2008 YAHYA KEMÂL YILI
Bu yazi toplam 277 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.
Bugün ben yazmıyorum. Aziz dostum Ali Rıza Saysen’in muhteşem bir tesbitini naklediyorum sâdece…
***
2008 yılı büyük Türk şairi ve fikir adamı Yahya Kemâl Beyatlı’nın aramızdan ayrılışının 50. yıl dönümüdür. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2008’i Yahya Kemâl yılı ilân etti.
Fakat nedense ortalık pek sessiz… Eh! Konu Yahya Kemâl olunca bu sessizliği yadırgamamak gerekiyor. Çünkü Yahya Kemâl etnik milliyetçilerin, numaralı cumhuriyetçilerin, AB’cilerin, ABD’cilerin, mandacıların, bölücülerin, tarikat ve cemaatçilerin hoşlanmadığı ve hiçbir zaman da hoşlanmayacağı bir değerdir…
Mustafa Kemâl’in yanında, Mehmet Âkif Ersoy, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar vb. düşün insanlarıyla birlikte Yahya Kemâl de, ulusal kurtuluş mücadelesinin fikri alt yapısını hazırlamış, şiir ve düz yazıları ile “Türk Rönesansı” olarak nitelendirilebilecek başlangıcı ateşlemiştir.
Başka bir millet, Yahya Kemâl gibi bir değeri el üstünde tutardı. Ama üzülerek belirtmek gerekir ki bu büyük şâir, ölümünden sonra, bâzı mihraklar tarafından unutturulmak istenmiştir.
Bu mihrakların başındakiler ne yazık ki İstiklâl Mücadelesi’nin ruhunu vurgulamak yerine, Çanakkale ruhunu öne çıkarıyorlar.
Onlara göre Çanakkale Savunması’nı ümmet, İstiklâl Mücadelesini ise millet yapmıştır. Yanıldıkları veya çarpıttıkları gerçek, her iki mücadelenin de, Türk Ulusu tarafından yapılmış olmasıdır.
Bu bakımdan Çanakkale ve İstiklâl şâiri olarak gösterilen Mehmet Âkif Ersoy, dinî sebeplerle baş tacı yapılmakta… Yahya Kemâl ise geri plâna atılmaktadır.
Kabûl etmek gerekir ki Çanakkale’de şehit düşen vatan evlâtlarının hepsi, kendilerini Türk olarak görmüşler ve ülkemizi düşmana karşı korumuşlardır.
Yahya Kemâl’i okuduğunuzda, Büyük Türk Milleti’nin gerçekleri ile karşı karşıya kalırsınız. Dolayısıyla Yahya Kemâl için sessiz kalmamak gerekiyor.
Yahya Kemâl Beyatlı bir evlâd-ı fâtihandır. Osmanlı-Türk Devleti’nin Avrupa’da direnebilmek amacıyla, başkentini dahi taşımayı düşündüğü Üsküp şehrinde doğmuş ve büyümüştür. Bu nedenle, Rumeli topraklarımız Yahya Kemâl’in şiirini ve fikirlerini doğrudan etkilemiştir.
Kendisini Türk Milleti’ne mensup gören ve bundan gurur duyan bütün insanlarımızın Yahya Kemâl’i hakkıyla anmaları gerekmektedir.
Bizler Yahya Kemâl’in kalblerimizde ve düşüncelerimizde yaşadığını ispatla yükümlüyüz. Dolayısıyla bu büyük şâiri, ölümsüzlüğe intikalinin 50. yılında Türkiye’miz ve Balkanlar’da törenlerle anmalıyız.
Ruhu şâd olsun…
Ali Rıza Saysen
***
Sevgili Üstâdım,
Ne diyeyim. Allah da sizden râzı olsun.
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 30 Nisan 2008 Çarşamba
nevin çelik
30 Nisan 2008
Yahya Kemal’i tanımayan nesillere acıyorum.Ortaokulda okuduğum senelerde rahmetli İspanya Elçimizdi ve haftanın belli günlerinde en yeni şiirleri gazetede yayınlanırdı.O şiirleri keser saklardım.Adana Kız Lisesinde son sınıfta iken,muhteşem bir anma gecesi düzenlemiştik şairimize.Şiirleri dramatize edilmiş,aylarca önceden hazırlanan klasik koromuz Üstadın bestelenmiş eserlerini mükemmel bir şekilde icra etmişti.O şiirleri ezbere okumak en büyük zevkimizdi.O mısralardaki musikiyi ruhumuzda duyardık.
Bakalım şanlı TRT ne faaliyetler yapacak bu konuda!!!!
HÜSEYİN SUNGUR
1 Mayıs 2008
İzninizle YKB hakkında üç kitap önermek istiyorum :
YILMAZ KARAKOYUNLU..yorgun mayıs kısrakları
BEŞİR AYVAZOĞLU…bozgunda fetih rüyası
BEŞİR AYVZOĞLU…eve dönen adam.
Ayrıca AYVAZOĞLUnun “”geleneğin direnişi”" adlı kitabında çok önemli bir makale vardır :
“”bir nev yunan-i..YAHYA KEMAL”"..
selam ile
Yorumunuz mu var?