Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2817 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

EMNİYET’TEKİ KAVGANIN PERDE ARKASI

Emniyet’te tam anlamıyla bir “şok” yaşanıyor. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, 40 yıllık emniyetçi Emin Arslan hakkında tutuklama kararı çıktı.

İşin görünen kısmı Emniyet’in ikinci adamı olan Arslan’ın bir uyuşturucu kaçakçısıyla telefonda görüşmesi. Peki, gerçek neden bu mu? Hukuk bunun cevabını verecek ama işin görünen boyutu, perde arkasında olup bitenler düşünüldüğünde gölgede kalacak gibi duruyor.

Peki, Emniyet’te neler oluyor? Emin Arslan’ın tutuklanmasına giden süreçte Emniyet’in tepesindeki kavganın etkisi ne? Cemaât bu kavganın neresinde? Emin Arslan’a operasyon mu yapılıyor?

Sorular çok fazla… Ama Arslan’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan süreçteki dikkat çekici gelişmeleri analiz etmekte fayda var.

Emin Arslan’ın ilk gözaltına alınmasına şaşırtıcı bir tepki veren isimden söz edelim önce. Taraf Gazetesi’nin baş komiser yazarı Emrullah Uslu’dan bahsediyoruz. Hâlen Bingöl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şûbesi’nde görev yapan ve “cemaâtle” de bağlantılı olduğu öne sürülen Uslu, Emin Arslan’a destek veren bir yazı yazdı. Taraf Gazetesi’ndeki köşesinde “Emin Arslan ile ilgili iddialar için ‘inanmama’ hakkımı kullanıyorum” dedi.

Emrullah Uslu 19 Eylül tarihli köşesinde Emin Arslan için, “Emin Arslan öncelikle dürüst biri olarak bilinir. Bu onun en belirgin yanıdır. Bunun yanında Emniyet’in artık genlerine yerleşmiş ‘korkak ve pusucu’ müdür tipinin aksine, o cesur biri olarak bilinir. Öyle ki, 28 Şubat döneminde güçlü merkezler ve insanlar ellerindeki ‘tasfiye listeleriyle’ Emin Bey’e başvurduklarında ‘ben maddî delil olmadan adam harcamam, varsa ispatınız koyun, hukukî süreç işlesin, yoksa çalışkan insanlara kara çalarak onların önünü kesmeyi ben yapmam’ deyip direnmiş bir insandır” ifâdelerini kullandı. Hâttâ Uslu, Arslan için “yâni kolay zaman ‘erkeklerinin’ aksine, Emin Arslan zor zamanların delikanlısıdır” dedi.

Emrullah Uslu, Emin Arslan’a bir operasyonun varlığından da söz etti ama bunu cemaâte değil, emniyet içindeki başka bir “dengeye” bağladı. Uslu’nun yazısında en önemli ve mesaj dolu bölüme gelelim şimdi de… Uslu köşesinin son paragrafında aynen şunları yazdı:

“Emniyet’te operasyon varsa, bunu Emniyet’in üç güçlü birimi Asayiş, İstihbarat-Terör ve Organize dâirelerine bakan Genel Müdür Yardımcıları arasındaki çekişmeler ile üç güçlü il, Ankara, İstanbul ve İzmir Emniyetleri arasındaki rekabette aramak daha doğrudur. Bunu anlamak için de medyadaki haberleri hangi muhabirlerin yaptığına bakarım ben”.

Son paragrafta aslında Emrullah Uslu emniyet içinde önemli bir ismi târif etti. Asayiş, terör ve organize dâirelerine bakan genel müdür yardımcısını işaret etti. Peki, kimdir bu isim?

O isim, Mustafa Gülcü. Uslu, Emin Arslan’a operasyon yapılmasının perde arkasındaki isim olarak Mustafa Gülcü’nün adını mı verdi?

Gelin bunun cevabını yine başka önemli alıntılarla verelim. Uslu’nun bir dönem Taraf Gazetesi’nde köşedaşı ve Polis Akademisi Öğretim Üyesi Önder Aytaç uzun süredir Mustafa Gülcü adını zikredip duruyor. Gerek köşesinde, gerekse de verdiği röportajlarda Mustafa Gülcü’ye ilişkin suçlamalarda bulunuyor.

Önder Aytaç’ın geçen yıl Referans Gazetesi’nde Nuray Başaran’a verdiği röportaja bakalım meselâ. Nuray Başaran, Aytaç’a şöyle bir soru soruyor: “Emniyet’teki bir yapılanmadan söz ediliyor. Başta dinleme olmak üzere arka arkaya gelen skandalların arkasında bu yapının olduğu söyleniyor. Bu iddiaların doğruluğu nedir?”. Aytaç, cevabında , “Emniyet’te kafası çalışan, kendisini geliştirmiş ve sıradanlıktan uzaklaşmış her insan için 2 niteleme kolaylıkla yapılır. Yapılır ki, bu kişinin önü tıkanabilsin. Bir diğer anlatımla Emniyette ya Alevîsiniz’dir ya da Fethullahçı ” diyor. Sonra da Emniyet içinden birtakım isimlerden söz ediyor. Mûteber isimler olarak sıraladığı isimler arasında Emin Arslan da var:

“Emniyet’te herkes birbirini çok iyi bilir ve tanır. Aynı 12 Eylül öncesinin Pol-Der, Pol-Bir, Pol-Ens’lilerinin kimler olduğunu çok iyi bildiği gibi. Aynen rahmetli Ersin Yılmaz, Taner Arda, Muzaffer Işık, Tuncay Yılmaz, Salih Tuzcu, Recep Gültekin, Osman Karakuş, Nihat Dündar, Hanefi Avcı, Sabri Uzun, Emin Aslan, Vadi Çiçekli ve yıllardır her iktidarda görevini koruyan İbrahim Selvi’nin kim olduğunu bildiği gibi”.

Önder Aytaç, Mustafa Gülcü için bakın ne diyor: “Yine Mustafa Gülcü’nün 1988 civarında hazırladığı kişiler hakkındaki cinsel sapkınlık içerikli raporların, 2008 civarında da farklı kişiler hakkında benzeri raporlar hazırlamasında olduğu gibi”.

Aytaç, net biçimde Mustafa Gülcü’nün birtakım kişiler hakkında raporlar hazırladığından bahsediyor. Mustafa Gülcü adını bir yerde daha geçiriyor. Başaran soruyor: “Siz Fethullahçı mısınız? Sizce Fethullahçı olmak kötü bir şey mi”? Önder Aytaç Fethullahçı olmadığını söyleyip sorunun ikinci bölümü için şunları söylüyor: “İkinci soruyu ise Yaşar Büyükanıt’a, Cemil Çiçek’e, Doğu Perinçek’e, Mustafa Çetin’e, Mustafa Gülcü’ye, ne bileyim Dünya Türkçe Olimpiyatları’na katılan ülkelerin çocuklarına ve ABD’ye sormakta yarar vardır”.

Önder Aytaç, Mustafa Gülcü’yle ilgi rahatsızlığını Yeni Aktüel Dergisi’nin 2008 tarihli 154. sayısındaki röportajında da sürdürüyor. Muhabir, Aytaç’a soruyor: “Yine yazınıza dönmek istiyorum. ‘Çetin Gülcü’ gibi hayâlî bir isimden bahsediyorsunuz. Bu isim Mustafa Çetin ve Mustafa Gülcü isimlerini çağrıştırıyor. Her iki isim de İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a çok yakın isimler. Emniyetçiler ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay arasında bir doku uyuşmazlığı mı var”?

Aytaç, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ı 20-30 yıldır tanıdığını söylediği Mustafa Gülcü’ye bu kez şöyle bir mesaj gönderiyor:

“Bu sorunun en sağlıklı cevabını da Emniyet’i yıllardır bilen, Bakan’ı da 20-30 yıldır tanıyan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gülcü’nün vermiş olması elbette daha anlamlı olur gibi geliyor bana”.

Şimdi cemaâte yakınlıklarıyla mâruf Taraf Gazetesi’nin iki polis yazarı Emin Arslan operasyonunda ilginç bir noktada duruyor. Aslında onların son 1 yıldır yazdıkları ve söylediklerine bakıldığında, Emniyet içindeki kavgayı satır aralarından görmek mümkün. Önder Aytaç ve Emrullah Uslu, Emin Arslan’ı her fırsatta “muteber” bir isim olarak zikretmişler. Uslu, son yazısında Önder Aytaç’ın bir yıldır eleştirdiği Mustafa Gülcü’yü imâ eden yazı yazıyor.

Şimdi gelelim Emin Arslan’ın tutuklanma kararının Emniyet’teki kavgayla ilişkili olup olmadığı mes’elesine…  Taraf Gazetesi’nin polis yazarlarını iyi analiz ettiğimizde ortaya sorularla dolu şöyle bir tablo çıkıyor:

Emin Arslan’a Emniyet içinden bir operasyon mu yapıldı?

Operasyonun perde arkasındaki isim Aytaç ve Uslu’nun satır aralarında sürekli eleştirdikleri Mustafa Gülcü mü?

Peki, Mustafa Gülcü kim? Şu an Emniyet’in en güçlü ismi, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ı 30 yıldır tanıyan Gülcü’nün tarikat bağı var mı?

Şu an Emniyet’teki en kritik dâire başkanlıkları Mustafa Gülcü’ye bağlı. Peki, hangileri bunlar? Terörle Mücadele ve Harekât, Güvenlik, Asayiş, Kriminal, Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğü, TBMM Koruma Müdürlüğü, Başbakanlık Koruma Müdürlüğü, Ana Komuta Kontrol Merkezi.

Peki, Emin Arslan’a bir operasyon varsa bu işin arkasındaki isim Mustafa Gülcü mü? Durum böyleyse Gülcü’nün hedefi ne?

Cemaât” bu kavganın neresinde?

Tutkun Akbaş Odatv.com

***

Yâhu, memlekette hangi vida, hangi cıvata nerede, neresi sıkı, neresi gevşek!

Bir parti, muktedir olamadığı ama iktidarda bulunduğu şunca senede memleketin hâl-i pür melâline bakar mısınız?

Emniyet’te kafası çalışan, kendisini geliştirmiş ve sıradanlıktan uzaklaşmış her insan için 2 niteleme kolaylıkla yapılır. Yapılır ki, bu kişinin önü tıkanabilsin. Bir diğer anlatımla Emniyette ya Alevîsiniz’dir ya da Fethullahçı ” cümlesi ne kadar dehşetengizdir!

Düzmece veya değil, birtakım vesikalar ve iddialarla Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olmuş 40 senelik bir polisin kellesi alınıyor.

Hâlen Emniyet’te en kritik dâire başkanlıklarının başındaki kişi nereye koşuyor?

Lâik, demokratik ve hukuk devleti olan Türkiye’mde dönenlere bakın. Cemaâtler, Neo-Osmanlıcılar, Kürtçüler… Her şey serbest… Cumhuriyet, bütün kurum ve kurallarıyla berhava edilmekte!

Başbakan, ABG’ye bilmem kaçıncı tayyaresiyle uçtu, az daha Obama’nın korumalarından dayak yiyecekti, konuşmasını iptâl etti! Sonra da gidip “it was just minute canım, OK, OK, sorry yâhu” filân deyip icâzet aldı herhâlde, ne bileyim, sonuçlara göre öyle belli ki; şimdi sıra direktiflerde.

Asayiş berbat, ekonomi sürünüyor, herkes herkese düşman gözüyle bakıyor.

Ve hiç haberimiz olmadan, kapılı kapılar arkasında istikbâlimiz ölüyor!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 26 Eylül 2009 Cumartesi

Yorum Yapın

Mesajınız