TÜRKİYE RADYO ve TELEVİZYON KURUMU’NUN HÂL-İ PÜR MELÂLİ
Esra Ceyhan’la 20 senelik ahbaplığımız vardır.
A’dan Z’ye programı zamanında çok seviyeliydi ve sık sık iştirak ederdim. Daha sonra ipin ucunu kaçırdı; insanların kavga edip bağırıştıkları, kendini havaya fırlatan adamların yer aldığı bir hâl alınca, ben de dâvetleri nezaket dairesi içerisinde reddetmeye başladım. Ayrıca Esra’nın hitap tarzından ve buyurganlaşmaya başlayan tavrından da çok rahatsız olmuştum.
Aynı şey Müge Anlı’nın programlarında da yaşanınca, hiç gitmez oldum. Başlardaki mütevâzı’ hâli gitti, konuklarına fırça atan ve sözlerini umarsızca kesen, insanlara nasihat çeken bir davranış tarzına dönüştü. Zâten şimdilerde bir meslekdaşımız kadrolu hâlde parmak kaldırarak söz almaya çalışıyor (en son birkaç hafta önce kanallarda dolaşırken gene müşahede etmiştim) ve cinayet çözüyorlar!
Bu girizgâhı neden yaptığımı anlatayım.
Geçen gün TRT’den aradılar. Esra’nın orada program yapmaya başladığını duymuştum; A’dan Z’ye’deki formatını mutlaka değiştirmiştir diye düşündüm, çünkü yeni programın adresi TÜRKİYE RADYO ve TELEVİZYON KURUMU idi. Gördüğü bir rûyadan sonra sesi çıkmaz olan bir hasta ile ilgili program yapılacaktı.
Tereddütsüz kabûl ettim. Çünkü TRT bir mekteptir, bir gelenek ve görenek müessesesidir. Etik ve ilmî bir duruşu vardır.
Daha doğrusu öyleydi…
***
Programın başındaki hoş merhabalaşmadan sonra bir baktık ki bizim sesi çıkmayan adamın yerine, jeoloji mühendisi olup da doktora da yaptığı için “Doktor” unvanı da kullanan birisi var.
Elindeki çubukla ortalıktaki alanları ölçüyor(!). Sonra da Uçuran’ınki gibi bir (bkz. http://www.ttnetvideo.com.tr/_layouts/ttnetvideo/play.aspx?vid=dde4d503-a76e-4e96-91a9-2d08f8616b98; http://www.ttnetvideo.com.tr/_layouts/ttnetvideo/play.aspx?vid=dde4d503-a76e-4e96-91a9-2d08f8616b98) pandülle hastalık teşhisi koyuyor, negatif ve pozitif enerjileri(!) ölçüyor.
Uçuran’ın sakracı (pandülü) sağa sola veya ileri geri oynayarak doğruyu ve yalanı haber veriyordu. http://www.elitada.com/haber/ozer-ciller-balcicek-pamire-konustu.html, bu jeologunki ise dönerek…
Bu doktor unvanlı şarlatan (Dr. Ali Seydi Gültekin) “ben bu dünyadaki her şeyi anlıyorum. Hem cisimlerin hem insanların durumlarını kavrıyorum. Elimdeki pandül sayesinde bana kimse yalan söyleyemez” iddiasında bulunuyor ve pandülü fırfır dönüyor. Eğer saat yönünde dönerse hayırlı, tersine dönerse kötü haber!
Ben de “devrimizde para kazanmak zor. İşsizlik çok fazla. Çok fazla jeoloji mühendisi var. Doktorsun, yakışıklısın… Sakal makal janti. Bu yaptığına inanıyorsa ben kendisini tedavi etmek isterim. Yok, öyle değilse, bu direkt olarak şarlatanlığa girer” diyorum. Bakın: http://www.medyafaresi.com/haber/32929/televizyon-canli-yayinda-sarlatan-tartismasi-esra-ceyhan-ne-yapti.html ve http://www.sacitaslan.com/index.php?bab=videogaleri&id=4570.
Artık dayanamayıp Uçuran’ın yalan mesajlı sarkaç sallamasını ben ona yapıyorum (ileri geri yâni)…
Bu adamı uğurluyoruz, nihâyet sıra “histerik afoni” vak’asına geliyor. Kâbus gördükten sonra sesi çıkmaz olmuş bir adam. Bizim için sıradan bir vak’a. Ama Medyum Mustafa diye bir şarlatan da orada, bakın: http://www.cixblog.com/trt-esra-ceyhan-prof-dr-kerem-doksat-ve-medyum-mustafa-video-izle/.
***
Fazla bir şey yazmayacağım. Ta 2000 yılında gene Esra’nın programında olup bitenleri http://www.genetikbilimi.com/genbilim/cagdaspsikiyatrisler.htm adresinden okuyabilirsiniz. Geçen günkünden farklı olarak, bir ilâhiyat profesörüne ilâhiyat dersi vermek mecburiyetinde kalmıştım.
Sâdece, ATV veya Kanal D’de filân olsa tamam, hâttâ hâlen Neslim’le TERAPİ programımızı yaptığımız Kanal T’de de Tufan Tufan diye bir medyum(!) var. Programımız bitinceye kadar tahammül ediyorum ama hemen her seferinde -affedersiniz- istihza da ediyorum.
Ama TRT’de, TÜRKİYE RADYO ve TELEVİZYON KURUMU’nda bu adamların işi ne?
Sevgili Esra, neden bana baştan haber vermediniz orada şarlatanların da olacağını?
Ben artık medyumlarla, üfürükçülerle, üçkâğıtçılarla televizyonlarda savaşmaktan bıktım ama beni aldattınız, fiilî durum yaratarak elimden geldiğince öfke kontrolü ile programı bitirdim.
Bir daha da zor gelirim.
Demem o ki, Esra rating için bunları yapıyor.
Ama TRT’de bu nasıl olabiliyor?
Halkı ilmî, seviyeli ve doğru bilgiye ulaştıracak en son kale de düşmüş!
Yazıklar olsun ki yazıklar…
TRT de bitmiş!
Bitiren de kim, Esra mı?
Tabii ki değil, ona bu programı yaptırtan zihniyet!
Yakında Medyum Memiş de program yapar.
Bakın, ona mutlaka iştirak ederim, söz!
Dünyada her şey için, maddiyat için, mâneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilmin ve fennin hâricinde mürşit aramak gaflettir, cehâlettir, dalâlettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır.
Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk – 1924
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 05 Aralık 2009 Cumartesi

