AHMET İNAM HOCA’NIN CEVABI
Sayın Hocam,
İtirazlarınızı ve Türkçe anlatımımla ile ilgili eleştirilerinizi dikkatle okudum. Teşekkür ederim. Zahmet etmişsiniz. Öğrenmeye çalıştım. Çalışacağım. Kimi noktalarda anlaşamayacağımız anlaşılıyor. Tartışmayı anlamlı bulmuyorum.
Delikanlılığı bir “yaş aralığı” olarak anlatıyorsunuz. Elbette kelimenin böyle bir anlamı var. Dikkat ederseniz ben bu sözcüğü(siz bu kelimeyi sevmiyorsunuz, lütfen tahammül ediniz) farklı bir anlamda kullandım. Kullanacağım. Delikanlılık dünyaya, insana takındığımız bir tavrın adıdır. İleride bir yazı daha yayımlayacağım bu konuda. (Bu yazılar benimle yapılan bir söyleşinin sonradan yazıya geçirilmiş şeklidir. Diline yeterince özen göstermem gerekirdi!) Seksenlik bir insana da delikanlı dendiği olur. Ben biraz cesurca kullanıyorum bu sözü. Bu kavramla felsefede başarmayı düşündüğüm işler var.
Sevgili Hocam,
Ruh hekimleri ile sorunum konusunda tahmininiz ilginç. Felsefenin bir ruh bakımı olduğunu ustam Sokrates’den öğrendim.
Sevgiyle kalın hocam, ilginiz beni mesrûr etti. Web sayfanızda yer almak benim için bir şereftir.
Ahmet İnam
MKD: Sevgili Ahmet İnam Hocam, bu seviyeli muhaverat gençlere örnek olur inşallah. Gönülden saygı ve sevgilerimle…


Ahmet Hoca o yaşında “öğrenmeye çalıştım, çalışacağım” der de ben nasıl böyle seviyeli bir muhâverâttan bir şey öğrenmeye çalışmam?
Kendi yanlışımı tashîh ediyorum: “Muhâverât” çoğul bir kelimedir ve bundan önce “bir” denemez.
MKD: Muhavere tekil, muhaverat çoğul; doğru. Yâni muhavereler; diyelim ki falanla filân uzun süre muhavere ettiler, bir süre ara verip tekrar muhaverata geçtiler. Bunların küllüne bir “muhaverat” neden denmesin?
Dostlar,
Arapça’dan dilimize geçen bâzı kelimeler günlük kullanıma öyle yerleşmiş ki, çoğulu tekil olarak kullanılır olmuş. Muhavere kelimesi çok sık kullanılmıyor artık, ancak meselâ evrak, tebligat, evlât kelimeleri buna güzel birer örnek. “Borçluya bir tebligat çıkartalım”, “Ne hayırlı evlâtlarsınız!” veya “Bu evrakları dosyasına koyun” gibi cümleleri çok sık duyuyorum. Doğrusunu öğretmeye çalışıyorum ama genç kuşağın fazla dikkate aldığını sanmıyorum. Merak da etmiyorlar zâten.
Sevgiler,
TS
MKD: Sevgili Tâhir, tebligatın tebliğler, evrakın varakalar olduğunu öğretmek bizim boynumuzun borcu da… Evlât kelimesinin tekilinin velet olduğunu kabûl ettirmek biraz güç olacak
Ama bir güzel örneğimiz var: Sultan Veled, Hz. Mevlânâ’nın oğlu…