Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2513 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

AH BE HAKEM, YAKTIN BİZİ ve Yeniden HCÖ ile HC!

Efendim, bugün benim bayramım. Bu sebeple de Sayın Rifat Serdaroğlu’nun bir makalesini kendi sözlerimle harmanlayarak, takdirlerinize sunuyorum. Kendisini tanırsınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Rifat_Serdaro%C4%9Flu.

TC Başbakanı’nın hayatında en iyi bildiğini söylediği iş futbol oyunudur. Kendisi İETT ve KASIMPAŞA gibi amatör takımlarda top koşturduğu için, REAL MADRID’i dahi çalıştırabilecek kapasiteye sâhip olduğunu zanneder. En son “biz Türkler doğuştan biniciyiz” diyerek ata binmişti, fakat Ergenekon terör örgütünün, atı kışt-kışt diye ürkütmesi sonucu, kötü şekilde düşmüştü! Bilindiği gibi, bu ajan at, yakınlarda eşek cennetini boylamıştır.

Başbakan, siyasî olaylara da futbol gözüyle bakar ve siyasî değerlendirmelerini de genellikle futbol dili kullanarak yapar. 

Suudi Arabistan Krallığı’nda kendisine verilen “DEMOKRASİ VE PÂDİŞAHLIK” ödülünü alan Başbakan, ülkeye dönüşünde ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nda ve İsveç Meclisi’nde yapılan oylamaları değerlendirdi: 

“Biz ABD ile aynı takımda oynadığımızı sanıyor, aramızda sıfır problem olsun istiyorduk. Maçın normâl süresini 22-20 önde bitirdik, fakat hakem maçı uzattıkça uzattı. Rakibimiz devamlı ‘kambura yattı’ bizim takım, ABD’li temsilciler tarafından hep kontrpiyede bırakıldı. Karşı takımdan, Nalbantyan isimli oyuncu çok sert oynadı. Bir ara Davutoğlu’na öyle sert girdi ki, ‘ayağını eline verdi’, inbe hakem, kırmızı kartı Davutoğlu’na gösterdi. İsveç’teki maç ise tam bir rezâletti. Rakip takım, orta yuvarlağın kendi yarı alanına bakan tarafını bir kere bile geçemedi. Biz maç başlar başlamaz hep ofansif oynadık, fakat içimizden vurulduk. Açılım yaptığımız Kürtçü gruptan 4 oyuncu, bizim kalemize gol attılar! Bize ‘geçmişinizle yüzleşin’ dediler. Ne var yâhu bizim geçmişimizde? Hay sizin geçmişinize…’ Bu üzücü olaylar üzerine, iki ülkedeki Büyükelçilerimizi geri çektik. Böyle devam ederse yakın gelecekte, Avrupa’da temsilcimiz kalmayacak”!

İstanbul’un Belediyeci takımı ülke yönetimine geldiğinden bu yana, en fazla yıpratılan, devre dışı bırakılan ve hakarete uğrayan kurumumuz, ülkemizin “HÂFIZASI” olan Dışişleri bürokrasisi oldu. Resmî görüşmelere büyükelçileri almadılar, görüşmeleri “devletin hâfızasından” sakladılar, Türkiye’nin en iyi yetişmiş kadrosunu “MONŞERLER” diye alaya alıp, hakaret ettiler. Tüm ülkelerle “sıfır problem” diye bir saçmalık yarattılar.

Defalarca söyledik: Devletlerarası ilişkilerde “SIFIR PROBLEM” diye bir saçmalık olamaz. Karşılıklı Menfaât esastır”. Kimse kavga istemez, ama herkes kendi ülkesinin yararlarını korur ve onun için ölümüne mücadele eder. Biz, AKP Hükûmeti sâyesinde, kendi menfaâtlerimizi, başkalarından aferin alacağız diye, heder ettik. Ermeni’lerin gönlünü yapalım diye, Azerbaycan’ı kırdık, en büyük kazığı da yine Ermeniler’den yedik. Böyle bir dış politika uygulaması olabilir mi?

Bir taraftan 677 sayılı yasayla tamamen yasaklanmış olan tarikat ve cemaâtlere yol verip, devlet kadrolarını bunların ele geçirmelerine destek vereceksiniz, diğer yandan kendi millî ordunuzu her gün yıpratmak için yandaş basını kullanacaksınız.

Güneydoğu’da Türk Ordusu’nun, 17 bin fâili meçhûl cinayet işlediği yolundaki PKK’nın yalan propagandasına, Diyarbakır milletvekilleriniz kanalıyla destek verdirtiyorsunuz. Asid kuyularında cesetleri erittiler, câmileri bombalayacaklar, köyleri keyfi olarak yaktılar iftiralarına karşı çıkmıyorsunuz ve TSK’ya atılan bu çamurlarla ilgili TEK KELİME etmiyorsunuz. Bu çirkin ve asılsız iftirâları manşetlerine taşıyan cemaât gazetelerini de bütün imkânlarınızla destekliyorsunuz. Bunların köşe yazarlarının, devletin ve milletin kurumu olması gereken TRT’de konuşturulup hem ceplerine her ay on binlerce Lira konmasına, hem de milletin ordusuna hakaret edilmesine karşı çıkmıyorsunuz.

Açılım, demokratik zenginlik, anadilde eğitim, Kürtçe yayınla övüneceksiniz, Diyarbakır Stadı’nda binlerce kişinin İSTİKLÂL MARŞIMIZ’I ıslıkla protesto etmesi karşısında sessiz kalacaksınız.

Haydi, bunları görmezden geldiniz, şu yeni yaşadığımız olay için ne diyeceksiniz? Türkiye bütün gücüyle, soykırım yalanını İsveçli Parlamenterler’e anlatmaya ve oylarını kazanmaya çalışıyor, bu ülkenin ekmeğini yemiş, Kürtçü ve tarikatçı dört Türk kökenli İsveçli Parlamenter, Türkiye ile değil, Ermenistan ile beraber hareket ediyorlar. Tıpkı PKK’ya silâhlı mücadelede militan olarak katılan ve destek veren Ermeni militanları gibi. Söyleyecek sözünüz yok mu? 

Gördünüz mü Sayın Başbakan,  devlet idâresi, belediye encümenini, imar komisyonunu idâre etmeğe benzemiyormuş değil mi? Dışarıda ki sözüm ona dostlarınıza yaranacaksınız diye, bilmeden fedâ ettiklerinize bir bakar mısınız. Siz iktidardan, Yüce Divan’a gittikten sonra bu devleti toparlamak, inanın bu aziz milletin çok vaktini alacak. İktidardan giderken lûtfen, elinize yüzünüze bulaştırdığınız “AÇILIMINIZI” da yanınıza alın. 

Sağlık ve başarı dileklerimle, 14. Mart. 2010

Rifat Serdaroğlu rifatserdaroglu@gmail.com rifatserdaroglu@superonline.com 0.532.2110011

***

Yâhui, hani şu Hasan Cihat Örter (HCÖ) vardı ya, şu “Fakir Üstâd”; meğer facebook’ta gıyâbımda neler yazılıyormuş neler (imlâlarına filân özellikle dokunmuyorum)…

İsteyenler, önce http://www.keremdoksat.com/2006/08/06/araftaki-bir-san%e2%80%99atci-hasan-cihat-orter/ ve http://www.keremdoksat.com/2007/07/07/ah-hasan-cihat-orter-ah/ makalelerime bir bakabilirler mevzûa hâkim olabilmek kabilinden…

HCÖ1 

Hâttâ bir de http://www.facebook.com/group.php?gid=363051058376&ref=mf grubu kurulmuş! Çok ayıp ve benim de bununla hiçbir alâkam yok!

Şimdi mesajlar:

12 Mart, 20:46 Şikayet Et

Kerem Doksat’ı tanımayan mı var. Önce hz.muhammetle alay edip aşağıladı yazdığı makaleleriyle, sonra da hasan cihat’la uğraşmaya başladı. Bir kez hasan cihat üstadın evini ziyaret eden dr.Doksat, ödülden görünmeyen duvarları ve gördüğü manzarayı hayretle incelemiş, kutsal bir mabedi andıran bu yarım asırlık mücadelenin eseri olan kaymakamlıkça müzeye çevrilmiş üstad hasan cihat örter’in sanatını, yüreğini başarılarını emeğini önünde eğilerek kutlamış bir adam, yani dr.Kerem Doksat, SANATININ ÖNÜNDE EĞİLDİĞİ HASAN CİHAT ÖRTER’İN NEREDEYSE ELİNİ ÖPMEYE YELTENMİŞ ANCAK ÜSTAD İZİN VERMEMİŞ BÜTÜN TEVAZUSUNU GÖSTEREREK. 

Doksat’ın hazımsızlığı bir müddet sonra ortaya çıkmış tabiiki, sözde üstadtan izin alarak biyografisini girdiğini söylediği sitesinde , ne yazık ki üstadın sanatını eleştirmek için yakın çevresinden yardım istemiş, üstadı kötülemiş, ve insanları inandırmış ve de, üstadı yakından tanımayan kulaktan duyma sözlerle başlamışlar doksatın sitesinde üstada çamur atmaya, karalamaya, iftira atmaya..

12 Mart, 20:44 Şikayet Et

DOKSAT, ÜSTADIN EVİNE GİTTİĞİNDE KENDİ GÖZLERİYLE ÜSTADIN DİPLOMA ASILLARINI GÖRMÜŞ MERAK ETMİŞ ELİNE ALMIŞ VE İNCELEMİŞTİR. KENDİNE YEDİREMEYEN DOKSAT, BU ÜLKEDE BERKLEE’ DİPLOMALI SANAT ADAMLARININ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM DİYEREK HAYIFLANMIŞ.. 

arkadaşlar şimdi kalkmış, keremdoksatın linkini veriyorsunuz burada, ama ben olayın 2 yıldır takipçisiyim.

DOKSATI VE SİTESİNDE YAZAN BİR ÇOK İSMİ EZBERLEDİM ARTIK. DAVA AÇILDIĞINDA ZATEN ÜSTADIN DİPLOMA ASILLARI DA SUNULACAK MAHKEMEYE..

HUKUK ADALET TABİKİ İŞLEYECEK..

O YÜZDEN ŞU AN KOMİK GELİYOR BU LİNKLERİN BURALARDA VERİLMESİ..

GAZETECİSİNDEN, SANATÇISINA, HUKUK ADAMINDAN, KÖŞE YAZARINA , DOKTORDAN, PROFESÖRÜNE BİR YIĞIN DA ŞAHİDİ VAR ÜSTADIN BU KONUDA.

Sizler alet olmayın bence yapılan bu karalamaya, iftiraya yanlışa..

12 Mart, 20:46 Şikayet Et

Kerem Doksat’ı tanımayan mı var. Önce hz.muhammetle alay edip aşağıladı yazdığı makaleleriyle, sonra da hasan cihat’la uğraşmaya başladı. Bir kez hasan cihat üstadın evini ziyaret eden dr.Doksat, ödülden görünmeyen duvarları ve gördüğü manzarayı hayretle incelemiş, kutsal bir mabedi andıran bu yarım asırlık mücadelenin eseri olan kaymakamlıkça müzeye çevrilmiş üstad hasan cihat örter’in sanatını, yüreğini başarılarını emeğini önünde eğilerek kutlamış bir adam, yani dr.Kerem Doksat, SANATININ ÖNÜNDE EĞİLDİĞİ HASAN CİHAT ÖRTER’İN NEREDEYSE ELİNİ ÖPMEYE YELTENMİŞ ANCAK ÜSTAD İZİN VERMEMİŞ BÜTÜN TEVAZUSUNU GÖSTEREREK. 

Doksat’ın hazımsızlığı bir müddet sonra ortaya çıkmış tabiiki, sözde üstadtan izin alarak biyografisini girdiğini söylediği sitesinde , ne yazık ki üstadın sanatını eleştirmek için yakın çevresinden yardım istemiş, üstadı kötülemiş, ve insanları inandırmış ve de, üstadı yakından tanımayan kulaktan duyma sözlerle başlamışlar doksatın sitesinde üstada çamur atmaya, karalamaya, iftira atmaya..

12 Mart, 20:49 Şikayet Et

MERHABA ECE,

BAŞTAN SONA KADAR OKURSAN SEVİNİRİM, HASAN CİHAT İLE İLGİLİ BİR LİNK GİRMİŞSİN FACE.. ÜZÜLDÜM. GERÇEĞİ İŞİN ASLINI BİLMENİ İSTEDİM..

Kerem Doksat’ı tanımayan mı var. Önce hz.muhammetle alay edip aşağıladı yazdığı makaleleriyle, sonra da hasan cihat’la uğraşmaya başladı. Bir kez hasan cihat üstadın evini ziyaret eden dr.Doksat, ödülden görünmeyen duvarları ve gördüğü manzarayı hayretle incelemiş, kutsal bir mabedi andıran bu yarım asırlık mücadelenin eseri olan kaymakamlıkça müzeye çevrilmiş üstad hasan cihat örter’in sanatını, yüreğini başarılarını emeğini önünde eğilerek kutlamış bir adam, yani dr.Kerem Doksat, SANATININ ÖNÜNDE EĞİLDİĞİ HASAN CİHAT ÖRTER’İN NEREDEYSE ELİNİ ÖPMEYE YELTENMİŞ ANCAK ÜSTAD İZİN VERMEMİŞ BÜTÜN TEVAZUSUNU GÖSTEREREK. 

Doksat’ın hazımsızlığı bir müddet sonra ortaya çıkmış tabiiki, sözde üstadtan izin alarak biyografisini girdiğini söylediği sitesinde , ne yazık ki üstadın sanatını eleştirmek için yakın çevresinden yardım istemiş, üstadı kötülemiş, ve insanları inandırmış ve de, üstadı yakından tanımayan kulaktan duyma sözlerle başlamışlar doksatın sitesinde üstada çamur atmaya, karalamaya, iftira atmaya.. 

DOKSAT, ÜSTADIN EVİNE GİTTİĞİNDE KENDİ GÖZLERİYLE ÜSTADIN DİPLOMA ASILLARINI GÖRMÜŞ MERAK ETMİŞ ELİNE ALMIŞ VE İNCELEMİŞTİR. KENDİNE YEDİREMEYEN DOKSAT, BU ÜLKEDE BERKLEE’ DİPLOMALI SANAT ADAMLARININ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM DİYEREK HAYIFLANMIŞ.. 

arkadaşlar şimdi kalkmış, keremdoksatın linkini veriyorsunuz burada, ama ben olayın 2 yıldır takipçisiyim. DOKSATI VE SİTESİNDE YAZAN BİR ÇOK İSMİ EZBERLEDİM ARTIK. DAVA AÇILDIĞINDA ZATEN ÜSTADIN DİPLOMA ASILLARI DA SUNULACAK MAHKEMEYE..

HUKUK ADALET TABİKİ İŞLEYECEK..

O YÜZDEN ŞU AN KOMİK GELİYOR BU LİNKLERİN BURALARDA VERİLMESİ..

GAZETECİSİNDEN, SANATÇISINA, HUKUK ADAMINDAN, KÖŞE YAZARINA , DOKTORDAN, PROFESÖRÜNE BİR YIĞIN DA ŞAHİDİ VAR ÜSTADIN BU KONUDA.

Sizler alet olmayın bence yapılan bu karalamaya, iftiraya yanlışa..

***

Hay Allah râzı olsun,

14 Mart Tıp Bayramı’nda Pazar hediyesi oldu bu!

HCÖ2 

Meğer ben Fakir Üstâd HCÖ’nün “kutsal bir mâbed” hâlindeki evine gitmişim, ellerine sarılmışım, o da tevâzusunu(!) göstererek buna izin vermemiş ama asla davasından da vaz geçmeyecekmiş!

Allah korusun, semtine uğramadım ve uğramam da; mesleğim icâbı yeterince meşgûlüm tahmin edebileceğiniz gibi.

Fakat bu absürdite içerisinde vesile oldu, bir hususu, haberi paylaşayım.

Cevizkabuğu beni dava edecekti ya (bkz. http://www.keremdoksat.com/2008/12/06/hulki-cevizoglu-beni-dava-edecekmis/)?

Meğer hızını alamamış, beni Hz. Muhammed’e ve Atatürk’e hakaretten de savcılığa şikâyet etmiş.

Hayatta aleyhlerinde lâf ettirmeyeceğim iki Mustafa varsa, onlar da Muhammed Mustafa ve Mustafa Kemâl’dir. Bu mekânı azıcık takip eden herkes de bunu bilir.

Gerek İstanbul’da, gerekse Ankara’da bu suç duyurusundan aklandım ve Cevizkabuğu’nun itirazı da reddedildi.

Şimdilik karşılıklı hakaret davamız sürüyor. Bu sebeple de daha fazlasını yazmıyorum.

Bu arada Rahşan’ın partisine başkan olup, sonra da vazgeçti malûmâliniz.

Zamanı geldiğinde yazılacak çok şey olacak!

***

Şu anda haber geldi ki İstanbul’da Büyükbelediyespor ve Diyarbakırspor maçında Kürtler sahaya dalıp önüne geleni dövmeye başlamış, herkes kaçışıyormuş, maç da tatil edilmiş. Bu ilk provadır.

Hakkâri’de de Yüksekova Dağlıca bölgesinde PKK’lıların açtığı ateş sırasında bir şehidimiz bir de yaralımız var. Devletlû ise Romanlar’a kükrüyor. 10.000 Çingene’ye (pardon, Roman’a) nüfus kâğıdı verilecek, Ahırkapı Roman Orkestrası çalacak, ünlü ses san’atçısı Kibariye de sahne alacak. Aşağıda bu haberden dolayı sevinçten çılgına dönen Romanlar’ı görebilirsiniz.

Romanlar 

Eminim ki belâgatiyle meşhur Başbakan Yardımcımız bunun “hoplaya zıplaya ışıklara koşan Türkiye’ye mâni olmak isteyen Ergenekoncular’ın işi olduğunu” söyleyip “tuh size, tuuuh” der.

Bülent Arınç

Öbürü de “ha s….ir, ha s….ir” der.

Diyarbakır osmanbaydemir

Memlekete bak…

Şu videoyu mutlaka seyredin: http://www.dailymotion.com/video/xacw4t_turk-dumanlari-akpde-brleyor_shortfilms.

   İp çok inceldi, çok!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 14 Mart 2010 Pazar

Yorum Yapın

Mesajınız