Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2932 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

HAYDİ, MÜJDELER OLSUN, DÜŞÜNCELERİMİZ OKUNUYORMUŞ!

Nature dergisinde Vanderbilt Universitesi’nin Psikoloji Bölümü’nden Stephanie A. Harrison ve Frank Tong isimli iki psikologun bir araştırması “Mektuplar” kısmında yayınlandı.

Makalede faâl görsel hâfızanın (visual working memory) sağlıklı çalışması için idrakle ve üst seviyedeki bilişsel (cognitive) işlevlerle iç içe çalışması sûretiyle, ortada herhangi bir tembih (uyaran: stimulus) yokken dahi, bilginin muhafaza edilebileceği anlatılmış. Bunun için beynin en mütekâmil yapıları arasında sayılabilecek prefrontal, pariyetal, infratemporal ve lateral oksipital alanların bu işlem için elzem olduğu vurgulanmış.

Bugüne kadar gözlemcilerin spesifik görsel özellikleri, benzer, paralel veya “tıpkı” elemanları asgari bozulmayla nasıl olup da hatırlayabildiklerinin ve faâl hâfızanın sınırlı kapasitesini 3-4 öğeye kadar zorlayabildiğinin bilinmediği belirtilmiş. Bir faraziyeye göre duyusal alanların ince ayarı yapılmış bilginin muhafazasına yardım ettiğinin iddia edildiği ama daha ilkel görsel alanların uzun süreli gecikmelerde ya hiç rollerinin olmadığı ya da çok az olduğu hatırlatılmış. Kendi araştırmalarında ise, üst merkezler pek faâl değilken dahi faâl hâfızanın insanın görsel korteksinden dekode edilebileceğini göstermişler. fMRI (işlevsel Manyetik Rezonans Görüntüleme) tekniği kullanarak, V1-V4 alanlarında bahsedilen görsel özelliklerin %80 doğrulukla muhafaza edilebildiğini ispatlamışlar. Bu seçici yönelim faâliyetinin örüntülerinin gecikme dönemince de muhafaza edildiğini göstermişler. Bundan da şu sonuca varmışlar: Daha ilkel görsel alanlar, spesifik (özgül) yüz ifâdelerini, hiçbir fizik tembih yokken dahi, saniyeler boyunca muhafaza edebilmektedir.

Daha anlaşılır kılmak için vülgarize edeyim: Beynin kabuk tabakasına korteks denir. Daha önceleri simaları ve ifâdeleri uzun vâdede tanıma ve hatırlama işleminin beynin en mütekâmil (evrimleşmiş) kısımları olan alın kısmındaki kabuk tabakasının diğer epey mütekâmil şakak altı kabuk kısmıyla da ilişkisi sâyesinde olduğu düşünülüyormuş. Bu arkadaşlar bu eylemin kafanın arka kısmındaki çok daha iptidai kabuk kısmının belli bölgelerinin de bal gibi yapabildiğini göstermişler.

Güzel, âli-ül-âlâ.

Hayırlara hizmet olsun.

Bu alanların yer aldığı primer yâni ilkel görsel korteks şempanzede %17 iken, insanda %1.5’tur. Beynin en mütekâmil yapıları arasında sayılabilecek prefrontal korteks kedide %3.5 iken, şempanzede %11.5’i, insanda %30’u oluşturur. Çünkü zekâ ve soyut düşünce ile ilgili bölgeler geliştiği oranda, daha basit ve türün hayatiyetini idâme ettirebilmesi için elzem işlevlerin önemi azalır. Bu arkadaşlar, bu çalışmaları sâyesinde, insanoğlunda güdük kalmış gibi gözüken kısımların da hâlâ çok işe yaradıklarını göstermişler.

Bu işlev neymiş? İfâdelerin, simaların ve duygulanımın (affect: teessüriyet) yüksek oranda hatırda tutulabilmesiymiş. Eh, bunlara bakarak, kişilerin aklından ne geçtiği de kestirilebilirmiş, daha da ileri giderek, düşünceleri okunabilirmiş.

Yâni sizi fMRI’n içine sokup beyninizin renkli filmini çektiklerinde karınızı aldatmayı mı düşündüğünüzü, Ergenekoncu mu olduğunuzu, Baykalcı mı yoksa erdoganingci mi olduğunuzu, cinsel yöneliminizi, şirketinizle ilgili plânlarınızıokuyacaklarmış.

Korktunuz değil mi?

Ben ise gülmekten öldüm.

Çünkü medyaya güm diye düştü!

Yâhu, böylesine haberleri geçmeden önce bir bilim adamına sorsalar ya! Hürriyet’te, bilmem başka hangi gazetelerde ve bâzı televizyonlarda bu müthiş buluş sansasyonel hâlde duyuruldu.

Hangi silsile-i mantık veya akıl yürütmeyle bu yorum yapılır?

Diyelim ki araştırmacılar uçtular, onlara “hop” denmez mi?

Ayrıca, makaleyi okudum, çok ihtiyatlıca bâzı yordamalar (predictions) dışında lâf etmemişler.

Ama bir muhabir, Allah bilir hangi seviyedeki İngilizce’siyle, bu makaleden “düşünce okundu” sonucunu çıkarmış. Hâttâ Hürriyet’teözel sırların” açığa çıkabileceğinden bahsedilmiş. Ha, vallahi bizim Uçuran Guru’nun sırrının sırrı değil, “özel sır”! Yâhu, sır (çoğulu esrar) zâten özel ve gizlidir, “genel sır” olabilir mi?

Aklıma Doç. Dr. Ali Saffet Gönül’le Pamukkale’deki kongrede yaptığımız danışıklı dövüş (münazara) geldi. O fMRI tekniğiyle %80 başarıyla şizofreni teşhisinin konabileceğini iddia ediyordu, ben ise bilgilice ve bilgece yapılacak bir klinik psikiyatrik muayenenin yerini hiçbir görüntüleme tekniğinin alamayacağını savunuyordum. Sonuçta zâten bunu beyin fırtınası amacıyla yaptığımızı anladı seyirciler; bir de Saffet’in voxel fMRI teknolojisi kullanarak talamusu (ilkel beyin: sürüngen beyni) yok edip, kendi istediği alanı öne çıkardığını anlatmıştık.

Sonuç: Hiç merak etmeyin, henüz insanın düşüncelerini okuyacak, yazacak veya anlatacak bir âlet de, edevat da yok! Her türlü hinliği veya güzelliği rahat rahat düşünüp hayâlini de kurabilirsiniz.

   Ama siz esas tecrübeli, insanların gözlerinin içine baka baka sorgulayan tecrübeli ve zeki kadınlardan korkun!

      Onlar sırrın sırrının esrarını bile bir çırpıda kavrayabilirler!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 20 Şubat 2009 Cuma

1 Yorum

M.NİGAREylül 5th, 2010 21:36

SELÂM İLE,

Düşünceler Okunması müjde mi?
Renklerden okunmuş zâten :)
Hangi rengi seviyorsunuz?

Buyrun renkler ve özellikleri:

KIRMIZI:
Kırmızı ilk anda algılandığı gibi kaba kuvvetin rengi değildir. Onun titreşimlerinin etkisi en kabasında en saf zihne uzanabilir. Sıcaklık, enerji, hareketlilik özelliklerine sahiptir. Kırmızı renkte giyinmeyi sevenler iyimser ve enerjik insanlardır. Sürekli hareket halinde oldukları için öfkeye çok zaman ayıramazlar. Şiddet gösterdikleri zamansa büyük gürültü çıkartırlar. Bu renk insanın karakterini diğer renklere oranla daha iyi dışa vurur. Yaşamdan alınan zevki, aşk serüvenlerini temsil eder. Yeni başlangıçların rengi kırmızıdır. Bu başlangıçlarda mantıklı düşünceler hakimdir. Güce sâhip olmak, fiziksel anlamda güç, hırs, canlılık pozitif yönleridir. Negatif olursa kaba, dik başlı, inatçı, asabi olur. Fiziksel yoğunluklu aşkı ve cinselliğin güçlü olmasını da simgeler. Hüzünlü, melankolik olduğunuzda enerjinizi yükseltir. Heyecanı ve hareketi sevenler için uygundur. Dikkat çeker, adrenalin düzeyini yükseltir. Ayrıca kırmızıyı içgüdüsel olarak tercih ettiğinizde bu sizin kişisel gelişiminiz için bir rehberliğe ihtiyacınız olduğunu anlatır. Kırmızı renk kahve ya da siyaha yaklaştıkça şiddeti daha kontrol edilebilir olması gerekir. Rengin açılması daha sevgi dolu ve insancıl bir karakteri getirir. Her tür ortamda sakin kalmayı başarabilir.

PEMBE:
Kırmızı rengin en açık tonlarındadır. Sevgi ve yardımseverlik güdüleri çok kuvvetlidir. Kıskançlık ve kini barındırmayacak kadar yumuşak bir karaktere sahiptir. Gerçek pembe çok açık bir tondur ve bu rengin insanları da kolaylıkla incinebilecek yapıdadır. Parlak bir pembe neşedir. Ama sönük bir pembe asık yüzlülük getirir.

TURUNCU:
Yüksek amaçların rengidir. Kendine güvenli, gururlu, gülmeyi ve güldürmeyi seven yapıdaki insanların rengidir. Tavırlarıyla başkalarını güçlü bir şekilde etkileyebilirler. Bu rengin titreşimi sağlık, canlılık, yaratıcılık, mutluluk, içtenlik, olumlu bir perspektif ve mutluluk getirir. Turuncunun titreşimindeki insanlar kendi kendilerine yetmeyi bilirler. Sosyal olmayı istemeleri bazen yoldan çıkmalarına sebep olur. Bu çevresindekilerde güvensizlik yaratabilir. Cesur ve macera sever bir kişilikleri vardır ve çizdikleri yolda ilerlemeyi tercih ederler. Ama sınırlamaları vardır ve bunları iyi analiz etmeleri gerekir. Turuncu sevenler eğer başka insanları da kendilerine benzetmek istiyorlarsa önce onlar sevmeyi öğrenmeliler. Turuncu negatif etki verdiğinde gösteriş meraklısı, kibirli, baskın, mutsuz, melankolik bir kişilik ortaya çıkar. Kırmızının itici gücü turuncu aurada kendini gösterir.

SARI:
Takdir edilmesi gereken bir renktir. Güçlü ve etkili bir tonda olduğu zaman gerçek değerine ve titreşimine ulaşır. Zeka ile birleştiği noktada entellektüelliğe ulaşır. Sanatçıya ilham veren sarı renktir. Bilimse düşüncenin cahilliği yenmesidir. İşte bu noktada sarı renk, kendisini seven insanlara bilgi ve bilgeliği getirir.Entelektüel yapılı, akıl ve mantığa önem veren insanlar için uygundur. Soluk bir sarıyı tercih eden insanlar bilgiye ihtiyatla yaklaşıyor demektir. Negatif özellikler olan sıkılganlık ve kuruntulu olma durumu ortaya çıkar. Kendisine başarıyı sağlayacak olan risklere bile giremez. Sarının parlaklığı arttıkça titreşimi yoğunlaşır ve güven dolu, fırsatları kullanmayı bilen ve yaşamda kazanan biri karşımıza çıkar. Negatif özellikleri aşırı olumsuzluğu getirir. Renk soluklaştıkça ve kahverengiye eğilim gösterdikçe negatif özellikleri artar. Kötümserlik ve depresyona yöneliş gözlemlenebilir. Yalancılık, dalkavukluk, kincilik, intikam, çıkarcılık, şaşkınlık gibi duygularla kendini gösterebilir.

YEŞİL:
Uyum, paylaşım, yardımseverlik rengidir. Titreşimi, zıt rengi olan Kırmızı’nın tam tersi şekilde yavaştır. Hayatın yenilenmesini beraberinde getirir. Güven, koruma duyguları, uygun karar ortamı ve eşitlik sağlar. Bu rengin insanları da tabiat gibi ağırbaşlı bir yapıya sahiptir ve fazla hareketli olmaktan uzaktır. Bu renk gerilimi azaltıp insana denge ve uyum sağlar. Doğanın en yüce olan bu rengini aurasında taşıyanlar sempatik ve duygusal yapıdadır. Aynı zamanda zayıf noktaları da olan bu yönleri yüzünden başarılı olamadıkları takdirde çevreyi suçlamaya eğilimlidir. Bazen hayatı çok hafife almayı da tercih edebilirler. Haklı olduklarına inandıkları sürece düşüncelerini değiştiremezsiniz. Bu rengi yaşayan insanların hareketli yaşama da uyum sağlamaları gereklidir. Zümrüt yeşilini seçenler maceralı ortamlara rahatça ayak uydurabilir. Bu titreşimdeki kişiler mevki kazanabilir ve bu mevkiyi en güzel şekilde değerlendirebilirler. Zeytuni tonda yeşili seçenler sorunlardan kaçmayı, bahaneler yaratmayı güçsüzlüğü ve sıkılmayı tercih edenlerdir. Yeşil rengin negatif özelliklerini çekerler. İfade etmekte başarısızlık, baştan savma işler yapmak gibi yönleri ön plana çeker. Elma yaprağının rengindeki bir yeşil (yeşilin birkaç ton koyusu) umut verici, mutlu edici bir özelliğe ve titreşime sahiptir. Olgunlaşmışlığı sembolize eder. Aşırı duygusallık hala vardır ve sempati ön plana çıkar. Cam göbeği getirdiği güçle beraber kıskançlığı da yanında taşır. Kurnazlık ve hedeflerden uzaklaşma eğilimi gösterir. Genel olarak bakıldığında sarıya dönüşen yeşil kararsızlık getirirken maviye dönüşen yeşil kurnazlığı ortaya çıkartır.

MAVİ:
Güçlü bir titreşime sahiptir. Düzen, huzur, sadakat simgeleyen bir renktir. Şiddetli arzularla hassaslığı bir araya getirir. Zaman zaman amaca ters bile olsa gerçekten doğru olanı yapmaya eğilim gösterir. Negatif yanlarıyla ele alırsak mavi kuşku, inançsızlık, şaşkınlık, özgüvensizlik verir. Tembel ve uyuşuk bir yapıdan melankoliye kaydırabilecek etki yapabilir. Mavi renk tonlarının çeşitliliği karakter değişimlerini de yanında taşır. Açık maviden gece yarısı siyahlığına kadar değişen tonlar insan karakterlerini etkiler. Hüznün en derinlerinden göklerdeki ilham dolu bulutlara kadar çıkabilirsiniz. Mavinin en uygun tonunu bulup onu korumayı başarmak gerekir. Mavi genel çizgileriyle yardımseverliğin yanı sıra başkalarına ihtiyaç duymama duygusunu da getirecek kadar soğuk bir renktir. İlham verdiği için aynı zamanda düşünürlerin de rengidir. Gök mavisi adı gibi yüce hedefler için mücadele verir. Fedakarlık ve ruhsal tekamüller kişisel isteklere göre ön plandadır. Koyu mavide sadakat duygusu baskındır. İşbirliği, güçlülük, güvenilir bir ortam ve bunun ötesinde gerektiğinde kendi başının çaresine bakabilmek önemlidir. Lacivert, çivit mavisi, içinde biraz mor renk olan renkler birbirinden özellik olarak kesin hatlarla ayrılmazlar. Daha az bağımlılık ve daha yoğun şefkatin dışında aynı temel özellikleri taşırlar. Karamsarlık duyguları daha baskındır. Mavinin siyah veya kahverengiye eğilimi sağlıksız ve bencilce yönelişleri gösterir. Maviden koyu griye kaymak kararsızlık ve korkuyu işaret eder. Turkuaz’ın getirdiği yeşile yönelim ise acelecilik özelliğini kişiye taşır. Mavi iş dünyasında, eğitim alanında ve sosyal hayatta motive edici olarak kullanılır. Düzenli olmaktan, huzur, barış ve sadelikten hoşlanan insanlar için uygun bir renktir. Sorumluluk, güzellik ve incelikle bağdaştırılan bir renktir. İnsan karakterinde sadıklığı, dürüstlüğü ve sakinliği çağrıştırır.

MOR:
Zenginliği, saygıyı, asalet, soyluluk ve kibarlığı çağrıştırır. Sanat bu renkle bütünleşmiştir çünkü mor yaratıcı özellikler taşır. Aynı zamanda resmi geçit ve törenlerde en çok kullanılan renktir. Özgüven duygularını simgeler, bütünlüğü getirir. Bu renkte auraya sahip olan insanlar için çıkılacak yüksekliğin sınırları yoktur. Başarıdan etkilenen insanlar da bilerek bu aura rengine bürünmeyi tercih edebilirler çünkü bu renk üstünlük duygusunu arttırır. Yeterince güce ulaştıklarında bu renge gerçekten layık olurlar. Negatif etkileri ise sorumsuz bir yapı, saygısız davranışlar, unutkanlık ve sabırsızlık, ukala ve kaba hareketler olarak kendini gösterir. Daha ileri düzeyde ise çözülmeye ve çürümeye yol açar.

SİYAH:
Işığı reddeden bir renktir. Çoğu toplumda keder ve ölüm için tercih edilen bir renktir. Fakat kederin renginden çok sessiz ve yüksek bir anlayışın simgesidir. Diğer renklerle karışınca kendi doğasından uzaklaştığı için keder rengi olduğu söylenmiştir. Güç, otorite ve saygı için de kullanılır. Sahtelikten uzak bir soyluluğu, resmiyeti simgeler. Saygıyı getiren bir renktir. Düzenli ve geleneklerine bağlı insanlar tarafından tercih edilir. Ayrıca gizemi, seks ve erotizmi seven insanlarca da kullanılır. Topluma karşı bir isyanın da sembolü olabildiği gibi bazı şeyleri saklamak isteyen insanların da sığındığı bir renktir.

BEYAZ:
Saflık, temizlik ve masumiyet için kullanılır.Nötr bir titreşime sahiptir. Serbest ve rahat bir zihni işaret eder. Bu rengi sevenler titiz insanlardır. Sadece kendinde değil başkalarında da hareketlere, ayrıntılara dikkat ederler ve diğer fikirleri de önemserler. Dürüsttürler ve adildirler fakat bazen eleştiride dozu kaçırabilirler. Beyaz renk tarafsızlığı belirttiği gibi ölen insanların temiz bir ruhsal yolculuk yaptığını belirtmek için matemde kullanılır. Aynı zamanda genelde düğünlerde gelinlik için tercih edilen renk de beyazdır. Bu da saflığı ifade eder. Bilgelik ve arınmışlık anlamlarını da içinde barındıran bir renktir.

GRİ:
Açıktan koyuya doğru değişen bir anlam ifade eder. Genelde belirsizliğin rengidir. Açık tonlarında endişeyi, koyu tonlarında bencilliği görebiliriz. Bu rengin insanlarında biraz sahtekarlık vardır. Kendilerini ve çıkarlarını düşünmelerine rağmen topluma uyum sağlayabilmek için de geri planda kalırlar. Gri renk gümüşi tonlara bürünebilmesi, bu auraya sahip olan insanların aradığı üstün bir kaliteyi getirir.

KAHVERENGİ:
Aura rengi olarak fazla rastlanmasa da anlaşılır ve pratik bir karakteri olan insanlar bu rengi tercih ederler. Başarıya yavaş yavaş ulaşmanın simgesidir. Bu auranın insanlarının sahte kimlikleri olmaz. Açık ve dürüst bir hareket ederler ve güvenilirlikleriyle bir yerlere ulaşabilirler. Ama kahverenginin diğer renklerle karışması bu güzel yönlerini gölgeleyebilir. Sönük ve kırmızımsı bir kahverengi daha çok duygusallığı ön plana alır. Orta açıklıkta bir kahverengi anlayışın ifadesidir. Koyu kahverengi huysuzluğu ve eleştirel bir yapıyı simgeler.

LÂCİVERT Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır.

Yorum Yapın

Mesajınız