Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1771 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

PSİKOLOJİK BASKI, TUTUKLULUK VEYA BENZERİ HÜRRİYET İHLÂLLERİ İNSANI KANSER EDER Mİ?

Ergenekon rezaleti sebebiyle şimdiden bir kişi öldü, diğeri de siroz ve epilepsi sebebiyle yolda (belli ki hepatik ensefalopati içerisinde ve derhâl yoğun bakıma yatırılması icap eder). Hâlâ bâzı hukukçular ve ulema televizyonda ahkâm kesiyorlar.

Hele bir tânesi diyor ki “kişinin hastalığıyla gözaltında olması arasında illî râbıta varsa, ancak o takdirde böyle bir iddiadan bahsedilebilir. Burada böyle bir durum yok ki”!

İllî râbıtaya gençler anlasın diye “nedensel bağlantı” diyelim.

Yâni şu kurnazlığı sergiliyor minik aklıyla:

“Bilimsel olarak bu soruşturma sırasında depresyona girmesi, akabinde de kanser olmasıyla, soruşturmanın nedensel bağlantısı olamaz. Bir insan keyfi yerindeyken de depresyona girip, akabinde kansere yakalanabilir”.

Kuddisi Okkır giriş

Kuddusi Okkır, girerken

Kuddusi Okkır

Kuddusi Okkır, giderken

Bizim TÜRK(İYE) PSİKİYATRİ DERNEĞİ’nden tık veya gık çıkmayacağına, pek çok meslekdaşın da hiç bulaşmayacağına dayanarak (pek sevdiğim bir tânesi geçen günkü yazısında eski komünist avından bahsediyordu yankılanarak).

1999’dan beri psikiyatri profesörü olarak, cevabı veriyorum: Ergenekon soruşturması bahanesiyle “içeri atılan” ve bir seneden fazla neyle suçlandığını dahi bilemeden, karısıyla görüştürülmeden ve mânevî işkencenin en berbatı uygulanan, sonunda da majör depresyona, akabinde kansere yakalanıp vefat eden kişinin bu hâle gelmesinde, kendisine yapılanların birinci dereceden etkisi vardır ve illî râbıta mevcuttur!

Tamam mı?

Ne dersiniz; şimdi bunu yazdım diye ben de içeri alınır mıyım?

Ha, “en az 10 tâne daha benzeri uygulama yapalım, neyle suçlandığını bilmeden ve karısıyla bile görüştürmeden adamları gözaltında tutalım; depresyona girip kanser olanların oranını tesbit edelim; eğer sonuç istatistiksel açıdan anlamlı çıkarsa, o zaman hukuken illî râbıtadan bahsedilebilir” deniyorsa, bunu diyebilecek kafa(sız)lara tarihe bir bakmalarını salık veririm.

Ayrıca, yoğun stresin ve travmanın depresyona yol açtığı, bağışıklık sistemini bozarak her türlü ruhsal ve bedensel hastalığa, ezcümle enfeksiyonlara ve habasete (yâni kanser ve sâir hastalıklara) zemin hazırladığı bilimsel olarak ispatlanmıştır.

haberal 2

Mânevî işkence!

tuncay özkan mustafa balbay

Maddî mânevî işkence!

İsteyene binlerce kaynak verebilirim; burada gerek dahi duymuyorum.

Van’da da birisi kendini asmıştı; üstelik suçu olmadığı sonradan ispatlanmasına rağmen. İllî râbıta yok muydu? Tabii ki vardı!

***

Zekeriya Öz’den başlayarak, bu trajediye müdâhil olan herkesin illî râbıta açısından hukuken, insanlık adına vicdanen, ilâhî olarak da Allah indinde vebâlleri vardır!

   Öderler, ödetilirler.

      Hâlâ hukuka inanmak istiyorum Türkiye’de…

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 14 Temmuz 2008 Pazartesi

1 Yorum

süha öncüNisan 3rd, 2011 11:57

SEVGİLİ KEREM HOCAM,

14 TEMMUZ’DAN BERİ TÜRKİYE’DE ADÂLET BİR APRA BOYU İLERLEMEDİ. BEN BUNA ÇOK ÜZÜLÜYORUM. RAHMETLİ KUDDİSİ OKKIR’I TANIRDIM. DARBE YAPMAK VEYA DARBECİLERİN İÇİNDE OLMAK ONUN HAYAT FELSEFESİ İÇİNDE ASLA OLMAZDI. HEP YENİ OLAN PROJELER İLE İLGİLENİRDİ. 2001 YILINDA UZAKTAN ARAÇ TAKİP SİSTEMİ YOK İKEN, KUDDİSİ KURDUĞU ŞİRKET İLE BU PROJENİN ARGE ÇALIŞMALARINI YÜRTTÜ. BU PROJEDEN DOLAYIDA BORCA GİRMİŞTİ. BU KİŞİYİ DARBE’NİN KASASI DİYE ÖLÜMÜNE GÖZ YUMMANIN VEBÂLİNİ HANGİ VİCDANLARDA ÖDEYECEKLERİNİ ÇOK MERAK EDİYORUM.

MKD: Olmayan vicdan sızlar mı Sayın SÖ :( !

Yorum Yapın

Mesajınız