<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İLBER ORTAYLI’dan BİR NAKİL ve TENKİT yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.keremdoksat.com/2010/02/07/ilber-ortayli%e2%80%99dan-bir-nakil-ve-tenkit/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.keremdoksat.com/2010/02/07/ilber-ortayli%e2%80%99dan-bir-nakil-ve-tenkit/</link>
	<description>HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNINA HOŞ GELDİNİZ...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 15:34:49 +0200</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>mustafa karakaş tarafından</title>
		<link>http://www.keremdoksat.com/2010/02/07/ilber-ortayli%e2%80%99dan-bir-nakil-ve-tenkit/comment-page-1/#comment-41727</link>
		<dc:creator>mustafa karakaş</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 10:07:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.keremdoksat.com/?p=1205#comment-41727</guid>
		<description>&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Değerli Üstâdım&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;,

Türkiye&#039;de iki tâne çok önemli tarihçimiz var, buna da çok şükür. Toplumun genel seviyesi, insan yetiştirme kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda, ya bunlar da olmasaydı diyerek teselli bulmamız gerekmekte. 

İki gün önce televizyonda sizi izledim. Düzgün ve doyurucu sözler işitmeye ilişkin açlığımızı giderdiniz, sağ olun. Konuşmada, yanlış anlamadıysam, ekonomi silâhlarıyla yürütülmekte olan Üçüncü Dünyâ Savaşı yaşamakta olunduğundan ve bizim de bu savaşın göbeğinde bulunuşumuzdan söz ettiniz. Bu savaştaki durumumuzun, kifâyetsiz bir profil sergilediğindiğini belirttiniz.

Bu kaçınılmazdı. &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Gâzi Hazretleri&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;, durup dururken, &quot;yurtta sûlh, cihanda sûlh&quot; demedi. Ona göre Birinci Cihan Hârbi bitmemiş bir hârpti. Bu hârbin gerek gâlipleri gerekse mağlûpları, hârbin neticelerinden memnun kalmamışlardı; yakın bir zamanda, kaldığı yerden devam edeceklerdi. Bu durumu göz önünde bulundurarak &quot;cihanda sûlh&quot; derken, &quot;gözü dönmüş, doymak bilmez, kan emici adamlar, bize ilişmeye kalkmayın!&quot; demek istemiştir. &quot;Yurtta sûlh&quot; derken de, kapımıza dayanma ihtimâli yüksek olan hârbe karşı, &quot;sûlh istersen, hazır ol cenge&quot; bâbında, Türkiye Cumhuriyeti&#039;nin askerî, ilmî, sanayi, siyasî, eğitim ve diğer yönlerden, gerek maddî yapı olarak gerekse ferdî yapı olarak gelişmişliği sağlayacak bir örgütlenmeyi hedef gösteriyordu. Bunun için &quot;muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır&quot;, &quot;dünyâda her millet, icraatına tahammül ettiği hükûmetin mesûliyetine ortak sayılır&quot; demekteydi. Bu gidişat 1938 Kasım&#039;ında noktalandı. Noktalanmakla kalsa yine iyi, takip eden hâdiselere her neyse diyip geçip gidelim. Vardığımız noktalar şaşırtıcı gelmese gerek.

En derin saygılarımla.
&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mustafa Karakaş&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; (TBMM bitişiğindeki parktan arkadaşın).

&lt;strong&gt;&lt;em&gt;MKD: Sayın MK&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;, öncelikle bilmukabele en derin saygılarımı arz ediyorum. Söylediklerinize ekleyebileceğim bir şey de yok maâlesef...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Değerli Üstâdım</em></strong>,</p>
<p>Türkiye&#8217;de iki tâne çok önemli tarihçimiz var, buna da çok şükür. Toplumun genel seviyesi, insan yetiştirme kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda, ya bunlar da olmasaydı diyerek teselli bulmamız gerekmekte. </p>
<p>İki gün önce televizyonda sizi izledim. Düzgün ve doyurucu sözler işitmeye ilişkin açlığımızı giderdiniz, sağ olun. Konuşmada, yanlış anlamadıysam, ekonomi silâhlarıyla yürütülmekte olan Üçüncü Dünyâ Savaşı yaşamakta olunduğundan ve bizim de bu savaşın göbeğinde bulunuşumuzdan söz ettiniz. Bu savaştaki durumumuzun, kifâyetsiz bir profil sergilediğindiğini belirttiniz.</p>
<p>Bu kaçınılmazdı. <strong><em>Gâzi Hazretleri</em></strong>, durup dururken, &#8220;yurtta sûlh, cihanda sûlh&#8221; demedi. Ona göre Birinci Cihan Hârbi bitmemiş bir hârpti. Bu hârbin gerek gâlipleri gerekse mağlûpları, hârbin neticelerinden memnun kalmamışlardı; yakın bir zamanda, kaldığı yerden devam edeceklerdi. Bu durumu göz önünde bulundurarak &#8220;cihanda sûlh&#8221; derken, &#8220;gözü dönmüş, doymak bilmez, kan emici adamlar, bize ilişmeye kalkmayın!&#8221; demek istemiştir. &#8220;Yurtta sûlh&#8221; derken de, kapımıza dayanma ihtimâli yüksek olan hârbe karşı, &#8220;sûlh istersen, hazır ol cenge&#8221; bâbında, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin askerî, ilmî, sanayi, siyasî, eğitim ve diğer yönlerden, gerek maddî yapı olarak gerekse ferdî yapı olarak gelişmişliği sağlayacak bir örgütlenmeyi hedef gösteriyordu. Bunun için &#8220;muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır&#8221;, &#8220;dünyâda her millet, icraatına tahammül ettiği hükûmetin mesûliyetine ortak sayılır&#8221; demekteydi. Bu gidişat 1938 Kasım&#8217;ında noktalandı. Noktalanmakla kalsa yine iyi, takip eden hâdiselere her neyse diyip geçip gidelim. Vardığımız noktalar şaşırtıcı gelmese gerek.</p>
<p>En derin saygılarımla.<br />
<strong><em>Mustafa Karakaş</em></strong> (TBMM bitişiğindeki parktan arkadaşın).</p>
<p><strong><em>MKD: Sayın MK</em></strong>, öncelikle bilmukabele en derin saygılarımı arz ediyorum. Söylediklerinize ekleyebileceğim bir şey de yok maâlesef&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
</body>
</html>
