HAZRETİ MUHAMMED TÜRK MÜYDÜ? 3
Yazarın tezi, her dilde başka dilden ödünç kelime bulunabileceğidir; nitekim Sümerologlar da (meselâ Landsberger) vaktinde Sümerce metinlerde geçen ama Sümerce olmayan, daha kuzeydeki (yâni Anadolu’nun Doğusu) bir kavimden alınmış olabilecek kelimeleri listelemiştir. Yazar işte o kelimeler üzerinde çalışır ve linguistik yöntemlerle onlardan 166 tânesinin Türk dilinin kelimesi olduğunu savunur.
| Sümerce |
Karaçay Türkçesi |
Türkiye Türkçesi |
|
az |
az |
Az |
|
baba |
ata |
Baba (ata) |
|
gaba |
gabara |
Yünlü yelek |
|
daim |
dayım |
Doyum, doyma |
|
me |
men |
Ben |
|
mu |
Bu, ol |
Bu, o |
|
ne |
ne |
Ne |
|
Ru |
ur |
Vur |
|
Er |
er |
Er, asker |
|
Tu |
Tuv- |
Doğ- |
|
Tud |
tuvdu |
doğdu |
|
Ed |
öt |
geç |
|
Çar |
çarh |
çark |
|
guruvaş |
karavaş |
Kadın köle |
|
uş |
üç |
üç |
|
üd |
ot |
Od, ateş |
|
Uzuk |
uzun |
uzun |
|
Tuş |
tüş- |
Düş-, aşağı inmek |
|
Eşik |
Eşik |
Eşik, kapı |
|
Aur |
avur |
ağır |
|
Jau |
Jav/cav |
Yağ |
|
Jen |
Jer/cer |
Yer |
|
Egeç |
egeç |
Kız kardeş |
|
Or |
or |
Orak çalmak |
|
Kal |
kal- |
Kal- |
|
Kız |
kız |
Kız |
|
Kuş |
kuş |
Kuş |
|
Uat |
uvat- |
Ufala-, kır- |
|
Jarık |
Jarık/carık |
Aydınlık, ışık |
|
Jaz |
Jaz/caz- |
Yaz- |
|
Jün |
Jün/cün |
Yün |
|
Jol |
Jol/col |
Yol |
|
Jır |
Jır/cır |
Türkü, şarkı (Ir) |
|
Jarım |
Jarım/carım |
Yarım |
|
Çolpan |
çolpan |
Çoban (Sabah) yıldızı |
|
Çibin |
çibin |
Sinek (cibin-lik) |
|
İrik |
İrk/irik |
5 yaşındaki koç |
|
Kur |
kur |
Kur- |
|
koru |
koru |
Koru- |
|
küre |
küre |
Küre- |
|
Kadau |
kadav |
Sürme kilit |
|
Kan |
kan |
Kan |
|
San |
san |
Sayı |
|
İkki |
eki |
İki |
|
Buz |
buz |
Boz |
|
Üz |
üz |
Kopar |
|
Süz |
süz |
Süz |
|
Ez |
öz |
Öz, kendi |
|
Ör |
öl |
Öl |
|
Ul |
ul |
Oğul |
Kitap Türk Dil Kurumu tarafından yayınlanmıştır.
***
http://www.bilgipasaji.com/forum/tarih-cograyfa-418/73595-sumerler-turk-mu.html
1847 yılında Mezopotamya’da Asur ve Babil Medeniyetleri’ni araştırırken hiç tanımadıkları bambaşka onlardan daha eski “Sümerliler” denilen çok yüksek seviyeli bir kültür bulmuşlardır.
Bugün Sümerliler denilen medeniyeti Almanlar’dan İngilizler’e, Farslar’dan Araplar’a kadar birçok millet sâhiplenmekte ve atalarının Sümerliler olduğunu ileri sürmektedirler. Bunun nedeni şüphesiz medeniyetin, tarihin, hukukun, bilimin, edebiyatın, tarım ve ekonominin Sümerler’le başlamasıdır. Sümerolog çoğu Türk Dili ile Sümer Dili’nin akraba olduğunu başka bir bağıntıları olmalarını ileri sürmekte ve Türklüğü’nü saklamaktadır; tâ ki Cumhuriyet Dönemi’nde Atatürk zamanına kadar.
İnsanlık tarihinin insanlığın inanç edinmesiyle geçmişi MÖ 13.000 yıllarda sona eren Buz Çağı ve Altay inançları ile başlar. Daha sonra MÖ 9000 yıllarında Altay Dağları’ndan inen Sümerler güneye daha sıcak coğrafyaya yerleşmişlerdir. Türkmenistan’ın Aşkabat kenti yakınlarında Gök tanrı ANU adına ANAV kentini kurmuşlardır. İlk olarak insanlığın tarım yaptığı yer burasıdır. MÖ 4500 yıllarda ANAV kentini bırakıp Mezopotamya’nın verimli topraklarına göçmüştür.
Sümerler’in Altaylar’da Buz Çağı’nın eski karanlığın gecelerin bezginliği ile güneşin ışığını tanrının tezâhürü kabul ve tanrının gökte var olduğuna inanarak bir inanç geliştirdiler. Buna Giganu (Göktanrı) adını verdiler. Daha sonra geceleri güneşin ışıklarını yansıtan ayı 2. Tanrı olarak gördüler ve dişi inanç kavramı olarak Toprak Ana ile özdeşleştirdiler. İşte tüm dil ve dillerin çıkmasının kaynağı güneş olmuştur. Daha sonra bir Sümer Türk’ü olan Hz. İbrahim (er-baim) Tanrı’nın ne güneş, ne ay ne de başka bir cisim olmadığa inanarak, Semavî Dinler’in doğmasına sebep olmuştur. Bunu iyi bilen Atatürk, devrin en büyük projesi olan Güneş Dil Teorisi’ni hazırlatmış, desteklemiş ve inanmıştır. Güneş Dil Teorisi, bütün dillerin Türkçe’den geldiğini ispatlayan bilimsel çalışmadır.
Sümerler’de 8 yıldız inancı olması Türklüğü’nün diğer bir kanıtıdır. 8 yıldız (Göktanrı, Oğuz Kağan ve 6 oğlunu simgeler) sâdece Sümerler’de değil Hititler’de, Asurlar’da, Akadlar’da ve Maya ve Aztek medeniyetlerinde görülmektedir. Ayrıca hükümdarın Tanrı tarafından tahta çıkarılması inancı (kut anlayışı) Sümerler’de de olması bir tesâdüf değildir.
Sümerler’le bir benzerliğimiz de edebiyat alanındadır. Sümerler’in Gılgamış Destanı ile Dede Korkut destanları birbirine benzemektedirler. 2 destan da 12 parçadan meydana gelmekte, kahramanların başına ne gelirde uykudan gelmesi, Sümerler’de Guti Kralı İnkuşi ile Dede Korkut’taki Enkuşun isim benzerliği bir tesadüf değildir. Zâten Orhun Âbideleri’ndeki Edebî Dil Türk Dili’nin çok eskiye dayandığını göstermektedir.
Sümer Türkçe’si ile Türkiye Türkçe’si arasındaki benzerlikler:
SÜMER TÜRKÇE’Sİ TÜRKİYE TÜRKÇE’Sİ
Gadun ——– ———Hatun
Assinu ——————Asena
Gig-Anu —————-Göktanrı (Gök ana)
Tammuzi ————–Temmuz
Domuzi —————–Domız
Ginç ——— ———–Genç
Auşk ——– ————Aşk
Tar- kus-u ————–Tâlih kuşu
Ungar ——————-Uygar
Altun ——————–Altın
Anu ———————-Ana
Tengiz——————–Deniz
Gozam-Ozam ———-Ozan
En-gur-ra —————-Ankara
Tamga ——————-Damga
Me-en ———- ———Men-Ben
Agıl ———————–Akıl
Bar ————————Var
Er-Eş ———————-Erkek-Kadın
Rakibu ——————–Rakip
Aga ————————Ağa
Balag-ba ——————Balaban
Kes-da ——————–Kesmek
Bira ————————Bira
Tagga ———————Takke
Ge ————————–Gel
İlig ————————–İlik
Et —————————Et
Mum ———————–Mum
Huma-kus-a ————–huma Kuşu
Sin ————————–Sin(e)
Karra ———————–Kara
Batu ————————Batı
Sar ————————–Sar(ı)
Heak————————Hak
Mesu ———————–Meşe
Engin ———————–Engin
L-elvan-ı ——————-Elvan
Nun ————————-Un
Apa ————————-Apa (ağabey)
Ambar———————-Ambar
Gaazi ———————–Gâzi
Gid-de ———————-Git gide
Amelu ———————-Amele
Zindan ———————Zindan
İsum ————————Işık
İş-ti ————————–İşitmek
Uri —————————Arı
Kaskadu ——————–Kaskatı
Arpu ————————-Arpa
U-ru ————————-Uyruk
U-ku ————————-Uyku
Murad ———————–Murat
Nusa ————————-Neşe
Yukarıda görüldüğü gibi 6000 sene geçmesine rağmen birçok Sümer Türkçesi günümüze kadar çok az değişiklikle ulaşmıştır. Bâzı kelimeler kesinlikle Arapça olmayıp, Sümer Türkçesi’nden Arapça’ya geçmiştir.
Sümerler ve bâzı devletlerin Türk olduğu saklanarak Türkler’in 1071 Malazgirt Savaşı’yla Anadolu’ya geldiği ve istilâcı olduğunu, hiçbir kültürü olmayan barbarlar olduğunu insanların kafalarına empoze etmeye çalışmışlardır. Atatürk bunu engellemek için tarih kitaplarına Sümer Türkleri’ni koydurmuş fakat ölümümden sonra İnönü ve Menderes gibi devlet adamları Sümerler’i sâdece Mezopotamya’da kurulan başka bir medeniyetmiş gibi tarih kitaplarında yerini aldırdı. Böylece Sümerler’in, Akadlar’ın, Gutiler’in kalıntıları olan Zazalar ve Ermeni ve Yahudi asılı olmayan Öz Kürtler Türklük’ten dışlanmış oldu.
Ziya Gökalp, Türk Felsefesi (Tanrı’nın Türkleri) adlı eseri oluşturmaya çalışırken buna dikkat çekmiş fakat ömrü yetmemiştir. Yine Türkçülüğün Fikir adamı, Ruh Adamı, Dava Adamı Atsız da Sümerler’in Tarih kitaplarından çıkarılmasına karşı gelmiş ve İnönü ile ters düşmüştür. Daha eskiye gidersek Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lûgat-ı Türk’te Türkçe’nin Arapça’nın üstünü olduğunu belirtirken, Sümer Türkçesi’nden faydalanmıştır ve Arapça’nın Türkçeden ibâret olduğunu savunmuştur. Ulu Önderimiz Atatürk köy olan Ankara’yı (en-gar-ra) başkent yapmasından tutun da Güneş Dil Teorisi’ne kadar Sümerler’in Türk olduğun inanmıştır.
***
http://members.internettrash.com/pkk/a-Trk-Anadolu.html#BC5000
M.Ö. 5000 bölgede Türk varlığı ve Sümerler: Her şeyden önce Ön Asya’nın Sümer, Elam ve Hurri gibi medenî kavimlerinin belli bir etnik gurubu temsil etmediğini vurgulamak gerekiyor. Ön Asya’nın bu toplulukları, aynı çağda ortaya çıkan Hindistan’daki, MÖ 2000′li yıllarda Uzakdoğu’da görülen büyük devletler ve medeniyetler kuran kavimler gibi, biri diğeri üzerine gelerek karışmış, tesalüp etmiş konglomeralardan ibâret oldukları düşüncesi kanaatimizce yerindedir. Antropolojik buluntular, Sümer ve Kut dilinden kalan örnekler Sümer, Kut, Elam, Hurri gibi adlarla anılan bu toplulukların bünyesine brakisefal Ural-Altay kavimlerinin bilhassa atlı-göçebe Türk unsurların karışmış olduğunu göstermektedir. Eski Ön Asya tarihi uzmanlarından Fr. Hommel, Sümerler’i tamamıyla bir Türk kavmi olarak kabûl etmekte, Orta Asya’dan M.Ö. 5000′lerde kopan Türk gruplarının Önasya’ya geldiklerini ve Sümerler’i teşkil ettiklerini ileri sürmektedir. Sümer dilinden 350 kelimeyi Türkçe ile açıklayan Fr. Hommel’in bu iddialı tezine karşı V. Christian ile Benno Landsberger daha ihtiyatlı davranmakta, Sümerce’de Türkçe ile birlikte diğer Ural-Altay kavimlerinin de dil hâtıraları olduğunu kabûl etmektedirler.
B. Landsberger, Sümer dilinin özelliğini karşılaştırmalı olarak incelemiştir. Bilindiği gibi Sami dilleri kursif şekildedir… Hâlbuki Türkçe bununla taban tabana zıt bir karakterde olup kompleks bir yapıdadır. Landsberger bu karşılaştırmayı yaptıktan sonra Sümer dilinin, yalnız fenomenolojik bakımından değil, aynı zamanda tarihî bakımdan bütün Asya boyunca uzayan dağlık havâlide konuşulan geniş bir dil gurubuna dâhil olup, bu grubun bugün de varlığını sürdüren Türk dilleri olduğunu kabûl etmektedir.
Sümer dilini sonradan kabûl eden Akadlar bu dilin Ön Asya’nın diğer kavimleri arasında yayılmasında önemli rol oynamışlardır.
Sümerler’le Türkler arasındaki münasebeti dil açısından araştıran bir diğer bilim adamı da Osman Nedim Tuna’dır. O. N. Tuna diller arasındaki münasebetin tesbitinde birtakım kriterler tesbit etmiştir. Ona göre: “Birbiriyle hiç ilgisi olmayan dünya dillerinde, tesadüfî kelime uygunlukları bir mucize kabilindedir. Örnekleri bir elin beş parmağını geçmez… Diğer yandan iki dil arasında, tarihî bir münasebeti ispatlamaya yetecek en az sayıdaki benzer çiftin kaç olması hususunda belirtilen sayı oldukça düşüktür. Benzerlik sınırlarını tayin eden şartların gevşeklik veya sıkılığı yalnız ikiden yediye kadar çift tarihi bir münasebeti ispatlamaya kâfidir. O. Nedim Tuna, Sümerce’de 165 Türkçe kelime tesbit etmiş, bunların “tesadüfî benzerlikle” açıklanamayacağını, bunun matematik bakımından da mümkün olmadığım, ayrıca tesbit edilen bu kelimelerin büyük çoğunlukla “benzerlik” ve “uygunluk” sözlerinden de öte gerçek anlamda Türkçe olduğunu ortaya koymuştur…
Yapılan tesbitlere göre prehistorik dönemde Kutlar’ın Hazar denizinin güneydoğusu ile Amuderya/Ceyhan (Oxus) nehri arasındaki bölgede yâni Batı Türkistan’da oturdukları anlaşılmaktadır. MÖ 2500-2400 yıllarında Kutlar batıya yönelerek Zağros dağlık bölgesinin kuzeydoğusuna yerleşmişlerdir.
Eski Akad (MÖ 2340-2159) zamanında başlayarak, Kutlar’dan kalan az sayıdaki belgede ve onlarla çağdaş olanlarda, eski Babil (MÖ 1894-1600) çağının geç zamanlarına kadar her devirden yazılı kaynaklarda geçen kişi yer ve nesne adları toplanmıştır. Bu mâlzemenin değerlendirilmesi sonrasında B. Landsberger, “tarihte Türkler’le en yakın münasebettar olan, hâttâ belki de Türkler’le ayniyet gösteren kabile Kutlar/Gutiler’dir demektedir”. (age, S. 47, 48, 49, 51).
Sümer ve Guti (Kut) topluluklarının Türk menşeli olmaları Messoud Fany tarafından da benimsenmiştir.
Yukarıdaki alıntılarda verilen bilgiye, Fırat kıyısında Mari bölgesinde bulunan tabletlerin Sümer nüfusunun bölgede faâl oldukları döneme âit olduklarım ve bu tabletlerin 13’ünde TURUKKU isimli bir kavimin anıldığını da eklemek gerekir. Dolayısıyla, bu tabletler de Sümerler’in Türklüğü’nü düşündürebilecek tarihî belgelerdir.
Hurri ve Urartu dillerinin fonoloji, sentaks ve gramer bakımından Asya kökenli oldukları ispatlanmıştır. Bâzı araştırmacılar daha da ileri giderek Hurri (MÖ 3000) dilinin “Türkçe’ye yaklaşan” özelliklere sâhip olduğunu kabûl etmektedirler (İsmet Zeki Eyuboğlu, Anadolu Uygarlığı, s. 62)
Türklüğün Anadolu’da MÖ 17. YY’da mevcudiyetine işaret eden bir başka veri de Hollanda’da yayınlanmış olan İslâm Ansiklopedisi’nde geçmektedir. Adı geçen eserin 4’üncü cildinin 839. sayfasında “Hititler’in bakiyesi (kalıntısı) sayılan Kite uruğu içerisinde ACARAY TÜRKLERİ’NİN (bkz. Aristov, Jivaya starina, Petesburg 1896, 111-IV, 383) yaşamakta” (olduğu) bildirilmektedir.
Mezopotamya’da Babil, Mısır’da Tel el-Amama ve Hattuşaş’ta bulunan çivi yazılı tabletlerde, Akad kralı Naram-Sin’e karşı güçlerini birleştiren 17 ANADOLU kralı arasında adı geçen TURKî ve Fırat kıyısındaki Mari (Telle-Hariri) tabletlerinin 13′ünde anılan TÜRUKKU kavimler, HURRİLER, ACARAYLAR Anadolu’daki Milât Öncesi (2000-4000) Türk yerleşiminin önemli verileri olarak değerlendirilmektedir.
***
Gelelim Sayın Namık Kemâl Zeybek’e…

http://sozluk.turkbirlik.gen.tr/lang-tr/Makale/101-n-kemal-zeybek/231-sumerlerturk.html
26 Mart 2008 Namık Kemal Zeybek
Sümerler Türk mü?

