Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 847 defa okundu.
Bu yazi bugun 4 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

ŞÜKÜR KAVUŞTURANA!

Yâhu, bizim Webmaster çok iyidir de, biraz hoştur. Aklına esip mekânı düzenleyeceğim diye işe koyulmuş, “birkaç saatte biter” dediği şey 6 gün sürdü!

Kavuştuk “hamdolsun”.

Bu arada iki TV programına konuk oldum: CEM TV’de Prof. Berin Engin’in 1.5 saatlik sohbetine ve can arkadaşım Billûr Kalkavan’ın TÜRKMAX’taki muhabbetine.

Her ikisinde de vatanımız ve ülkemiz hakkında ne varsa düşündüğüm, açıkça söyledim.

Özetleyeyim:

1) Dediğim: Haiti’deki depremi HAARP teknolojisiyle ABG tetiklemiştir. Bu sâyede bir “sürü” gereksiz Müslüman ve siyahî adamcıktan kurtuldular.

Akabinde de ABG, Haiti’yi alenen işgâle başlandı; tabii gerekçe “insanî yardım”!

2) Dediğim: Aynı teknolojiyle İstanbul depremini gıdıklıyorlar; Sevgili Arkadaşım Prof. Celâl Şengör’ün senelerdir yırtındığı şey var: “İstanbul’da bir değil, 2 veya 3 adet deprem olacak, birincisi 7′nin üzerinde cereyan edecek ve böyle bir durumda Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı tehlikeye girer”.

Bütün bilim adamları Marmara’daki olağanüstü faâliyet artışının üzerinde duruyorlar ve alârm sinyalleri veriyorlar.

3) Dediğim: Bütün bunlar (haydi HAARP benim hezeyanım olsun) âşikârken, neden Hükûmet ısrarla Hazine’yi İstanbul’a taşımak istiyor?

Varın cevabı siz bulun!

4) Dediklerim: Türkiye’de maaşlar açlık sınırının altında, işçiler ölüm orucuna hazırlanıyor ve Kürt işgâli, ona karşı tepkiler de çığ gibi büyüyor. Hükûmet ise yasa üstüne yasa çıkarıp lâik, demokratik, Atatürk ilkelerine zıt ne varsa yapıyor. Hâttâ Devletlû, Yüksek Yargı bunları iptâl ettikçe gazaba gelip “bunlar bizim önümüzü tıkıyorlar” diyebiliyor. Bunun adı “hukuk devleti”(!). Acelesi ne, acaba neden endişe ediyor?

Ufukta ne görüyor, telâşı ne? “Referandumlara alışmalıyız” derken neleri kastediyor?

Bilene yarım kilo davul tozu!

5) Dediğim: ABG’nin Nobel Barış Ödüllü Başkanı Siyahî Yahudi (veya pan-Abrahamist) Başkanı Obama Irak’taki askerleri ikiye katladı ve utanç hapishânesi de kapatılmadı.

   Kimi kandırıyorlar ve neye hazırlanıyorlar dersiniz?

      Şu Mevlevîlik, Bektaşîlik konularına da değineceğim.

         Bugünlük bu kadar…

            Herkese yeniden “merhaba”.

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 21 Ocak 2010 Perşembe

Yorum Yapın

Mesajınız

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word