Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 9651 defa okundu.
Bu yazi bugun 5 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

HOMOSEKSÜALİTE, BİSEKSÜALİTE, FREUD, JUNG ve PSİKANALİZ HAKKINDA

Geçenlerde HABERTÜRK’te homoseksüalite, biseksüalite ve bunların “tedavisi” hakkında bir kitap tercümesi neşreden Dr. Mustafa Merter, Freud ve Jung’un homoseksüaliteyi bir hastalık olarak gördüğünü, Amerikan Psikiyatri Birliği ve Düny Sağlık Teşkilâtı’nın yanıldığını söylemişti.

Kanaldakiler de buna pek inanmayıp beni alelacele yayına çağırıp, ehli vukufluk yaptırmışlardı.

Mustafa Merter

Ben de bu zatların “ikisi de biseksüeldir” deyip karşı çıkmıştım. Köşeye sıkışınca da, hastalık kelimesini “rahatsızlık” ile ikame etmişti.

Mustafa Merter2

Hulki Cevizoğlu da her şeyi olduğu gibi, bu konuyu da çok iyi bildiği için aklı sıra benimle kafa bulmuştu ertesi günkü yazısında. Ben de cevabını vermiştim.

Homoseksüalite terimini ilk olarak 1869’da Kertbeny Karoli müstear ismiyle yazan K. M. Benkert kullanmıştır: Kadim Yunanca’dan “homos” (aynı) + seks (cinsiyet veya tenasüliyet) kavramlarını birleştirerek…

Konuyu azıcık daha açalım…

***

http://psychology.ucdavis.edu/rainbow/html/facts_mental_health.html mekânından:

Richard von Krafft-Ebing Psychopathia Sexualis isimli eserinde homoseksüaliteden dejeneratif bir hastalık olarak bahsederken, Ellis (1901) bunun doğuştan gelen ve gayriahlâkî bir şey olmadığını, hastalık da olmadığını ve pek çok homoseksüelin topluma büyük katkıları olduğunu söylemekteydi (Robinson 1976).

Sigmund Freud’un insan cinselliğiyle ilgili fikirleri Ellis’inkinden farklıydı. Bütün insanoğullarının fıtraten biseksüel olduklarını, sonradan ebeveynin ve diğerleriyle yaşadıklarının etkisiyle heteroseksüel, homoseksüel veya biseksüel olduklarını düşünüyordu (Freud 1905). En azından, Freud’un fikirleri homoseksüel yönelimi bir patoloji (marazî durum) olarak kabûl etmemek açısından, Ellis’inkilerle uyuşuyordu. Amerika’daki bir anneye 1935’te yazdığı meşhur mektubunda, şunları kaleme almıştı:

“Homoseksüalite kesin olarak bir avantaj değildir; keza utanılacak, suçlanacak, aşağılanacak bir şey de değildir ve bir hastalık olarak tasnif edilemez. Biz bunu cinsel gelişimin belli bir aşamasında takılmasına bağlı cinsel işlev çeşitlemesi (variation) olarak telâkki ediyoruz. Kadîm ve şimdiki zamanların pek çok üst seviyede muteber kişileri homoseksüeldi, aralarında en büyük adamlar da vardı (Plato, Michelangelo, Leonardo da Vinci vs.). Homoseksüaliteyi bir suç olarak karalamak büyük bir haksızlık ve zulümdür.

Eğer oğlunuz mutsuzsa, nörotikse, çatışmalarla parçalanmışsa, sosyal hayatı inhibe olmuşsa, ister homoseksüel olarak kalsın, isterse değişsin, analiz ona âhenk, zihin huzuru, tam faâllik kazandıracaktır…” (yeniden baskısı Jones, 1957, pp. 208–209, American Journal of Psychiatry’den, 1951, 107, 786).

19. Asrın ikinci yarısında Freud bir homoseksüeli psikanalize alır; adam Trafoi’de intihar eder!

Freud111

Freud’u ve görüşlerini hicveden bir karikatür.

***

http://www.csulb.edu/~mfiebert/freud.htm mekânından:

Freud, baldızı Minna Bernays ile gizli bir aşk yaşar ve bunu gizliden öğrenen Jung ona çok kızar. Ortak hastaları olan Sabina Naftulowna Spielrein’la Jung’un aşk yaşamasına da Freud çok bozulur!

sabina spielrein jung

Sabina ve Jung’un ilişkisini anlatan “My Name is Sabina Spielrein” filminden bir sahne

Thanatos (ölüm içgüdüsü) fikrini ondan çalan Freud ve Jung, bugün olsa plagiarism’den (apartma, aşırma) yargılanırdı!

Minna Bernays

Minna Bernays, gençken…

Minna Bernays, Martha

Seneler geçmiş, Freud kanser, Minna (soldaki) artık minnacık değil, sâdık karısı Martha ise ortada…

Jung’un 29 Kasım 1912’deki yazışmaları, Freud’un Jung’a karşı olan homoerotik duygularını fark edip ondan uzaklaşması, onun uzaklaşmasında büyük rol de oynamıştır. Bu dönemdeki bir histerik bayılma yaşantısı da kadim dostu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Wilhelm Fliess’le olan homoseksüel romansını yansıtır; onunla da daha önce ilişkisini kesmiştir.

Fliess Freud

Freud o zamanlar hafif tombul…

Fliess12

Fliess, seneler geçtikten sonra, burnu aynı

Zâten bu Freud’un huyudur ve hayatı boyunca, aralarında Adler’in de bulunduğu derin ve yakın ilişkiler kurduğu pek çok insanı, sırf kendisinden farklı düşündükleri için defterden silmiştir.

David Lotto, “Freud’s struggle with misogyny: Homosexuality and guilt in the dream of Irma’s injection” (Journal of the American Psychoanalytic Association, 2001, vol. 49, no 4 [296 p.]  [2 p.1/4], pp. 1289–1313) makalesinde bu ilişkiler karmaşasını pek ayrıntılı olarak tartışır.

Freud’un kızı Anna’ya kendi ilkelerine rağmen kendisinin analiz yapması, aralarında kimselerin görmediği ama bütün psikanaliz literatürünün kabûl ettiği üzere, fücur (incest) ilişki yaşanmış olması, bunun köklerinin de bizzat öz annesiyle en azından romans düzeyinde yaşadığı fücur sayılabilir.

Anna ve Sigmund Freud1

Babasıyla kızı…

Anna Freud yaşlılık

Anna Freud, geçip giden seneler

Yâni, Dr. Mustafa Merter’in tasavvufla psikiyatriyi harmanlayıp, ikide bir tekke üslûbuyla yazdıkları ve söylediklerine temel olarak takdim ettiği iki büyük psikanalist de esasen biseksüeldirler. Hâttâ Freud’un azıcık da fücuru vardır.

Eh, böyle de yaşanmaz ki! Ne olur?

   Freud zaman içerisinde (daha 40’lı yaşlarında) aseksüelleşir,

      Jung ise kontratağa geçerek, hızlı bir çapkın olur!

Jung11

Jung, çapkınca bakışıyla

***

         Sayın HC ve bana saçma sapan mesajlar yollayanlar,

            umarım bunları okur ve biraz daha bilimden feyiz alırsınız

               almasanız da, bu vesileyle Dr. Mustafa Merter irşat olur da

                  dinî ve sosyetik cenahta bol itibar ve umut bulan ben homoseksüaliteyi

                      tedavi ediyorum iddialarından vazgeçer, insanların vakit, nakit ve ümitlerini

                         harcatmaz!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 07 Aralık 2008 Pazar

3 Yorum

Bülent DemirbekKasım 10th, 2011 16:00

Sayın Kerem Doksat
Sadece biraz farklı düşünmek adına yazıyorum. Ellis ve Robinson doğru söylemiş olabilirler mi?

“Ellis (1901) bunun doğuştan gelen ve gayriahlâkî bir şey olmadığını, hastalık da olmadığını ve pek çok homoseksüelin topluma büyük katkıları olduğunu söylemekteydi (Robinson 1976).”

Kimera ve mikrokimerizm olgusunu bilselerdi, fikirlerini desteklemek için kullanırlardı.

Kimera; ayrı ayrı döllenmiş iki zigotun, birleşerek tek bir zigot halinde hayatını sürdürüp doğması durumu. Bir nevi çift yumurta birizi olma hali.
Birleşen zigotlar aynı cinsiyet kromozomlarını taşıyorlar ise ortada pek bir sorun olmazmış gibi görünmektedir.
Birleşen yani füzyona uğrayan zigotlar farklı eşey kromozlarına sahipseler, doğumlarından itibaren cinsiyet karmaşası yaşayacaklardır.

Homoseksüalite nasıl gelişiyor olabilir? Merak ediyorsan kimera yolu ile nasıl gerçekleştiğini de yazarım. sevgimle…
Dalga da geçmen için bundan büyük fırsatın da olmaz… Hastalık (mış) ve doğuştan gelliyor(muş)!

Dr. Bülent Demirbek

MKD: Hiç dokunmadım bu Başhekimlik de yapan psikiyatrı uzmanının yazdıklarına. Bir insan sürekli olarak istenmediği yere neden yazar, takdirlerinize sunulur

Bülent DemirbekKasım 10th, 2011 16:02

Düzeltme; lütfen düzeltiniz.
Kimera; ayrı ayrı döllenmiş yumurtalardan oluşan iki zigotun, birleşerek tek bir zigot halinde hayatını sürdürüp doğması durumu. Bir nevi çift yumurta birizi olma hali.

MKD: Hiç dokunmadım bu Başhekimlik de yapan psikiyatrı uzmanının yazdıklarına. Bir insan sürekli olarak istenmediği yere neden yazar, takdirlerinize sunulur

Bülent DemirbekKasım 10th, 2011 18:21

Çok gaddarsın. Bu yazıyı e-posta adresime yolladın onun için yazdım. İstendiğimi düşünmüşüm .Yanılmışım. bir daha yanılmam söz.
[psikiyatri] Cinsellik

Ayrıntıları Gizle
KİMDEN:
M. Kerem DOKSAT
KİME:
Undisclosed-Recipient@yahoo.com

Mesaj işaretlendi 10 Kasım 2011 13:56 PerşembeMesaj gövdesi

Okumanız temennisiyle…
http://www.keremdoksat.com/2008/12/07/homoseksualite-biseksualite-freud-jung-ve-psikanaliz-hakkinda/

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat
http://www.doksat.com
http://www.doksat.com.tr
http://www.keremdoksat.com
__._,_.___
Reply to sender | Reply to group | Reply via web post | Start a New Topic
Messages in this topic (1)

MKD: Hiç dokunmadım gene

Yorum Yapın

Mesajınız