Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1879 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

MAÇKA CHOCOLATE CAFE!

Fakirin bir prensibi vardır; belli yerleri kafama yazarım ve yeme içme işlerini oralarda hâllederim. Pek fazla yenilik arayıcısı değilimdir. İyi de bahşiş bırakırım.

Tam da İstinyepark yazısının akabinde denk düştü!

Bizim muayenehâneye de yakın, servisi kaliteli, elemanları güler yüzlü bir mekân vardır: Maçka Chocolate Cafe; 24 saat açık oldukları için ben Avrupaî İşkembeci diye de takılır(d)ım.

Senelerdir bilhassa hastalar çok geç bitip yorgun argın hâle düştüğümüzde, soluğu da orada alırız. Benim dört çeşit peynir üzerinde sucuklu, Neslim’in de deniz ürünlü pizzalarımızı daha ısmarlamadan fırına koyarlar, içkilerimizi getirirler.

Geçen gece aynı şekilde gittik. Her zamanki kadar yiyip içtik ve hesabı istedik.

Her zamankinin iki misli geldi, itirazıma da aldırış edilmedi.

Yanıma iki Pitbull alıp basacak hâlim yok ya!

Paşa paşa ödedik, ayrılırken bunu dört bir yere duyuracağımı da nâzikçe söyledim kendilerine…

Demem o ki, siz siz olun, Maçka Chocolate Cafe’de yiyip içmeden önce iyi düşünün.

Yâhut, ekseriyet gibi, bir bira veya kahveyle dört saat oturup etrafı süzün; kesişin filân.

   Ama “yemeden” önce iyi düşünün.

      Sonra “söylemedi” demeyin hani…

Mehmet Kerem Doksat İstinye – 25 Temmuz 2009 Cumartesi

Yorum Yapın

Mesajınız