş gibi…. Netde şu bilgilere ulaşdım doğrudur demek ya da D&R daki kitapları göstermek, benim aklıma bu yatdı demekden öteye geçmez sanki.

MKD: Yorumsuz…

abdulkadir uludoğanKasım 13th, 2010 17:47

Kişiye saygı. Bilgiye saygı. Bırakın kendinizi ve çevrenizi, Aytunç Bey’den daha iyisini duydunuz mu? 2000 yılı kişi ve olaylarını bilmek, bağıntılarını kurabilmek, emin olun saygıyı gerektiriyor.

MKD: Hâşâ hürmetimiz büyüktür…

Efe TanmanKasım 13th, 2010 18:59

Kafa karıştırmak için ortaya atılan birçok adamdan biri de Aytunç Altındal’dır. Bunların amacı tamamen halkın aklını karıştırıp, neye inanacağını şaşırtmaktır…

Teşekkurler Kerem Bey.

MKD: Bilmukabele Sayın ET.

ibrahim keskinOcak 22nd, 2011 02:19

Sayın Aytunç Bey’in şucu bucu olduğunu bilmiyorum ama büyük bir bigiye sâhip olduğunu anlıyorum.

ibrahim keskinOcak 22nd, 2011 02:20

Sayın Aytunç Bey’in şucu bucu olduğunu blmiyorum ama geniş bir bigiye sâhip olduğunu anlıyorum.

selçuk atalayŞubat 19th, 2011 01:26

yukarıda konuşulan konuların böyle bir kaç satırla insanları ikna etmeye yetersiz buluyorum fakat eklemeliyimki aytunç beyin yaptığı konuşmaları, bilgi birikimi ve mantıksal bağlantıları doğru buluyorum

MKD: Dokunmadım…

savaşMart 5th, 2011 02:21

Aytunç Bey, bu mason işinden daha çok ekmek yer.

AHMETMart 5th, 2011 13:07

AYTUNÇ TEKDAL, YANLIŞ YAZIYOR,KABUL EDELİM.GİZLİ VE KİME HİZMET ETTİĞİ GERÇEKTE BELLİ OLMAYAN,GÜNÜMÜZDE ÜSTADLARI TARAFINDAN TELEVİZYONLARDA ,SEMPATİK VE HOŞ BİR KANARYA SEVENLER DERNEĞİ GİBİ GÖSTERİLMEYE ÇALİŞILAN ,BU MASON ÖRGÜTLERİNE GİREREK AŞKLA ÇALIŞAN BEYLER BİRDE TÜM YAŞAYAN ÜYELERİNİ VE GERÇEK FAALİYETLERİNİ,VAR OLAN ENTERNASYONEL İLİŞKİLERİNİ DE HERKESE AÇIKLASINLAR.BU KADAR FAYDALI ,TÜRKİYE’NİN MENFAATLERİNİ HERKOŞULDA SAVUNAN BİR DERNEKSE,HERKES ÜYE OLSUN.

MKD: Hiç dokunmadım.

barisNisan 30th, 2011 16:54

Aytunç Altındal’ın saçmalıkları konusunda haklısınız. Gelgelelim Tapınakçılar üzerine sizin internetten derlediğinizi söylediğiniz malumatta neredeyse tamamen şehir efsanesi sahte bilimden ibaret. Malcolm Barber, Sharan Newman gibi ciddi akademisyenlerin kitaplarına başvurmanızı öneririm.

Malcolm Charles Barber is a British scholar of medieval history, described as the world’s leading living expert on the Knights Templar. He is considered to have written the two most comprehensive books on the subject, The Trial of the Templars (1978) and The New Knighthood: A History of the Order of the Temple (1994). ( http://en.wikipedia.org/wiki/Malcolm_Barber )

MKD: Hiç dokunmadım… Sâdece, her kimse B, konu hakkındaki okuduklarım muhtemelen kendisinin ulaşamayacağı kadar çoktur.

barisMayıs 1st, 2011 18:43

Özür dilerim ama dokunmanız gereken bir şey yazdım mı? Şiarınızın, “hür, saygılı ve yapıcı tartışmaların mekanı” olmasına binaen size birkaç kaynak önermek istemiştim. Ortaçağ tarihi üzerine çalışıyorum. “Ulaşamayacağım kadar çok” olduğunu beyan ettiğiniz kaynaklarınızdan istifade edebilmeyi çok isterdim. Bir kaçını olsa dahi yazsanız, belki böylelikle ben de bunca zaman okuduklarımı tashih etme şansına sahip olurdum. Özellikle de akademik yeterliliğe haiz, “kanıta dayalı” olan, “Pseudoscience” ya da “komplo kuramı” olmayan eserler. Saygılar…

MKD: Daha çok ve sııkı fıkıkı araştırarak okursanız, bihhasa ecnebî kaynaklar da ve eğer yeterli değilse, hiç de az olmayacak Türkçe kaynaklar da var. Bilmukabele…

Arzu AtayHaziran 3rd, 2011 16:58

Aytunç Bey, Türkiye’deki masonluğuda saymıyordu. Asıl masonluğun Avrupa ülkelerinde olduğunu, buradakilerin en fazla 18′e kadar yükselebildiğini (sanırım o da 33′e tekabül ediyor) belirtiyordu bir yazısında.

Hocam, başvurdu da alınmadı mı, acaba?

Kerem Bey, Tapınak Şövalyeleri de, benim izlediğim belgeselde (History kanalında) Güzel Filip’in Tapınakçıla’ra olan yüklü borcu yüzünden, zamanın Papa’sını (ama Papa’nın tapınakçılar tarafında olduğu belirtiliyordu) ikna ederek, tuzağa düşürülmeleri neticesinde, Ekim ayının 13. Cuması’nda (sanırım 13 rakamının uğursuzluğu da buradan geliyor) böyle bir katliama sebep olduğudur. Belgeselin devamında söyledikleri beni şaşırttı; çünkü, Güzel Filip iki gün sonra, Papa da bir ay sonra anlam verilemeyen sebepler yüzünden kendiliğinden ölmüşlerdi.

Tapınakçılar’ın bilgelerin bilgesi, Süleyman Tapınağı’nın hazinelerini koruduğu söyleniyor (tabii, bu hazinelerin ne olduğu sırlarla dolu bilinmezler)!

Hocam, (Bodrum Kalesi’nde, Rodos Kalesi’nde, Malta’da…) Kalelerin üzerindeki rölyef sembollerden, onlara âit izler gördüm. Acaba yanılıyor muyum?

MKD: Bütün suâllerinize cevabım: Bunların hepsi internette mevcut; makalemde de yeteri kadarını açıkça yazmışım… Mâbediyyun Şövalyeleri’nin Kudüs’ten sonra uzun süre Kıbrıs’ta yaşadıklarını, eserlerini hep internette bulabilirsiniz; güzel kitaplar da var.

Ayrıca, bir kişi masonluğa müracaat edip reddedilmişse dahi, bunu açık etmek ahlâkî değildir. Bunu yapmaya tenezzül etseydik eğer, inanın o kadar çok kişi, bilhassa köşe yazarı ve “entel” rezil olurdu ki… Çünkü masonluğa en edepsizce saldıranların hemen hepsi bunlar arasındadır!

Saygımla…

kayaHaziran 13th, 2011 22:11

Ben yıllardır AYTUNÇ Bey’i takip ediyorum tv’den netten gazeteden. Başkası söylese saçmalık derim ama o diyorsa düşünür ve araştırırım değerlendiririm kendimce. Türkiye’nin yarısında Tayyip sevgisi varken böyle körü körüne Tayyip’e bağlanmışken, Türkiye’nin geldiği ve ilerlemekte olan durumunu değerlendirince, herkesin AYTUNÇ ALTINDAL gibi şahısları anlamasını ve doğru söylediğine inanmasını beklemek hayâl olur…

MKD: Sak üstünde damdağan, kaz beline vurmayı! Vallahi benim zekâm bu mesajı anlamaya yetmedi…

halid özkulTemmuz 28th, 2011 23:12

Türkiye’de 2 Büyük Loca faaliyeti var. Biri Fransız İnsan Hakları Locası uzantısı bu arkadaşlar TC. Dernekler yasası gereği bütün üyelerini internetten yayımlamakta. Ama Skoç Rithine bağlı esas Loca biraderanının sadece Üstat-ı Muhterem ve yönetim kurullarını tanıyoruz.Bırakın üye adlarını kentlerde kurulu locaların adları bile meçhul. Adları şu veya bu şekilde ortaya çıkmış olanların üyeleri sanki illegal örgüt üyesi gibi bilinmiyor. Örneğin Ankara Zambak Locası üyesi biraderanın kimlerden oluştuğunu ilgili yasa gereği bir TC yurttaşı olarak öğrenmek benim hakkım. Çünkü bu gizlilik her türlü spekülasyona yol açıyor. Örneğin, İtalya’da Gladio’nun ortaya çıkmasında İtalyan Büyük Doğu Locası üyesi olan ünlü Fiat patronu merhum birader Angelli’nin parmağı olduğunu pek kimse bilmediği gibi “tekelci oligark büyük burjuva” olarak adama bol küfür de ederler. Çünkü zavallı kurban Hıristiyan Demokrat Parti lideri başbakan Aldo Moro’nun Komünist Parti ile koalisyon hükümeti kurmasına o destek vermiştir. ünlü avustralyalı rahip orijinli romancı Morris West’in (ki Vatikan’da da görev yapmıştır) filme de alınan ünlü romanı Kertenkele’deki Gladio’yu deşifre ettiren büyük patron da odur. Ne ki, Amerikan ve Fransız Büyük Burjuva Devrimlerinin beşiği olan mason örgütlerinin özellikle Vatikan tarafından organize edilen provokatif komplolarla dejenere edildiği daha XVIII.yy’da vurgulanmaya başlamıştır. Zaten bugün Türkiye’de aklı selim bazı mason biraderan locaların bu “devrimci” geleneğine dönüş için vurgular yapması sevindiricidir. Spekülasyon ve sansasyonları önleminin biricik yolu demokratik legal açıklığa önem vermektir. Bu locaların geleneği ve özü olan içrek ritüellerin de anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.

MKD: 18 senedir üyesi olduğum HKMBL’nin bu işlerle alâkası yoktur. “Skoç Rithi” ne demektir, onu da bilmiyorum… Yoruma hiç dokunmadım.

yüksel güvenirEylül 27th, 2011 11:31

kerem hocam, sizden ricam verdiğim linke göz atmanız,ve yazarın yazılarına bir bakmanız.Görüşlerinizi çok merak ediyorum.http://michaelsikkofield.blogspot.com/2011/08/ufo-palavras-medya-ve-siyonist-yaplanma.html

MKD: Baktım, seviyeye de baktım…

Yorum Yapın

Mesajınız