Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 4086 defa okundu.
Bu yazi bugun 5 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

ERGENEKONCU MASONLAR, AMANIN NE ONLAR?

HABER 7’de ERGENEKONCULAR’I MASONLAR MI KORUYOR diye bir makale var. 18 Aralık 2008’de Mustafa Yürekli yazmış…

Mustaf Yürekli

Yürekli Mustafa

Ciddiye alınacak gibi değil ama bu gibi “gazeteciler” birer kitle imha silâhı olarak beyinleri yıkıyorlar; hedef saptırıyorlar ve İslâmî burjuvazi(!) de, mütedeyyin kesim de bunların yazdıklarına inanıyor.

Önce yazıyı iktibas ediyorum:

***

Masamda iki kitap var: Birisi, Nur Batur’un yazdığı Rauf Denktaş, Yeniden Yaşasaydım’ (MKD: Bu ‘…’ şeklindeki noktalamanın istimali hatalı) İkincisi ise, Emekli Albay İsmail Tansu’nun “Aslında hiç kimse uyumuyordu.” kitabı.. (MKD: Ya tek ya da üç nokta konur; .. da neyin nesi?)

Bu iki kitap 1950 sonrasında Türkiye’nin NATO’ya girişiyle orduda oluşturulan Özel Hârp Dairesi’ni ve Kıbrıs’ta Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kuruşunu anlatıyor.

Dünkü Özel Harp Dâiresi’nin faâliyetlerini anlayabilirsek, bugünkü Ergenekon’u da çözeriz diye düşünüyorum.. (MKD: Ya tek ya da üç nokta konur; .. da neyin nesi?)

KLERİDES’LE DENKTAŞ MASON KARDEŞLERDİ

Gazeteci Nur Batur, yıllardır yakından takip ettiği eski KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın hayatını anlatan bir kitap kaleme aldı: Rauf Denktaş, Yeniden Yaşasaydım’ Kitapta, Rauf Denktaş ve Kıbrıs mes’elesi ile ilgili bilinmeyen pek çok şey anlatılıyor. Denktaş’a yönelik suikast teşebbüsleri de, Özel Harp Dâiresi tarafından kurulan Türk Mukavemet Teşkilâtı’na mâl edilen fâili meçhul cinayetler de ilgiyle okunan bölümleri kitabın. Bunların arasında, Denktaş’ın masonluğa giriş hikayesinin (MKD: hikâyesinin olacak) yer aldığı bölüm ise, gerçekten üzerinde durmaya değer.

Denktaş Klerides

Eski birâder iki lider (merak edenlere, el sıkışmaları masonik değil)…

Denktaş, 1950’de Başsavcı Kriton Tornaridis’in önerisi üzerine mason olmaya karar veriyor. Tornaridis, “Bu kardeşlik ve dayanışma kulübüdür” demiştir kendisine. Ancak 1963 Kanlı Noel’i Denktaş’ın masonluk üzerindeki kuşkularını tam anlamıyla derinleştirecektir: “Rum kardeşlerin hiç de kardeş olmadıklarını görmeye başladım.”

Rauf Denktaş “1963’ten sonra üyelikten düştüm, çünkü 1968’e kadar âidat ödemedim. Toplantılara katılmadım. Ben bu ocakta beklenen dayanışmayı ve dostluğu bulamadım. Belki de EOKA devri olmasaydı işler başka türlü olurdu. 1968’de adaya döndüğüm zaman locadan istifa ettim. İstifa mektubunu da loca başkanı Griffith Willam’a verdim. “ diyor (s.122) sözkonusu (MKD: söz konusu olacak) kitapta.

EOKA

EOKA ve rûhânî lideri(!) Makarios!

Peki (MKD: burada virgül olmalı) işin aslı ne? Bakın, söylenecek çok şey var bu konuda.. Rahmetli Daniş Karabelen Paşa, Kore Savaşında Amerikan istihbarat subaylarının takdirini kazanmış.. Türkiye NATO’ya üye olunca unutmamışlar; O’nun başkanlığında Özel Hârp Dâiresi kurulmuş.. (MKD: Ya tek ya da üç nokta konur; .. da neyin nesi?) (Özel Hârp Dâiresi, Kontgerilla, Ergenekon içiçe hep) (MKD: iç içe olacak). ABD’li subaylar gerilla eğitim ve taktiklerini öğretmişler..Her yere üsler kurulmuş. Barış Gönüllüleri de bir taraftan.. (MKD: Ya tek ya da üç nokta konur; .. da neyin nesi?) Ülke fiilen ABD işgaline girmiş!.. (MKD: !.. da neyin nesi?)

Özel Hârp’in vurucu yeraltı örgütü TMT’yi (Türk Mukavemet Teşkilatı) Kıbrıs’a taşıyan Daniş Paşa, başına Denktaş’ı geçirmiş. Denktaş, 1955’lerden (MKD: kaç adet 1955 vardır?) sonra Rumlara (MKD: Rumlar’a olacak) kaç kere yakalanmış, bırakılmış!.. (MKD: !.. da neyin nesi?) İlginç pazarlıklar, devreye girmeler falan.. Rauf Denktaş, Yeniden Yaşasaydım’ o yıllar belli oranda anlatılıyor.. (MKD: Ya tek ya da üç nokta konur; .. da neyin nesi?)

Kıbrıs’ta oynanan oyun şu: 1955’lerde (MKD: kaç adet 1955 vardır?) Türkler de Rumlar da örgütlendirilir.. ABD ve İngilizler tarafından Denktaş öndeliğinde Kıprıs’ta (MKD: Kıprıs neresi yâhu?) kurdurulan yeraltı örgütünün adı: Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) (MKD: Burada nokta olacak) Bir de Rumlar’a kurdurulan teşkilat var: EOKA. İkisi de aynı tarz yapılanma gösteriyor. ABD, İngiltere ve İsrail, Kıbrıs’ta tamamen ne Türkiye’nin hegemonyasını ister, ne de Yunanistan’ın. Kıbrıs’ta uygulanan Türkleri (MKD: Türkler’i olacak) ve Rumları (MKD: Rumlar’ı olacak) çatıştırma stratejisi, dünya güçlerinin 60 yıllık politikasıdır.

1950’li yılların sonu ve 1960’lı yılların başlarında hemen her gün gazetelerde artık “vukuat – ı adiye” (MKD: vak’ayı âdiye olacak, bu ne biçim gazetecidir ki, mensup olduğu cemaâtin Türkçe’sini dahi bilmiyor) haline (MKD: hâline olacak) gelen bir haber yayımlanırdı: “EOKA Kıbrıs’ta dün yine … Türk’ü öldürdü.” Noktalı yer ölü sayısına göre değişirdi. EOKA, Kıbrıs’ı Yunanistan’a katmak isteyen terör örgütüydü; haberleri okuyanlar öfkeyle sorarlardı: “Bizimkiler uyuyor mu?” Kıbrıs’ta TMT’nin kuruluşunda görev yapan Emekli Albay İsmail Tansu, bu soruların cevabını verir: “Aslında hiç kimse uyumuyordu.”

İsmail Tansu, Kıbrıs anılarını “Aslında hiç kimse uyumuyordu.” adlı bir kitapta topladı. Bir bölümde “Gerçek şu ki!” diye anlatır: “Hükûmet 1958 yılı başında, Kıbrıs’ta EOKA’ya karşı, Türk Mukavemet Teşkilatı (T.M.T.)’nın kurulmasına izin vermişti. Örgütü kurmayı üstlenen Genelkurmay Özel Hârp Dâiresi’nin uzman subayları da Kıbrıs’a giderek T.M.T’yi kurmuşlardı. Böylece T.M.T. Rumlar’la çatışmanın kaçınılmaz olacağı (X) gününe kadar, çalışmalarını ve hazırlıklarını, son derece gizlilik ve suskunluk içinde sürdürmüştür. Bu suskunluk 21 Aralık 1963 gününe kadar dikkatle korunmuştur.

Peki, 21 Aralık 1963’te ne olmuştur: “O gün Rum lideri Makarios’un (Akritas) Türkleri imha planı uyarınca Albay Grivas komutasındaki EOKA teröristlerine yaptırdığı ve (NOEL KATLİAMI) olarak da anılan, Türkleri yok etme harekatı (MKD: harekâtı olacak) karşısında T.M.T.’nin kahraman mücahitleri, silahlarına (MKD: silâhlarına olacak) sarılıp yeraltından açığa çıkmış ve EOKA’nın karşısına dikilmiştir. Bu sürpriz direniş karşısında Makarios’un Akritas plânı da suya düşmüştür.”

Denktaş; (MKD: noktalı virgül yanlış) Kıbrıs’ı Erol Manisalı, Mümtaz Soysal, M. Özbek gibi kişilere danışarak yönetiyor. Onların milliyetçiliği, Yunanlılara yar etmediği Kıbrıs’ı tamamen almaya ve Türk adası yapmaya da yetmez. Kıbrıs, Denktaş yüzünden kumarbaz ve beyaz kadın tüccarlarının, Hristiyan ve BAHAİ (MKD: BAHAÎ olacak) misyonerlerin üssü hâline geldi. İsrail-ABD-İngiltere’nin ajan devşirme merkezine dönüştü. İşte asıl korkunç olan budur. Kirli Ada, Kıbrıs, Denktaş’ın emaneti!

Denktaş bugüne kadar Ada’daki İngiliz ve Amerikan üslerini neden bir kere olsun gündeme getirmedi? Ada’da cirit atan MOSSAD ajanlarına eğitim ve lojistik desteği sağlayıp, sağlamadığı niçin sorulmaz hiç? Ada’da ilk defa Türkiye B.Mason Locasının (MKD: O ne yâhu); loca-şube (MKD: O ne yâhu) açmasına izin verdi mi vermedi mi açıklayabilir mi? Cumhurbaşkanlığının kapılarını ardına kadar neden Masonlara açtı?.. (MKD: ?.. diye bir noktalama yok).

Milliyetçi Denktaş (!); (MKD: noktalı virgül hatalı) Klerides’le İngiliz Otello Mason Locasına üye olmuş; hem de aynı yılda!.. (MKD: !.. diye bir şey yok) Akşamları aynı locadalar; “Ne olacak bu memleketin hali?” diye tartışıyorlar yani!.. (MKD: !.. diye bir şey yok, ileride yazacağım da, bu adamın dünyadan haberi yok) Halk birbirini yerken.. (MKD: .. diye noktalama yok) Aynen Demirel örneği gibi.. (MKD: .. diye noktalama yok)

Denktaş mason. Demirel de. Doğu (Perinçek) de (MKD: Yok yâhu, vallahi mi?).

ERGENEKON DAVASI KAPANIYOR MU?

Davayı izliyor musunuz?.. (MKD: artık düzeltmeyeceğim) Sanıklar acayip ciddiyetsiz, ukala ve laubali!.. (MKD: lâubali olacak) Arkalarında kimler var belli!.. Ergenekon Terör Örgütü hala (MKD: Ergenekon Terör Örgütü hala kim?) çok aktif olarak faaliyette!.. Özellikle ordu ve bürokrasi içinde, yargıda, medyada, sivil toplum kuruluşlarında, üniversitelerde!..Bakın..Bunlar.. İşin tamamen dalgasındalar! Amaçları belli!.

Ne bekliyorsunuz şimdi siz?..Karakutular (MKD: Kara kutular olacak, son düzeltmem, sıkıldım) konuşmazsa, dağ fare doğurur! Susurlukçular konuşmadı: M. Ağar, Teoman Koman, Sedat Bucak.. Ergenekoncular da konuşmaz: Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Veli Küçük… Eruygur da konuşmasın diye düşürüldü; O da Bucak gibi hafızasını kaybetti.. Peki siyasiler konuşur mu? Hiç zannetmem!.. Hükümet şu seçim öncesi ne yapacak ki!.. Aslında ek soruşturma dosyasının çoktan hazırlanması gerekiyordu!..Ama ortalıkta yok!..Nerede peki onca askeri darbe teşebbüsleri ve NOKTA’nın yayınladığı belgeler?!..

Ergenekon Terör Örgütü; yüzlerce hücreden oluşan; 1.5 milyon aktif-pasif üyesi olan DEV bir örgüt!…Ve devlet içinde!…Yasal gibi çalışıyor!..Şu ana kadar daha 3-4 hücre kısmen deşifre edilebildi!..Bunlar da ele yüze bulaştırıldı!..

Ergenekon Terör Örgütü’nün medya desteği üzerine ısrarla gidilir ve çökertilirse ve Askeri-Yargı desteği de sağlanabilirse, Hükümet de kararlı-cesur duruş-destek sağlarsa; belki bir İHTİMÂL bir sonuç alınır!..Ama çok zayıf bir ihtimal!..Bir defa işin koordinasyonu yok ve çok bozuk!.. Güven ve cesaret zaafiyeti (MKD: Dayanamıyorum: zâfiyeti olacak) var!..Hem de çok!..

Ergenekon davası kapatılacak; ama Ergenekoncuların intikamı pek olacak!…Bu belli.

Mustafa Yürekli – Haber 7
mustafayurekli@gmail.com

***

Bu tipik bir yazı, onun için ele aldım.

Yandaş, tarafgir medyanın vâizleri arşıâlâda uçuyor da uçuyorlar

Rauf Denktaş, 1950’de Başsavcı Kriton Tornaridis’in teklifi üzerine mason olmaya karar veriyor. Tornaridis, “bu kardeşlik ve dayanışma kulübüdür” diyor. Ancak, 1963 Kanlı Noel’i Denktaş’ın oradaki, Kıbrıs’taki masonluk üzerindeki kuşkularını tam anlamıyla derinleştiriyor: “Rum kardeşlerin hiç de kardeş olmadıklarını görmeye başladım” diyor.

Rauf Denktaş “1963’ten sonra üyelikten düştüm, çünkü 1968’e kadar âidat ödemedim. Toplantılara katılmadım. Ben bu ocakta beklenen dayanışmayı ve dostluğu bulamadım. Belki de EOKA devri olmasaydı işler başka türlü olurdu. 1968’de adaya döndüğüm zaman locadan istifa ettim. İstifa mektubunu da loca başkanı Griffith Willam’a verdim” de diyor.

Rauf_Denktaş

Adam gibi bir adam: Rauf Denktaş.

Yâhu, yiğit mi yiğit bir dava adamı açıkça anlatmış. Daha bunun altında hangi sap saman aranır? Musti gibiler arar ve bulur, keskin zekâ ve sentez kaabiliyetleriyle!

Kıbrıs, Denktaş yüzünden kumarbaz ve beyaz kadın tüccarlarının, Hristiyan ve Bahaî misyonerlerin üssü hâline gelmedi. İsrail-ABD-İngiltere’nin ajan devşirme merkezine Denktaş yüzünden dönüşmedi, ona rağmen dönüştürüldü!

Denktaş bugüne kadar Ada’daki İngiliz ve Amerikan üslerini binlerce kere dile getirdi! Ada’da cirit atan MOSSAD ajanlarına eğitim ve lojistik desteği sağlayıp sağlamadığını kaç kere sorguladı hem de! Ama Ankara’da muhatap bulamadı. Muhatap olmayan, onu aşağılayan ve alenen çatışmaya giren Arap Kürt Partisi iktidarı oldu!

Bin bir ayak oyunuyla adamı alaşağı ettiler, yerine ABG ve AB’nin ajanını oturttular; peşkeş çekilmekte hâlen de Kıbrıs. Henüz hayattayken Rauf Bey’in tarih kitaplarından ismini dahi çıkarttılar. Bütün bunlar masonik oyunlarmış, öyle mi Musti?

Ergenekon Terör Örgütü yüzlerce hücreden oluşan, 1.5 milyon aktif-pasif üyesi olan DEV bir örgütmüş, Musti öyle söylüyor. Yâhu, iddianâmesiyle de, savcısıyla da artık alay konusu hâlini alan bu hezeyanî örgüte inanan kaldı mı?

Kimsenin hâfızası da kayıp değil (alenen öldürülen veya komaya sokulanlar hâriç, onların zâten şuurları bozuk). Sâdece aynı zırvalıkları çapraz sorguda tekrar tekrar sorunca, adamlara gınâ geliyor. Musticiğim, seni neyle suçlandığını bilmeden 18 ay içeride yatırsalardı acaba ne hâle gelirdin?

Milliyetçi Denktaş (Allah’ına kadar öyledir) Klerides’le İngiliz Otello Mason Locası’na üye olmuş; hem de aynı yılda. Akşamları aynı locadalar; “ne olacak bu memleketin hâli?” diye tartışıyorlar yâni demiş Musti. Aklı sıra dalga geçiyor. Masonlukta öyle şeyler tartışılmaz, bu mekânda kaç kere yazıldı. Her milletin masonluğu kendinindir; nitekim Kıbrıs masonluğunda aradığını bulamayan mert adam basmış istifayı. Bizde de, oradaki “masonluk” gayrimuntazamdır, yâni masondan sayılmazlar!

Ergenekon davası kapatılacak, buna ben de epey garanti gözüyle bakıyorum çünkü deli saçması! Ama “Ergenekoncular’ın intikamı pek olacak” şeklindeki bozuk Türkçeli lâflarında tam anlamıyla “koptum”, gülmekten çözüldüm (dissosiye oldum) yâni.

   Bu ifâdelerden çıkan birkaç şey var:

      Dünya Yakınçağ tarihinin en büyük hukuk rezaletinden

         bunu kullanarak her türlü muhalif sesi kısmak için fahrî savcı olanlardan

            elbet bir gün gelip adalet ve muzdaripler hesap soracaklardır, en tabii haklarıdır

               hem de pompalı tüfekle değil, hukukla… Kırk atmanızın sebebi bu Musticiğim

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 18 Aralık 2008 Perşembe

3 Yorum

tufan darbazKasım 3rd, 2010 20:20

Aynı kitabı okuyup da bu arkadaşın tespitlerini yapamamış olmak entellektüel birikimimi sorgulattı!

MKD: :D .

talip cent karacaoğluMart 2nd, 2011 15:23

Ağzına sağlık üstâdım.

Erim KargaciMart 3rd, 2011 03:52

Merhaba Sayin Doksat,
Tipik bir arap kürt partisi zihniyeti örneği daha.Kendilerinin yarattigi,hâyali terör örgütüne halki da inandirmaya çalismaktan tutalim da medya yoluyla halka olmayan düsmanlari işaret etmek,gerçek milliyetçileri vatan hâini göstermek,masum insanlari oylesine hapiste tutup sonra adaletten bahsedebilmek üstelik yalnizlastirma politikasiyla onlarin neden hapiste tutuldugunu dâhi sorgulayanlari terör yandasi ilan etmek.Bu yazida nir tasta iki kus vurulmaya çalisilmis belli ki;hem gercek bir milliyetci olan Denktasi terörist yapmak hem Harun Yahya zihniyetiyle masonlari da isaret etmek.Bu yandas ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma alaninda doktora tezi bulunan zihniyetin zaten masonluk hakkinda en ufak bir fikri oldugunu dusunmuyorum gerci olsa da bu zihniyet boynundan tasmasini cikartipta dogrulari soyleyecek cesarete sahip degildir kanimca.Muhtemelen hitâp ettiği cahil kesim yani arastirma,sorgulama,dogrulari görmek icin çaba sarfetme yetisini kaybetmis olan kesim,ergenekon ve mason isimlerini yanyana görünce zevkten havalara uçmuş,hep bir ağizdan:”Tam da düsündügümüz gibi” demislerdir,en son ne zaman düsündüklerini unutarak.Bu yazi iyi ki 2 gün önce yayinlanmamis eğer öyle olsaydi bu kitle bu yaziyi okuyup sevinemezdi zira katilmalari gereken bir cenaze töreni vardi.

Saygilarimla.

Yorum Yapın

Mesajınız