Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2676 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

AŞK HAKKINDA

İngilizce’de love kelimesi bizdeki aşkın karşılığı… “Sevi” diye uydurulan kelimenin bir anlamı yok, “sevgi” ise Türkçe’deki başka bir karşılığı.

Aşk bir bağlanmanın (attachment) ifâdesi…

Bu bağlanma insandaki bağlılığa (bondage) da zemin hazırlıyor. Evlât aşkı, karıkoca aşkı, kardeş sevgisi… Hepsi aşkın değişik dışavurumları.

Sâf ve pak hâliyle nesnesiz aşk ezoterik ve mistik öğretilerde bizatihî Tanrı’dır ve O’nun zerresinin zerresi olan bizlerin, O’nun menbâından içtiğimiz sudur. Beatles’ınall you need is love” derken kastettiği şey bu saf ve nesnesiz sevgidir.

Pratikte ise romantik, muhteris, şehvetli, karşılıklı (reciprocal) veya karşılıksız (non-reciprocal) bağlanmalar için de kullanılır: Takım aşkı, vatan aşkı, insanın insana aşkı gibi…

Aşk bâzen bir hastalık hâlinde tezahür edebilir: Erotomani (de Clérambault Sendromu) gibi…

Bâzen de sapkın veya anormâl hâlde karşımıza çıkar: Parafililer, erotolepsi (aşırı seks düşkünlüğü), nimfomani, ensest (fücur) gibi. Bunlar bile kültüre göre çok farklılıklar gösterir.

Aşkı sâdece ihtirasa (passion: tutku) indirgemek büyük hatadır. Beyindeki belli bölgelerin uyarılmasıyla, tamamen üremeye yönelik evrimsel bir refleks hâlinde tezahür eden cinsel çekim en tabiî, en vazgeçilmez hayatta kalma ve neslini sürdürme stratejisidir. NGF, oksitosin, testesteron gibi hormonlar ve nörokimyasal sinyaller üremeye yönelik şehveti uyandırırlar; işin içindeki çekirdek yapılar da evrimsel açıdan en eski ve hızlı çalışanlardır: Amigdala, limbik sistem vs.

Hâlbuki seksüalite sona erdikten sonra da (hem anlık olarak, hem de sürekli olarak) devam eden bağlılık ve bağlanma gerçek aşktır.

Pek çok kültürde ve felsefede aşka dâir pek çok şey yazılıp çizilmiştir.

Bence aşk evrimsel, maddî, manevî, ilâhî ne derseniz deyiniz, diğerkâmca ve “olduğu için olan” bir özdür (essence).

   Yaşadıkça bunu değişik yönlere tevzi ve teveccüh ederiz.

      Bâzen de, hazindir ki, kaybederiz onu!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 19 Ekim 2008 Pazar

1 Yorum

Betül ÂşıkNisan 24th, 2011 09:50

Herkesin his yoğunluğu farklıdır ve dolayısıyla aşk da görece kazanıyor bu noktada.

Hâliyle farklı aşk tanımları çıkıyor ortaya. Velâkin herkesin yaşadığı farklıdır. Ben sâdece her duyguya aşk denmesi taraftarı değilim. En çok da “aşk geçicidir” sözünün düşmanıyım. Çünkü geçici dedikleri şey, hoşlantıdır. Yâni işin içinde seksüalite vardır. Beğeni vardır. Fakat aşk aklı bertaraf edecek kadar güçlü bir şey madem hoşlantısal bir seçicilikle asla bağdaşmaz. Herkes aşktan beslenmez, aşkı kolay yakalayamaz. Yaşadığı bir takım enerji yâhut heyecanları belki aşk zannedebilir. Ve maâlesef bu zanlar içinde aşk mefhumu öğütülüyor en çok da ona üzülüyorum…

Yorum Yapın

Mesajınız