Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2313 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

YABANA ATILMASI GÜÇ BİR KOMPLO TEORİSİ: DOMUZ GRİBİ AŞISI BİYOLOJİK SAVAŞ SİLÂHI MI?

Bu iddia doğru olabilir. Çünkü Türkiye’de bir tâne intaniye (enfeksiyon) uzmanı hâriç, hiçbir uzmanımız bugüne kadar “domuz gribi aşısı olun” şeklinde bir beyanda bulunmadı bildiğim kadarı ile…

Hadi buyurun aşı olun bakalım…

Finlandiya eski Sağlık Bakanı Dr. Rauni Kilde’den domuz gribi hakkında çor cesurca açıklama!

Domuz gribi aşısının bir aldatmaca olduğunu itiraf eden Dr. Kilde, “bu aşı ile mümkün olduğunca dünya nüfusunun çoğu öldürülmek isteniyor” dedi.

Bu düşüncenin eski ABD Başkan Yardımcılarından Henry Kissinger’e âit olduğunu söyleyen Dr. Kilde, 14-15 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Bilderberg Toplantısı’nda bu kararın alındığını belirtti. Dr. Kilde, bir televizyona yaptığı açıklamasında, “ABD, hiçbir maddî kayıp yaşamadan, hâttâ milyarlarca Dolar kazanarak dünya nüfusunu üçte iki oranında azaltmayı hedeflemektedir” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü’ne domuz gribinin ölümcül bir salgın olduğu yönünde beyanda bulunması için baskı yaptıklarını belirten Rauni Kilde, “böylece aşıyı tercihli değil, mecburî yapmak istiyorlardı. Özellikle hâmile kadınların ve çocukların ilk önce aşı ile mecburî tutulması gelecek nesilleri hedeflediğini göstermektedir” açıklamasında bulundu.

Finlandiya Hükûmeti’nin sınıflandırmayı kabûl etmediğini ve hastalığın derecesini normâl hastalık olarak gösterdiğini ifâde eden Kilde, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiç kimse aşının bir yıl, beş yıl veya 20 yıl sonra ne gibi etkilerinin olacağını bilmiyor: Mutlak kısırlık mı? Kanser mi? Veya ölümcül herhangi bir hastalık mı”?

Dr. Rauni Kilde, “Amerikan yönetimi ileride bundan dolayı doğacak herhangi bir sıkıntıdan dolayı ilâç şirketlerine bir sorumluluk yüklenmemesi için şimdiden tedbirini aldı ve onları tüm sorumluluklardan muaf tuttu. Bu bile işin ciddiyetini göstermeye yeter” dedi.

***

Youtube yasaklı olduğu için www.youtube.com/watch?v=185HKE2c5Gg ancak www.tunnel.com adresinden seyredilebiliyor.

Gerçi bu feminist hanım UFOlarla http://abundanthope.net/pages/article_3733.shtml), mikrodalgayla zihin kontrolü (http://www.raven1.net/kilde1.htm) gibi başka pek çok komplo teorisine de meraklı…

Bizden de katkılar var: http://www.anafor.org/haber_detay.asp?bolum=1032&uyeid=61.

Velhâsıl, bu kadıncağız paranoid olabilir ama Devletlû da aşıyı kendisine ve âilesine yaptırmadı ve insanların aklını fena hâlde karıştıran lâflar etti; belli ki kulağına kar tânesi düşmüştü! Üstelik bize “üreyin” derken…

Ayrıca, bu kadın bu kadar hastaysa, nasıl olup da Finlandiya’da Sağlık Bakanlığı yapmış?

Eminim ki tekzipler gelecektir.

Ama beni ikna yönünde etkileyen birkaç ipucu var: 1) Devletlû’nun tehdidine rağmen bütün ABG destekli medya domuz gribi fobisini desteklemek için çırpınıyor; 2) Kürt kardeşlerimize de bu aşı yaygın olarak tatbik edilecek mi, hiç öyle gözükmüyor; 3) Kendi askerî limanını bombalatıp iki atom bombası atan, İkiz Kuleleri’ni kendi yıktırıp dünyaya saldıran; 4) İspatlayamasam da, HIV belâsını dünyaya salan ABG ve DDD bunu bal gibi yapar!

Şimdi bir seksopat homongulus çıkıp, Devletlû’nun bizi nasıl zımnen koruduğunu ve istikbâlin Türkler’e kalacağını iddia eder.

   Ben de bu hilkat garibesine güler geçerim.

      Zâten onun zamanı yaklaşıyor, sınırı aştı çünkü.

         Biz aşı maşı olmuyoruz, hele ben riskli gruptayken dahi!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 10 Aralık 2009 Perşembe

Yorum Yapın

Mesajınız