Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1868 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

TEHCİR

Bir arkadaşımı daha yurtdışına uğurladım dün gece… Bir genç beyin daha göç ettirildi bu topraklardan! Onun da suyunu, ışığını kestiler. Anavatanında kök salmış umutları bir bir öldü bu yüzden. Kısa sürede de olsa, büyük bir emekle örülmüş kariyerini, yeni umutlar aramak uğruna, bir çırpıda sildi ve aşçılık okumak için Paris’e gitme kararı aldı.

Bu kaçıncı “ülkeye veda” partisi katıldığım! Bu kaçıncı kalbi kırık dost! Bu ne acımasız ülke; hayâllerini yüzüne fırlatıp, kapının önüne koyuveriyor çocuklarını!

Şimdiden hazırlamak lâzım valizi… Bir deprem çantasının yanına, bir diğer deprem çantasını eklemek… Ha bugün, ha yarın olacak denilen İstanbul depreminde kapıp kaçmak için biri, ha bugün, ha yarın derken hiç gerçekleşmeyecek hayâllerimizin göçüğü altında kalmamak için diğeri.

Çok zor şey bu ülkede genç olmak. Alınan o güzelim diplomaları, rulo yapıp sinek avlamak için saklamak. Asla emin olunamayan yarınlar için A, B hâttâ C plânları yapmak. Çok zor kendi toprağında değersiz görüldüğün için başka memleketlere göçmek zorunda kalmak.

Bırakın geçmişte olup bitenlerle uğraşıp durmayı da, bugünün sorunlarıyla uğraşın! Bu ülkede hâlâ kanayan en önemli yaralardan biri, biz gençlerin yarınsızlığıdır. Özür dilenmesini gerektiren bir tehcir arıyorsanız, kapanmış defterleri deşmenize gerek yok. Hemen çevrenize bakın; ellerimizde valizlerimiz, kâlblerimizde yenilgilerimiz, bizi istemeyen bu ülkeden teker teker sürülmekteyiz.

Seblâ Kutsal – İstanbul – 27.12.2008

Yorum Yapın

Mesajınız