SARIKANARYA’YA RİCA
Ey benim canım Sarıkanarya’m,
Doğduğumdan beri üyesi olduğum Fenerbahçe’m,
Canım ciğerim…
Biliyorum ki ben bir fakir psikiyatri profesörüyüm, kim takar beni?
Gene de çığlık atayım, belki duyan olur.
Ha, kulüp ve kongre üyesiyim ama biliyorum ki Başkan’la konuşsam da bir şey değişmez; bilmediğimiz “duygusal” işler dönüyor.
Aragones Dede’nin affektif sığlığı, tepkisizliği, burnunu karıştırıp kaşıması, maçı değerlendiremeyişi, yere bakışı, kadro ve adam tercihindeki garabet, mağlûbiyetten sonra yaptığı basın açıklamasında hayâlî bir maçla ilgili akıl almaz, garip değerlendirmeleri…
Bu adam en azından 1/7 demansta, belki daha da fazlası.
Yâhut ağır depresyonda (ki, sanmıyorum).
Ama ısrarla orada oturuyor, oturtuluyor.
Bugüne kadar ettiği tek zekice lâf şu: “O kadar büyük para teklif ettiler ki, reddedemedim”!
Yâhu, Allah, Manitu, Zeus, Poseydon veya ne isterseniz onun aşkına…
Bırakın dedeyi…
Sarıkanarya da, o da rahat etsin.
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 26 Kasım 2008 Çarşamba


Hocam,sevgili mekancılar.
Yazıyı okurken, lütfedip http://www.demokratmersin.com sitesine de gidip,manşete bir göz atarsanız sevnirim…saygıyla
Hocam,1987 Temmuzu’nda,Eindhoven şehrinin üzerindeki viyadüklerde,trenden şehri seyrederken,PSV kulübünün,meşhur Philips stadını da gördük.Stadı geçer geçmez,tam 12/ON İKİ tane çim,idman sahası vardı.Her sahanın beher yarısında,2er tane “yıldız” takım,malûm,beher sahada toplamda 4 ,tamamında 48 yıldız takımı;başlarında yine 2er adet hoca ile uygulamalı idman yapıyorlardı.
Tren,şehrin üzerinden geçmekte olduğu için,son derece ağır yol alıyordu.Biz yani GS 86-87 de şampiyon olmuştuk.Zaten birkaç gün sonra da,o vakitler adı avrupa şampiyon kulüpler kupası olan turnuvanın kuraları çekildi.
TRENDE,aklımdan şunlar geçti.Biz,PSV ile eşleşebiliriz ki NETEKİM eşleştik de,ancak elersek ki tesadüf olur,ayıp olur yahu dedim.
Bir tarafta yapmakta olduğu işe 4elle sarılan ve devamlılık arzeden bir kurum var,öte yanda da paldır küldür giden bir futbol/spor anlayışı var.
“Bu memleketin insanları”,örneğin futbol anlamında,bir ALEX FERGUSON’un M. United’ın başında,teknik anlamda nasıl 20yıldır durduğunu ya da Arsenal’in hocası VENGER’in de yıllardır takımında nasıl bir sabir seviye/kalite ürettiğini,50dolara yetenekli gençleri alıp,birkaç yıl olgunlaştırdıktan sonra,50milyon dolara sattığını ama hiç bir zaman da futbol seviyesinin düşürmediğini :
GÖREMEYECEK GERİ ZEKALILAR MI!
Bir ALP YALMAN,Özhan Canaydın,Faruk Süren,Yıldırım demirören,Ali şen vs vs vs…….
Bunlar ne biçim insanlar!
O halde matematik yolla düşünmeye gayret edersek,birisi bu işlerin böyle OLMASINI istiyor demekten başka bir genel geçer CEVAP yok alemde.
KARA PARA bile aklıyor olsalar,akıl,böyle davranmamalarını emreder.
O halde bu insanlar AKILSIZ MI!
[...] http://www.keremdoksat.com/2008/11/26/sarikanarya%e2%80%99ya-rica/ [...]