BİR TESBİT ve BİR KOMİKLİK
Yâhu, sabah sabah gazetelere şöyle bir baktım da…
“Özgürlükçü solcuların” ayrılmasıyla bölünen ÖDP’nin başkanlarına bakın bir: Ufuk Uras ve Alpet Taş.
Bir de CHP İstanbul İl Başkanı’nı Gürsel Tekin’in fotoğraflarına göz atın.
Ortaklık ne mi?
Bu adamlar kravat takma özürlü; ilk ikisi ırgat gibi, üçüncüsü ise mafya lideri gibi, o da kravat takmıyor.
En gülümsettirici olan da, The Imam diye ti’ye alınan eski müftü İhsan Özkeş’le Gürsel Tekin’in yan yana fotoğrafları.
Türkân Saylan’ın cenazesindeki konuşması bu imamı CHP’li yaptı!
Hangisinin kim olduğunu bilmeseniz de, il başkan yardımcısı hangisi, imam hangisi dense, acaba cevabınız ne olurdu?
Hani kravatı haç sembolü sandığı için takmayan câhil kesimlerden olsalar anlayacağım da…
Bunlar “solcu”!
İmam kravatlı, CHP İstanbul İl Başkanı değil.
Önemli mi?
Değil mi?
İdentifikasyon nesnesi ne demektir?
***
Günün potu da gene Hülya Avşar’dan: “Bana san’atçı diyenlere çok kızıyorum; ben bir idolüm” demiş!
Açın da lûgatten bakın bir, idol neymiş!
Put muymuş?
Ne de olsa ikoncan olacak hâli kalmamış.
Yakında “enel Hak” filân da derse şaşmayın!
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 24 Haziran 2009 Çarşamba


San’atçı diyenler “edepsiz” mi olacak. Tayyip Erdoğan da akp’ye ak parti demeyin dyordu. muhabbetleri bol olsun.
Sevgili Hocam,
Yüreğimden gelen bir ses nedense İsmet Paşa’nın
“Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur” sözünü yorum olarak mekâna eklemem gerektiğini söyledi.
Ben de anlamadım.
Yürekten saygılar, sevgiler…
MKD: Bilmukabele…
kravat taktım kafam daha iyi çalışmaya başladı. Yada bir zamanlar şapka takıldığında, daha medeni olacağımız zannedildiği gibi. “Şapka kanunu” malumunuz, bir zamanlar mecburiydi şapka takmak.
Bizler medeniyeti hala şapkada, gömlekte, kravatta yada makosende arıyoruz. Ya içindekiler ne olacak. Aydınlanma kravatla falan olacak iş midir.
Gericilik ilericilik giyim kuşamla değil insanın beyninin içindekilerle izah edilebilir.
Prof falan olmakta önemli değildir. Bilime ve insanlığa ne kazandırdığınız önemlidir. Bizim prof’lar kısır kadınlar gibi. Tabii böyle olunca doğum da gerçekleşmiyor. Bu ülkede proföserden geçilmiyor ama bilimde aldığımız yol ortada. Yalancı pehlivanlar gibi, sözle herşeyi tuş ediyoruz ama meydana çıkmaya gelince hemen tüyüyoruz.
Hocam siz kravatı tartışmayı bırakın da bilime ne kazandırdınız onları anlatın. Bizde bilelimde takdirlerimizi sunalım.
MKD: Yorumsuz (imlâya ve Türkçe’ye dikiz)…
Kerem Üstâdım,
Ahmet Bey şapka devrimini anlamamış. Kravat espisini hiç anlmadığı gibi, belli ki bu yorumları buraya yazarken okuyanların ” acaba kafasını karıştırabilirmiyim” diye fikri silâhşörlüğe soyunmuş. Tabii ben en çok bu yazıları okumasına bayıldım. Diğerlerinden hiç ümidim yok ama Ahmet Bey’in bu yazıları okudukça bir gün Atatürk’ün kısa zamanda büyük işler yapmasının arkasındaki zekâ inceliğini göreceğini umuyorum. Ömrü vefa etseydi Ahmet Bey gibilerin sayısı daha az olurdu.
Kerem Üstâdım, bu yazıyı bir sataşmaya cevap görüyorsanız lûtfen yayınlamayınız. Ancak Atatürkçü refleksimizi ölmeyeceğini
, tam tersine aslında daha da ihtirasla savunucu olacağımızı anlatmamız gerekiyor.