BAKIN BAŞIMIZA NE ÇORAPLAR ÖRÜLÜYOR?
Devletlû’yla, Türk(!) buluştu, 1 saat görüştü, açıklama yapmadılar.
Tâ 20 sene önce yazdıklarım, düşündüklerim nasıl da çıkıyor!
Zayıflamamızı dört gözle bekleyen Yunanlar 12 Ada’ya mühimmat ve silâhın yanı sıra, özel eğitimli komandolar yığıyorlar! Bir yandan da 12 mil sahanlık iddialarını tekrarlayarak Ege’de petrol vs. aramaya hazırlanıyorlar; hemzaman olarak Kıbrıslı Rumlar da aynı şeyi yapıyor.
Cüneyt Ülsever namlı kişi Habertürk’te “sükûtu hayâle” uğradığını söylüyor. Hürriyet’te de yazan ve eğer yanılıyorsam düzeltin, “Türkiye, Türkler’e bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir” diyen bu detektif romanı muharriri Türkçe’yi katlediyor: “Sukut-u hayâle uğramak” denir, “sükût” değil. İkincisi sessizlik demek, birincisi ise “parçalanma, kırılma”. Aynı Habertürk’te sürekli olarak Kürt “aydınlar” çıkartılıp konuşturuluyor.
Milliyetçi Hareketsizlik Partisi’nin “başkanı” sâdece gölgesiyle dövüşüp “çirkin” filân diyor; Baykalma “öghhh, hımmmh” diyor. Danışıklı dövüş bunlar, sakın yutmayın!
TSK’yı dâhilî bedhahlar “hâlletmekte”, eh, hâricîler de ânında devreye giriyor tabii.
Ulu önder’in Gençliğe Hitâbesi’ni tekrar tekrar okumak için tam zamanıdır.
Gölgeler yok oldu, çalışma zamanıdır.
Tasavvur edin, bu muazzez Ordu tükürsek boğabileceğimiz bir Yunanistan’la dahi harp edemeyecek hâle getiriliyor.
KKTC’de tazminat ve toprak verme işleri de hâlloldu!
Geriye Türkiye’nin ve Türklüğün hâlledilmesi kaldı.
Az kaldı, hem de çok az!
Saçılım ve dağılım gümbür gümbür geliyor.
Yâ Rabbim, bu milletin başına ne çoraplar örülüyor!
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 05 Ağustos 2009 Çarşamba

