ÇANAKKALE HAKKINDA ÇOK KISA BİR YAZI
Bu yazi toplam 894 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.
93 sene önce Osmanlı’nın harsının mirasını bugünlere taşıyacak on binlerce kahraman “ben sizlere savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” diyen sarışın, mavi şehlâ gözlü dâhinin emriyle şehâdet makamına kavuştular. Çoğu biliyordu ki bu koskocaman bir harbin içerisinde bir parçaydı. Oradaki kahramanlıkları gidip de oraları dolaşmayan anlayamaz. “Allah’ı özlediler, akşama kavuştular” kitâbesine bakıp da ağlamayan bilemez. Son gâzi de geçen hafta Allah’a kavuştu, çoğu gazete bahis bile etmedi. Onlar yaşasalardı Mustafa Kemâl’in işi çok daha kolay olacaktı. Çünkü hem vatan hem de Allah için şehit oldular. Çoğu ya tabipti, ya mühendis ya da benzeri.
Osmanlı’nın kreması orada gitti.
***
Bugünkü gazetelerin çoğunda tâlî bir habercik olarak geçiyor bu muazzez zafer. Medyada ise ABG mandacıları, Bilmemkaçıncı Cumhuriyetçiler ve din sömürgenleri cirit atıyor.
***
Batılı Üstün Beyaz Adam kendi şehitleri için ayrı ve muhteşem anıtkabirler inşa etmiş. Bizimkiler sâde toprağın altında veya uyduruk yapılarla “anılıyor”…
***
Oradaki bir köylüden 100 TL’ye aldığım toprak kâse evimin şeref köşesinde.
Gözlerim dolu ama üç sebeple:
Hüzün ve gurur: Kaybedilen ve kazanılanlara…
Öfke: Bizi 93 senede bu hâle getirenlere.
Endişe: Kızıma, evlâdımıza nasıl bir Türkiye ve dünya bırakacağız diye!
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 18 Mart 2008 Salı
ali aydın
19 Mart 2008
Siyaset sahnesinde aktif rol alacaksınız hocam, endişe duymamak için…
Hep merak etmişimdir neden bilim insanları, felsefeciler, aydınlar birleşip yeni bir hareket kurmaz diye, bir oyunuzu garanti ediyorum.
Tahir Sümer
20 Mart 2008
Sayın Ali Aydın Bey,
Kerem’den önce ben cevap vereyim izninizle. Bugünkü siyasi partiler ve seçim kanunları var olduğu sürece birşey yapamazlar (ki, bunları değiştirmek de meclisin işi olduğuna göre demokratik sistem içinde asla düzelmeyecekler), bu bir. Böyle bir oluşumun sesini kitlelere duyuracak “büyuk medya” bugünkü yapısında olduğu sürece, taş çatlasın bir iki milyon seçmenden fazlasına seslerini bile duyuramazlar, bu iki. Böyle bir hareketi finanse edemezler, bu üç. Ezici çoğunluğu tarikatların, cemaatlerin, ağaların sözüyle hareket edecek kadar kişiliksiz, yobaz ve câhil, üç kuruşluk kömüre, bakliyata tamah edecek kadar fakir, en küçük otorite gösterisi karşısında sinecek kadar korkak ve yalaka bir seçmen kitlesi ile hayal ettiğiniz oy oranının yüzde beşini bile alamazlar, bu da dört. Çok hazin, ama bu koşullar altında bu iş nasıl düzelir sorusuna ben demokratik bir cevap bulamıyorum.
Saygılarımla,
TS
Hüsamettin Küçük
20 Mart 2008
Tahir bey,
Durumu ne güzel özetleyivermişsiniz.
Sevgiler.
ali aydın
21 Mart 2008
Sayın Tahir Sümer Bey,
Bu iş demokkratik yoldan düzelmeyecekse, o zaman ya bir askeri darbe, ya da Leninist bir devrim mi ön görüyorsunuz ? Bu da beş:))
mutlu bakış
22 Mart 2008
ergenekon adını çete soruşturmasına ad olarak veren savcı hangi cemaatin adamı ben de onu merak edıyorum .evet cemaatler derın devlet oldu
sinem akdeniz
31 Mart 2008
çok güzel bir site başarılı
melek akpınar
22 Ekim 2008
çok güzel olmuş bence
melek akpınar
22 Ekim 2008
başarılı
Yorumunuz mu var?