Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2422 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

DOÇ. DR. AYTEN ERDOĞAN ADLÎ TIB KURUMU’NDAN NEDEN İSTİFA ETMİŞ?

Kamuoyuna:

Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulu Çocuk Psikiyatrisi üyeliğinden 16.04.2009 tarihinde gerekçelerimi de yazarak istifa ettim. İstifamın basında yer alması ve ardından yapılan bâzı değerlendirmeler nedeni ile bu basın duyurusunu hazırlama gereği duydum.

Daha önce de raportör olarak çalıştığım kurula atanma talebinde bulunmamın nedeni çocukların ruhsal değerlendirilmesinin, bilimsel kurallara uygun ve onlara zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesini sağlamak ve çocuk ruh sağlığı hekimliğini mağdur olmuş çocuklar için sürdürmekti. Bu konuda bağlı bulunduğum Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörlüğü ve Dekanlığı atanmam ve görevim sırasında her türlü desteği sonuna kadar vermişti.

Buna karşın, uygulama sırasında kişilerden bağımsız olarak, ancak mevcut yasal düzenlemeler ve sistem nedeniyle çocukların kurulda en az yedi kişinin, âilelerin ise en az on beş kişinin önünde değerlendirilmesi; son karar verici genel kurulda ise elli kişinin önünde çocuğun yeniden sorgulanmasının eğitim aldığım çocuk ve ergen ruh sağlığı alanının prensiplerine uymadığını, bu durumun çocuk ve âileler için de zedeleyici olduğunu belirtmek isterim. Görevim sırasında bu sürecin, zâten bu aşamaya gelmeden önce defâlarca cinsel muayeneden ve sorgulamadan geçen çocuklar için uğradıkları istismar kadar zarar verici olduğunu gözlemledim.

Ne yazık ki, tüm bu süreçleri değiştirerek, yemin ettiğim mesleğimin etik kurallarına uygun hâle getirme amacımı gerçekleştiremedim. Uygun olmayan şartlarda yapılan değerlendirmeler sonrasında alınan kararlara katılmam mümkün olmadığı gibi, kararın çoğunlukla çıkması nedeni ile tek başına verdiğim kararların da anlamı olmamaktaydı. Adlî Tıp Genel Kurulu’nda dört aylık görev süremde oradaki diğer uzmanlar gibi uzmanı olmadığım konularda ben de yüzlerce kez hiçbir fikrimin olamayacağı kararlarda oylamaya katılmak zorunda kaldım. Bu durumdan da görev yaptığım süre içerisinde büyük rahatsızlık duydum.

Kurum’a istifamdan bir gün önce göreve başlayan ve kendisi ile sâdece on dakika görüşme olanağı bulduğum yeni Adlî Tıp Kurumu Başkanı ile ilgili herhangi bir sorunum bulunmadığı gibi, istifamda meslek ilkelerine ve vicdanıma uygun davranmak hâricinde hiçbir siyasî ya da başka türlü etken söz konusu değildir. Ek olarak hiçbir siyasî geçmişim ve kimliğim de bulunmamaktadır.

Hipokrat Yemini etmiş bir hekim ve çocukların ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek için çalışan bir uzman olarak, mevcut şartlarda işimi gerektiği gibi yapamayacağıma kanaât getirdiğim için istifa kararını almış bulunuyorum. Buna karşın, bir hekim ve bir çocuk ruh sağlığı uzmanı olarak, sistemin çocukların mağdur olmasını engelleyecek biçimde değiştirilmesi ve çocukların yararına bir hâle getirilmesi için her türlü göreve hazır olduğumu ve bu yönde gayret göstermeye her zaman devam edeceğimi kamuoyunun bilgisine sunarım.

Saygılarımla

Doç. Dr. Ayten Erdoğan

***

İmdi, bunu web mekânıma koymamın birkaç sebebi var:

1. Ayten, hocalığını yaptığım ve ilk makale yazışında yol gösterdiğim, sevdiğim, başarılı bir hekimdir. Büyük bir performansla başarılı bir kariyer yapmıştır.

2. Gıyabında yapılan birtakım spekülasyonlara gâyet net ve basiretle cevap vermiş.

3. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde de görevine başarıyla devam edeceğinden eminim.

    Peki, Adlî Tıp Kurumu’na ne mi demeli?

        Bâzen sükût etmek, çok konuşmaktan daha fazlasını söyler…

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 22 Nisan 2009 Çarşamba

Yorum Yapın

Mesajınız