DAHA NİCE DÜNLER VAR YAŞANACAK

Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 602 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.

veya DAHA NİCE YARINLAR VAR YAŞANAMAYACAK

Zamanın akışı geriye dönmedikçe, hâl mâziyle âti arasındaki bir köprü olarak kaldıkça, günleri nasıl yaşayacağını iyi tâyin ve tesbit etmelisin…

Geçmişin mahpushânesinde esir mi kalacaksın, geleceğin imkânlarına yelken mi açacaksın? Bütün mes’ele bu.

İyi de, ne kadarı senin elinde, sürekli akan hayatın şartlarını denetleme bahtın ne kadar?

Ne kadar çabalarsan o kadar çok; bu kat’i.

Günahsız da, melek de yok şu küre-i arzda.

Bu küre-i arzdan başka âlem de yok zâten.

Ahvâl ve şerâit ne kadar nâmüsait olsa da, sen varsın: Mâlzemen, tasarrufun, tasavvurun ve muhayyilenle sen, senin en büyük gücü, hâttâ silâhınsın.

Ha, bir bomba patlar da ensende göçüp gidersen ne mi olacak?

Onu da hesaplayacak sensin.

Mütedebbir de, tedbirli de, ihtiyatlı da, basiretli de sensin, olmak zorundasın. Hani derler ya “hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya, yarın ölecekmiş gibi öbür âlem için çalış” diye. İşte, bu mesel senin düsturun olmalı.

Düşünebildiğin her şeyi düşün, hesapla ve icap edeni, lüzumlu olanı yap. Bunu da takıntı hâline getirme, olabildiğince tahakkuk ettir.

Gerisini ise ona bırak. Ona ister kader de, ister felek, ister Karma, ister Tanrı, ister Allah… Unutma ki sen kaadir-i mutlak değilsin, olan varsa da bırak, O bilsin.

Hiçbir şeye çok üzülme, çok da sevinme. Ağlarken de, gülerken de katılma; yarınların ne getirip götüreceğini bilemezsin.

Hele, hiç böbürlenme; iftihar etmekle mağrurluk arasındaki sınırı ihlâl etme. Tıpkı cesaretle cehaletin sınırını iyi tanımanın önemi gibi… Bu sınırları iyi tesbit ve tâyin edemeyenler, karşılığını acı öderler.

İyilik ve merhametin de ma’kûl olsun ve mukabelesini bekleme. Yoksa yaptığın iyiliğin cezasını mutlaka çekersin.

Olabildiğince sûlhla hâllet işleri ama, kaçınılmazsa eğer kavga, en iyi şekilde hâllet.

Kendinin mücellidisin; öyle ayar ver ki sahifelerine, ne sonsuzca kapalı olsun ne de açık ictihadın. Kendi mürşidin sensin; bu da vicdanî huzurla olur ancak.

Gözyaşlarını fazla harcama; nasıl olsa onlar akacak zamanı iyi bilirler.

Ve… Kimseden fazla bir şeyler de bekleme.

Mâzinin hapsinden çık, istikbâlin evhamından da.

Ölçü ve dirayet dairesinde, ânı yaşa.

Kim ne derse desin, öldükten sonra arkandan gözyaşı dökenlerin de pınarlarının bereketi mahduttur.

Mehmet Kerem Doksat – Bu Âlem – 30 Temmuz 2008 Çarşamba

2 Yorum »

  1. Hasan Demir

    30 Temmuz 2008

    Bu yazıyı ayakta alkışlarım.

    Selam ve sevgiyle…..

  2. dr asım burhanoğlu

    31 Temmuz 2008

    Ne de olsa mekanımız artık miridir,yani hepimizindir.Kurucu sahibinden çıkışmış,bizlere mal olma yolundadır,en azından yorum düzeyinde…
    Yukardaki lafız süzme pek latif ve zarifane.Zaten öyle der şair HİLMİ YAVUZ,”"Doğu Şiirleri”"nde ;
    BAKIYA TARZI ŞİİR BÖYLE GEREK
    HEM ZARİFANE HEM LEVENDANE…
    Yürüyoruz yukardaki zerafetin gölge ve koruması altında,aklımıza bir derviş menkıbesi geliyor ve paylaşmak istiyoruz.Hem bütün cihan,birbiri ile paylaşımda değil mi aslında?

    EFENDİM BİRGÜN BİR DERVİŞ,ŞEYHİNDEN NİHAİ İCAZET ALACAK.GİT der ŞEYHİ, BÜTÜN GEREKSİZ FAZLALIKLARINDAN KURTUL ve İLKİN SAÇINDAN,SAKALINDAN vs BAŞLA.DERVİŞ BERBERİN KOLTUĞUNA OTURUR,USTURA EVVEL BAŞININ BİR YARISINI SIYIRIR.ANİDEN İÇERİ KÜLHANBEYİ,AT HIRSIZI KILIKLI BİR CAHİL GİRER ve DERVİŞİN KAFAYA BİR ŞAPLAK VURARAK,KABAK KABAK,KALK ULAN KOLTUKTAN DEYİP,TEKME TOKAT KALDIRIR.SÜREÇ ZORDUR DERVİŞ İÇİN;KÖTÜ SÖZE DİLSİZ,KALKAN TOKATA ELSİZ OLMAK GEREKTİR.
    SENİNKİ OTURUR KOLTUĞA,BERBERE BAĞRIP,ÇAĞIRARAK TRAŞ ETTİRMEYE BAŞLAR SAKALINI,BİR YANDAN DA BİZİM DERVİŞE,DURMADAN KABAK KABAK DİYE ALAYLAR YAĞDIRMAKTADIR.NİHAYET TRAŞ BİTER,DÜKKANDAN ÇIKARKEN BİR ŞAPLAK DAHA DERVİŞE VE ÇIKAR GİDER.
    KARŞI KALDIRIMA GEÇERKEN,SÜRÜCÜSÜNDEN KURTULMUŞ ÇİFT ATLI BİR ARABA,YOLUN ORTASINDA ŞAŞKINCA ARABAYA BAKAN KÜLHANBEYE ÇARPARAK,ATLARI DİREYEN ORTA ORTAOKUN GÖĞSÜNE SAPLANMASIYLA,ADAMIN ÖLÜMÜNE SEBEP OLUR.
    ARASTA ESNAFI CESEDİN BAŞINA TOPLANIR.BERBER,BİZİM DERVİŞE,YAHU AMMA HAYIFLANDIN ZAHİR BU İTE,DER…
    DERVİŞ,HAYIR NE HADDİME DE GALİBA “”KABAĞIN SAHİBİ”" BOZULDU BU İŞE DE,ONDANDIR, “”DER”"…

    arzederim…

  3. Yorumunuz mu var?