KÜRT MİLLÎ TAKIMI ve UNVANLI ŞARLATANLAR
Bakın nasıl stratejik gidiliyor (http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/12638750.asp?gid=229):
Amerika’nın Sesi Radyosu’nda yayımlanan bir programa telefon bağlantısı ile katılan ve Kürtçe konuşan Diyarbakırspor Başkanı Çetin Sümer, Bursa’da oynanan Bursaspor – Diyarbakırspor maçında kendilerine büyük hakaretler yapıldığını belirterek, “bizim Kürt olduğumuzu biliyorlar. Siyasî ve kötü sloganlar attılar…” dedi. Sonra da devam etti:
“Biz devletten yardım isteyemiyoruz, istesek “devletin takımıdır’ diyorlar. Biz Diyarbakır’ın takımıyız. Biz Kürt Milleti’nin takımıyız” ve sözlerini şöyle tamamladı: “20 milyon insanımız var. İnsanlarımızın kulüplerine destek çıkmasını istiyoruz. Bu destek ile kulubümüzün dünyada tanınmasını istiyoruz”.
Bu konuya tekrar değinmemin sebebi, son 3 senede nasıl alıştıra alıştıra düşürüldüğümüz hâldir. Tepkisizleştik, duyarsızlaştık, eşşekten bile daha basiretsiz hâle geldik! Eşşek bir inat etti mi, tövbe, yaptıramazsınız istediğinizi.
20 milyon Türk kaldı mı cesareti olan?
Yarın öbürgün İstanbul Atatürk Havaalanı’na da gelecekler. Hiç merak etmeyin, şovcun dik âlâsını da yapacaklar.
10 sene sonrasını tahayyül edebiliyor musunuz? Bunun için fütürolog veya fütürist olmaya gerek yok, vasat zekâ ve biraz basîret yeter.
Ha, ne mi yapacaksınız?
Bakın, ben burada yazıp tepki veriyorum işte.
Gerisini bilemem, “düşünce özgürlüğü” yüksek olan memleketimde, düşüncelerimi de yazamam.
Eğer Kürtçülük yapsaydım yazardım; sorun da, soran da olmazdı.
Ama Türk’üm ve Atatürkçü’yüm. O takdirde peşinen suçluyum. Ağzımı açsam veya bir şey yazsam ânında içerideyim.
Yalan mı?
***
Zâten çok vardı da, son zamanlarda bir de “Prof.” unvanlı şarlatanlar türedi.
Bir ellerinde Kur’ân, öbür ellerinde patlıcan.
Bütün kanallarda, ucuz ve popülist programlarda her gün onlar var. Hâttâ yok satan kitaplar yazıyorlar, Sırrın Sırrı’ndan çok daha fazla satıyor. Baştan aşağı zırvalık ve saçmalık! Kerâmetleri kendilerinden menkûl. Bir gün edep ayarı bozuk kadının programındalar, bir gün Hülya’nınkinde.
Bakın http://www.maranki.com/28_KOBIK-Kuran-daki-Mucize-Emirlere%C2%A0Isik-Tutuyor!.html mekânına! Adamın(!) ne tıbbiyeyle alâkası var, ne ilâhiyatla ne de ilm-i nebatatla… Tuttu mu da dövermiş vallahi, çünkü 1969 yılından beri sporla yakından ilgileniyor, kara kemerli Judocu, Taekvandocu ve Shiatsu hocasıymış, üstelik hâlen Güreş İhtisas Kulübü’nde de Türk sporuna hizmet veriyormuş.
Allah’ın Türk Milleti’ne armağanı mübârek… Neyin profesörü olduğunun ne ehemmiyeti var ki Ahmet Maranki’nin? Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi Uzmanı; daha ne istiyorsunuz?
Bizim Cerrahpaşa’dan mezun bir tabip var: Ömer Çelakıl. Oğlan ne Arapça biliyor (hele Kur’ân Arapçası tabii ki nâkıs), ne de doğrudürüst Türkçe. Ama Kur’ân meâllerinin kötü Türkçe tercümeleri üzerinden bilgisayarlı nümerolojik yorumlar yaparak, her şeyin hesabını veriyor: http://www.kuranca.com/. Kaç kere “vazgeç bu üçkâğıtçılıklardan evlât” diye ikaz etmiştim.
Ama, tabii ki rant var işin arkasında!
Hiç vazgeçer mi?
Sıkı durun, http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/12881794.asp?gid=66 adresinden öğreniyoruz ki bir de antrofoslar varmış! Süleyman Akdemir diye bir adam da, kendi söylediğine göre, Türkiye’nin ilk ve tek antrofotosi uzmanıymış. Antropolojinin (insan-bilim) yardımıyla vesikalık fotoğraftan karakter ve kişilik tahlili yapıyormuş. Elinde bir büyüteç, yüzdeki 120 bin farklı noktanın birbiriyle yaptığı açıları ölçüyor biçiyor, 100’den fazla özelliğinizi ortaya koyuyormuş. Bugüne kadar 100 bine yakın fotoğraf analiz etmişmiş; yüzde 95 isâbet sağladığını belirtecek kadar iddialıymış. “Bu benim kişisel becerim değil, falcılık büyücülük kesinlikle değil” diyormuş. Tamamen bilimsel bir incelemeymiş. Almanya ve Avusturya’da eğitim almış. Beyinde iki lop varmış; sağ lopta duygusal zekâ, sol lopta da matematiksel, bilimsel zekâ yerleşmişmiş. Bunlar geliştirilerek insan yüzünde yaklaşık 120 bin farklı nokta tespit edilmişmiş (ne alâka demeyin, öyleymiş işte). Eğer bu noktaları ayrı ayrı insan karakteri olarak korele ederseniz, 308 milyar çıkıyormuş. 308 milyar farklı insan tipi varmış yâni (dünyanın nüfüsu kaçtı yâhu). Onun için ikiz çocuklar bile birbirine benzemezmiş. ABG bu noktaları 50 bine indirip bilgisayara yüklemişmiş. Vize verirken bu yöntemi kullanıyormuş. Ancak, o fotoğrafın çekildiği saate kadar tahlil yapabiliyormuş. Fotoğraftan bir saniye sonrası yokmuş.
Azıcık zekâ kırıntısı, bu zâtın yeni türden bir şarlatan olduğunun ispatıdır: ABG benim 3 sene önceki fotoğrafıma 10 senelik vize vermiş, o arada saçım başım değişmiş, nasıl olacak şimdi? Haydi, hemen çek ânında bir yenisini, ışınla Süleyman Akdemir’e veya bir benzerine. O da 120 binden fazla noktama bakıp derhâl şahsiyet analizimi, hüsnüniyetimi veya sûiniyetimi, hemoroidimi, akciğerimi tahlil ediversin; hâttâ pasaporttakiyle de mukayese etsin. Derhâl gözaltına veya ABG’ye alsınlar.
Aslında bu zât-ı muhterem medyumlara ve astrologlara ciddi bir rakip. Çünkü bilgisayar teknolojisi kullanıyor. Üstelik köpek, kedi korkusu gibi karakter bozukluklarını da (why high one why) bu yöntemle teşhis ettikten sonra, NLP ile de düzeltiyor.
Yâhu, sevgili karım Neslim’in kedi köpek korkusu vardır; meğer ne karaktersizmiş
. Yâhu, bu adam ne karakterin ne olduğunu biliyor, ne de fobinin. Ama hasta tedavi ediyor!
Maranki, Akdemir, Memiş, Çelakıl ve daha niceleri (Kanal T’dekinin ismini unuttum, özür diliyorum)…
Hepsi de inanılmaz olan tatbikatınıza
1) Bir de qEEG ilâve edin,
2) Büyük medyadaki tıbbiye programlarını tekelleyin, nasıl olsa paranız çok.
3) Fonda da kolbastı çalsın…
Bakın köşeleri katlayarak daha da fazla nasıl döneceksiniz.
Aman, unutuyordum, affola:
4) Mutlaka Kürtçe de öğrenin!
5) Biriniz de toto, loto veya altılı ganyanı önceden bilin Allah, Manitu aşkına…
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 07 Kasım 2009 Cumartesi


ÜLKE elden gitti hocam.
Ben bu kadarını ummuyordum. Sanırım M. Kemal erken çıkardı üniformasını. Fidel hâlâ giyiyor.
TSK bu kadar mı boşmuş.
Citol’e devam hocam.
Bir ellerinde Kur’ân, öbür ellerinde patlıcan. Hocam bu ne güzel bir tanımlama. Ellerinize sağlık. Eskiden pazar yerlerinde satıcılar ellerinde patlıcan bağırırlardı. Aç abla koyayım (fileye tabii ki) diye; bunlar işi buna vardırmasın.
Bu arada, Fenerbahçe’den aldığımız dersle 1 saat sonra dersini vercez dünya takımının
)
Saygıdeğer Hocam,
Yine hâl-i pür melâlimizi özetlemişsiniz; eyvallah.
İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi ve Star gazetesi yazarı Doç. Dr. Bekir Berat Özipek, ”Merhum Turgut Özal bugün görevde olsaydı, AKP ve Fethullah Gülen’i bitirme plânı karşısında Genelkurmay Başkanı’ndan gereğini yapmasını beklemez, onu derhâl görevden alırdı” dedi.
Apaçık şekilde yapılan TSK düşmanlığı ve Ordu’yu karalama kampanyaları ayyuka çıktı.
Bunlar demokrasi oluyor şimdilerde Hocam.
Bu arada Nefes filmini izlediniz mi diye merak ettim.
Yürekten saygılar, sevgiler.
MKD: Sevgili Emrah Şeliman, bu hafta seyredeceğim inşallah.
Sayın Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat,
Güzel yazınız “Ben demokrat değilim” taşlamasına bir dörtlük daha kazandırdı. Taşlamanın tümünü merak edenler, http://www.karamanlinevzat.azbuz.com sitesine bakabilirler.
Herkes gördü sporu ırkçılığa gömeni,
Mazlum rolü oynayıp, bekliyorlar yemeni.
Anayurt denizinde ABD’ye dümeni,
Kıranlar demokratsa, ben demokrat değilim.
Sayın Hocam,
Galatasaraylı olduğum hâlde, zengin bir babanın şımarık oğlu olan Adnan Polat’ın boynuna poşu sarılı vaziyette, bu şahısla çekilmiş ve ikisinin de gevrek gevrek sırıttığı fotoğraflarını görünce, Galatasaraylı olmaktan utanç duydum. Bu açıkça bilerek psikolojik propagandaya âlet olmaktır. Bu kulübün başkanının açıkça meydan okumasını, devleti ele geçirmek isteyenler teşvik etmektedir. Her türlü olumsuz koşula rağmen, 10 yıl sonra nüfus olarak azınlık da kalsak, devleti ele geçirmek isteyenler, vatan sevdâlıları olduğu sürece avuçlarını yalayacaktır. Bir avuç kalsak da, Kurtuluş Savaşı kazanmış bir neslin torunları olduğumuz zihinlerimizde kazılı olduğu için, birbirimize destek olup, devleti iç düşmanlara teslim etmeyiz.
Tam Ahmet Maranki’den acaba ne zaman bahsedersiniz diye düşündüğüm bir anda konuya değindiniz. Bu muhterem zâtın yüzüne taktığı maskeden birçok şey anlaşılıyor. Söylemek bana düşmez ama, bu muhteremin doğal bir hipnoz kaabiliyeti olduğunu ve kitleleri etkileme konusunda çalıştığını düşünüyorum.
Saygı ve Sevgilerimle.
MKD: Bu tiplerin hemen hepsi öyledir Sevgili MŞ, muhabbetle…
Saygılar Efendim,
Onların arkalarında bir güç var. Terör gücü= PKK. Bu güç TC Devleti’ni tehdit ediyor. Murat Karayılan denilen yılan Kandil’den posta koyuyor. TC Devleti’ni yöneten güçler buna sessiz kalıyorlar. Yönetenler de tepkisizleşti. Asıl önemli olan yönetenlerde ki tepkisizleşme. Yönetenlerin tepkisi arkalarında bulunan halka yansır. Emperyalizme tepki gösteren bir liderin tepkisi, Ulu Önder’in tepkisi, ulusa yansımıştı. Savaş, yansıyan bu tepkinin verdiği enerji ile kazanılmıştı. İşte lider ile lidercikler arasındaki fark. Bugünün liderlerinin halka yansıttıkları ise tepkisizlik. Bugünün liderleri sâdece mahâlle kabadayısı raconu keserler.
Benim arkamda böyle liderler oldukça, kime güvenerek tepki göstereceğim?
Bu mekânda TSK hakkında yazdığım bütün sözleri geri alıyorum.
Başbakan’ın önünde bekleyen ordu komutanlarının görevden alınması hakkında rapor çok yakında uygulamaya konulacaktır. Eğer bu ordu komutanlarının görevden alınmasına sessiz kalırsa, benim de olaylar karşısında sessiz kalmam doğaldır. Böyle bir durumda gerçek tepki, bütün komutanların görevi bırakmasıdır. Ordusuz kalmış bir ülkenin neler yaşayabileceğini bu halk gözüyle görmedikten sonra tepki göstermez.
Benim tepkim ordunun tepkisine bağlıdır.
SSSSS
Sayın Prof. Dr. Mehmet Kerem DOKSAT,
Hürriyet Gazetesinde çıkan röportajımla ilgili yorumlarınızı okudum. Sizi tanımama rağmen Atatürçü kişiliğinize sayıg duyuyor ve Cerrahpaşa gibi köklü bir kurumda önemli hizmetler verdiğinizi biliyorum. Açıkcası herhangi bir inceleme yapmadan, hiç bir özelliğini bilmediğiniz bana “şarlatan” demenizi yadırgadığımı üzülerek belirtmek isterim. Belki de ilgi duymadığınız bir alan olan biometrik analiz metotları konusunda incelemeden yorum yapmanızı ise anlyamadığımı özellikle iletmek isterim.
Siz Sayın Hocamdan ricam. http://www.antrofotos.com sitesine girip, çok kısa bir bilgi almanız ve daha sonra da kişiliğim ve “şarlatan” olup-olmadığım konusunu tekrar düşünmenizdir.
Bu vesile ile, ayrıca Tanı Yayın’dan çıkan “Tek Çare Kemalizm” isimli kitabın yazarı olduğumu da, yurt içinde ve dışında yaptığım araştırmalarla Kemalizm’in 2300 yıllık Dünya tarihindeki tek ontolojik eklektik sistem olduğunu ispatlamaya çalıştığımı bilgilerinize sunarım.
MKD: Merd-î kıptî şecaat arz ederken sirkatin söylermiş. Atatürk’ü bile kullanıyorlar!
Gönderdiğim metinde maalesef iki yazım hatası oluştu
1- Ulu Önderimiz Atatürk’ün isminde “k” harfi eksik
2- 5. satırda “anlayamadığımı” sözcüğünde “a” eksik
Bu yazım hataları için bağışlamanızı dilerim.
Sayın DOKSAT
Merd-î kıptî şecaat arz ederken sirkatin söylermiş. Atatürk’ü bile kullanıyorlar! Şeklindeki yorumunuza katılmam mümkün değil.
face recognition
laune trip
antrofotos gibi biometrik analiz konulu çalışmaları bilmemek belki de “kusur” değildir.
FBI başkanının yurt dışına çıkacak Türk vatandaşlarının biometrik analizleriyle neden ilgilendiği de sizi rahatsız etmemiştir!
Almanya’da biometrik analiz (yüz tanımlama) konulu doçentlik tezi çalışmaları yapan ODTÜ mezunu da ilginizi çekmemiş olabilir.
Size akıl verme niyetinde değilim, ama “Kötü Sözü”de kesinlikle reddediyorum.
MKD: Yorumsuz…