KUŞ GRİBİ GEYİĞİ

Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 503 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.

Ortada olup bitenler o kadar sür’atle gelişiyor ki, bu yazımda sâdece geyik yapacağım. Israrla ve inatla Ergenekon’dan da bahsetmeyeceğim, tamam mı!

***

Geyik yapmak” yeni nesillerin bir tâbiri; menşeini bilmiyorum ama cinsellikle uzaktan akraba olduğunu, sûreten de şakalaşmak anlamında kullanıldığını biliyorum ve bütün bunları göze alarak, bir “lapsus Freudien” mâhiyetinde değil, bilinçli olarak “geyik yapacağım”.

Efendim, geçen gün gazetelerden öğrendik ki, kuş gribi sebebiyle karantina altında olan bir köyümüzdeki 17 yaşında yağız bir delikanlı komşusunun tavuğuna sevdâlanmış.

Sevdâsı o derece ileri gitmiş ki, dayanamayıp tavukla cinsî münasebette bulunmuş.

Tavuk da ölmüş. Bu vefatın esbâbı mûcibesi meçhûl. Yâni yumurtlayacak kadar genişleyebilecek büzüğü olan tavuğun vefatının zevkten mi, aşkı memnûnun hicâbından mı yoksa “tecavüzcünün” (doğrusu mütecâviz olacak ama neyse, zâten geyik yapıyoruz) yamyamca eğilimlerinin bir sevk-i tabiîsi olarak şettikten sonra bir de kızartıp yemesinden mi neş’et aldığı gazetelerde ifşa edilmemiş. Eğer ilk iki şıktan biri vâki ise, rahmetli gıtgıtgıdağın ismi Memnune olarak yâd edilmeli (geyik).

Köylüler olaydan şüphelenip, ev sâhibi olup da o esnâda İstanbul’da bulunan imama haber salmışlar; o da atlayıp (geyik) evine gelmiş ve sevgili tavuğunun arş-ı âlâya yükseldiğini, bu terfii de komşusu yağız delikanlının hayata geçirdiğini (geyik) anlayınca kendisinden şikâyetçi olmuş. Eğer olmasa, amme (geyik) davası açılır mıydı? Vallahi bilmem. Eşek, köpek gibi hayvanattan dolayı çok hâdise işittik ama tavuk için kuşkuluyum.

Jandarma hâdiseye el koymuş (geyik) ve maktûl de suçunu itiraf etmiş ve ayaktan (geyik) yargılanmak üzere salıverilmiş.

İmdi, bir tıbbiyeli olarak meraktayım, hâttâ endişeliyim… Nelerden dolayı mı?

***

Bu köyde kuş gribi var mı? Var.

Merak bahsi: Şimdi, rahmetli Memnune eğer grip idiyse, bu da tecâvüzcüsüne bulaştıysa, bu sirayetin hangi yolla olduğunu nasıl bileceğiz. Zührevî yoldan mı, ön sevişme döneminde gagasından bûse alırken mi, yoksa iyi kızartmadan yendiğinden mütevellit mi?

Bunu mutlaka tesbit etmeliyiz. Eğer zührevî yoldansa veya ön sevişmedense, dünya literatürüne geçer (geyik) ve yazar da JAMA’daki (geyik) yazısından iyi puan toplayıp meslekdaşlarına bin basar (geyik)! Ha, bunun tefrik-i teşhisi nasıl yapılır? Vallahi, bunu Bayan Medya Detektifi’ne sormalıyız, ben sâdece psikiyatrım.

Endişe bahsi: Eğer bu yağız delikanlının bir yakın arkadaşı da akabinde kuş gribine yakalanırsa, hele bu arkadaşı hemcinsi ise o köyün hâli ne olur? “Memnume’yi beraberce yemiştik” mi derler, böyle bir ifâde iyice ortalığı karıştırıp tüm köyün geyikleşmesinin müsebbibi olur mu?

***

Şimdi ciddileşiyorum. İnternette bir film var, mutlaka indirip (geyiğimsi lâf) seyredin:

http://video.google.com/videoplay?docid=-1817848131611744924. Çok ama çok düşündürecek sizi, garanti ediyorum (asla geyik değil).

Bu arada evrensel yengemiz Paris Hilton İstanbul’u teşrif ettiğindeki izdihamdan pek memnune kalmış ve kendisini millî yengemiz Deniz Akkaya kurtarıp oteline götürmüş, TV gösterdi! Büyük neişyaptığıbilinmez işkadınımız Helin ise sâhibi bulunduğu http://www.guardianturk.com/ mekânı sâyesinde Basın Konseyi’ne âzâ olduğundan mütevellit, ufkunu ve ilişkilerini genişletmek (geyik) amacıyla ABG’ye “yeni formatları incelemeye” gidiyormuş; bunun içinse bilhassa Los Angeles ve Las Vegas’ı tercih etmiş (demek ki oralarda format ve ilişkiler mebzul [geyik]). En kötüsü de…

Artık gecelerde eskisi gibi görünmeyecekmiş.

***

Helin, bak Devletlû bile Gülümüz’le birlikte yumuşamakta.

Sen biz fakir Türk erkeklerini gazetelerdeki, mecmualardaki ve web mekânlarındaki fotoğraflarından mahrum bırakma. Bu mümtaz web mekânındaki şu videolu haber için ise minnettarım (http://www.guardianturk.com/news/139/ARTICLE/2379/2008-03-26.html):

<<Bugüne kadar sâdece komedi filmlerinde karşılaşılan erkeğin hâmile kalması durumu ABD’de gerçek oldu. Oregon kentinde yaşayan Beatie çiftinin Temmuz’da doğması beklenen kızlarını babası Thomas dünyaya getirecek. Thomas’ın doğum yapmasında biyolojik bir engel yok. Çünkü Thomas ameliyatla sonradan cinsiyet değiştirmiş bir kadın. 21 yaşındayken ameliyatla göğüslerini aldıran Thomas’ın cinsel organına ise operasyon yapılmadı. Düzenli olarak testesteron hormonu enjekte edilen Thomas, Nancy adlı bir kadınla evlendi.

Çift, gittikleri doktorda Nancy’nin kısır olduğunu öğrendi. Bunun üzerine Thomas hormon tedavisi kesti ve dört ay sonra regl olmaya başladı. Dokuz doktor gezen çift sonunda hayâllerini gerçekleştirdi.

Temmuz’da doğumu gerçekleştirmesi beklenen Thomas, “hâmile bir erkek olmak inanılmaz bir duygu. Cinsel kimliğim açısından bir değişiklik olmayacak. Nancy için de sâdece bebeğimizi taşıyan bir kocayım. Kızımın babası ben, annesi ise Nancy olacak. Çok mutluyum” dedi.>>

Bak, yokluktan neler yapıyor el-âlem. Şu fakir milleti tavuğa kuşa veya trans-gender hâmilelere mahkûm etmenin âlemi var mı?

Şey… Yâhu bu Thomas’ı dokuzuncu doktor n’apıp da hâmile bıraktı (ay, pardon, hâmile kalmasını sağladı)! Bence NTV’de entellektüel kızlar bu suale bir açıklık kazandırırlar; haydi kızlar çünkü kafayı yemek üzereyim…

İyi geyikler temennisiyle…

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 27 Mart 2008 Perşembe

19 Yorum »

  1. Hüsamettin Küçük

    28 Mart 2008

    Kerem hocam,
    Hilton Oteli’yle ilgili yazınızda,”Paris Hilton’la hiç yatmadım” demiştiniz.İşte size fırsat;PH ayağınıza geldi! Elinizi çabuk tutun.Ama korunmayı ihmal edip hastalık kapmayın sakın! Zira siz Türk milletine lazımsınız.
    Sevgiler.
    Not:Neslim yengemizin affına sığınıyorum.:)

  2. Erkan Alaçam

    28 Mart 2008

    Merhaba Kerem Bey

    İnterntte bir şeyler ararken bu sayfaya geldim bu yazınızı okudum. bir profesörün belirli cümleleri kuraraken daha bilgili ve daha adaletli olması gerektiğini düşünüyorum.
    guardianturk.com hakkında mekan derken o sitede çalışan 8 iletişim öğrencisine de mi saygınız yok. ortaya çıkartılan işe de mi?
    Helin Avşar a laf saymak yerine insanların iyi yaptıkları işleri takdir etmek aydınların erdemidir.

    Fakat
    televizyonda sizi seyrederken cahil bir yapısı var demiştim… yanılmamışım…

  3. Kaan Özsayıner

    28 Mart 2008

    Gönderdiğim mailin ulaşmadığı yönünde ki kanım dolayısı ile forumu kullanmayı tercih ettim.

    Değerli babanız Prof. Recep Doksat. Ara Güler ile birlikte Philippinler’ e gitti mi. Eğer cevabınız evet ise manevi şifacılar ile ilgili gözlemleri bilimin açıklayamadığı ama var olan gerçekler miydi.

    Ara Güler bu konu için “gözüm yanılabilir ama objektifim asla. Orda eli ile hiç bir alet kullanmadan ameliyat yapan doktorlar gördüm” demiş.

    Dahası ülkede ki manevi şifacılar bunun batılı insanların metaryalist zihin yapısına sahip insanlar olduğunu, görmediklerine inanmadıkları için ameliyat sırasında kan çıkardıkalrını yoksa yaptıklarının tamamen astral olduğunu söylemişler.

    Değerli babanız hiç bir konuda olmadığı gibi bilimsel konularda da yobazlıktan itina ile kaçınmış ve bu konuyu İlahiyatçılar ile birlikte tartışmak üzere panel düzenlemiş, panelde akıl almaz görüntüleri gösterip bu konuda fikir almış.

    Eğer bu birinci ağızdan edindiğim bilgiler doğru ise Philippinler’de ki bu doğa üstü durumu nasıl yorumluyorsunuz. (O gezide sizin olup olmadığınız konusunda tam bilgi alamdım ama vardı galiba dendi.)

    Sizin bilim dışı şarlatanlığa karşı açtığınız mücadeleyi hayranlıkla izliyor ve destekliyoruz. Bilmin vakıf olamadığı konuları da red etmeyip şu ana dek edinilmiş bilimsel birikimler ve deneyimler ışığında yorumlar getirdiğinizi takip ediyoruz. Her türlü bağnazlıktan uzak bilim anlayışınız ile güven verirken, bizleri bireysel çalışmalarınız ve vizyonunuz ile heycanlandırıyorsunuz. Bu konuda da naçizane sorumuza yanıt verirseniz bir çok ikilemden ve şüpheden kurtarmış olacaksınız.

    Saygılarımla
    Kaan Özsayıner

  4. ayşe çelebir

    28 Mart 2008

    Kerem Doksat’a da cahil dendi ya eh bravo…
    Helin Avşar’a laf saymak=yazıyı anlamamak?
    Kerem Bey çok cahil bir yapınız var. Profesörlük, Duygudurum bozukluğu biriminde başkanlık, yurt içi yurt dışı konferanslar, gitarist yönünüz, vs vs..
    Çok cahilsiniz lütfen bu kadar da olmaz! Lütfen Helin Avşar’a da sürekli(!) laf saymayın (eminim işiniz gücünüz yok sürekli bugün ona ne laf etsem diye düşünüyorsunuzdur)
    Zaten hiç bir zaman iyi yapılan işleri takdir etmezsiniz (örneğin ben hiç büyük medyayı, AKP’yi, şifacıları vs… takdir ettiğinizi görmedim). Siz Mustafa Kemâl’i, Çanakkale’yi ancak takdir edersiniz. Bu ne laubalilik!
    Çok cahilsiniz Kerem Bey yapmayın bu kadarı insanlara fazla gelir!
    saygılar

  5. Muharrem Gül

    28 Mart 2008

    bu konuyla ilgili ama yayınlamazsınız tahminim..

    tck ceza miktarları
    1. hayvan …mek: 300 ytl
    hayvanı …erek öldürmek: 600 ytl
    parmak atmak: 6.75 ytl
    öldürüp mangal yapmak: keyif! (bu kısmı mesaj)

    MKD notu: Tahmin edeceğiniz gibi, bu mesaj biraz sansüre tâbi tutulmuştur. Teşekkürler Muharrem Bey.

  6. Mehmet Kerem Doksat

    28 Mart 2008

    Sayın Kaan Özsayıner’in değindiği konuyla ilgili bir yazı klavyeye alacağım, söz.

    İlk “öncül” cevap: Rahmetli pederim oralara iki kere gitti, birincisi sizin bahsettiğinizdir. Daha sonra da kansere yakalanınca ziyaret etti, bu seferinde yanında ben vardım. İlâhiyat Fakültesi’ndeki takdiminde kullanılan görüntüler de benim video kayıtlarımdır. Hâlen mahfuzlar.

    Bunca câhil yapıma:)) mukabil gösterdiğiniz ilgi ve saygı için müteşekkirim.

    Herkese sevgiler…

  7. muharrem gül

    28 Mart 2008

    En cahil, en çok bilendir.

  8. Hüsamettin Küçük

    29 Mart 2008

    Hayır,”en çok bilen” değil,”herşeyin doğrusunu kendisinin bildiğini tartışmasız gerçek zanneden”dir.”Çok şey bilmek” kabahat değildir,olamaz.

  9. muharrem gül

    30 Mart 2008

    En cahil, uzmanı olmadığı her konuda ahkam kesendir..

  10. Hüsamettin Küçük

    31 Mart 2008

    En cahil olmayıp,bir derece cahil olanlardan biri,söylenenin doğru olup olmadığını gerektiği biçimde değerlendirmeden,söyleyen kişinin,konuştuğu konuda ve başka bütün konularda kendini uzman gördüğü varsayımını,o kişiye sormadan kabul edendir.Bazı gerçekleri bilmenin ve dilegetirmenin de uzmanlık gerektirmediğini bilmeyendir.

  11. Muharrem Gül

    1 Nisan 2008

    Cahil,bir cümlede anlatacağını on cümlede ve zaman zaman sayfalarca anlatandır.

  12. Muharrem Gül

    2 Nisan 2008

    Cahil, yorum yaparken uzmanlık gerektiren konular ile gerektirmeyen konuların ayırdını yapamayandır..Her ota b..ka bilsin bilmesin atlayan ve o konuda yorum yapandır ve bilhassa kendi bilgi sahibi olmadığı için o onu dedi, bu bunu dedi, diye başkalarının yorumlarına sığınan kişidir..

  13. Ahmet Dursun

    2 Nisan 2008

    Sayın Hocam,
    Belki konu dışı olacak lakin,hazır geyikten laf açılmışken hatırlatma yapayım istedim.
    Belki komplo teorisi olarak ta adledilebilir ancak söylemeden geçemiyeceğim.
    Şu vodafone bir geyik köntör uygulaması yapıyor.
    İlginçtir geyikten kazanılan kontörler bedava diye konuşurken birşey dikkatimi çekti.
    Hiç olmayan şey,konuşma esnasında kesintiler,başka sesler duymam oldu.
    yani geyik adı altında acaba tüm millet dinlemeye mi alınıyor diye şüphelerim oluştu.
    Bu tabii ki benim şüphem.
    Umarım yanılıyorumdur.
    Geyik dedki ya!
    Sygılar…
    Ahmet Dursun
    http://ahmetdursun374.blogcu.com/

  14. Hüsamettin Küçük

    4 Nisan 2008

    Cahilin önde gideni,bazı şeylerin bir cümlede anlatılamayacağını bilmeyen,filozof ve bilim adamlarının da avâma önemsiz görünebilecek birtakım konularda sayfalarca yazdıklarından haberi olmayan,çünkü hayatında fazla kitap okumamış kişidir.Bazı konularda hüküm vermenin uzmanlık gerektirdiğini kabul ettiği halde,karşısındaki kişinin “Ben bunu bir uzmana dayanarak söylüyorum” dediğini duymazdan gelen ve kendisi o konuyu bir uzmana danışmaya yüreği yetmeyendir.Karşısındaki kişi kaç defa “Uzman değilim,kendimi öyle görmüyorum” dediği halde hâlâ onu kendini uzman görmekle suçlayan,ve uzman olmayan kişinin yapması gereken şey uzmanların görüşlerine dayanarak konuşmak olduğu halde,bunu dahî bilmeyerek,o kişiyi ” ‘Şu şunu dedi,bu bunu dedi’ diyerek konuşuyor” diye suçlayan,bilgi sahibi olmanın önemli bir biçiminin uzmanların o konudaki görüşlerini bilmek olduğunu bilmeden bunu kabahat olarak gören ve öte yandan karşısındaki kişinin uzman görüşlerinin nakli olmayan özgün düşünce ve ifadelerini de algılamaktan aciz olan kişidir.

  15. muharrem gül

    5 Nisan 2008

    CAHİL..Komplekslerİ sebebiyle sürekli insanlarla tartışma,polemik yaratmak için çırpınan kişidir…

  16. muharrem gül

    5 Nisan 2008

    CAHİL..Filozofların sayfalarca anlatılacak konuları,bir kelime ile anlattıklarını bilmeyendir…

  17. muharrem gül

    6 Nisan 2008

    DÜZELTME
    “Yukarıdaki yazımda kelime yerine cümle gelecek”

    Şimdi Küçük beyinli birileri çıkıp dümbeleklik yapar hiç çekemem…

  18. Hüsamettin Küçük

    7 Nisan 2008

    Cahil,tartışma isteğinin tek açıklamasının komplekslilik olduğunu zannedendir.Cahil,tek cümleyle çok şey anlatmanın sadece bazı filozoflarda,onun da her zaman değil,bazan olduğunu,çağdaş filozoflarda ise çoğunlukla böyle bir ifade tercihinin olmadığını,ayrıca,kendisi anlayacak düzeyde olsaydı kendisine de tek cümle söylemenin tercih edileceğini bilmeyendir. :)

  19. Yusuf KARGINOĞLU

    5 Mayıs 2008

    cahil,cahil olduğunu belli edendir…

    (bu sitede yazdığım ilk yorum,yazmış olmak için yazdım,zamanla açılırım inşallah.)

  20. Yorumunuz mu var?