Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1557 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

Türkân Saylan’ın Vefatı ve İçimize Çöken Hüzün…

Hiçbir “izm”in tekelinde olmayan vicdanım ve aklımla izliyorum Türkiye’de olup bitenleri…

Uzun süre önce başlayan, dalga dalga genişleyen ve sona ermesini de yıllarca bekleyeceğimiz öngörülen ismi malûm dava sürüp gidiyor, ezip geçiyor… Ardında cenazeler, hasta bedenler, yaralı kalbler bırakıyor…

Birbirinden tuhaf, tutarsız ve hâince iftiraya mâruz kalan sanıklardan hasta olanların ölümü hızlandırılmış, sağlıklı olanların da pusuda bekleyen hastalıkları tetiklenmiş oluyor.

Maâlesef eylemleri, sözleri, düşünceleri kamuya mâl olmuş bu insanların can veren veya yara alan bedenlerinden, zedelenen onurlarından ibâret değil yitirdiklerimiz. Toprağa verilen her cenazede yüz binlerce vatandaşımızı da gömüyoruz diri diri. Hastalanan her beden toplumda başka hastalıkları tetikliyor. İncinen haysiyetlerin temsil ettiği kitleler, dernekler, vatandaşlar kırılıyor en ince yerlerinden; içlerine kapanıyorlar belki bir daha açılmamak üzere.

Sessiz sedâsız, yavaş ve ılımlı, alıştırarak, sindirerek, taştığı yerde durup biraz sâkinleştirip sonra doldurmaya kaldığı yerden devam ederek sürüp gidiyor değişim…

Değerli bilim insanları, yazarlar, düşünürler, san’atçılar, gazeteciler doğmuştu yıllar önce. Büyüdüler, şimdi ölüyorlar… Kimisinin bedeni, kimisinin kalemi, kimisinin ümidi veda ediyor bu ülkeye; hastânelerde, hapishânelerde, zorunlu emekliliğe sürüldükleri mütevâzı evlerinde…

Değerli insanlar doğmuştu bu topraklarda. Silinip gidiyor şimdi isimleri, ideâlleri… Yerine yenileri yetişiyor mu dersiniz?

Önüne beş adet şık konulmadığı takdirde seçim yapma, çözüm üretme refleksi olmayan/olmaması sağlanan, özgür olmak için düş kurmak, çok çalışmak ve dik durmak gerektiğini bilmeyen, üretmek yerine talep etmeye, tüketmeye şartlandırılmış yığın yığın genç beyine ne kadar güvenebiliriz?

Cemaât yurtlarından, gece kulüplerinden bir Türkân Saylan daha yetişir mi dersiniz?

Hiçbir ideolojiye körü körüne bel bağlamayan vicdanım ve aklımla izliyorum Türkiye’de olup bitenleri şimdi…

İçime dermansız bir hüzün çöküyor…

Seblâ Kutsal – İstanbul – 18.05.2009

Yorum Yapın

Mesajınız