Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1405 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

ÇOK BASİTMİŞ GİBİ GÖZÜKEN BİRKAÇ SUÂL

Sevgili arkadaşlar,

Çok basit gibi gözüken birkaç suâl sormak istiyorum; ma’kûl ve müeddep bütün cevapları mekâna koyacağım…

***

—Araplık nedir, kimlere Arap denir?

—Yahudilik nedir, kimlere Yahudi denir?

—Filistinliler Arap mıdır, nedir?

—Tevrat’ta “Vaat Edilmiş Topraklar” ve onlar için yapılacaklarla ilgili âyetler hangileridir ve ne denmektedir?

—Hristiyanlık’taki Kitabı Mukaddes’in Eski Ahit kısmıyla, Yahudiler’in Tevrat’ı aynı metinler midir?

Hz. Muhammed hangi mezheptendi?

Cem-i cümlenize sevgiler, selâmlar.

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 10 Ocak 2009 Cumartesi

7 Yorum

zeynepOcak 10th, 2009 17:28

İbrahim Peygamber’in İsmail ve İshak isminde iki oğlu olmuştur. İslam geleneğine göre İslam Peygamberi Muhammed ve Arapların atası, İsmail’dir. Aynı zamanda Yahudi ve Müslüman kaynaklarına göre İshak’ın oğlu Yakup’un (İsrail) soyundan gelenler İsrailoğulları’nı meydana getirirler. Arapların atası İsmail ve Yahudilerin atası İshak, farklı annelerden olma kardeştirler.
VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLAR
Ayak tabanınızın bastığı her yer sizin olacak. Sınırınız çölden
Lübnan’dan ırmaktan, Fırat Irmağı’ndan Garp Denizine kadar olacaktır.
Önünüzde kimse duramayacak, Allah’ınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi
ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır.” (Tekvin
Bölümü, 12/25)

Yahudiler kendilerine vadedildiğine inandıkları bu topraklara kavuşmak
amacıyla, ilk resmi adımı 29 Ağustos 1897′de Basel’de I. Siyonist
Kongresi’ni düzenleyerek attılar. Theodor

Herzl, başkanlığını yaptığı bu kongrede kuracakları Yahudi Devleti’nin
sınırlarını şöyle açıklıyordu:

“Kuzey sınırlarımız Kapadokya’daki (Orta Anadolu) dağlara kadar
dayanır. Güneyde de Süveyş Kanalı’na; sloganımız Davud ve Süleyman’ın
Filistini olacaktır.
MUHARREF TEVRAT: “O günde Rab Abram’la
ahdedip dedi: Mısır Irmağı’ndan Büyük Irmağa kadar, bu diyarı
senin zürriyetine verdim.” Tekvin Bölümü,16-18

(Türkiyedeki güneydoğu anadolu bölgesi de bu sınırlara dahil görülüyor.

zeynepOcak 10th, 2009 17:37

hz muhammedin soyu İbrahim peygamberden gelir.
İsmail peygamber soyundan, Adnaniler kavminden, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları sülalesinden gelir.

Sizin sorularınıza bulmuş olduğum cevapları incelediğimde yahudiler ve araplar,hatta şuan acımasızca katlettikleri Filistinliler aynı soydan geliyor aslında.Hz İbrahimin iki farklı oğlundan.Yani buna kardeşin kardeşi katletmesi denebilir.

Şu günlerde yaşanan olay beni çok üzüyor.Masum insanların,küçücük çocukların hatta bebeklerin katledildiği hangi savaş mantıklı olabilir ki!Kazananı kim olacak bu savaşın?Ve bu ortamı solumuş filistinli çocuklar ve gençler tüm bu olaylardan sonra nasıl bir ruh haline bürünecek?Taşlarla başlayan,intihar eylemlerine giden sürecin sonu ne olacak?Yeni teröristler mi doğacak?Bu terörü desteklemekten başka birşey olabilir mi?Ve insanların kendi topraklarını savunma isteği terör olarak adlandırılabilir mi?

Sorular için teşekkürler.

zeynepOcak 10th, 2009 17:50

kitab-ı mukaddes tek kitap değildir. ahd-i atik ismindeki kısmı tevrat’tan alınan parçaları ihtiva eder. ahd-i cedid denilen ikinci kısmı ise, matta, markos, luka ve yuhanna’nın yazdığı incil kitaplarını ve luka’nın resullerin işleri kitabı ve havariler ile pavlos’un yazdıkları mektupları ihtiva etmektedir. ahd-i atik üç kısımdan meydana gelmiştir. birinci kısım; musa aleyhisselama indirilen tevrat zannedilen beş kitab olup, tekvin, çıkış, levililer, sayılar, tesniye’dir. ikinci kısım; neviim yani peygamberlerdir. bu kısım da, ilk peygamberler ve son peygamberler olmak üzere ikiye ayrılır. bunlar; yeşu’, hakimler, samuel, melikler, işaya, yeremya, hezekiel, hoşea, yoel, amos, obadya, yunus, mika, nahum, habakkuk, tsefanya, hafgay, zekeriyya ve malaki’dir. üçüncü kısım ketuvim yani kitaplar, yazılardır. bunlar; davud aleyhisselam tarafından yazıldığı zannedilen mezmurlar ile süleyman’ın meselleri, neşideler neşidesi, vaiz, rut, ester, eyub, yeremyan mersiyeleri, daniel, ezra, nehemya ve tarihler gibi kitaplardır.

hüseyin sungurOcak 11th, 2009 00:51

Hocam ; bu kez son derece kışkırtıcı bir durumla karşı karşıyayız,itiraf ediyorum.Yani sizin tarafınızdan kışkırtılıyoruz.Ben bunu,”padişahım çok yaşa” mecazı ile karşılıyor ve seviniyorum ufuk açıcılığı için.

Zeynep Hanım’ın da ayrıntılı isim dökümlerini ilgiyle izliyor ve gayretinin devamını istirham ediyorum.

Yazmaya gayret edeceklerimin bir kısmı,az da olsa Zeynep Hanım’ı ilgilendirecektir.
Ama ben haddim çerçevesinde,hocanın sorular bütününün zeminini az da olsa paralel sayabileceğim bir zemine kaydırmak istiyorum.

DESTUR…
Tarihi öğrenmenin ya da anlamaya gayret etmenin çok da doğrusal bir hatta gitmeyebileceğini düşünüyorum.Örneğin bugünkü aklımızla HALLAC’ı nasıl anlayabiliriz?Dogmatik bir SÜNNİ(!) İÇİN Hallaç,büyük bir olasılıkla “”deccal” dır.Ne haddine bir ölümlünün “ENEL HAK” demesi efendim diye karşılar BİR SÜNNİ Hallac’ı,hatta Şeyhül Ekber’i!
Ama biz o zamanda yaşadık mı ki,HALLAC’ı ya da ARABİ’yi zerre planında anlamlandırabilelim?
Bu dev zihinleri anlayabileceğimizden ciddi şüphelerim var.
Füsus’ul Hikem’i örneğin anlayabilmek ne denli ciddi ve sabır-meşakkat dolu okumaları içerir,anlayabilmeliyiz,düşünebilmeliyiz.
Kimdi o çağcıl JAPON SUFİ,Özemre hoca tercüme etmişti kitabını!
“”FÜSUS’TAKİ ANAHTAR KAVRAMLAR”…
Adı üzerinde,kılavuz bir ön okuma Fûsus için.Bu bile devasa bir yapıttır.

Bu itibarla,yazılı tarihten bu yana ( hadi bunu Sümer ve yazının icadı ile başlatalım) yeryüzü uygarlığımızda, zannederim iki türlü anlayış var.

1-Kitlelere verilmesinde bir mahzur olmayan “”yatay”" bilgi.
2-Mahzur olan “dikey” bilgi.

Bu minval üzre,örneğin son 150 yıllık dünya hayatımızda,üç kişi,zannımca son derece kıymetlidir.Yaşam sahnesine çıkış sırasına göre; NICOLAI TESLA—WILHELM REICH–IMANUEL VELINOVSKI…Yani bu üç büyük İNSAN EVLADI,”"mahzurlu”" bilgi üreten inanlarımız olmuşlardır.
Bizi(beni) şu anda IMANUEL VELINOVSKI ziyade ilgilendiriyor.
ERBABI BİLİR: Mübareğin,beter bir çalışması var,sanırım 50lilerin ortasında yazmıştır : ÇARPIŞAN DÜNYALAR!

Vay sen misin yazan.Adamı,zamanı amerikan akademisi,bir kurşuna dizmediği kalmıştır.
Velinovski’nin,meşhur kitabında temelde ileri sürdüğü tez,VENÜS gezegeni ile söylediklerinin haricinde,der ki:
GEZEGENSEL BİR HAFIZA KAYBI ile karşı karşıyayız ve bu durum,gelecek için çok büyük bir tehlikedir.
Bu anlamda,PLATON’un “” Timeaeus ve Critias” diyaloglarını nasıl değerlendirmeliyiz!
Devam edelim kışkırtıcı olabileceğini düşümdüğümüz, temel savlarımıza.
MEDENİYETİMİZİN ŞAFAĞI NE ZAMANDIR?Bugünü getiren medeniyetimizden söz ediyorum.

ANLAŞILMAKTADIR Kİ DÜNYAMIZ,ANİ ve aşamalı olarak değişmiştir.

Yakına gelelim.20. yy başlarında,Rusya’nın TUNGUZKA bölgesinde,yaklaşık 1200dönümü(belkide daha fazla) kasıp,kavuran “”ŞEYin”" ne olduğunu henüz anlayamadık.

BU İTİBARLA HZ. MUHAMMED (S.A.V) için,Hz. İbrahim’in soyudur ya da onun soyundandır demek, pek sıhhatli olamamaktadır.

BUNA KARŞILIK:
Ben de,hayır böyle birşey yok,aksine İBRAHİM,su katılmamış bir SÜMER!dir der ve size en az 100sayfa,hadi iddia diyeyim, yazıt gösteririm.
MUAZZEZ İLMİYE Hanım’dan değil,evvela onu söyleyeyim.

MUAZZEZ HANIM DEYİNCE AKLIMA GELDİ,değinmeden geçmek olmaz.
Malûmumuzdur,NOAH KRAMER,20. yy. SÜMER BİLGİSİ pirî idi,vefatıyla tahta,MUAZZEZ HANIM geçmiştir.
Ancak her ikisininde okuduğum SÜMER çalışmalarında VAAZ ettikleri, 1. KUŞAK SÜMER HANEDANI KIRALLARININ “” hüküm sürdükleri”" ///YILLAR”" NOKTASINDA bir tuhaflık vardır.1.kuşak kırallar, “” her nedense”" çok uzun yıllar tahtta kalmışlardır!!!!
Bu yıllar,Hz. İbrahim’in 900 yaşında oğul sahibi olduğu “mecazıyla”" yaklaşılabilecek keyfiyetler değillerdir.Lisan-ı galatla söylersek,ölüsü 50 ya da 60 “” BİN”" YIL HÜKÜM SÜRMÜŞTÜR.İşin garibi ise şudur :
NE KRAMER ne de ÇIĞ HOCA,bu rakamların tuhaflıklarını değerlendirmemişlerdir.Yalnızca deşifre ettikleri “” tabletlerdeki” sayısal değerleri HER NEDENSE “”AKTARMAKLA” yetinmişlerdir.NEDEN!!!!!!!!

Çağlar boyunca insansoyumuz,20günük ya da 30günlük ayların olduğu TAKVİMLER kullana gelmemişler midir? EVET.

VEYAHUT!
Yeni yeni deşifre edilmeye başlanan MAYA uygarlığı ki DİLLERİ halen tam anlamıyla “” DROPPA” dili gibi ortaya çıkarılamamıştır,son derece basit ve mısır ekimi eksenli tarım toplumu olması itibariyle,nasıl oluyor “DA” temelde BAKTUN denilen ve günümüz matematiğine uyarlandığında,trilyonlara tekabül edebilen bir sayı sistemini kullanma “”İHTİYACI” DUYAGELMİŞLERDİR?
Mübareklerin o kadar çok boş vakitleri vardı ki,MISIR SÖMEKLERİNİN/KOÇANLARININ danelerini büyük bir sabırla ayılarlardı MI DEMELİYİZ!

NE DERSİNİZ HOCAM!

ya da…
500 adet basılı kitabından bir tanesi de bende olan,KAZIM MİRŞAN Hoca’nın, PROTO TÜRKLERDE KUANTUM FİZİĞİ adlı eserinde,hocanın çözümlediği “”proto TÜRKÇE” HOCA’ya göre,günümüzden 25 000 yıl öncesine gidiyor DOSTLAR.Yani FEZA GÜRSEY HOCA’DAN,Hubble’dan,Einstein dan,Heissenberg den, Max Planck’tan,25 000 yıl önce,zamanın einsteinları,max planckları mı vardı YANİ! Deşifreye göre EVET VARDI…

HADİ BUNU GEÇELİM.
Millet,abedenin “” SCIENCE dergisini son derece itibarlı bir bilimsel yayın olduğunu kabûl eder.ÖYLE Mİ HOCAM,ne dersiniz!
Buyrun, o zaman bu SCIENCE dan bir haber/bilgi :
3 mart 2000 tarihli nüsha : GÜNEY ÇİNde bulunan taş aletler, TEKTİT yani eriyen kayaların oluşturduğu cam parçacıklar içermektedirler.Bu malzemeden, yaklaşık 18cm çapında,göbeğinde bizim eski uzun çalarlara çok benzeyen bir bombe olan,üzerinde önce çentik zannedilip,bilahare sıkı bir inceleme sonucunda,bilinmeyen bir HİYEROĞLİF yazı olduğu ortaya çıkan, 100 küsur adet, ZAMANIN SİDİSİ bulunmuştur dostlar.Bu yazının bir kısmı deşifre edildiğinde,kendilerine DROPPA denilen bir homo sapiens(!) türüne ait olduğu ve yaklaşık 800 000 yıl kadar önce,oralara,TAKILMAK zorunda kaldıklarını betimleyen cümleler okunmuştur.Şimdilik kaydıyla okunabilenler.

ARA SONUÇ: gezegenimiz çok ciddi anomalilerle DOLUDUR.Peşin hükümlülüğe yer yoktur.Bu tutum,zararımızadır.

ÖTE YANDAN.

Hocanın ( M.K.D.) sıra dışı çalışmaları olduğunu söyleyebilirim.Minicik bir kısmını,nasip oldu, 2003 haziran başında, HABERTÜRK tevede,Yaşar Nuri Hoca ve iki akademisyenle birlikte , 2. MATRİKS filmi münasebetiyle bir değerlendirme toplantısında dinledim.DOĞRU MU HOCAM!Şaşırdım,sevindim ve çok gönendim.
AKIL ve VAHİY ilişkisi ile ilgili sonderece dikkat çekici açılımlardan söz etti hoca…

SON SÖZ ( şimdilik)…
Hayatımız ve gezegenimiz ÇOK değerlidir.
Kime arap deneceği ya da ne tevrattır ne değildir,benzeri sorular,bu devasa ödevimiz yanında bilmem ki bir anlam ifade ederler mi?
Ancak, Hz. peygamber’e atfedilen bir kelâmı aktaralım :
BEN ARAPTANIM AMA ARAP BENDEN DEĞİLDİR.

saygı ve muhabbetle
hayırlı geceler

MKD: Sevgili Hüseyin Sungur, YNÖ ile o program ilk ve son muhabbetimiz oldu; kendisinden başkasının tebâruz etmesini sevmez, gerisi gelmedi…

zeynepOcak 11th, 2009 21:50

Yahudi,arap,filistinli veya her ne ise…Sonuçta ortak payda insanlık değil midir?Ve şuan yaşananın insanlık dışı olduğunu düşünüyorum.Ölen o küçücük çocukları gördükçe üzülüyorum.İnsanlık ne zaman savaşsız bir dünyaya ulaşabilecek?Neyi,niçin paylaşamıyoruz bizler?

hüseyin sungurOcak 11th, 2009 22:51

Hocam ;

Acaba ömrümüz kâfi gelecek mi,memleketimde ilim , irfan sahiplerinin,birbirlerine dostça,kardeşçe,önyargısız yaklaştığı günleri görebilmeyi,yani?

saygıyla

Kaan ÖZSAYINEROcak 12th, 2009 19:31

Hz. Muhammed’in tabiki mezhebi yoktu, zaten mezhep Kuran-ı Kerim deki “Sakın ha hiristiyanlar gibi dininizi bölük bölük bölüp sonra bu gerçek olandır diye sarılmayın, Allah onlar için kıyamet günü hüküm verecektir” ayeti yasaklanmıştır, üzerine basa basa tembih edilmştir.

Eski ahit Tevrat’ın yalnızca bir bölümünü oluşturmaktadır. Örneğin akayit mevzularında Talmud ve Kabala bölümleri bulunur.

Vaat edilmiş topraklar ile ilgili Zeynep Hanım ayet ile olayı çok güzel açıklamış

Filistinliler’in arap olanları vardır ama aslı aynı İsrail gibi İbranidir.

Diğer konularda bilgim sınırlı..

Yorum Yapın

Mesajınız

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word