2008 YAHYA KEMÂL YILI
Bugün ben yazmıyorum. Aziz dostum Ali Rıza Saysen’in muhteşem bir tesbitini naklediyorum sâdece…
***
2008 yılı büyük Türk şairi ve fikir adamı Yahya Kemâl Beyatlı’nın aramızdan ayrılışının 50. yıl dönümüdür. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2008’i Yahya Kemâl yılı ilân etti.
Fakat nedense ortalık pek sessiz…
Eh! Konu Yahya Kemâl olunca bu sessizliği yadırgamamak gerekiyor. Çünkü Yahya Kemâl etnik milliyetçilerin, numaralı cumhuriyetçilerin, AB’cilerin, ABD’cilerin, mandacıların, bölücülerin, tarikat ve cemaâtçilerin hoşlanmadığı ve hiçbir zaman da hoşlanmayacağı bir değerdir…
Mustafa Kemâl’in yanında, Mehmet Âkif Ersoy, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar vb. düşün insanlarıyla birlikte Yahya Kemâl de, ulusal kurtuluş mücadelesinin fikrÎ alt yapısını hazırlamış, şiir ve düz yazıları ile “Türk Rönesansı” olarak nitelendirilebilecek başlangıcı ateşlemiştir.
Başka bir millet, Yahya Kemâl gibi bir değeri el üstünde tutardı. Ama üzülerek belirtmek gerekir ki bu büyük şâir, ölümünden sonra, bâzı mihraklar tarafından unutturulmak istenmiştir.
Bu mihrakların başındakiler ne yazık ki İstiklâl Mücadelesi’nin rûhunu vurgulamak yerine, Çanakkale rûhunu öne çıkarıyorlar.

Yahya Kemâl
Onlara göre Çanakkale Savunması’nı ümmet, İstiklâl Mücadelesini ise millet yapmıştır. Yanıldıkları veya çarpıttıkları gerçek, her iki mücadelenin de, Türk Ulusu tarafından yapılmış olmasıdır.
Bu bakımdan Çanakkale ve İstiklâl şâiri olarak gösterilen Mehmet Âkif Ersoy, dinî sebeplerle baş tâcı yapılmakta… Yahya Kemâl ise geri plâna atılmaktadır.
Kabûl etmek gerekir ki Çanakkale’de şehit düşen vatan evlâtlarının hepsi, kendilerini Türk olarak görmüşler ve ülkemizi düşmana karşı korumuşlardır.
Yahya Kemâl’i okuduğunuzda, Büyük Türk Milleti’nin gerçekleri ile karşı karşıya kalırsınız. Dolayısıyla Yahya Kemâl için sessiz kalmamak gerekiyor.
Yahya Kemâl Beyatlı bir evlâd-ı fâtihandır. Osmanlı-Türk Devleti’nin Avrupa’da direnebilmek amacıyla, başkentini dahi taşımayı düşündüğü Üsküp şehrinde doğmuş ve büyümüştür. Bu nedenle, Rumeli topraklarımız Yahya Kemâl’in şiirini ve fikirlerini doğrudan etkilemiştir.
Kendisini Türk Milleti’ne mensup gören ve bundan gurur duyan bütün insanlarımızın Yahya Kemâl’i hakkıyla anmaları gerekmektedir.
Bizler Yahya Kemâl’in kâlblerimizde ve düşüncelerimizde yaşadığını ispatla yükümlüyüz. Dolayısıyla bu büyük şâiri, ölümsüzlüğe intikalinin 50. yılında Türkiyemiz ve Balkanlar’da törenlerle anmalıyız.
Rûhu şâd olsun…
Ali Rıza Saysen – İzmir – 2008
***
Sevgili Üstâdım,
Ne diyeyim.
Allah da sizden râzı olsun.
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 30 Nisan 2008 Çarşamba

