Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2182 defa okundu.
Bu yazi bugun 6 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

TÜRK SOYKIRIMINA ÇEYREK KALA

Sevgili Mekâncılar,

Önce, Aydınlık dergisinde 1 sene kadar önce neşredilen bir makaleyi iktibas edeceğim, sonra da kendi yorumumu ekleyeceğim.

***

Taraf Gazetesi’nin Finansörü Fethullah Gülen!

DÜĞMEYE BASILDI, DÖRT KOLDAN PARA AKIYOR

Aydınlık, 13 Temmuz 2008

Taraf’ı çıkaran Alkım Gazetecilik, 1992’ye kadar küçük bir yayıneviyken ve batma noktasındayken birdenbire durumu düzeltti. Alkım Yayınevi’nin borçlarını Fethullah bağlantılı Albaraka Türk çekleriyle ödemesi yayıncıların dikkatini çekmişti. O tarihten sonra, birileri, Savaş ve Başar Arslan kardeşlere “yürü” dedi. AKP iktidarıyla birlikte ise “kanatlandılar”! Arslan kardeşler, Brüksel’de büro açıp AB’yle de ilişkiye geçtiler.

Fethullahçı gladyo TSK’ya karşı Ergenekon operasyonunu başlatırken, Pentagon, Taraf için de düğmeye bastı. Yasemin Çongar, Amerika’dan görevli olarak gönderildi. Burada, ABD İstanbul Başkonsolosluğu kolları sıvadı.

“Vatanı bir kadın memesine satarım” sözüyle meşhur Ahmet Altan, 30 bin YTL maaşla gazetenin kuruluş görevini üstlenmesi için ikna edildi. Taraf yayına başladıktan sonra ayrılacağını söylemişti, ayrılmadı, genel yayın yönetmeni oldu.

Gazetenin sâhibi, Alkım Gazetecilik adına Başar Arslan oldu. Ahmet Altan’ın belirttiğine göre Başar Arslan yayın çizginse hiç karışmadı, odasını bile Altan’a bırakıp gitti.

İLK DESTEK FETHULLAH CEMAÂTİNDEN

Ahmet Altan 10 Kasım 2007 tarihli Zaman gazetesinde yayımlanan röportajda, Taraf gazetesinin ilân gelirlerine dayanacağını söylemişti.

15 Kasım 2007 tarihinde yayına başlayan Taraf’taki ilânlara bakıyoruz, Alkım Yayınları dışında, 2008’e kadar ilk bir ayda Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ağırlıkta.

Kimse Yok mu Derneği 2002 yılında Fethullah’ın Samanyolu Televizyonu bünyesinde “Kimse Yok mu?” programı ile başladı. AKP iktidarı Kimse Yok mu Derneği benzeri vakıf ve dernekler için gelir vergisi kanununu değiştirdi, bu derneklere yapılan bağışlar vergiden muaf tutuldu.

Mehmetçik Vakfı gelir vergisinden muaf tutulmadı, her ne hikmetse.

Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, şimdi 5 kıt’ada faâliyet yürütüyor, katrilyonlara hükmediyor.

Uzmanlar, Fethullah cemaâti üzerinden aktarılan paraların asıl kaynağının Amerika olduğunu, Soros’un açık toplum enstitüsünden geldiğini belirtiyorlar.

Devlet’in Halkbank’ı ve Vakıfbank’ı ile Fethullah Gülen, daha ilk aydan Taraf’a ilân verenler arasındaydı!

TAYYİP’in TMSF’si BASTI, DAĞITTI

Taraf’ın tanıtım ilanları da Fethullahçı Zaman gazetesi tarafından yayımlandı. Hem Zaman, hem Fethullah’ın diğer yayın organı Aksiyon, Ahmet Altan ve Yasemin Çongar röportajlarıyla gazetenin tanıtımını yaptı. Taraf’ın iki de transferi var Zaman’dan.

Fethullah Gülen Taraf1

Yorumsuz

Biri, bildiğiniz Etyen Mahçupyan, öbürü Gülen bursuyla Amerika’da eğitim gören Leyla İpekçi.

Taraf, bir devlet kuruluşunun, TMSF’nin elindeki Sabah’ın baskı tesislerinde (Princity) basıldı, dağıtımını da TMSF’ye teslim edilen Merkez Dağıtım yaptı.

Alkım’ların TMSF Başkanı Ahmet Ertürk’le yakın ilişkisi olduğu belirtiliyor.

Sabah gazetesi tüm tesisleriyle birlikte Damat Bey’in Çalık Holding’ine devredildikten sonra ise Taraf, yine aynı tesislerde basılıyor, yine Çalık Holding’in elindeki Turkuvaz Dağıtım tarafından dağıtımı yapılıyor.

Çalık dışındaki tâliplilerin Sabah ihâlesinden en ufak bir ses çıkarmadan çekilmesinde de Amerikan-İsrail diplomatlarının veya istihbarat kuruluşlarının etkisi var mıdır, ne dersiniz?

ALTAN, “EGEMEN GÜÇ’TEN” DAHA FAZLA DESTEK TALEP EDİYOR

“Eğer sizin sattığınız mal zararla satılıyorsa, bu zararı başka yerden karşılamak zorundasınız” demişti Ahmet Altan, Taraf gazetesi çıkmadan 5 gün önce. 10 Kasım 2007 tarihli Zaman’da yayımlanan röportajda Altan, sözlerini şöyle sürdürüyordu: “Bu da sizi bir yere karşı boynu eğik hâle getirir. O yerin neresi olacağına siz kendiniz karar verirsiniz. Ya bir iktidardır, ya bir hükûmettir, ya egemen bir güçtür, ya size ilân verecek olandır. Biz hiç kimseye karşı boynumuz eğik olsun istemiyoruz. 1 YTL’den satmamızın nedeni bu”.

Ahmet Altan’ın anlattığına göre Fethullah cemaatinden gelen ilân paraları ile iktidarın baskı-dağıtım desteği, gazetenin 1 milyon liradan daha ucuza satılmasına olanak vermiyordu. Daha büyük paralar gerekiyordu.

Kendi deyimiyle “Vatan satıcısı” Altan, bağlı olduğu “egemen güç’ten” daha fazla destek talep ediyordu.

O destek 4 ay içinde geldi. Taraf, 8 Mart 2008 tarihinden itibâren 40 kuruşa düşürüldü.

AYDA EN AZ 500 BİN DOLAR!

40 kuruşa gazete çıkarmak, ayda en az 500 bin Dolar zarar demek. Yayın sektöründen işadamları, “Matbaanız ve dağıtım şirketiniz yoksa zarar en az ayda 500 bin Dolar olur” diyor.

Taraf, ilk 4 aylık yayın çizgisiyle bu parayı “hak etmişti”!

Pentagon güdümlü Fethullahçı gladyo da daha çok satan bir “tetikçi gazete’ye” ihtiyaç duyuyordu.
Değişik gazetelerdeki bağlantı mekanizmaları artık temel operasyonlar için yeterli sonuç vermiyordu.

ABD-İsrail bağlantılı Fethullah sermayesi daha aktif bir biçimde Taraf’a para akıtmalıydı. 4. ayında, Taraf gazetesine ve Alkım Yayınevi’ne “çok büyük para akışının başladığı” belirtiliyor.

Taraf odaklı para akışı ve karmaşık ilişkiler öyle boyutlara geldi ki, Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre, 40 yaşında medya patronu olan Başar Arslan şu sıralar paniğe kapılmaya başladı.

21 MART OPERASYONUNDAN 13 GÜN ÖNCE

Taraf gazetesinin 40 kuruşa düşürüldüğü tarih 8 Mart. Fethullahçı gladyonun üçüncü ve ilk geniş kapsamlı Ergenekon operasyonunun tarihi 21 Mart. 21 Mart’ta Türkiye, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’ten, Cumhuriyet, Aydınlık ve Ulusal Kanal Genel Yayın yönetmenlerine, Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’na varan geniş çaplı bir operasyonla sarsıldı.

İşte, Taraf o günler için çıkarılmıştı.

FETHULLAHÇI İSTİHBARATIN PSİKOLOJİK SAVAŞ BÜLTENİ

Taraf işin öylesine göbeğindeydi ki, sanık avukatlarına gösterilmeyen “belgeler” Fethullahçı gladyo tarafından Taraf’a servis ediliyordu. Bunların en çarpıcısı, baskından önce Alkım Yayınları’nın Ankara’daki bürosundan Taraf’a fakslandığı anlaşılan “Yargıtay Krokisi” belgesiydi.

Fethullah, Taraf’ı yalnız parayla değil, kirli haberlerle de besliyor.

Fethullah Gülen Taraf

Taraf, Fethullahçı istihbaratçıların servis ettiği haberlerle çıkıyor. Emniyet’te yuvalanmış F tipi istihbaratçıların basın bülteni gibi.

Ahmet Altan’ın medyayı peşlerinden sürükleme iddiasıyla, “Babıâlî’nin kimyasını değiştireceğiz!” sözleri böylece anlam kazanıyordu. Gazete hem F tipi istihbaratçıların yürüttüğü psikolojik savaşın aracı misyonunu yürütüyor, hem de haber kaynaklarının Genelkurmay’dan olduğu yalanını ortaya atıyor. Bu da tipik bir istihbaratçı numarası.

Fethullahçı Gladyo’nun çok sık başvurduğu bir tertip.

HER GÜN SATIR SATIR ÇEVİRİSİ YAPILIP, AB’YE SUNULUYOR

Gazeteyi çıkaran Alkım Yayınevi’nin sâhibi Savaş-Başer Arslan kardeşler, Brüksel’deki büroları kanalıyla Avrupa Birliği’yle de ilişkiye geçtiler.

Taraf gazetesinin satır satır çevirisi yapılıp her gün Avrupa Birliği’nin önüne konuluyor!

AB, gazetelere doğrudan hîbe yapamıyor ama yayınevlerine yapabiliyor. Alkım Yayınevi’nin, Ahmet Altan’ın “İçimizdeki Bir Yer” adlı romanının, 2004’te AB parasıyla basıldığı belirtiliyor. 1 milyon adet basılıp mâliyetinin 4′te biri fiyatına satılan Altan projesi, AB fonlarınca desteklendi. Gazete bâyilerine kadar ulaştırılan kitap için bakkallara bile stantlar yerleştirmişti. Ardından, Alkım Yayınları, Sabah gazetesiyle işbirliği yaparak Millî Eğitim Bakanlığı onaylı Yüz Temel Eser’i basmıştı.

AB ile kurulan bu köklü ilişkilerin, bugün para kanallarının çeşitlenmesinde etkili olduğu belirtiliyor.

HARİRİ’DEN ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ’NE

Haziran alından itibâren Taraf’ta yayımlanan ilânlar çoğaldı ve çeşitlendi: Uluslararası Af Örgütü, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Asya Finans, İsrail-MI6 bağlantılı Hariri’ye satılan Türk Telekom’un tam sayfa ilânları Taraf’ta dikkat çekici sıklıkta yayımlanıyor.

İlân, bir gazeteye para aktarmanın yasal ve gözle görülür yöntemi. Ama tek yöntem değil.

Bir bankacı, “unutmayın Türkiye’de para giriş çıkışı çok kolaydır. Hiç bir denetim yok” diyor.

TARAF AKP’Yİ HİZAYA SOKUYOR

Taraf, Nisan-Mayıs aylarında yaptığı yayınlarda “Ergenekon Ordu’ya uzanmalı” kampanyası yürüttü. Bu yayınlar sırasında Taraf, Tayyip-Gül bölünmesinde açıkça Abdullah Gül yanlısı yayın yaptı. Zamanında Taraf’a destek veren Tayyip Erdoğan, bu kez Taraf gazetesinde “korkaklıkla” suçlandı.

Yasemin Çongar, 2 Haziran 2008 tarihli Aksiyon’da yayımlanan röportajında şöyle diyordu: “Diyelim ki AK Parti büyük bir pazarlık yaptı, Ergenekon’u güdük bıraktı, AB konusunda zâten durgun olan politikasını sürdürme sözü verdi, diyelim ki devletin antidemokratik alışkanlıklarını ve uygulamalarını sorgulamayacak noktaya geldi, o zaman kapatılmaz belki; ama AK Parti, AK Parti olmaktan çıkar. Bu toplum da önümüzdeki seçimde başka bir parti bulur kendine”.

PSİKOLOJİK SAVAŞIN KARARGÂHI

Haziran’dan itibâren Taraf gazetesi, hemen her gün TSK’ya karşı bir yalan uydurup manşetine taşıdı. İşte birkaç manşet “haber”:

- Genelkurmay’ın yeni kontrgerilla plânı (2 Haziran).

- Asker.

- Rektör kumpası (8 Haziran).

- Yakında darbe olacak (10 Haziran).

- Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planı (20 Haziran).

- Dağlıca baskını biliniyordu (25 Haziran).

ORG. BÜYÜKANIT: O GAZETEYİ FİNANSE EDEN KİM ONA BAKIN!

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 20 Haziran’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı duvarına asılan Atatürk Rölyefi’nin açılış töreni sonrasında verilen resepsiyonda şunları söyledi: “O gazeteyi finanse eden kim, siz ona bakın; bakın sâdece o gazetenin finansörü diyorum”.

Orgeneral Büyükanıt’ın “o gazete” dediği Taraf. Genelkurmay Başkanı, aynı resepsiyonda şunları da söyledi: “Dünyada bu kadar saldırıya uğrayan başka bir silâhlı kuvvetler var mı? Hele ki bu dönemde. Terörle mücadelede en başarılı olduğu bir sırada”.

Gazete, 20 Haziran 2008 tarihli sayısında, Genelkurmay Karargâhı’nda hazırlandığını iddia ettiği bir dokümanı manşet yapmıştı. İşte Org. Büyükanıt da “o gazetenin finansörünü” bu son saldırıdan sonra gündeme getirdi. Aydınlık’a ulaşan bilgiye göre Genelkurmay Başkanı, bunları söylerken “finansörün” kim olduğunu da bilerek söylüyordu.

Ama Taraf’ın Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, Fethullahçı para kaynakları apaçık olduğu hâlde, bu sefer de Genelkurmay Başkanı’nı “bildiği para kaynağını açıklamaya” çağırdı. Gazetenin 22 Haziran 2008 tarihli manşeti de bu yöndeydi.

VE 1 TEMMUZ

Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden emekli iki subayın, Org. Hurşit Tolon ve Org. Şener Eruygur’un tutuklanmasıyla sonuçlanan son operasyonla birlikte Taraf, âdeta bayram ilân etti. 2 Temmuz günkü manşet şöyleydi: Cumhuriyet tarihinde ilk defa/ Darbeci paşalar gözaltında.

6 Temmuz 2008 tarihli Taraf’ın manşeti şöyleydi: Yargılanacaklar!

Aynı gün, Emekli Oramiral Özden Örnek’e âit olduğu öne sürülen “Darbe günlükleriTaraf gazetesince yeniden piyasaya sürüldü. Taraf bununla da kalmadı, bir darbe plânı daha piyasaya sürdü.

Operasyon günü Taraf yine TSK’ya saldırı hâlindeydi. 1 Temmuz günü Taraf gazetesi, CIA’nın kontrolündeki Tuncay Güney’in ifâdelerine dayanarak, Ordu’nun bölündüğünü öne süren bir manşetle çıkmıştı.

NEDEN TSK HEDEF?

Yasemin Çongar, Aksiyon’daki röportajında TSK’yı neden hedef aldıklarını anlattı. 1 Mart Tezkeresi’nin reddedilmesi Çongar’da, onların jargonuyla travma yaratmış anlaşılan. “Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı askerleri gemide bekliyordu, Türkiye üzerinden Irak’a geçmek için. Son anda savaş plânları bozuldu” diyor Çongar, “Amerika’nın çıkarları Irak’ın bölünmemesinden yana. Yine o çıkarlar, Irak’ın bugünkü federal yapısını koruyarak Türkiye ile sağlam ilişkiler kurmasını gerektiriyor”.

Ahmet Altan da Zaman’a konuşurken TSK’nın Kuzey Irak operasyonuna şiddetle karşı çıkıyor ve şöyle diyor:

“Bunun bedelini kim ödeyecek? Onlar mı, çocuklar mı?”

Yine Yasemin Çongar, Genç Siviller’in düzenlediği bir panelde “Ergenekon sâdece toplum düşmanı değil, dünya düşmanı bir örgüt” diyordu, “Türkiye’yi dünyadan koparmaya çalışıyor”.

Kimden? Çongar’ın yanıtı şöyle: “Başta Avrupa Birliği’nden, ABD’den ve diğer ülkelerden de”.

TSK DÜŞMANLIĞI, TARAF İÇİNDE DE TARTIŞMA YARATTI

Taraf’ın yayınları gazetenin kadrosu içinde de tartışma yarattı. Mayıs ayı içinde bâzı muhabirler gazeteden istifa etti. 27 Mayıs 2008 tarihli Gerçek Gündem internet sitesinde “Ahmet Altan’a istifa şoku” başlığıyla yer alan habere göre istifacılar arasında Alev Er de vardı:

Taraf gazetesinin yayın politikasına dayanamayan yedi kişi ilişiğini kesti. Taraf gazetesinin Fethullah Gülen-Abdullah Gül hayranlığı çalışanlarını da bıktırdı. Gazetenin yedi çalışanı yönetime istifasını sundu. Gazetecilerin ayrılma gerekçesinin “yayın politikası” olduğu öğrenildi.

“Bize böyle bir gazete yapılacağı söylenmemişti” diyordu ayrılanlar. “Demokrat, sivil, özgürlükçü bir gazete yapılacaktı. Ancak, 17 Mayıs günü Deniz Gezmiş hakkında (ırkçı-yabancı düşmanı) diye bir yazı basıldı. Herkesin kafası karıştı. Biz de bu tablo içinde görünmek istemedik”.

Bir başkası şöyle konuşuyordu: “Fethullah Gülen ve Abdullah Gül yanlısı gazete yapılıyor. Belgesiz bilgisiz bir şekilde TSK karşıtı haberler yer alıyor. Bunu anlatmaya çalıştık. Ama kimse dinlemedi”.

Haziran başında ise bir kısım Alkım Kitabevi üyeleri “sola ve devrimci değerlere karşı kampanya başlattığı için” üyeliklerinden istifa ettiler. “Biz, artık, niyetin ne olduğunu anlamış bulunuyoruz” diyordu istifacılar, “Vakit, Yeni Şafak, Zaman gibi bir yayın olacaksa Taraf gazetesi, kimsenin tuttuğu yok. Ancak net olarak açıklasın, Truva atını kimse oynamasın”!

İSRAİL KONSOLOSLUĞU’NDAN TARAF’A ZİYARET

Yalnızca Amerikan Konsolosluğu değil Taraf için kollarını sıvayan.

Gerçek Gündem adlı internet gazetesi, 8 Temmuz günü Taraf gazetesini İsrail Konsolosluğu’nda görevli bir kadın ile bir erkeğin ziyaret ettiğini yazdı.

Ziyaretçilere üç de koruma eşlik etmişti. Haberde şu satırlara yer verildi:

Taraf’ın İstanbul Kadıköy’deki bürosunu ziyaret eden İsrail Konsolosluğu yetkilileri, binaya zırhlı bir araçla geldi. Taraf’taki gazetecilerin Gerçek Gündem’e verdiği bilgiye göre, İsrail yetkilileri önce Yasemin Çongar’la, ardından ise Ahmet Altan’la görüştü. Ziyaretçiler, Altan ve Çongar, daha sonra hep birlikte yemeğe çıktılar.

Yasemin Çongar’ın başka görevleri de var Taraf için, taa Amerika’dan getirilen Yasemin Çongar, “Milliyet’in önerdiği tepe yöneticilik teklifini de bağımsız gazetecilik yapabilmek adına reddettiğini” anlattı orda burada. Ayrıca onun görevi gazetecilikle, hâttâ Taraf’la sınırlı değildi.

2 Haziran 2008 tarihli Aksiyon’da şöyle diyordu Çongar:

“Batı artık Türkiye ile ilişkilerini tamamen devlet üzerinden değil, iş dünyası ve sivil toplum üzerinden de kurmaya başladı. Sâdece İstanbul ve Ankara’yla değil, Anadolu ile de temas ediyorlar artık. Taraf için döndüğümden beri 7 ay içinde birkaç kez Güneydoğu’ya gittim, Orta Anadolu’yu 10 yıl aradan sonra gördüm”.

Çongar’la kol kola gördüğümüz isimlerin başında Yıldıray Oğur geliyor. Oğur, Genç Siviller adlı örgütün başkanı. Soros’tan besleniyor, Türkiye’de de “Turuncu Devrim” denemesine hazırlanıyorlar.

***

Bakın, o zamandan beri neler olduğuna…

Ne kadar Atatürkçü, samimi milliyetçi/ulusalcı ve önemli adam varsa, tamamen hukuka aykırı bir şekilde içeride; maddeten ve mânen işkence görüyorlar. Kabahati veya suçu olmayan bir insanın hürriyetinin elinden alınması bizâtihi işkencedir.

Bilgi Üniversitesi ve benzerlerinde Cumhuriyet’in temel değerleri ve sembolleri öldürülüyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde PKK’lılar cirit atıyor. Sabancı ve Koç gibi özel üniversitelerden de kötü kokular yükselmekte!

En son olarak da Türk Silâhlı Kuvvetleri’ne ve Yüksek Yargı’ya saldırıyorlar. Genelkurmay Başkanı’nın “kâğıt parçası” dediği fotokopi için gece yarısı yasa çıkarılarak bir askeri içeri atıyorlar, ertesi gün de ikisi salıverelim, birisi içeride tutalım diyen hâkimler tarafından “oy çokluğuyla” serbest kalıyor.

Hepimiz Hırant’ız” diye gösteri yapanlar Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde slogan atıyorlar. Kürtçülük artık vak’ayı âdiye hâline geldi; bütün şartlı reflekslerimiz söndürüldü, bir korku ve polis devleti hâkim. Çin’deki Türkler’e alenî soykırım yapılıyor; görmüyor musunuz ki 10-15 sene zarfında Kürdiye olacak bu memlekette de Türk soykırımı yapılacak!

Uygurlar2

Askerimizin başına çuval geçiren Amerikan askeri ölmüş

   ve yeni açıklandı ki meğer tepede pek çok Amerikan askeri ve Kürt,

      ellerinde silâhla orayı taramak için bekliyorlarmış.

         Dün bunu yapanlar, yarın ne edecekler dersiniz?

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 06 Temmuz 2009 Pazartesi

Yorum Yapın

Mesajınız