Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2390 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

PELİN BATU YAZAR DA OLDU!

Pelin Batu

Abba günü

22.05.2009 09:36

İnek Gülsüm’den başkasını istemiyorum.

Aslında montofon cinslerini, kahramanlarımızı putlaştırıp içlerini boşaltmamızı, arkasından gelen diğer zırvalıkları, ampüllü oyunlarını konuşmak istiyorum, onun güzel gözlerini, sütlü geceleri…

Heyhat bu gün, Abba günü.

Her şarkının bir anlamı olduğu günlerden bu,

Şarkıların sizin için söylendiğini hisetiğiniz günlerden bu!

Ayrıca, Eurovision musabakasının kostüm, popo, anket mavralarının sona erdiği zaman dilimindeyiz.

İtiraf edeyim, biraz özleyeceğim.

Güzel kadınlar hep renk verir özellikle bu kadar bıyığın ve sakalın tartışıldığı yerlerde. Kuşluk vakti.

Abba 1977‘den sesleniyor.

Disko toplu ince sözler

İnsan da içlenmeden edemiyor!

Ah bir de o kişisel hikayeler…

Naziler ve Norveçliler, Ayrılıklar, prenseslikler…

Ama sizi müzik magazinine boğmayayım. Zaten “İnek Gülsüm’e talepler arttı” tipi magazinliklerden başkasını içim almaz. En iyisi biz bu grupları, prenseslikleri, kendi yüklemelerimizi de bir tarafa bırakıp rakkase kraliçeye dönelim, onunla dönelim:

“Sen de dans edebilirsin, raks edebilirsin.

hayatının en güzel günlerini yaşayabilirsin” namlı sözlere. Bir de buzlu içeceklere.

Yaz geldi uyku vakti.    

***

Yemin ederim ki hiçbir satırına dokunmadan, internetteki Habertürk sayfasından iktibas ettim; montofon, ampüllü, hisettiğiniz, musabakasının, hikayeler kelimeleri aynen kendisinin.

Bir de muhteşem üslûbu!

Geçen gece MB ve tarih doçenti bu kızcağızla daha az uğraştılar; hâttâ lise öğrencisi seviyesindeki “hastalıklar tarihi” konuşmasını bölmediler.

MB da Türkçe hârikaları yarattı: Mütevâzı (alçakgönüllü) ile mütevâzi (paralel) aynı şeymiş, birincisini son dönemlerde biri uydurmuşmuş (kim acaba); keza “evraklar” dendi (evrak: varakalar, dokümanlar, belgeler). Ne kadar çok seyredildiklerini e-mesajlardan anladılar ve defalarca söylediler. Ayrıca, Hintliler değil Hintler, Yunanlılar değil Yunanlar denir.

Bu arada, MB gâliba bana küsmüş olacak ki, mesajlarıma cevap vermedi.

Sağlık olsun da, bu programı artık gülmek için seyrediyoruz. Onlar da ellerinden geleni yapıyorlar zâten… Verilen tarihî bilgilerin doğruluğunu, güvenilirliğini filân düşünmeyin; onları MB tefrik ediyor, beğenmediklerini de yerden yere vuruyor. O saatte daha sürükleyici bir mizah programı bulamazsınız.

FA da, bugünkü makalesinde Ahmet Özal’dan “zengindi, varlıklıydı” diye bahsediyor :)

Nereden mi okudum?

Tabii ki internetten, ağaç katliamına hizmet etmemeye karar vereli epey oldu. Promosyonları olmasa acep bu gazete kaç adet satar? Zâten başlamışlar satsın diye uğraşmaya, yazarların makalelerinin giriş kısmını verip, “yazının devamı GAZETE HABERTÜRK’TE” diye internettekini makaslıyorlar.

Başka gazetelerin böyle bir şey yaptığını duydunuz mu?

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 25 Mayıs 2009 Pazartesi

 

 

 

  

 

 

Yorum Yapın

Mesajınız