Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 4504 defa okundu.
Bu yazi bugun 4 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

İSTANBUL’DA UFO ve YENİÇAĞ KONGRESİ

13.06.2009 14:58 itibâriyle Anadolu Ajansı’ndan pek mühim bir haber geldi: İstanbul’daki UFO ve YENİÇAĞ Kongresi!

Önce haber:

***

Kongreyi düzenleyen Ufolog Haktan Akdoğan, Kumburgaz’da çekilen UFO görüntülerinin en şüpheci olanları bile ikna ettiğini söyledi.

4. Uluslararası UFO ve Yeniçağ Kongresi’nin açılışında konuşan Akdoğan, UFO’larla ilgili tarihin her dönemine âit arkeolojik, mitolojik, sanatsal ve daha birçok alanda kanıtlar bulunduğunu savundu.

Akdoğan, özellikle UFO’ların özellikle 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında savaş uçağı pilotlarınca çok gözlemlendiğini ve Adolf Hitler’in bile bu konuda araştırma yapmaları için bilim adamlarını görevlendirdiğini anlattı.

“Dünya dışındaki varlıkların, atom silâhı ve kimyasal silâhların geliştirilmesi nedeniyle dünyadaki teknolojik gelişmeleri kaygıyla izlediklerini” ileri süren Akdoğan, UFO gerçeğini herkesin kabûl etmesi gerektiğini söyledi.

Akdoğan, “Türk Hava Kuvvetleri ve MİT bünyesinde UFO masası var. NASA’da da çok önemli bilgiler mevcut. UFO konusunda gizlilik politikası artık bitirilmeli. Dünyada yaşayan 6 milyar civarında insan başka gezegenlerde zeki varlıklar olduğu gerçeğini bilmeli” diye konuştu.

2001-2004 arasında ciddi bir “UFO dalgası” yaşandığını savunan Akdoğan, CIA’nın MİT’ten 2003’de UFO’larla ilgili görüntüleri resmî olarak istediğini iddia etti.

Haktan Akdoğan, Kur’ân-ı Kerîm’de de evrende başka varlıklar olduğuna dâir birçok ifâdenin yer aldığını ileri sürerek, İstanbul ve çevresi, Antalya, Alanya, Ordu, Samsun, Denizli, İzmir ve çevresi, Aksaray, Afyon, Kayseri, Artvin, Çanakkale gibi birçok yerde amatörce çekilen UFO görüntülerinin kendilerine ulaştırıldığını kaydetti.

Akdoğan, Kemerburgaz’da 2007’de çekilen UFO görüntülerinin, bugüne kadar bu konuya dâima ön yargı ile yaklaşan TÜBİTAK tarafından incelendiğini ve bu inceleme sonucunda görüntülerde yer alan cismin uydu, uçak veya atmosferik bir fenomen olmadığı, fiziksel yapısı olan ancak tanımlanamayan bir cisim olduğu şeklinde rapor verildiğini söyledi.

Kumburgaz’da bu yıl çekilen görüntülerde UFO içinde silûetlerin fark edildiğini, araçların yanı sıra varlıkların da görüntülenmesi nedeniyle bu görüntülerin büyük önem taşıdığını kaydeden Akdoğan, “Kumburgaz’da Mayıs ayında çekilen UFO görüntüleri, bu konuda en şüpheci olanları bile ikna etmeyi başardı” dedi.

Akdoğan’ın konuşmasından sonra farklı zamanlarda İstanbul, Antalya, Çanakkale, Ankara gibi farklı yerlerde amatörce çekilmiş ve UFO olduğu iddia edilen görüntüler sunuldu.

UFO görüntüsü çektiğini iddia eden pilot Onur Ertanrıkulu da Antalya’da 3 hafta önce gökyüzünde bir cisim fark etmesi üzerine dürbünle baktığını ve birisi gövdesi turuncu renkte ışık saçan, diğeri de midye kabuğu şeklinde UFO’lar gördüğünü öne sürdü.

Kumburgaz’daki görüntüleri çeken 51 yaşındaki emekli şoför Yalçın Yalman ise, “UFO” gözlemciliğinin hobisi olduğunu belirterek, 2007’den beri UFO görüntüleri çektiğini, bu yıl çektiği görüntüleri bilgisayara aktarırken UFO’nun içinde kafaları fark ettiğini anlattı. Kongreye katılan araştırmacı yazar Erich Von Daniken de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, dünya dışı varlıklarla gelecek birkaç yılda hiçbir iletişim ve temas olmayacağını ileri sürdü.

Ancak, dünyaya geleceklerine dâir tarihte birçok işaret bulunduğunu öne süren Daniken, “Orta Amerika’daki eski bir kültür olan Maya takvimine göre 21 Aralık 2012′de gelecekler. Bu tarihten birkaç yıl önce veya sonra olabilir” dedi.

***

Şimdi yorumlar

Önce bir http://en.wikipedia.org/wiki/Erich_von_D%C3%A4niken web adresini okuyun. Bende daha epey kaynak da var ama buradaki bilgiler yeterli. Erich Von Daniken, sahtekârlığıyla dünya tarihine geçmiş bir şarlatan. Mahkûmiyetleri dahi mebzûl. Avam jargonuyla, beynelmilel bir üçkâğıtçı anlayacağınız… Kitaplarına harcadığım nakde ve vakte acıyorum zamanında. Bu “yapıtlardaki” hangi fotoğrafların uydurma veya sahte, hangi sözüm ona ilmî bilginin düzmece olduğu uzun uzun yazıldı, çizildi.

Erich von Daniken UFO

Daniken

Haktan Akdoğan ise bu işten rant sağlayan, muhtemelen söylediklerine de inanan bir işadamı; bilim adamı filân asla değil. Bir keresinde sabah canlı yayında (sanırım Müge Anlı’nın, Hafiyesi Mahmutluk dönemi öncesi) içyüzünü ortaya dökmüştüm ve çok bozulmuştu. Emekli şoför Yalçın Yalman ise,  fahrî UFO gözlemcisi(!), zâten bunun hobisi olduğunu belirterek, 2007’den beri UFO görüntüleri çektiğini, bu yıl çektiği görüntüleri bilgisayara aktarırken UFO’nun içinde kafaları fark ettiğini anlatıyor. O programda da anlatmış ve mevzûubahis filmi seyretmiştik, neredeyse kahkahalarla gülecektim. Adamın işi gücü yok, UFO yolu gözlüyor; onlar da ikide bir kendisine görünüyorlar, iyi mi? O filmler de tamamen palavra ve azıcık aklı yerinde olan kahkahayı basar; seyrettim gözlerimle!

Ufolog

Ufolog(!) Hakan Akdoğan

Bu Hakan Akdoğan ve tâifesinin en çok televizyonda avdet ettiği kanal ve program hangisi dersiniz? Tabii ki Habertürk, onda da edep ayarı bozuk kadının programında. Aynı programda sürekli olarak çıkan bir nöropsikiyatri profesörü de var ki, onunla ilgili çok ayrıntılı bir yazıyı hezeyan dolu kitabını didik didik tetkik ve tenkit ederek yazacağım! Habertürk, câhil insanımızı iyice bâtıl itikatlarla ve kâzip ilimle uyutmak sûretiyle reyting kazanma stratejisini ivmelenerek sürdürmekte! En son olarak da sosyetik şarlatan bir hipnozcu(!) bozuntusu kadına program yaptıracaklar. Bize (bana ve etik çalışan bütün psikiyatrlara) epey mâlzeme çıkıyor anlayacağınız.

Devrimci ve “Arkadaş” şarkıcısı (bu kızın başka şarkısını en azından ben işitmedim) Melike Demirağ da Taksim’de UFO görmüş, annesi de canlı yayına bağlanıp onların her gece kendisini ziyarete geldiklerini söylemişti benzeri yayınlarda. Hümanist ve Ermeni dostu, tehcir imanlısı Melike Müslüman olmadığını söylerken, annesi ise her gece bütün kutsal kitapları okuduğunu ifâde etmişti! Hani folie a fami mi, nedir? Bunlara özenen epey yeni çıkma da,ânında UFO görür oldu!

Melike UFO

Melike UFO seyrediyor

Hitler meczubu UFO’larla ilgilenmiş, bunun ilmî ehemmiyeti nedir? Dünya Harbi süresince o garibim pilotlar, o cehennemî şartlar altında, gökyüzünde beni bile görmüşlerdir! Referansınız bunlar mı, gülünç dahi değil…

Adolf Hitler UFO

Hitler, “İstikbâl UFO’lardadır” derken

İşin içine Kur’ân-ı Kerîm’i ne demeğe katarsın be birâder (aman yanlış anlaşılmasın, mason değil)? Mecbursun da ondan, çünkü konuyu mistifiye etmezsen, iyot gibi ayakta kalacaksın. Peki, pilot Onur Ertanrıkulu da mı tezgâhta? Yok canım, adam bir mâhiyeti belirsiz uçan nesne görüp rapor etmiş sâdece.

Bir de, neden UFO ve YENİÇAĞ KONGRESİ başlığı konusuna bakalım. İşin bir de bu kısmı var. Bunlar Rael dini ve ondan mülhem Yeniçağ dinlerinden menşe alıyorlar. Maya Takvimi’nin bitişi, foton kuşağına giriş ve kromozomlarımızın büyüyerek evrimimizin tekâmülünü(!) idrak etmek, Uzaysal Rabb’lara kavuşmak hezeyanlarına dayanıyor. Acep konuşmacı ulemâ arasında Bülent Vedia Çorak da var mıydı? Bunların zerre kadar ilmî yönü yok!

UFO nedir?

Unidentified Flying Object kelimelerinin abreviasyonu (baş harflerinin birleşimi). Türkçe tercümesi “Mâhiyeti Anlaşılamayan Uçan Nesne”, yâni müşahhas (somut) bir varlığın ontolojik yâhut ilmî ismi değil.

Semâya bakarken ne olduğunu anlayamadığınız bir şey gördünüz mü, o bir UFO’dur. Hayatında tayyare görmemiş bir Afrikalı’nın gökyüzünde göreceği (hâlâ havada uçuyorsa eğer) bir Airbus da UFO’dur.

Geçen günlerde yanılmıyorsam Çin’de binlerce kişi bir UFO’ya takılıp şaşkınlıktan ne yapacaklarını şaşırdılar; sonradan ortaya çıktı ki muzip bir mûcidin imâl ettiği matrak bir nesneymiş!

Uzayda zeki yaratıklar ve uzay seyahati yapabilecek zeki varlıklar olamaz mı?

Tabii ki olabilir. Hâttâ olmaması ilmen akla uygun değildir.

Bütün mes’ele, bunların ne kadar ulaşılabilir mesafedeki gök cisimlerinde yaşadıkları ve böylesine komşu kapısı muhabbeti yapacak kadar süratli ve ışık hızını solda sıfırda bırakacak Atılgan Uzay Gemileri’nin bulunup bulunmadığı…

Atılgan UFO

İçinde Spock var…

Haktan Akdoğan işadamının doğru söylediği bir tek şey var: NASA’da da, başka ülkelerde de bu konuları araştıran, rasathânelerde nöbetleşe 24 saat semâyı gözleyen, fezâdan gelen sinyalleri kaydeden astronomlar ve diğer ulemâ mevcut.

Ama onlar böyle şovlar, şizotipal hâttâ şizofrenik fanteziler ve sahtekârlıklarla iştigâl etmiyorlar.

***

Yakınlarda, sürekli olarak milleti ekranlarda kandıran Mandrake bozuntusu, kendi icadı olan ve NLP’den aldığı ilhamla geliştirdiği kuantum terapisi ile idrakleri felç eden, kitapları da yok satan bir genç “uçuranı” sizlere anlatacağım; bunu da Ayşe Özgün ve YNÖ programlarına çıkardılar, nerede mi?

Tabii ki Habertürk’te!

Âlimin (bilim adamının) aslî vazifelerinden biri de hurâfelerle, boş inançlarla ve halkı kandıranlara mücadele etmektir! Ben bunun için yeminliyim.

  Yapan bir nöropsikiyatr yâhut psikiyatr da olsa! 

     İyi hafta sonları…

Mehmet Kerem Doksat İstinye – 13 Haziran 2009 Cumartesi

9 Yorum

ohazerKasım 10th, 2010 12:05

Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Merkezinin Dernek isminde “Bilim” kelimesini kullanmaya hakları olmadığını düşünüyorum.
Bu güne kadar tek bir bilimsel araştırma yapmış olduklarını sanmıyorum.
Forumlarında sordum cevap veremediler.
Değil tek bir bilimsel araştırma yapmak, dernekçe toplaşıp bir göktaşı yağmuru ne bileyim bir güneş veya ay tutulması gözlemi dahi organize etmiş olma, sonra kendine ilâve bir itibâr, söylediklerine de güven temin etmek için, hiç hakkın olmadığı hâlde derneğinin ismine “Bilim” sözcüğünü kat, söylediklerin bilimselmiş kisvesi takın.
Ne âlâ memeleket değilmi?
Savunmaları da hazır. Neymiş efendim?
“Ufoloji” diye bir bilim varmış.
Bak bak bak.
Başka hiçbir bilimsel disiplinin ciddiye almadığı amiyane tâbirle takmadığı bilim dalımı olurmuş.
Ufoloji diye bir bilim olduğu iddiasında bulunulması da tıpkı derneğin isminde bilim kelimesinin kullanılması gibi bir yanıltmacadan başka bir şey değil.
Bu mânâda Ufoloji sahte bir bilimdir.

Ayrıca ben Sirius’un Araştırma Merkezi unvanını hak edip etmediğini de bilemiyorum.
Çünkü bu güne kadar Araştırma Merkezi olarak ne tür araştırmalar yaptıklarını ve bu araştırmalar için sâhip oldukları ekipmanların, donanımların neler olduğunu okumuş/duymuş değilim. Gördüğüm kadarıyla yaptıkları şey toplayıcılık ve konferansçılıktır. Dernek Başkanı Haktan Akdoğan’ın televizyon televizyon dolaşıp hep aynı görüntüleri yayınlatıyor olması nedeniyle neredeyse videoların görüntü kaliteleri bile düşmüş durumdadır.

Üstelik çoktan çürütülmüş pek çok doküman hem derneklerinin web sayfasında varlığını devam ettirmekte, hem de yine Haktan Akdoğan iddialarının bazılarını hâlâ bu bayat resimlere/çizimlere dayandırmaktadır.

Derneklerinin künyesine bakarsanız, karşılarında uzmanlık dalları yazan bâzı isimler görürsünüz ama bu uzmanların araştırmalarını Sirius derneği özelinde yürütüp yürütemeyecekleri belirsiz.
Müzesini bile kapatmak zorunda kaldığına ve Turistik tur düzenlemeye kalktığına göre, araştırma için ekipman ve bütçeye sâhip olup olmadığı hususunda soru işaretleri oluşuyor.
Gönüllülük esasına göre bir takım görüntü analizleri yaptıklarını ve bunu yaparken de künyede yazılı kişilerin imkânlarından faydalandıklarını söyleyebilirler.
Ben ise bu analizlerin tek taraflı ve profesyonelliği künyede yazılı unvandan anlaşılamayacak olduğu düşüncesiyle bu güne kadar yaptırdıkları bir araştırma örneğin görüntü analizi için bu analizi yapan profesyonel ekibe ödenen ücreti faturarıp faturalandırmadıklarını da merak ediyorum.
Örneğin analiz sonucunda “bu bir ufodur” dedikleri bir görüntüyü hangi ekipman ve donanım desteği ile yapmışlar ve vardıkları “bu bir ufodur “sonucunu teyit ettirdikleri uluslararası geçerliliği olan bir referans laboratuarı raporu mevcut mu?
TÜBİTAK raporu diyecek olurlarsa geçiniz bir kalem derim çünkü o bir ön çalışma raporudur üstelik gözlemevi kökenli çalışanlarca (astronom) imzalandığı için yapanların görüntü analizi yetkinliği ve istasyonun görüntü analizi ekipmanına sâhip olup olmadığı tartışmalıdır.

MKD: Vallahi “bu bir ufodur” derse doğrudur. Ne de olsa UFO “Unidentified Flying Object” yâni “Ne İdüğü Belirsiz Uçan Nesne” demek :D .

İsmail TekinKasım 12th, 2010 11:26

http://www.sonsuz.us ‘a üye olmadanda takip-edebilir, yorum yapabilir ve zamanla tiryakisi olabilirsiniz. Özellikle, Dünya Rabbi ATATÜRK ‘ün bilimkurgu olmadığını; Dünyalı ve Uzaylı yorumcular (yanlış okumadınız!) arasındaki replikler farklılıklarını gözlemleyebilirsiniz.

Saygılar / Sevgiler **

NOT: Öncelikle, Saygıdeğer Prof. Dr. Kerem Doksat hocamızın yüksek dikkatlerine sunarım
(tütenpüren)**

MKD: Beklerim, muayenehâne daha kolay olur…

İsmail TekinKasım 14th, 2010 12:49

Bilginin en sağlam sigortalarından biri de hiç kuşkusuz, kuşkulu olmaktır ve teminat için elzemdir. Ne ki, düşünce ufuklarının sonsuz bilgiye açılımı için yeterli değildir. İyi ki sevgili Şahap Erkoç ve Serhat Çitak ve de Sizin gibi daha nice anlayışlı ve saygıdeğer Hocalarımız var,

Saygıdeğer Dost (tütenpüren)**

ohazerKasım 23rd, 2010 13:00

Sirius Ufo Derneği Web sayfasında şöyle bir bilgi var:

Dünyada bâzı resmî akademik kurumlar ufoloji ile ilgili araştırmalar yapmaya ve eğitim vermeye başlamıştır. Bu kurumlardan bâzıları Amerika’da Stanford, Alabama ve Mississippi Üniversiteleri ile Edison Community ve Victor Halley Kolejleri, Almanya’da Göttingen, Maiunz ve Hamburg Üniversiteleri, Hollanda’da Utrecht Üniversitesi ve İngiltere’de Glamorgan Üniversitesi’dir.

Eskiden İnternet yokken “artık Ufoloji bir bilim olarak tanımlanmaktadır ve şu,bu, o Üniversitelerde bu konuda araştırmalar yapılmakta, hâttâ eğitim bile verilmektedir biçiminde” beyanat vermek kolaydı.

Çünkü kim gidecekte o Üniversiteleri araştıracak var mı gerçekten böyle bir şey diye. Neyseki artık İnternet var ve dünya artık bizim mahâllemiz kadar yakın ve bilindik oldu. Açıyorsunuz ilgili üniversitenin web sayfasını, search alanına “ufology” veya “ufologie” yazıp aratıyorsunuz siteyi ve alıyorsunuz sonucu.

Ben bunu yaptım ve güncel arama sonucunda yukarıda sayılan Üniversite ve kollejlerin hiç birinde eğitim verildiğine veya bilimsel araştırma yapıldığı bilgisini doğrulatacak verilere ulaşamadım. Bulunan belgeler eleştirel makale magazin bülteni veya blog yazıları hepsi bu.

Demek ki neymiş? Birileri bizi kandırmaya çalışmaktaymış.

Siz yine Ufoloji diye bir bilimin var olduğuna inanmaya devam edebilirsiniz isterseniz ama bu konudaki gerçek “ufolojinin bir bilim dalı olarak kabûl gördüğü bilgisinin doğru olmadığıdır”.

orhanKasım 26th, 2010 11:28

Sirius Ufo Arastirma Merkezi Baskani Sn. Haktan Akdogan Ufo ve Uzayli Tarikatlarinın veya baska bir deyisle Uzaydan mesaj aldiklarini soyleyen temascilarin buram buram Hristiyanlik ogeleri barindiran neredeyse bir kutsal metin corbasi kivamindaki mesajlarina ve tebliglerine gercekten itibar edip etmedigini artik aciklamalidir.
Bence Ufo ve Uzayli tarikatlarinın sozcusu konumunda ki bir takim temascilarin uzaylilardan aldıklari iddiasiyla toplumlara yaydiklari Mesaj ve Tebligler Ufolarla ilgili gerceklik iddiasini ve algisini de onemli olcude zayiflatiyor.
Uzaylilardan mesaj aldiklarini soyleyerek bunlari yayma misyonuna girisiyormus kisvesine burunenlerin, ozellikle cokca Hristiyanlik ogeleri barindiran otesinde kutsal metin corbasi ile kafa bulandirmaktan baska bir ise yaramayacak mesaj ve tebliglerini okuyanlar, icerikleri itibariyla yeni ve bilinmedik bir sey soylemedikleri icin bu metinleri; ileri duzeyde bir uygarligin Dunyalilara tebligi olarak dusunmek yerine, peygamberlige ozenen bir takim yeni yetmelerin maksatli oykunmeleri olarak degerlendirip ciddiye almiyorlardir.

Sn. Haktan Akdogan ikide bir duzenledigi konferanslara o cenahtan mesajcilari da cagirip onlara propoganda yapma firsatini neden veriyor? Bence Haktan Akdogan’a sorulabilecek en önemli soru bu.

Haktan Akdogan’in cevabi “Evet… bu mesajcilara inaniyor teblig ve bilgilerini onemsiyorum” olur ise belki o zaman ben bu bir inanc meselesi der tartismaya devam etme geregi bile duymazdim.

Resmî sitelerinde ve Forumlarinda defalarca bu sorumu yanitlamasini istedim Sn. Haktan Akdogan forumu takip ettigi halde herhangi bir yanit vermedi.

Site yonetimi Sn. Akdogan adina akil yurutup “onemli olan tebliglerin icerigi degil, uzaylilarla temas ediliyor olmasidir, hem Hristiyanlik ogeleri kullaniliyorsa ne olmus yâni” tarzinda yanitlar vermeye calistilar ve sonunda da, ya cok soru sordugum icin ya da benim uzerimden Kamuoyunu tatmin edebilecek bir cevaplari olmadigindan, siteleri ile iliskimi kestiler.

Yâni kovuldum anlayacaginiz.

Yine de iyi niyetle Sn. Haktan Akdogan’in yanitini bekliyorum.

NecdetMart 17th, 2011 23:02

Bak Orhan Kardesim,

Sen belki bu konoda en son yorum yapacak kisisin, cünkü ufolojinin ne manaya geldigini malesef ne idrak edebiliyorsun, nede anlayabilecek kapasitesin.

Akdogan kendin Dünya ya kabulettirmis ve her türlü UFO görüntüleriyle ispatlamistir.
Cogu bilim adamlarida bu olaylari tasdiklemislerdir.

Onun hic bir cikari olmadigi gibi, bu konunun herkez tarafindan anlasilmasini saglamak icin caba göstermektedir. Yani senin bahsettigin gibi Hiristiyanlik propogandasi ile hicbir alakasi yoktur.

Simdi diyeceksinki bu adamda nereden cikti, bir Ufoloji sapigi daha diye!!!

Ben 4 senedir Internet vasitasiyla hem Türkce hem Almanca hemde Inglizce sitelerini arastirarak
Ufolar ile ilgili bir sürü bilgilere sahip olduktan sonra bu isin dogruluguna inandim.

Sunu bilmeni ve iyice düsünmeni sana tavsiye ederim, ALLAH su kainatta gözle görünmeyecek kadar büyüklükte bir DÜnya yaratmis ise, mutlaka baska gezegenlerde de baska türlü canlilar yaratmistir.

Malesef su anki Dünya teknolojisi ile onlara ulasmamiz mümkün degil, ama bir gün yakin bir zaman icersinde onlar ile temasa gececegimizden hic kuskun olmasin.

Bunu iyice düsün tasin, bana hak vereceginden eminim !!!!!!!!!!!!!

MKD: :D .

baysungur ozanNisan 13th, 2011 20:48

hocam ben bütün bunları,insanları gerçeklerden koparacak bu dünyada olan şeyler hakkında,insanlık hakkında,dünyada insanca bir yaşam düzeni kurmak hakkında,elle tutulur bir güzel dünya inşa etmek hakkındaki düşüncelerden uzaklaştırıp,tamamen hayali şeylerle meşgul olmaya uzaydan kurtarıcı beklemeye,mesihe,cine periye umut bağlamaya yönelik düşünülüp ortalığa saçılmış,bir yığın gerçekdışı hayallerle aklı fikri tütsülenmiş,uyuşmuş insanlar topluluğu yaratmak üzere bazı ”cin” :) fikirli insanlarca ortalığa bilinçli olarak salınmış şeyler olduklarını düşünmeden edemiyorum…(derin dünyasal birşeyler olabilir mi hocam,böyle şeylerle efsunlanmış insanlar kolayca yönetilmez mi… inşallah uçurangillerden olmamışımdır mazallah aman:) bunun için aslında bu tip şeylerin tehlikeli olduğunu düşünüyorum,sizin gibi gerçek bilim insanları aydın olmanın hakkını veren insanlar toplumu aydınlatıyor,lütfen bu modern zaman hurafeleri hakkındada bizi bilgilendirin böylece topluma ,en azından bu mekanda yazılarınızı okuyan insanlara önemli bir hizmet yapmış olacağınızı düşünüyorum,sizden doğrusunu,işin mahiyetini öğrenmek isterim hocam,saygı ve sevgilerimle…

PROFHaziran 2nd, 2011 16:36

Akıl,bilim,mantık,sentez yapabilme gücüİherşeye körü körüne inanmama yeteneği,araştırmacı bir kişilik yapısına sahip olmak =GERÇEKLER!!!!
BİLİMDEN AYRILMAYIN!!!BİLİMİN YOLUNU TAKİP EDERSENİZ GERÇEKLERE ULAŞIRSINIZ!!!ÖZELLİKLE BU SÖZDE UZAYLI ECÜŞ BÜCÜŞ VARLIKLAR İLE İLGİLİ BU YOLU İZLERSENİZ GERÇEĞE(ASLINDA BU İDDİALARIN NE KADAR MESNETSİZ OLDUĞUNA) ULAŞACAKSINIZ.TABİ BUNU YAPABİLECEK YETENEĞE DE SAHİP OLMANIZ GEREKİYOR.
SAĞLIKLI BİR RUH HALİNE SAHİP OLMANIZ GEREKİYOR!!!
SAĞLIKLI BİR RUH HALİNE SAHİP DEĞİLSENİZ KEREM HOCAM GÖZLERİNİZDEN ÖPER!!!!

MKD: Hiç dokunmadım…

selmaTemmuz 11th, 2011 13:40

Merhabalar Hoca’m,

Ben, bu ve buna benzer çoğu konuda araştırmalar yaptım. Fakat, dost meclislerinde dile getirmek bana hiç bir şey kazandırmadı. Aksine, insanlar yadırgadılar. Masonluk, ufolar, h.a.a.r.p., zihin kontrolü vs… gibi konuları bilmek şahsen çok şey değiştiriyor insanda fakat bu, bu kadarla kalmamalı. Bir şeyler yapılmalı ama nasıl? Yâni Hoca’m, diyeceğim o ki: Bilmek, tek başına getirisi olmayan bir element bence. İşlemek ve değerlendirmek gerek. Değerli yorum ve önerilerinizi bekliyorum.

Saygılarımla,
Selma K.

MKD: Sayın S, böyle yazıp anlatmaktan başka ne yapabiliriz ki…
Meselâ benim yazılarımı dağıtın.
Saygımla…

Yorum Yapın

Mesajınız