Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 760 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

DÜNYADA DENGELERİN NEREYE GİTTİĞİNE DÂİR İLGİNÇ BİR İDDİA

Sevgili Dostlar,

Aşağıdaki videoyu sansürlenmeden önce mutlaka seyredin, İngilizcesi kolay anlaşılıyor ve fazla uzun değil:

http://video.google.com/videoplay?docid=1954933468700958565&hl=es

Tabii ki hezeyanlı bir adamın zırvalıkları da olabilir… de (artık Frank veya Mark yok, tarih de geçmiş ama anafikir ürkütücü),

   Ya değilse!
      Ya doğruysa!
         O zaman hamdolmayacak demektir!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 15 Mart 2009 Pazar

3 Yorum

halil baltacıMart 16th, 2009 05:20

Bana zırvalık gibi geldi, eline bir hediyelik para almış cingöz kuyumcunun ticarî zekâsına benziyor, süpriz bir ÅŸekilde ABD’nin yeni para birimine geçmesi saçma geldi bana, gariban Meksikalılar’ı da âlet etmiÅŸ.

MKD: Muhtemelen öyle de, anafikre dikkat!

Lütfullah GÜNEŞMart 17th, 2009 01:53

Wiki’den, ÅŸuradan, buradan üstünkörü bakındım. Bu adam, kendi iddiasına göre-görüntüde de anlattığı gibi-federal hükûmet baskısıyla radyo kariyerinden olmuÅŸ birisi. GösterdiÄŸi madenî paranın hâtıralık olduÄŸu yönünde çok sayıda veri mevcut. Kaldı ki, Eymerikın diyarındaki tüketim kültürünün nelere kaadir olduÄŸunu az çok biliyoruz. Ayrıca Hal Turner isimli bu adamın White Supremacist (KKK soslu dandik Amerikan aryancılığı desem kabûl görür sanırım) olduÄŸu, National Vanguard gibi dikkat çekici örgütlerle iliÅŸkide olduÄŸu belirtiliyor…

Bunların dışında, adamın kaygılarına adamın kendisinden fazla önem veriyorum. Amero fikri, K. Amerika özelinde NAFTA’yla baÅŸlatılan talan tezgâhını taçlandırmaya aday bir Think-Tank sunumu. Özellikle, konuÅŸmanın sonlarıda bu iÅŸin nasıl olacağını anlattığı kısım çok önemli. “Öyle bir noktaya gelinecek ki, Amerikan darphânesinin bastığı karşılıksız Dolar, dünya çapındaki dolaşım mantığı yüzünden %95′e varan hayâlî yükün -bizdeki yeni adıyla helâl katılım payı ;-) -altında ezilip iÅŸlevsiz hâle gelecek.

Geçen yıl Akbank’ın %20’sine 3,1 milyar Dolar sayıp eriye eriye borsa deÄŸeri 300 milyardan 6 milyara düşen Citibank’ı baÅŸka nasıl açıklarsınız? İktisatçı deÄŸilim ama, piyasayı hiçbir ÅŸey bitiremese, fiyat belirleyememek bitirir. Adam da aynen bunu söylüyor:

“O an gelince cebinizdeki Dolar’ın tuvalet kâğıdından farkı kalmayacak. Mümkünse ÅŸimdiden alabildiÄŸiniz kadar altın, mücevherat, kıymeti kolay manipüle edilemeyecek ne varsa ondan alın, dursun. Âilenizi böyle kurtarırsınız”.

Demiyorlar mı, her krizde para yukarıda toplanır diye? Adamın Dolar’ı göz göre göre ölüyor. Ne olacak? Parayı salla. Maddî varlığa ortak olmaya baÅŸlayan Eymerikın devleti var.

Bizim hızlı Marksistler çığırtmaya çoktan baÅŸladı: “Kapilalizm çökmüştür”!
Hey maÅŸallah!
(Marks mı olacaksın kuzum? Kusura bakma. O bir kere olur);

Bence mes’ele ÅŸu: Para, hisse veya varlığın kendi, Eymerikın devletinde de, Eymerikın devleti kimin devleti? Çilli, cefakâr çiftlik çocuÄŸu Timothy’nin devleti deÄŸil herhâlde.
Zor deÄŸil öğrenmesi. FED’i 1913′te kimler kurmuÅŸ, ondan önceki “merkez bankasını” kim ne amaçla kapatmış?

Bretton-Woods neyi deÄŸiÅŸtirmiÅŸ. Åžimdi deÄŸiÅŸecek olan ne? Eh, peki aradaki fark ne?

Amero olsun, olmasın. Sonuçta gâfil avlananlar yeni sisteme mecbur kalıp bir “tyrant regime” altında olmadıklarına(!) şükredecekler. (Evet, evet… Nur topu gibi çipli kimlik kartlarına da râzı olacaklar. Biz? Biz her zaman hazırdık küçük Eymerika olmaya).

Tengri Eymerika’yı korusun (Özellikle Rockefeller ve Rotschildler’i).

Sayın hocama saygılarımla

Not
Eymerikada şöyle bir söz vardır: “Presidents come and go but Rockerfellers are forever.”

MKD: Yep!

Evren İşbilenMart 21st, 2009 17:15

DeÄŸerli Hocam ve deÄŸerli okurlar,

Bence adam hezeyanlı değil. Söylediklerinde belli bir mantık var ve gerçeklikle örtüşüyor. Ancak, doğrularla eğriler içiçe girmiş. Ekonomi-politik biliminin verilerini değil hurâfeleri kullanıyor.

ABD Doları’nın karşılığı olmadığı doÄŸru. Vietnam Savaşı yıllarına kadar altın karşılığı vardı, ama Vietnam Savaşı’nın aşırı harcamaları hazineyi iflâs ettirince ve DeGaulle gıcıklık olsun diye ellerinde bulunan Dolarlar’ın altın karşılığını isteyince ABD radikal bir karar aldı ve Dolar’ın altınla bağını kesti. Bundan böyle Dolar’ın deÄŸeri tamamen ABD devletinin gücü/prestiji ve dolara olan küresel taleple irtibatlandırıldı. Bu arada ABD’nin patronajında olan petrol üreticisi Arap ülkeleri Petro-Dolarları’nı ABD bankalarına yatırarak ve Dolar’la silâh alarak, petrollerini dünyaya Dolar cinsinden ihraç ederek bu sanal doları beslediler. Petrole herkesin ihtiyacı vardı, o hâlde talep vardı. Petrol almak isteyen bizim gibi ülkeler merkez bankalarında Dolar bulundurmak zorundaydılar. Buysa ABD hazinesine karşılıksız kredi açmak demekti. Çünkü ABD hazinesi kâğıt basarak (ekonomi tâbiriyle “senyoraj” yetkisini kullanıp) küresel piyasaya arz ediyor ve bunlar küresel taleple emiliyordu. Böylece ABD bütçe ve câri açıklarını hem de enflasyon yaratmadan finanse ediyordu. Ancaak… Bu saadet zinciri hep böyle gidecek miydi? Ya bir Arap diktatörü petrolünü Dolar deÄŸil Euro üzerinden pazarlarsa? Ki Saddam son devirlerinde buna cür’et etti (ve iÅŸgâl edilen ülkesinde asıldı). Peki ya İran? İran bir kaç yıl evvel Euro üzerinden iÅŸlem yapacak bir petrol borsası kurma projesini yürürlüğe soktu (ve ilginçtir o tarihten beridir nükleer mes’elede köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor). Åžimdi nükleer güç olmasına ramak kaldığı için ABD parmağını süremiyor. Obama, Åžirazlı Sadi’den ÅŸiirler okuyarak ancak yaltaklanıyor Acemler’e.

Gelelim Venezüela’ya. Hugo Chavez, bir süre önce Ahmedinejad’la beraber Dolar imparatorluÄŸunu yıkacaklarını söyledi. ABD ne yapabildi? HiçbirÅŸey. Zira arkasında Rus ve Çin gücü var.

Hülâsâ dünyada konvansiyonel savaÅŸların yanısıra bir de para savaÅŸları yaÅŸanıyor. Çünkü iktisatçıların tâbiriyle parasını rezerv para olabilen güçler hegemonik bir statüye yükseliyor. Hele bir de nükleer caydırıcılıkları varsa…

Konuyla ilgilenenlere Bülent Gökay ve Paul Rogers’ın birlikte yazmış olduÄŸu “Irak, İran ve Petrodoların Sonu” adlı bilimsel kitabını öneririm.

Ayrıca İran’ın ve nükleer yeteneÄŸinin bu denklemdeki yeri için bendenizin Master tezinin kitaplaÅŸtırılmış hâli olan “Nükleer Satranç: İran’ın Nükleer Politikası ve Türkiye” (Ozan Yayıncılık, 2009) adlı bilimsel kitapları öneririm. Ayrıca Immanuel Wallerstein’in de konuyla ilgili makaleleri mevcut.

Selâmlar,

Evren İşbilen, ODTÜ Uluslararası İlişkiler doktora.

MKD: Sayın Evren İşbilen, mükemmel katkınız için müteÅŸekkirim. Bir selâm da benden… 

Yorum Yapın

Mesajınız

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word