Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1959 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

İSMİNİ GİZLİ TUTMAK İSTEYEN BİR DOSTUMUN DÜNYA EKONOMİSİ TAHLİLİ

Bu sabah radyoda bir şey duydum, dudağım uçukladı.

Dünyadaki ülkelerin toplam dış borcu 50 trilyon dolarmış (bunu az çok biliyordum).

Bu toplamda ABD 12.5 trilyon Dolar’la başı çekiyormuş (bunu da biliyordum).

Şimdi sıkı dur: İkincilik 10 trilyon Dolar’la kimdeymiş bil bakalım?

Bilebildin mi?

Bir daha düşün.

Majesteleri Birleşik Krallığıymış.

Dolayısı ile ikisininki birlikte toplam dünya dış borcunun %45’i ediyormuş.

Hadi ABD, doları kendisi basıyor, dolayısı ile borç yiyen kesesinden yiyor da, bu İngiltere ne şeyimi yiyor?

Boşuna değil birlikte aynı çanağa işeyip durmaları…

Bu aşağıdaki durumu düşündükçe sinirlerim oynuyor yâhu. Düşünsene, iki haydut ülke resmen dünyayı haraca bağlamışlar. Habire dünyadan mal ithâl edip deftere yazdırıyorlar. İki millet zevk-u safâ içinde, dünyanın orasında burasında günde 1 Dolar’a çalışan garibanların kıçlarından kan damlayarak ürettiklerini bir güzel âfiyetle yiyip keyfini sürüyorlar.

O ülkelere gidip, onların başarılı şirketlerini, menkûl ve gayrimenkûllerini satın alıyorlar. Petrolü, madenleri alıp tüketiyorlar.

Karşılığı ne?

ABD’den veya İngiltere’den alacak olarak defterde yazılı. İstersen matbaada basıp nakit olarak da öderler, yersen.

Ara sıra birinin gözü açılıyor, “ben petrolü dolarla değil Euro’yla satacağım kardeşim” filân demeye kalkıyor, hemen ikisi birlik olup o ülkeye demokrasi götürüyorlar, gidip herifi ibret-i âlem için bir güzel pataklayıp ümüğünü sıkıyorlar ki başkalarının da sesi çıkmasın.

Resmen haraç yâni!

Ya güzellikle verirsin, ya da biz gelir alırız.

Asfalt Rıza’yla Süleyman Sırrı!

Sıkıysa karşı çık.

Eskiden SSCB varken farklı bir yöntem uygulanıyordu: Mafya’nın “Protection Racket” sistemi (koruma parası: “Abi, buraları pek tekin değildir. Etrafta bir sürü it, uğursuz var, senin dükkânı soymaya filân kalkarlar, biz seni koruyalım, karşılığında da sen bize makûl bir aylık ödeme yap”) çalışıyordu. Millet Rusya’dan korkusundan ..ke ..ke altlarına yatıyordu.

Şimdi bu bahane kalmayınca terbiyesizliği iyice ele aldılar, artık alenen soyuyorlar.

Ulan benim başım da belâya girecek yakında.

Ya Ergenekon’dan alacaklar içeri, ya da başıma bir kaza filân gelecek.

Ne demiş atalarımız:

Düşünen kafalara zararlı fikirler üşüşür.

Büyüklerimiz her şeyi bizden iyi düşünür.

Neyimize lazım, at bir ufak kâğıt, gir altına.

   MKD: Yâhu

      Öldürdün beni kara mizahınla.

                           Sen çok yaşa e mi?

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 02 Şubat 2009 Pazartesi

Yorum Yapın

Mesajınız