Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 3282 defa okundu.
Bu yazi bugun 4 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

MİSTİK ve DİNÎ YAŞANTILARIN PSİKİYATRİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Sevgili Mekâncılar,

Önceki gün Neslim’le 45 dakikalık tayyare ve 3 saatlik otobüs seyahati akabinde Afyon’a vâsıl olduk. Dün gece de döndük.

Ne için mi?

Afyon Kocetepe Üniversitesi Tıb Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nın tertiplediği 18. Anadolu Psikiyatri Günleri’ne iştirak etmek için… Bu kongrelere hemen hiç eksiksiz hep katılırım, pek çok konferansta ve panelde de yer aldım. Ayrıca, güzelim Türkiye’min daha önce göremediğim pek çok yerini de keyifle temaşa ediyorum bu kongreler vesilesiyle.

Pek çok değerli ve güzel panelin, konuşmanın arasında, bizim de bir panelimiz vardı. Konya Selçuk Üniversitesi’nden Fizyoloji Doçenti H. Serdar Gergerlioğlu, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden Psikiyatri Profesörü Dr. Nazan Aydın ve bendeniz, Gaziantep Üniversitesi’nden Psikiyatri Profesörü Halûk A. Savaş’ın moderatörlüğü altında psikiyatri biliminin transandantal dinsel ve mistik yaşantıları nasıl ele aldığını, alması gerektiğini tartıştık. Sabah 09:00’da başlamasına rağmen A Salonu’nun ciddi bir kısmı doluydu.

Din, mistisizm, paranormâl ve mistik yaşantılara “bilimsel” açıdan, bilimsel paradigmayla uzandık, pek keyifli bir panel yaşadık ve yaşattık.

Sanıyorum bu multidisipliner panel kendi kulvarında bir ilkti; çünkü konunun kendisi Sırat Köprüsü gibiydi. Esasen bu fikri ilk bir sene önce teklif ettiğimde arkadaşlar arasında haklı bâzı tereddütler doğmuştu ama takdimimiz bittiğinde kimselerden en ufak bir rahatsızlık gelmediği gibi, aldığımız tebrik ve teşekkürlere de pek sevindik.

O salonda Ateist, Marksist, Diyalektik Materyalist, Alevî, Sünnî, kafası karışık, başörtülü, mini etekli, kotlu, ütülü pantolonlu… pek çok meslekdaş veya asistan mevcuttu. Hepimiz sûlh ve sükûn içerisinde ayrıldık. Başka illerde de bunu tekrarlamamız için teklifler geldi.

Pek sevgili bir hocamız aramıza bilhassa tasavvufa vâkıf bir teologu da katmamızı teklif etti. Eğer vaaz vermeden, hakikaten teoloji bilimi zâviyesinden bizlerle beraber hareket edebilecek birisini bulabilirsek, bundan keyif duyacağımızı anlattık.

Sevgili Nazan Aydın meditaston ve dua gibi eylemlerde faâlleşen beyin bölgelerini gâyet güzel özetledi; hâttâ düzenli olarak yapılan ibâdetin frontal lob gibi bâzı beyin bölgeleri için koruyucu, geliştirici olduğuna dâir en son kaynaklardan bilgi aktardı. Sevgili H. Serdar Gergerlioğlu fizyoloji biliminin tâ sinir hücresi seviyesinde konuya yaklaşımını çok güzel özetledi ve kuantum teorisinin de katılmasıyla, konunun ne kadar sofistike hâl aldığını anlattı.

Üçüncü ve sonuncu panelist bendim. Hayatı oldukça iyi bilindiği için, Hz. Muhammed’in yaşadıkları ve hayatından hareketle konuyu tartıştım; Homo religiosusla Homo mysticus farkından bahsettim. Hiçbir bilimsel mantıkla Hz. Muhammed’in psikotik veya epileptik olamayacağını, yaşadıklarının assosiyatif dissosiyasyonlar olduğu hipotezimi anlattım.

   Teferruatı daha sonra paylaşırım.

      Şimdi yorgunluk atma zamanı…

         Tabii ki sâdece yarına kadar, hepsi bu!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 19 Haziran 2009 Cuma

Yorum Yapın

Mesajınız