Seblâ’dan Yeni Yıl Duası
Zaman… Kendi elimizle örüp içine tutsak girdiğimiz şeffaf hapishâne. Her yeni yıl, bir kat üste çıkmak mıdır yoksa yayılmak mı zeminin ötesine berisine? Her hâlükârda, göklere bakar hayâller kurarız, içimize çekilir umut ederiz, nabzımıza hasım saniyelerin sesi yürüdükçe üstümüze…
Umut, beşerin icat ettiği yarışa son veremeyişin en kuvvetli mazereti… Elimizi şah damarımıza bastırdığımızda hissedilen kıpırtı… Geçmişe tahammül, geleceğe azmetmenin yegâne sebebi…
Umut ettim, bende kalsın adı, dile düşmesin, kıymetlime el sürülmesin, göz değmesin. İncecik bir mum gibi batırdım etime, yaktım pamuk ipliği fitilini. Yattım yanına, rüzgârın önüne koydum bedenimi, kesmek ister gibi kaderin ekşi nefesini.
Bu sene üflemeyin, bu sene “üf” demeyin, diyecekseniz şimdiden kovun beni gerçek olmayacak rûyalardan…
Bu sene hakikâtin derdindeyim, beni ben edip, hem seyis hem at olacağım bütünlüğün arayışıdır bu…
Bu sene gerçek dostlar, gerçek aşklar, gerçek yaslar ve görünenler değil hissedilenler kalacak senelerce biriktirdiğim çöplerden geriye…
İncecik bir mum gibi batırdım etime, yaktım pamuk ipliği fitilini umudun. Tanrı bilir kimler şişirip ciğerlerini, uzatıp dudaklarını söndürmeye niyet edecek onun küçücük alevini yine…
Tanrı bilsin, esirgesin benden sızan, desteğe aç, kırılgan hayat ışığımı…
Tanrı kulunu, kullarından korusun…
Seblâ Kutsal – İstanbul – 01.01.2010

