GLOBAL VAHŞET
Önce http://www.cnnturk.com/video/turkiye/2010/01/11/cnn.turk.dilenci.koyunu.5.yil.once.haber.yapmisti/17594/index.html1650 videosunu bir seyredin. 1650Tunus’tan göç edenlerin kurduğu köyün geleneksel mesleği “dilencilik”. Bu köyde (Adana’nın Kozan İlçesi’ne bağlı Turgutlu Köyü’nde) yaşayanların büyük bölümü, yıllarca İstanbul ve İzmir’de dilenerek kazandıkları paralarla zengin olmuşlar. Çoğunluğu, Adana, İstanbul, İzmir başta olmak üzere, büyük şehirlere giderek âilece dilenen Turgutlulular’ın, kazandıkları paralarla Kozan’da akaryakıt istasyonları, en işlek yerlerde işyerleri, verimle narenciye bahçeleri, kıymetli arsa ve daireler satın alarak iş adamı konumuna geldikleri belirtiliyor.
Kozan’a 5 kilometre uzaklıktaki Turgutlu’da yaşayanların büyük bölümü dilenmeğe giderken, köyde kalan ve okula giden çocuklar da yaşlı nine ve dedelerine emânet ediliyor. Yaklaşık 2 bin nüfusu bulunan Turgutlu Köyü’ndeki evlerin büyük bölümü altı ahır olmak üzere 2 katlı ve yeni yâhut da inşaat hâlinde, evlerin önünde de çifte traktörler, bolca iş makineleri bulunuyor. Köyün orta yerinde, yol üzerinde bulunan Turgutlu İlköğretim Okulu’nda da 230 öğrenci kayıtlı görünüyor. Bunlardan bir kısmı, okula kayıt yaptırmalarına rağmen, âileleri tarafından dilenmeğe götürüldükleri için aylardır okula gelmiyorlar. Bu arada köyün suyu da parası ödenmediği için 6 ay önce Köy Hizmetleri tarafından kesildiği için ihtiyaçlarını pınarlardan getirdikleri sularla karşılıyor.
Köyde kalan çocukların büyük bölümü, anne ve babalarının dilenmek üzere büyük şehirle gittiğini, yaz aylarında kendilerini de götürdüklerini belirtirken, aralarında dilenmeyi değil öğretmen veya futbolcu olmayı düşünenler de çıkıyor.
Komşu köyde oturan yaşlı bir adam da, “bu köyden utanıyoruz. Adımızı kötüye çıkarıyorlar. Kaç kez uyardık, ama dinleyen yok” diye dert yanıyor. Kozan’da yaşayan esnaf, ilçenin adının Türkiye’de Turgutlular veya diğer adıyla Toroslar tarafından kötüye çıkarılmasından utanç duyduklarını söylüyor.
Kozan Belediyesi Zâbıta Müdürü Mutlu Dağlı 24 yıllık memur olduğunu, Türkiye’de duyulanın aksine, ilçede bugüne kadar hiçbir Turgutlulu’yu dilendirmediklerini, onların da tanındıkları için dilenmeğe cesâret edemediklerini söylüyor ve ekliyor: “Onlar rant neredeyse oraya giderler. Kozan’da ne yapacaklar. İstanbul ve İzmir’e gidiyorlar, âilece dilenip, Kozan’da işyerleri alıyorlar. Hepsi zengin oldu. Parayı nereye koyacaklarını bilemez oldular”.
Peki, büyük kentleri istilâ eden, dilenen ve 5 yaşında çocuğu öldüresiye döven diğer çocukların hepsi bu köyden mi geliyor? Üstelik bu köydekilerin davranış portföyünde vahşet yok.
Büyük kentlere kontrolsüz bir şekilde çoğalarak göç eden ve maâlesef antisosyal bir kültürün içine doğan ve büyüyen etnik grup hangisi?
Cevabı belli değil mi: Kürtler.
***
Haiti’de 7.0 şiddetinde korkunç bir deprem oldu.
Çeyrek milyar (ürolojik tashih: milyon; müteşâbih tefsir: katrilyon) insan öldü; bir o kadarı da mânen müteveffa.
Yardım yapılamıyor çünkü böyle durumlarda insan en hayvanî hâline rücû eder (regrese olur) ve saldırır, ırza geçer, çeteler teşekkül eder, organize suçlar işlenir. Sür’atle müdahale edip, sıkıyönetim şartlarında el koymak icap eder hâdiselere.
Peki, ABG ne yapıyor?
Sessiz sedâsız işgâl ediyor Haiti’yi, insanî yardım filân göstermelik!
Hatırlar mısınız, Jazz’ın rahmini Katrina vurduğunda, koskoca ABG oraya 3 gün sonra ulaşabilmişti. O arada gereksiz pek çok siyah ve asalak insanımsı telef olmuştu (bu lâflarımı ciddiye alan çıkabileceği için, hazin bir kinaye olduğunu eklemek zorundayım).
İstanbul depremi olduğunda cereyan edecekleri bir tasavvur edin!
***
Erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle dedesi ve babası tarafından öldürüldükten sonra cesedi kümeste kazılan çukura gömüldüğü iddia edilen Medine Memi’nin cesedine, Malatya Adlî Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde mikroskopik inceleme yapıldı. İnceleme sonucunda genç kızın elleri bağlı ve canlı gömüldüğü belirlendi; mide ve ciğerlerinde toprak olduğu belirlenen genç kızın kanında ilâç veya uyuşturucuya rastlanmadı.
Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde, 40 gün kendisinden haber alınamadığı belirtilen genç kızın cesedi, ihbar üzerine Kâhta İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Hürriyet Mahallesi Sağlık Caddesi’nde, Ayhan Memi’ye âit evin bahçesindeki kümeste açılan iki metre derinlikteki çukurda bulunmuştu. Olayla ilgili baba Ayhan Memi, dede Fethi Memi ve anne İmmihan Memi gözaltına alınmış, baba ve dede çıkartıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanmıştı.
Sıkı durun, baba Ayhan Memi ile dede Fethi Memi, sevk edildikleri mahkemede “susma hakkını” kullanmıştı.
Susma hakkı nedir?
Câhiliye Dönemi’nde Araplar bu işleri yapardı; Hz. Muhammed’in tebliğ ettiği din ile yasaklandı.
2009’da Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde, adı Medine Memi olan bir yavrucuk canlı canlı toprağa gömülüyor; kimin tarafından? Dedesi ve babası tarafından!
Türkiye’nin dört bir yanını habis bir ur gibi istilâ eden bu kişilerin mensup olduğu etnik grup (şimdilerde millet deniyor) hangisi?
Bilene bir çuval davul tozu, ipucu yukarıda var!
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 05 Şubat 2010 Cuma

